logo
21 HAZİRAN 2026

Erdoğan Hamas'ın kararından memnun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Azerbaycan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, "Hamas verdiği cevapla barışa ve müzakerelere hazır olduğunu bize ifade etti. Bu bana göre çok çok değerli bir adımdır" dedi

 

08.10.2025 11:56:00 / Güncelleme: 08.10.2025 13:26:18
Anadolu Ajansı
Erdoğan Hamas'ın kararından memnun
Erdoğan Hamas'ın kararından memnun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Azerbaycan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türk Devletleri İşbirliği Günü'nü 3 Ekim'de kutladıklarını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Böylece Teşkilatımızın temellerinin atıldığı Nahçıvan Antlaşması'nın 16. yılını geride bırakmış olduk. Kısa sayılabilecek bir zaman diliminde aile meclisimiz olarak gördüğümüz bu müstesna kuruluş, mühim mesafe kat etti. Kurumsal yapısını tahkim ederken, Türk dünyasının müşterek vizyonunu da küresel çapta daha görünür hale getirdi. Bugünkü zirvemizde de dış politika dahil sektörel, beşeri ve kültürel işbirliğimizi kapsayan içerikli bir gündemi değerlendirdik. Türk dünyasının kurumsal bütünleşme sürecinin yanı sıra diğer ülke ve uluslararası teşkilatlarla ibirliğini geliştirmeye matuf adımları ele aldık. Teşkilatımızın uluslararası aktör olma konumunu pekiştirerek bu gayeyle 'Türk Devletleri Teşkilatı Plus' ismini verdiğimiz yeni bir format ihdas edilmesini kararlaştırdık. Savunma sanayisi, enerji ve bağlantısallık konularının yanı sıra kritik mineraller alanında işbirliği başlatma kararını Gebele Bildirisi'nde kayda geçirdik. Zirvenin teması olan bölgesel barış ve güvenlik özelinde bildiriyi şekillendirdik. Gazze, Suriye, Güney Kafkasya'daki istikrar süreci gibi öncelikli dış politika konularına dair ortak yaklaşımlarımızı bildiriye yansıttık. Dışişleri Bakanlarımızın bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında daha sık aralıklarla bir araya gelmeleri için gerekli talimatı da verdik."

"KKTC'nin teşkilat üyesi ülkelerle temaslarının arttığına şahit oluyoruz"

Zirvede Türkmenistan ve Azerbaycan ortaklığında Fuzuli'de yapılacak caminin temel atma törenine canlı bağlantıyla katıldıklarını belirten Erdoğan, Türkmenistan'ın zirvede Türk Akademisi ile Türk Kültürü ve Mirası Vakfına gözlemci üye olarak kabulünün aile fotoğrafının tamamlanmasında yeni bir merhale teşkil ettiğini söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) teşkilatta layık olduğu en üst seviyede temsiline büyük önem atfettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 2022'den itibaren gözlemci ülke sıfatıyla teşkilat üyesi ülkelerle doğrudan temaslarının arttığına şahit oluyoruz. Mayıs ayında Budapeşte zirvemizde olduğu üzere Gebele Zirvesi'nde de Türk dünyasının, Kıbrıs Türklerinin özden gelen haklarının güvence altına alınması konusunda dayanışma ifadelerini bildiride vurguladık. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Türk Akademisi'ne gözlemci üyeliğine ilişkin kararı yürürlüğe koyan gerekli düzenlemeyi de hayata geçirdik." dedi.

"Önümüzdeki yıl biz dönem başkanı olacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve marjında gerçekleştirdiği görüşmelerde muhatapları ile küresel ve bölgesel gündemdeki meseleleri ele alma imkanı bulduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Teşkilatımız artan uluslararası görünürlüğü, genişleyen etki alanı ve derinleşen işbirliği zeminleriyle küresel bir aktör de olma yolunda ilerliyor. Bu yolda kurumsallaşmamızı derinleştirecek işbirliğimizi çeşitlendirecek ve teşkilatımızı küresel ölçekte daha da müessir kılacağız. Bu vesileyle Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığını layıkıyla tamamlayan Kırgızistan'ı ve başarılı bir zirve düzenleyen Azerbaycan'ı tebrik ediyorum. Önümüzdeki yıl biz dönem başkanı olacağız ve zirveyi inşallah Türkiye'de tertipleyeceğiz. Bu düşüncelerle Aile Meclisimizin 12. Zirvesi'nin Türk dünyası ile tüm dost ve kardeş ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum."

"Riskin olduğu yerde tedbir de muhakkak beraberinde gelecektir"

Bir basın mensubunun, "Dünyada büyük gerilimler yaşanıyor. Bu gerilimlerin bir küresel çatışmaya dönüşme riski var. Bu kapsamda bazı ülkeler arasında savunma anlaşmaları yapılıyor. Türk Devletleri Teşkilatı'nda savunma ve güvenlik konusunda daha ileri adımlar mümkün mü'" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Öncelikle Türk Devletleri Teşkilatı artık sadece kültürel bir birliktelik değil. Stratejik bir dayanışma platformudur. Dünyadaki gerilimler herkesi etkilediği gibi, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Çatışma bölgelerine yakınlıkları da hesaba katılırsa aile meclisimizin bu gerilimlerden dünyanın diğer ülkelerine nazaran daha fazla etkilendiğini söylemek mümkündür. Dolayısıyla riskin olduğu yerde tedbir de muhakkak beraberinde gelecektir. Ancak her türlü duruma karşı da hazırlıklıyız. İstihbarattan, sınır güvenliğinden siber alana kadar çok boyutlu işbirliğini konuşuyoruz. Dünyada savunma harcamalarını artırma ve güvenlik konusunda ileri adımlar atma hususunda bir eğilim söz konusu. Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri olarak bizler de bu yönde adımlar atıyoruz. İleri adımlar da her açıdan değerlendirilir ve gerektiğinde atılır."

"Arkadaşlarımız Şarm El-Şeyh'teler"

Erdoğan, "BM ziyareti dönüşünüzde ABD Başkanı Sayın Donald Trump'la görüşmenize ilişkin 'Hem Gazze ile hem de Filistin ile ilgili önce ateşkes, sonra kalıcı barışa ilişkin atılacak adımların yollarını anlattık' dediniz. Sonrasında arka arkaya adımlar geldi. Donald Trump Hamas'a geçtiğimiz cuma günü bir süre vermişti. Sonra sizinle telefon görüşmesi yaptılar. Bu süreçte Türkiye'nin hem ABD hem de Hamas'ı ikna yolları ne oldu'" şeklindeki bir soruya, şu yanıtı verdi:

"Filistinlilerin tamamı bilir ki Türkiye, Filistin'in menfaatini korur ve gözetir. Gazzeli mazlumların hakkını da Filistin'in diğer bölgelerindeki kardeşlerimizin hukukunu da kendimizi savunur gibi müdafaa ederiz. Gazze'de akan kanın durması, mazlumların güvenliğinin sağlanması için yıllardır çaba sarf ediyoruz."

"Hamas ile bu süreçte de hep temas halinde olduk. Şu anda yine temas halindeyiz. En makul yolun ne olduğunu, Filistin'in geleceğe emin adımlarla yürüyebilmesi için ne yapılması gerektiğini anlatıyoruz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"İşte şu anda arkadaşlarımız Şarm El-Şeyh'teler. Tüm gün oradaydılar. Yarın sabahtan itibaren de görüşmelere başlayacaklar. Hem Amerika ziyaretimizde hem de en son telefon görüşmemizde Filistin'de çözümün nasıl gerçekleşebileceğini Sayın Trump'a izah ettik. Onun da bizden özellikle Hamas'la görüşme, Hamas'ın ikna edilmesi ricası oldu. Bu konuda muhataplarımızla süratle irtibata geçtik. Sayın Trump'ın barış çabalarını desteklediğimizi ben kendisine söyledim. Bunu ayrıca kamuoyuna da ilan ettik. Hamas verdiği cevapla barışa ve müzakerelere hazır olduğunu bize ifade etti. Yani ters bir söylem içerisine girmedi. Bu bana göre çok çok değerli bir adımdır. Hamas, İsrail'den önde gidiyor. Niye bunu söylüyorum' Çünkü bu kadar kayıp verdi. 100 binin üzerinde yaralısı var. Bütün kaldıkları yerler yer ile yeksan oldu. Artık başlarını sokacakları herhangi bir yerleri dahi yok. İsrail'in benzer ve yapıcı tavırlar sergilediğini biz şu ana kadar görmedik, görmüyoruz. Zaten onlardan böyle bir tutum da beklemiyoruz. İki devletli çözüm temelinde İsrail-Filistin sorununu ortadan kaldırmaya çalışacağız, gayret edeceğiz. Temennimiz odur ki, inşallah bunu sizlerin de verdiğiniz desteklerle başarırız."

"Önceliğimiz acil ve kapsamlı ateşkesin bir an önce sağlanması"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de önceliğin acil ve kapsamlı ateşkesin bir an önce sağlanması olduğunu belirterek, "Önce bunu başarmamız lazım. İnsani yardımların Gazze'ye bir an evvel kesintisiz biçimde ulaştırılması şart." dedi.
 
"Gazze için bir barış umudu doğdu. ABD Başkanı Trump'ın barış planını kabul ettiler. Şimdi o barış planına baktığımızda dikkati çeken iki uluslararası oluşum var. Biri Filistin'deki geçici yönetiminin üzerine konumlanan bir Barış Konseyi, diğeri de güvenlik için bir Uluslararası İstikrar Gücü. Siz her konuşmanızda 'Gazze için, her türlü çaba için biz varız' diyorsunuz. Bu iki uluslararası oluşumda, Barış Konseyi ve Uluslararası İstikrar Gücü'nde Türkiye yer alabilecek mi? Türk askeri Gazze'de olacak mı?" sorusuna Erdoğan, "Önceliğimiz acil ve kapsamlı ateşkesin bir an önce sağlanması. Önce bunu başarmamız lazım. İnsani yardımların Gazze'ye bir an evvel kesintisiz biçimde ulaştırılması şart." yanıtını verdi.
 
Gazze'nin İsrail saldırıları neticesinde yok edilen altyapısının bir an önce ayağa kaldırılmasının öncelikleri arasında bulunduğu dile getiren Erdoğan, "Bunun için yoğun bir diplomasi trafiği sürdürüyoruz. Gazze'nin Filistin halkının toprağı olarak kalması ise çok çok önemli. Gazze'yi nihayetinde Filistinlilerin yönetmesi de çok mühim." ifadelerini kullandı.
 
Güvenliğin hangi yolla sağlanacağı ve istikrar gücünün nasıl kurulup işletileceği konusunun ayrıntılı olarak değerlendirilebileceğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Bunun için ben doğrusu Şarm El-Şeyh'teki müzakereleri çok çok önemsiyorum. Bugün de görüşmeler başladı ama yarınki görüşmeler mühim. Bizim Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız da orada olacak. Oradan çıkacak netice büyük önem arz ediyor. 'Her türlü çabaya destek veririz' derken tüm ihtimalleri göz önünde bulundurarak, bu açıklamayı yaptım. Umarız İsrail verdiği sözleri tutar ve bu barışı sabote edecek adımlar atmaz. Biz, kalıcı ateşkes ve barış için umutlu olduğumuz kadar, aynı zamanda da ihtiyatlıyız."
 
"Filo, hukuksuz ablukanın görünür olmasını sağlamıştır"
 
"Sumud Filosu'ndan 36'sı Türk, 137 aktivisti ülkemize getirdiniz. Yabancı aktivistler uçaktan Türkiye'ye teşekkür ederek indiler. Burada Türkiye'nin küresel gücü daha da belirginleşti. Ülkemizin bölgemizdeki tüm konularda etkin ve yetkin olduğu, ikili pozisyonda olduğunu görüyoruz. Bundan sonraki süreci nasıl okumalıyız?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları ifade etti:
 
"Söylediğiniz ilk etaptı. İkinci etapta 14'ü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı toplam 16 kişi İsrail'den alındı. Ürdün'e geçtiler, oradan da İstanbul'a geldiler. Yani iki ayrı parti halinde İsrail'deki Sumud gruplarını almış olduk. Bu filo İsrail'in Gazze'ye uyguladığı hukuksuz ablukanın görünür olmasını sağlamıştır. Bu bakımdan önem arz ediyor. Sadece insani yardım taşıyan gemilerini, Gazze kara sularına kadar ulaştırmış ve ablukayı kırmışlardır. Başarının bana göre en önemli yanı bu. Türkiye olarak Sumud Filosu harekete geçtiği ilk andan itibaren insansız hava araçlarımız ve gemilerimizle süreci yakından takip ettik. Örneğin pazar günü Akıncılarımızın elde ettiği görüntülerden, ben de neredeyse sabahtan akşama kadar Sumud Filosu'nun nerede ne yaptığını, ne durumda olduğunu izledim."
Erdoğan, ekiplerin sürekli izlediğini, Dışişleri Bakanlığı ve istihbaratın bu süreçte gerçekten çok çalıştığını vurguladı.
 
"Hem diplomasi hem hukuk cephesinde mücadele"
 
İsrail'in, uluslararası hukuku çiğneyerek uluslararası sularda filoya müdahale ettiğini anımsatan Erdoğan, "Hem kendi vatandaşlarımızı hem de filodaki diğer ülke vatandaşlarını İsrail'in elinden almak için yoğun çalıştık. Kısa sürede de vatandaşlarımızın tahliyesine başladık. Zaten ilk heyet geldiğinde arkadaşlarımız, kendi kızım da dahil olmak üzere, vatandaşlarımız ve diğer ülkelerden gelenler onları karşıladı." diye konuştu.
 
Erdoğan, Türk Hava Yollarının gayet güzel bir şekilde hazırlıklarını yaptığını, giysiler hazırladığını, vejetaryen menüye varıncaya kadar yemekler sunduğunu belirterek, "'Hiçbir yerde görmediğimiz ilgi ve alakayı Türk Hava Yollarından gördük' dediler. Orada uluslararası diplomasinin ötesinde farklı bir güzellik ortaya çıktı. Bütün arkadaşlardan Allah razı olsun. Türk Hava Yolları yöneticilerinden Allah razı olsun. İkinci etaptakiler de Ürdün üzerinden geldiler. Onlar da yine sahil-i selamete en güzel şekilde çıktılar." dedi.
 
Türkiye'ye ulaşan aktivistlerin yaşadıklarını hem doktor raporları hem de hukuki metinlerle kayıt altına aldıklarını dile getiren Erdoğan, hem diplomasi hem hukuk cephesinde mücadeleyi sürdürdüklerinin, bundan bir milim geri adım atmayacaklarının altını çizdi.
 
"Tarihin doğru tarafında durmanın övüncünü yaşıyoruz"
 
"2023 7 Ekim'inden bu yana Gazze'de olanlar nedeniyle hem uluslararası sistem hem insanlık ailesi hem de tek tek her birimiz çok sarsıcı ve yaralayıcı bir iki yıl geçirdik. Lakin kuşkusuz siz konumunuz, Filistin davasına sadakatiniz ve tecrübeniz gereği olup bitenleri farklı bir yüzünü, perdesiz bir şekilde gördünüz. Bizim gördüğümüzden farklı bir boyutunu, arka bahçeyi de gördünüz. Gazze özelinde siz ne gördünüz? Değerlendirmeniz ne olur?" sorusuna Erdoğan, "Gazze diyebilirim ki adeta kıyametin dünyada görünen bir ön yüzü oldu. 
 
Düşünün, 67 bin Gazzeli şehit. Öbür tarafta 169 binden fazla yaralı. Fakat çok daha enteresanı var. Bugün yanımdaki arkadaşlardan bir tanesi 'Bu rakamlar yanlış' dedi. 'Neden?' dedim. 'Rakamlar böyle değil. Enkaz altında kalanları da masaya yatırdığımız zaman rakamların 600 bin civarında olduğu söyleniyor' dedi. Hadi biz şu anda sadece 169 bin yaralıyı konuşuyoruz. Şehitlerimizi konuşuyoruz. Ama insanlık bütün bu olanlar karşısında sessiz. Yapılan herhangi bir şey ne yazık ki yok." cevabını verdi.
 
Acı, kan ve gözyaşı dolu iki yılın artık geride bırakıldığını, Gazze'de büyük bir drama, soykırıma şahit olunduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"İsrail'in uluslararası hukuku ayaklar altına alan saldırıları tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. İsrail'in yaptıkları meşru müdafaa değil, planlı bir soykırımdır ve terördür. İsrail'in gözler önünde pervasızca gerçekleştirdiği katliamları ve onları görmezden gelenler, insanlık tarihinin utanç kayıtlarına geçmiştir. Bunların affedilir yanı yok. İsrail bebekleri öldürürken, hastaneleri, ambulansları, pazar yerlerini, mülteci çadırlarını, Birleşmiş Milletler misyonlarını, okulları, ibadethaneleri hedef alırken, 'ama'lı 'fakat'lı cümleler kuranlar, gelecek nesillere bu tutumlarını izah edemeyeceklerdir. Tarih doğru tarafta duranları da yanlışta ısrar edenleri de kayda alıyor. Nazilerin soykırımında kimin nerede durduğu ortadadır. Bosna'da ve diğer coğrafyalarda soykırımlar yaşanırken görmezden gelenler de ortadadır. Onları bizim jenerasyon gayet iyi biliyor. Bugün onlar nasıl bir utanç yaşıyor ise Gazze soykırımına sessiz kalanları da yarın benzer bir akıbet beklemektedir. Biz dün de bugün de tarihin doğru tarafında durmanın övüncünü yaşıyoruz. Bundan dolayı huzurluyuz."

"Yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacaktır" 
 
Bir gazetecinin, Suriye'de SDG'nin 10 Mart mutabakatına ısrarla uymadığını belirterek, "Siz defalarca uyarılarınızı yaptınız. Farklı gruplarla birlikte SDG'yi de İsrail'in kışkırttığı ortada. Bugün bazı görüşmeler de var. Onun ötesinde de Suriye ile İsrail arasında güvenlik görüşmelerinden, anlaşmalarından da bahsediliyor. Bizim sonraki süreçte hareket planınız ne olacak?" sorusu üzerine Erdoğan, bu konuda net bir duruş sergilediklerini söyledi.

Suriye'nin yeniden istikrarsızlığa sürüklenmesine asla müsaade etmeyeceklerine dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'nin, sahadaki tüm gelişmeleri yakından izlediğini, sabırlı, sağduyulu, vakur tavrının bir acziyet olarak asla algılanmaması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, "Suriye Demokratik Güçleri verdiği sözü tutmalı. Suriye ile bütünleşmeyi tamamlamalıdır. Ortak tarih, ortak gelecek ruhuyla hareket edilirse inanıyorum ki birçok sorun çözülür. Daha önce söyledim. Yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacaktır. Türk, Kürt ve Arap ittifakı bölgede ebedi barışın ve huzurun anahtarıdır. Kimse provokasyonlara gelmemeli, yanlış heveslere kapılmamalı." ifadesini kullandı.

Halep'teki gerginlikte Suriye yönetiminin hassasiyetini koruduğunu ve Suriye Demokratik Güçlerinden 10 Mart mutabakatına uygun davranmasının beklendiğini de ilan ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğü bizim için olmazsa olmazdır. Bunun aleyhine tutumları kabul etmemiz mümkün değildir. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve yönetimi de bizimle aynı görüşte. Türkiye olarak Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Umarız hem F-35 konusu çözülür, hem de CAATSA yaptırımlarının kaldırılması sağlanır"
 
"Amerika'dan döndükten sonra Trump'la bir görüşme daha gerçekleştirdiniz. Bu görüşmede hangi konuları ele aldınız? F-35 konusu gündeme geldi mi? CAATSA yaptırımları kalkacak mı?" sorusu üzerine Erdoğan, Türkiye ile Amerika arasında her alanda olduğu gibi savunma sanayisi alanında da bir işbirliğinin mevcut olduğunu belirtti.

Bu ilişkileri geliştirmek amacıyla her iki konuyu da Amerika ile müzakere ettiklerini ve olumlu sonuçlar beklediklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Trump'la yaptığımız görüşmede bu yönde müspet mesajlar aldık. F-35 konusunu açık ve net bir şekilde gündeme getirdik. Bunun yanında Türkiye bu projede ortak, parasını ödemiş, yükümlülüklerini yerine getirmiş bir ülke. Bizi bu programdan çıkaran gerekçelerin hiçbir meşruiyeti yok. Bunu Sayın Trump da daha önce dolaylı olarak dile getirmişti. Somut adımların atılması için gerekli teknik görüşmeler de her düzeyde yapılıyor. Umarız neticede hem F-35 konusu çözülür, hem de CAATSA yaptırımlarının kaldırılması sağlanır. Bunu da başarmamız gerekiyor. Ziyaretimiz, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatmış, aramızdaki diyalog ve dostluğu daha da güçlendirmiştir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika Birleşik Devletleri'nde yaptığınız görüşmelerde gündeme gelen önemli konulardan biri de Halk Bankası'nın durumuydu. Bu görüşmeden acaba nasıl bir sonuç elde edildi?" sorusuna ise "Sayın Trump gerek Amerika'daki temaslarımızda gerek son telefon görüşmemizde 'Halk Bankası'nın problemi bizim için bitmiştir' dedi. Tabii bu önemli bir siyasi irade beyanıdır, bizim için de kıymetlidir. Diğer yandan, tamamlanması gereken bazı süreçlerin olduğunu da biliyoruz. Temennimiz, bu süreçlerin bir an önce olumlu şekilde neticelenmesidir." yanıtını verdi.
 
"O kare, gerçek Türkiye fotoğrafıdır"
 
Erdoğan, "Meclis'in açıldığı 1 Ekim resepsiyonunda bir fotoğraf verildi. Bu fotoğrafın kamuoyunda çok tartışıldığını gördük. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine şu görüşleri paylaştı:
"Meclis açılış resepsiyonu davetine katılanların oradaki yer alışı bizim için çok çok önemliydi. DEM Grubuyla da orada bir araya geldik, sohbetlerimiz oldu. Bu sohbetlerin dışında da geleceğe yönelik neler yapılabilir? Bunları konuşma, görüşme fırsatımız oldu. Bundan sonrası da inşallah hayır olur diye düşünüyorum. Resepsiyonda çekilen fotoğraf karesine gelirsek. O kare, gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Birileri Türkiye'yi kamplara bölünmüş, paramparça gibi göstermeye çalışıyor, ancak hakikat oradaki birlik ve beraberlik tablosudur. O tablonun parçası olamayanlar, oturup kendilerini hesaba çekmelidir."
"Son dönemde terör örgütlerinin ve çetelerin, çocukları ve genellikle 18 yaşın altındaki çocukları kullanmaları, ailelerimizde hassasiyetle karşılanıyor. Bu konuyla ilgili 11. Yargı Paketi'nde cezalandırmalarda artış sağlanacak. Bunların yanı sıra başka yaptırımlar da olacak mı?" sorusunu yanıtlayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"18 yaş altı kişilerin işlediği cinayetler yüreğimizi yaktı, yakıyor. Çocuklarımızı terör örgütlerinin, suç çetelerinin elinden kurtarmakta kararlıyız. Devlet olarak bu konuda topyekun bir mücadele içindeyiz. 11. Yargı Paketiyle cezalarda caydırıcılığı arttırıyoruz. Ama sadece ceza yetmez. Aileyi güçlendirmeden, eğitimi desteklemeden, sosyal dayanışmayı büyütmeden kalıcı çözüm olmaz. Yalnızca ceza ile, yalnızca eğitim sisteminde yapılacak düzenlemelerle çözülemeyecek kadar komplike bir sorunla maalesef karşı karşıyayız. Ceza düzenlemelerinin yanı sıra yalnızlaşan, şiddete maruz kalan ya da tanık olan çocukların suça bulaşmadan korunmasını önceleyen tedbirler üzerinde çalışıyoruz. Yani suça bulaşan çocukların yanı sıra suça sürükleyen etkenlere de yoğunlaşmış durumdayız."

Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile bir araya geldi

21.06.2026 16:38:00 / Güncelleme: 21.06.2026 16:43:42
İhlas Haber Ajansı
Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü
Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile bir araya geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, başkent Kahire'de Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile görüştü.İHA

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, katılacağı yeni partiyi duyurdu

21.06.2026 15:28:00
Haber Merkezi
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, aldığı karara dair açıklamalarda bulundu.

Tugay, istifa etmeden önce mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'le telefonda konuştuğunu söyledi. Özel'in, "Senin kararın" dediğini belirten Tugay, istifa ettikten sonra bir kez daha konuştuklarını ifade etti. Tugay'ın aktardığına göre bu sefer Özel, "Eline sağlık. Bunlar bunu hak ediyor" dedi.

"Bundan sonra artık Özgür Özel ve kurmaylarının vereceği siyasi kararları takip ediyorum" diyen Tugay, "Yeni parti kurulacak ve ben orada olacağım" ifadelerini kullandı.

Başka bir partiye gitmesinin söz konusu olmadığını belirten Tugay, "Benim partiden istifa etme sebebim Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan ile partinin başına atanması ve aldığı ihraç, atama kararlarıdır. Ben CHP'den herhangi bir ideolojik görüş değişikliği nedeniyle ayrılmadım. 2027 yılı sonunda Türkiye seçime gidecek, bu tarihe kadar elimizden gelen her şeyi yapmak durumundayız. Özgür Özel CHP'nin başına yeniden dönene kadar istifa kararım kesindir. Eğer bunlar olursa ben de CHP'ye yeniden dönerim. AKP'ye geçmem gibi bir durum söz konusu bile değil" dedi.

YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) sona erdi

20.06.2026 13:20:00 / Güncelleme: 20.06.2026 14:01:21
AA
YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi
YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

Bu yıl 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu, saat 10.15'te başlayan YKS'nin ilk oturumu TYT'de adaylara, Türkçe testinde 40, Sosyal Bilimler testinde 20, Temel Matematik testinde 40, Fen Bilimleri testinde 20 olmak üzere 120 soru soruldu ve 165 dakika süre verildi.

TYT, Türkiye'nin 81 ili ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa dahil olmak üzere 254 sınav merkezinde ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da uygulandı. 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda gerçekleştirilen ilk oturumda 340 bin 321 kişi görev aldı.

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirildi.

"Bilgiye dayalı sorular vardı"

Sınava giren adaylardan Elif Cantürk, sınava daha önce de girdiğini belirterek, sınavın eleyici nitelikte olduğunu ifade etti.

Cantürk, "Şıklar arasında kalma olayı artmış. Önceden iki şık arasında kalıyorduk, şimdi beş şık arasında kaldığım sorular oldu. Ama güzeldi, umarım bütün gençler emeklerinin karşılığını alır." dedi.

Zorluk seviyesinin arttığı değerlendirmesinde bulunan Cantürk, "Ben sözelciyim. Türkçe sorularında zorlaşmaya gitmişler gerçekten. Gramer ağırlığı verilmişti mesela. Bu da hoşuma gitti bir yandan, eleyiciliği artmış sınavın." ifadelerini kullandı.

Ayçelen Dodurga, 13 yıl önce de üniversite sınavına girdiğini, şimdi ise podoloji bölümünü okumak istediğini söyleyerek, "13 yıl sonrasında tekrar böyle bir tecrübe oldu. Formüle dayalı bir sistemden böyle bir sisteme geçmek bizim için tuhaftı açıkçası. Zorlandım aslına bakılırsa çünkü sayısalda bile paragraf sorusu çözüyormuşum gibiydi. Ama yine de çok tedirgin olacak veya korkulacak bir şey yoktu." diye konuştu.

Alper Tuğra Yıldız ise sınavının güzel geçtiğini ve iyi sonuçlar beklediğini ifade ederek, "Sınavda zorlayıcı sorular vardı. Umarım herkes emeğinin karşılığını alır. Sosyal kısmı biraz zordu, bilgiye dayalı sorular vardı. Sayısal geçen seneye kıyasla biraz daha kolaydı." dedi.

Veliler de sınavın yapıldığı okullara gelerek çocuklarını yalnız bırakmadı. Dışarıda bekleyen veliler, sınav bitiminde adayları alkışlarla karşıladı.

AYT ve YDT yarın yapılacak

YKS'nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testleri (AYT), yarın saat 10.15'te başlayacak.

AYT'de adaylara Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinde 40 soru, Sosyal Bilimler-2 testinde 40 soru, Matematik testinde 40 soru, Fen Bilimleri testinde 40 soru sorulacak ve 180 dakika süre verilecek.

1 milyon 627 bin 960 adayın katılacağı AYT, 4 bin 400 bina ve 86 bin 761 salonda düzenlenecek.

Üçüncü ve son oturum olan Yabancı Dil Testi (YDT) ise yarın saat 15.45'te başlayacak ve adaylara 120 dakika süre verilecek. Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça olmak üzere 5 dilde yapılacak sınavda 80 soru yer alacak.

YDT'ye İngilizceden 195 bin 51, Arapçadan 4 bin 178, Almancadan 2 bin 550, Rusçadan 941, Fransızcadan 919 kişi olmak üzere toplam 203 bin 639 aday başvurdu.

Adaylara hatırlatmalar

Sınavlardan 15 dakika önce kapılar kapatılarak sınav salonuna aday alımı tamamlanacak. Adaylar, sınavın sabah oturumu olan AYT'de saat 10.00'dan, öğleden sonraki oturumu olan YDT'de saat 15.30'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Adayların, sınava gelirken sınav giriş belgeleri ile fotoğraflı nüfus cüzdanlarını veya fotoğraflı T.C. kimlik kartlarını yanlarında bulundurmaları gerekiyor.

T.C. kimlik kartını, nüfus cüzdanını kaybeden veya nüfus cüzdanında fotoğraf, T.C. kimlik numarası bulunmayan adaylar için sınav merkezi olan il ve ilçelerde nüfus müdürlükleri, yarın 07.00-15.30 saatlerinde açık tutulacak.

YKS sonuçları, 22 Temmuz'da açıklanacak. 

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?


 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu. İşte gerçekler...

20.06.2026 02:28:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:35:51
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu.
Referandumların seçim olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hiçbir zaman 13 seçim olmadı. 2010 Anayasa referandumu, seçim değil referandum. 13 seçim bile olmadı" dedi.

Kaç seçimi kaybetti? 

Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2010 - 8 Kasım 2023 tarihleri arasında 13 yıl, 170 gün boyunca CHP Genel Başkanlığı görevini yürüttü.
1) Bu süreçte CHP, 2011 genel seçimlerinde yüzde 25.98 oy alarak ikinci oldu, Kılıçdaroğlu 2007 seçimlerine oranla partisinin oy oranını yüzde 5.11 artırdı. İyi başlangıç!

2) 2014 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu belirledi ve seçimi yüzde 38.44 oy alarak ilk turda kaybetti.

3) 2014'teki yerel seçimlerde CHP ikinci oldu.

4) Haziran 2015 seçimlerinde CHP yüzde 25.98 oy aldı. 2011 ile aynı! CHP yine ikinci oldu.

5) Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.32 oy alarak ikinci oldu. Oylar Haziran'a göre düştü.

6) 2017 anayasa referandumunu yüzde 48.59 "HAYIR" oyu alarak kaybetti.

7) 2018 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 22.65 oy alarak yeniden ikinci oldu ve ana muhalefet statüsünü korudu. CHP'nin oyları 2015'e göre düştü. Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği gibi partinin oy oranlarını yükseltmedi.

8) Eş zamanlı yapılan 2018 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde ise partinin adayı Muharrem İnce, yüzde 30.64 oy alarak ikinci oldu.

9) 2019 Türkiye yerel seçimlerinde partisi, 25 yıl sonra Mansur Yavaş ile Ankara Belediye Başkanlığını, Ekrem İmamoğlu ile birlikte İstanbul Belediye Başkanlığını kazandı. Ancak genel oyda CHP yine ikinci oldu.

10) Şubat 2022'de Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın genişletilmesi ve Altılı Masa'nın kurulmasına öncülük etti; böylelikle Demokrasi ve Atılım Partisi ve Gelecek Partisi de ittifaka katıldı. 2023 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.35 oy alarak mecliste 169 sandalye kazandı, ancak bunların 40'ı ittifak üyelerine dağıtıldı. 2018'den daha iyi, Haziran 2015'ten daha kötü bir sonuç!

11) Mayıs 2023'te cumhurbaşkanlığı ikinci turunda oyların yüzde 48.09'unu alarak Recep Tayyip Erdoğan'a kaybetti.

Dolayısıyla CHP, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde 5 genel seçimi, 2 yerel seçimi, 3 cumhurbaşkanlığı seçimini ve iki referandumu kaybetmiş oldu. Referandumlardan ilki Türkiye'de Anayasa'da yapılan birtakım değişiklikleri kapsayan 12 Eylül 2010 referandumu idi. Toplam sayı 12'ye ulaştı. Bunlarda Kılıçdaroğlu Genel Başkan idi.

Bir de 2009 Türkiye yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu, ancak yüzde 37 oy alarak, AK Parti adayı Kadir Topbaş'a karşı kaybetti. Böylece 13 etti.

MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı

MİT, terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu tutuklandı

19.06.2026 18:08:00
İhlas Haber Ajansı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu Ahmet Kazancı, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, DEAŞ terör örgütünün "Horasan Vilayeti" medya yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda, farklı kod adları kullanan Ahmet Kazancı yakalandı. Ahmet Kazancı geçtiğimiz çarşamba günü Konya'ya getirildi. Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan zanlı, bugün adliyeye sevk edildi. Ahmet Kazancı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Milli maç için dev ekran yasaklandı

A Milli Futbol Takımı’nın yarın oynayacağı kritik Paraguay maçı öncesi meydanlarda kurulması planlanan dev ekran organizasyonları, hafta sonu yapılacak merkezi sınavlar nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından iptal edildi

19.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Milli maç için dev ekran yasaklandı
Milli maç için dev ekran yasaklandı
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine gönderdiği sözlü talimatla sokak ve meydanlardaki toplu maç izleme etkinliklerini yasakladı. Kararın arkasında, hafta sonu milyonlarca adayın ter dökeceği merkezi sınavlar yer alıyor. Bakanlık, öğrencilerin sınav öncesinde ve sırasında gürültüden uzak, sakin bir ortama ihtiyaç duyduğunu belirtti. Yerel yönetimlerin ve derneklerin günler öncesinden hazırladığı dev ekran organizasyonları bu talimatla birlikte durduruldu.

BELEDİYELER PROGRAMLARINI İPTAL EDİYOR

Talimatın ardından Türkiye genelindeki birçok belediye, meydanlarda kurmayı planladığı dev platformları sökmeye başladı. Vatandaşların milli heyecanı ortak alanlarda coşkuyla yaşayabilmesi için hazırlanan dev ekran projeleri, sınav takvimiyle çakışması sebebiyle bir sonraki maçlara ertelendi. Belediyeler, sosyal medya hesapları üzerinden vatandaşlara duyuru yaparak kararın gerekçesini açıkladı ve adaylara başarılar diledi.

ÖĞRENCİLERİN SESSİZLİK HAKKI ÖNCELİKLİ OLDU

Sınav sabahı ve bir gün öncesindeki akşam saatlerinde oluşabilecek korna sesleri, toplu tezahüratlar ve trafik yoğunluğu, adayların motivasyonunu düşürme riski taşıyordu. Bakanlık yetkilileri, gençlerin geleceğini belirleyecek bu önemli sınavda herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına sessizliğin korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Emniyet güçleri de sınav merkezlerinin çevresinde ve ana meydanlarda gürültü kontrolü için denetimlerini artıracak.

MİLLİ HEYECAN EVLERDE YAŞANACAK

Yarın saat 06:00'da başlayacak olan Türkiye - Paraguay Dünya Kupası grup müsabakası, bu kararla birlikte meydanlar yerine evlerde takip edilecek. Taraftarlar, toplu alanlarda bir araya gelemeyecek olsa da ekran başında milli takıma destek vermeye devam edecek.

CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu

CHP Ankara Milletvekili Beker, CHP genel başkanlığına dönen Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.
 

19.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in avukatı, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına dönen Kemal Kılıdaroğlu hakkında Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Beker, başvuruyu Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelik sarf ettiği sözler sebebiyle yaptı.

24 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi önünde Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler ile mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'i destekleyenler arasında arbede yaşanmıştı. Aynı saatlerde genel merkezin girişine iki adet parti otobüsü çekilmişti.

27 Mayıs'ta konuya dair konuşan Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in otobüsünün orada ne işi var, bir akıl var ya akıl. Bunların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak için mi? CHP'yi yaralamak için mi? Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.

Başvuruda, "Şüpheli, beyanlarıyla müvekkilimin bir grup militan ile parti genel merkezine geldiği, bu kişilere taş atma ve şiddet eylemi gerçekleştirme talimatı verdiği veya azmettirdiği yönünde açıkça gerçek dışı, hiçbir somut delile dayanmayan bir vakıa isnat etmiştir" denildi. Dilekçede öte yandan Beker'in, 24 Mayıs günü iki danışmanı eşliğinde ve "seçilmiş genel başkanına destek vermek amacıyla" CHP Genel Merkezi'ne gittiği vurgulandı.

ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, YKS esnasında adayların etkilenmemesi için sessizliğin sağlanması çağrısında bulundu

 

19.06.2026 11:57:00
Anadolu Ajansı
ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı
ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) esnasında adayların olumsuz etkilenmemesi için sessizliğin sağlanması çağrısında bulundu.

Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

"YKS süresi boyunca adaylarımızın olumsuz etkilenmemesi için lütfen sessiz olalım, korna çalmayalım, inşaat çalışmalarına ara verelim. Milli takımımızın galibiyeti sonrası sevincimizi sokaklara taşımamamız çok önemli. Bir yıllık emek boşa gitmesin." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.