logo
01 HAZİRAN 2026

Erdoğan'dan enflasyon mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, enflasyonun bir yıldır kesintisiz gerilediğini belirterek, "Mayıs ayında yıllık enflasyon, son 3,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Yıl sonunda enflasyonda 20'li rakamları görmeyi bekliyoruz." dedi.

30.06.2025 14:33:00
Anadolu Ajansı
Erdoğan'dan enflasyon mesajı
Erdoğan'dan enflasyon mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 32. Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, ticarette korumacılık politikalarının yeniden yükselişe geçtiğini, uluslararası ticaretin serbest yapısında ciddi daralmaların meydana geldiğini söyledi.

Gümrük duvarları üzerinden yürütülen ticaret savaşlarının mevcut belirsizlik ortamını daha da derinleştirdiğini belirten Erdoğan, "Ekonominin yanı sıra küresel siyasetten toplumsal dengelere kadar birçok alanda risklerin arttığı, tehditlerin çeşitlendiği bir süreçle karşı karşıyayız. Bilhassa bölgemizde hemen her gün gözlerimizi yeni bir gerilimle açıyoruz. Şunu hepimiz az çok görebiliyoruz: Dengelerin kurulması, istikrarın sağlanması, fırtınalı sulardan sakin sulara geçiş biraz daha zaman alacak. Türkiye olarak yol haritamızı, öngörülerimizi ve stratejilerimizi bu gerçeği göz önünde bulundurarak belirliyoruz. İşi şansa bırakmıyor, her türlü senaryoya karşı hazırlıklarımızı yapıyoruz." diye konuştu.

Erdoğan, muhalefetin Türkiye'yi batağa sürüklemek isteyen savaş baronlarının ekmeğine yağ süren sorumsuz söylemlerine rağmen oyuna gelmediklerini, şimdiye kadar ülkeyi bölgelerindeki çatışma ve savaşların çeperinde tutmayı başardıklarını anlattı.

"2024 yılı, ülkemiz açısından önemli başarılarla dolu bir yıl oldu"

Sürekli değişen küresel ekonomik ve siyasi iklimin kendilerini hedeflerinden koparmasına izin vermediklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2024 yılı, ülkemiz açısından önemli başarılarla dolu bir yıl oldu. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimiz sayesinde ekonomimiz, yüzde 3,2 oranında büyüdü. 2025 yılında da ekonomimizdeki ivme devam ediyor. Türkiye ekonomisi, 2025 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yıla kıyasla yüzde 2 büyüme kaydetti. Böylece 19 çeyrek boyunca kesintisiz büyüme başarısı gösterdik. Seçime rağmen istikrar ve reform programımızı kararlılıkla uyguladık. Siyaseten kendimiz bedel ödesek dahi popülist politikalara tevessül ederek ülkemize ve milletimize bedel ödetmedik. Program sayesinde ekonomimizin yapısal direncini arttırdık. Dış kaynaklara bağımlılığı azaltarak kırılganlıklarımızı asgariye indirdik. Özellikle son 3 ayda yaşanan her türlü şoka rağmen program sarsılmadı, dayanıklılığını kanıtladı ve güven tazeledi. Mayıs başından itibaren rezervlerimiz yeniden artmaya başladı. Risk primimiz düşüyor, Türk lirasına güven yükseliyor. Enflasyonla mücadele konusunda tavizsiz duruşumuzu koruyoruz. Enflasyon, bir yıldır kesintisiz olarak geriliyor. Mayıs ayında yıllık enflasyon, son 3,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Yıl sonunda enflasyonda 20'li rakamları görmeyi bekliyoruz."

Erdoğan, ihracat cephesinde de son derece emin adımlarla ilerlediklerini kaydetti.

2024'ün ihracat açısından rekorlar yılı olarak kayıtlara geçtiğine dikkati çeken Erdoğan, "2024 yılında 262 milyar dolar ihracatla rekor kırdık. Küresel ihracattan aldığımız payı yüzde 1,07'ye yükselttik. Geçtiğimiz yıl, 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayımız 18'e, 100 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayımız da 302'ye çıktı." bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında da aynı ritimle yola devam ettiklerini, mayısta ihracatın bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,7'lik artışla 24,8 milyar dolara ulaştığını, bunun Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ihracatı olduğunu söyledi.

Erdoğan, ocak-mayıs döneminde mal ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artışla 111 milyar dolara, yıllıklandırılmış ihracatın da 265,5 milyar dolara yükseldiğini belirtti.

Hizmet ihracatı tarafında da oldukça iyi olduklarını vurgulayan Erdoğan, 2002 yılında 14 milyar dolar olan hizmet ihracatını 2024'te 115,2 milyar dolara taşıdıklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış bazda 1,3 milyar dolar artışla hizmet ihracatında 116,5 milyar dolar seviyesini yakaladıklarına işaret ederek, "Bir başka gurur verici gelişme ise şudur: Türkiye'nin ihracatındaki artış, yalnızca nicelik itibariyle değil nitelik olarak da büyük bir değişim göstermektedir. Orta, yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı, 2002 yılında 10 milyar dolar, ihracatımızdaki payı yüzde 30 seviyesindeydi. 2024 yılında orta, yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı 101 milyar doları aştı, ihracatımızdaki payı da yüzde 41'e çıktı. Bu artış, Türkiye'nin teknoloji yoğun ürünlere yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve bu payın daha da arttırılmasını hedefliyoruz." diye konuştu.

İhracatlarını ülke sathına yaymak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Erdoğan, mayıs ayı yıllıklandırılmış verilere göre, 32 ilin 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptığını anlattı.

"Böylesine anlamlı başarıya imza atan kadınları bugün bir kez daha tebrik ediyorum"

İhracata kadınların daha fazla katkı verdiğini memnuniyetle gördüklerini dile getiren Erdoğan, "2024 yılında kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına göre 2 kat artarak 60,1 milyar dolara ulaştı ve payları yüzde 23,6'ya yükseldi. Tüm zorluklara rağmen böylesine anlamlı bir başarıya imza atan kadınları bugün bir kez daha tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.

Serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar iş insanlarını teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduklarını belirten Erdoğan, 2024 yılında mal ve hizmet ihracatını desteklemek üzere toplam 24,7 milyar liralık kaynağı firmaların emrine verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılı için yaklaşık 33 milyar liralık destek bütçesini istifadeye sundukları bilgisini vererek, "Jeopolitik gerilimlerin artması ve ticaret savaşları riskinin güçlenmesi gibi faktörler, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmamız gerektiğini bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. 2028 yılına kadar uzak ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara çıkarmayı, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz. Finansman araçlarının çeşitlendirilmesi için de önemli adımlar atıyoruz." diye konuştu. 

CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kılıçdaroğlu ve görevden uzaklaştırılan Özel tartışmaları sürerken, CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı. Eski vekiller, en geç 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için çağrı yaptı

31.05.2026 18:05:00
Haber Merkezi
CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı
CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kılıçdaroğlu ve görevden uzaklaştırılan Özel tartışmaları sürerken, CHP'de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı. Eski vekiller, en geç 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için çağrı yaptı.

Mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu etrafındaki tartışmalar sürerken, parti içinde dikkat çeken bir çıkış daha geldi. CHP çatısı altında geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bir kamuoyu duyurusu yayımlayarak karara tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu tarafında bulunan Gürsel Tekin ise delegeler üzerinde soruşturma ve tedbir kararları bulunduğunu gerekçe göstererek "Kurultay hemen olmaz" mesajı verdi.

Ortak bildiride, 38. Olağan Kurultay'ın ardından oluşan yönetimin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasının demokratik siyasete zarar verdiği savunuldu.

Açıklamada, seçim süreçlerinin Anayasa'nın 79. maddesi gereğince Yüksek Seçim Kurulu tarafından yürütüldüğü ve YSK kararlarının kesin olduğu hatırlatılarak, yargının siyaseti düzenleme aracı haline getirilmesinin toplum vicdanında derin yaralar açacağı ifade edildi.

Bildiriye imza atan eski milletvekilleri ve senatörler, yaklaşık 2,5 yıl önce gerçekleştirilen kurultayın sonuçlarının yok sayılmasını millet iradesine müdahale olarak değerlendirdi.

Açıklamada, siyasal meşruiyetin temel kaynağının sandık olduğu belirtilirken, kurultayda ortaya çıkan iradenin yargı eliyle ortadan kaldırılmasının siyasal kurumlara olan güveni zedelediği savunuldu.

Eski CHP'liler, partide yaşanan tartışmaların büyümeden çözülebilmesi için olağanüstü kurultayın tek çıkış yolu olduğunu belirtti.

Bildiride, mahkeme kararı sonrasında ortaya çıktığı öne sürülen "hukuki temsil boşluğunun" giderilmesi amacıyla derhal olağanüstü kurultay çağrısı yapılması gerektiği vurgulanarak, bu sürecin en geç 45 gün içinde tamamlanması gerektiği ifade edildi.

Ortak açıklamada, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel'e de destek verildi. Özel'in liderliğinde CHP'nin yeniden Türkiye'nin birinci partisi haline geldiği ve toplumda yeni bir umut oluşturduğu belirtilen bildiride, bu siyasi enerjinin olağanüstü kurultay iradesiyle sürdürülmesi gerektiği savunuldu.

Eski dönem CHP milletvekilleri ve senatörlerin soyadına göre alfabetik sırayla yer aldığı imzacılar listesi şu şekilde:

Erol Ağagil, Metin Arif Ağaoğlu, Yaşar Ağyüz, Mustafa Akaydın, Vezir Akdemir, Zekeriya Akıncı, Yakup Akkaya, Ayşe Nedret Akova, Bahattin Alagöz, Yavuz Altınorak, Züheyir Amber, Kemal Anadol, Ali Arabacı, Oya Araslı, Necla Arat, Çetin Arık, Arsan Savaş Arpacıoğlu, Ali Arslan, Şevket Arz, Gani Aşık, İsmet Atalay, Abdülkadir Ateş, Aytuğ Atıcı, Erkan Aydın, Hasan Aydın, Osman Aydın, Ergün Aydoğan, Hüseyin Aygün, Feridun Ayvazoğlu, Mustafa Balbay, Bülent Baratalı, Süheyl Batum, Hüseyin Bayındır, Coşkun Bayram, Gülsün Bilgehan, Hüsnü Bozkurt, Mehmet Boztaş, Çetin Osman Budak, Rıdvan Budak, Mehmet Büyükyılmaz, Barış Can.

Ethem Cankurtaran, Mehmet Alev Coşkun, Mustafa Çakır, Rasim Çakır, Halil Çalık, Musa Çam, İsmet Çanakçı, Tolga Çandar, Vahit Çekmez, Süleyman Çelebi, İzzet Çetin, Ömer Çiftçi, Yüksel Çorbacıoğlu, Osman Çoşkunoğlu, Halil Çulhaoğlu, Ayşe Eser Danişoğlu, İsmail Değerli, Kemal Değirmendereli, Nurettin Demir, Yılmaz Demir, Ali Demirçalı, İlhan Demiröz, Turgut Dibek, Celal Dinçer, A. Sedat Doğan, Muharrem Doğan, Orhan Düzgün, Mehmet Ali Edipoğlu, Kemal Ekinci, Oktay Ekşi, Emine Gülizar Emecan, Orhan Eraslan, Nevin Gaye Erbatur, Tuncay Ercenk, Fuat Erçetin, Ali Haydar Erdoğan, Haydar Erdoğan, Hikmet Erenkaya, Abdurrezzak Erten, Refik Eryılmaz.

Mustafa Gazalcı, Hasan Gemici, Nejat Gencan, Süleyman Girgin, Coşkun Gökalp, Cengiz Gökçel, Cemalettin Gürbüz, Zeynep Damla Gürel, Uluç Gürkan, Ayşe Gürocak, Güneş Gürseler, Hulusi Güvel, Namık Havutca, Mahmut Işık, Ruşen Işın, Mehmet Kahraman, Sena Kaleli, Nail Kamacı, İrfan Kaplan, Mehmet Hilal Kaplan, Emin Karaa, Selahattin Karaahmetoğlu, Erdal Karademir, Tuncay Karaytuğ, Atilla Kart, Mehmet Kartal, Yılmaz Kaya, Yakup Kepenek, Mehmet Kerimoğlu, Mehmet Kesimoğlu, Ahmet Güryüz Ketenci, Ali Keven, İsmet Önder Kırlı, Emin Koç, Haluk Koç, Tevfik Koçak, Muhsin Koçyiğit, Osman Korutürk, Erdal Koyuncu, Ural Köklü, Ali İhsan Köktürk, Emre Köprülü, Şevket Köse, Tufan Köse, Mustafa Kul, Şevki Kulkuloğlu, Kazım Kurt, Rüştü Kurt, Muzaffer Kurtulmuşoğlu, Sedef Küçük, Mehmet Küçükaşık.

Faruk Loğoğlu, Türkan Miçooğulları, Mustafa Moroğlu, Güldal Mumcu, Ziya Gökalp Mülayim, Ali Oksal, Güldal Okuducu, Melda Onur, Selahattin Öcal, Ensar Öğüt, Kadir Gökmen Öğüt, Şinası Öktem, Hasan Ören, Sakine Öz, İsmail Özay, Ahmet Sırrı Özbek, Hüseyin Özcan, Osman Özcan, Suat Özcan, İbrahim Özdiş, Kamil Özev, Kazım Özev, Ufuk Özkan, Yüksel Özkan, Mustafa Özyurt, Mustafa Özyürek.

Mehmet Parlakyiğit, Sedat Pekel, Kemal Sağ, Nadir Saraç, Faruk Sarıaslan, Ali Sarıbaş, Sıdıka Sarıbekir, Timucin Savaş, Mehmet Nuri Saygun, Bedri Serter, Nur Serter, Behiç Sonbay, Ertöz Vahit Suiçmez, Tayfur Süner, Ali Haydar Şahin, Şadan Şimşek, Yahya Şimşek, Ali Tekin, Hayati Tekin, Erol Tınaztepe, Mustafa Timisi, Mehmet Tomanbay, Ramis Topal, Binnaz Toprak, Muharrem Toprak, Altan Tuna, Zülfükar İnönü Tümer, Neccar Türkcan, Elif Doğan Türkmen, Rıza Türmen, Enis Tütüncü, Şahin Ulusoy, Engin Uysal, Necati Uzdil, Sedat Uzunbay.

Zeki Ünal, Baha Ünlü, Halil Ünlütepe, Engin Ünsal, Hüseyin Ünsal, Fahrettin Üstün, Akın Üstündağ, Kazım Üstüner, Ali Cumhur Yaka, Rıza Yalçınkaya, Abdülaziz Yazar, M. Ziya Yergök, Erdoğan Yetenç, İdris Yıldız, Sacit Yıldız, Dilek Yılmaz, Mustafa Yılmaz (Malatya), Necati Yılmaz, Rıza Yılmaz, Ahmet Yılmazkaya, Bayram Yılmazkaya, Selami Yiğit, Bekir Yurdagül, Candan Yüceer, Vedat Yücesan, Alaattin Yüksel, Şefik Zengin, Veli Zeren.

GÜRSEL TEKİN: KURULTAY HEMEN OLMAZ
Gürsel Tekin ise kurultay çağrısına yanıt verdi.

Kurultayın hemen olmayacağını açıklayan Tekin sosyal medya hesabından şu ifadeleri yazdı:

"Sevgili CHP'liler, İstanbul'un 196 delegesinin tamamı hakkında mahkeme kararıyla tedbir uygulanmış durumda. Bunun yanında 44 delege tutuklu, 21 delege AK Partiye geçmiş, 5 delege istifa etmiş, 14 delege ihraç edilmiş ve 163 delegenin adı soruşturma dosyalarında yer alıyor.

Ortada böylesine ağır bir tablo varken, delegasyonun meşruiyeti ve temsiliyet gücü ciddi şekilde tartışılır hale gelmiştir. Soruyorum: Bu şartlarda yapılacak bir kurultay ne kadar sağlıklı, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar tartışmasız olabilir?"

1 litre benzinle 861 kilometre

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencileri, geliştirdikleri özel araçla sadece 1 litre benzin kullanarak 861 kilometre yol kat etmeyi başararak enerji verimliliğinde tarihi bir rekor kırdı

31.05.2026 13:47:00 / Güncelleme: 31.05.2026 13:49:51
Haber Merkezi
1 litre benzinle 861 kilometre
1 litre benzinle 861 kilometre
İTÜ bünyesindeki mühendislik öğrencilerinden oluşan teknoloji takımı, küresel enerji krizine ve çevre kirliliğine alternatif çözümler üretmek amacıyla geliştirdikleri ultra verimli araçla büyük bir başarıya imza attı. Tamamen yerli imkanlar ve yenilikçi mühendislik çözümleriyle tasarlanan araç, test sürüşlerinde ulaştığı yakıt tasarrufu oranıyla uluslararası standartları altüst etti.

Aerodinamik tasarım ve hafiflik başarıyı getirdi

Projenin temelini hafif kompozit malzemeler ve sürtünmeyi minimuma indiren aerodinamik tasarım oluşturuyor. Öğrenciler, aracın motor yönetim sistemini ve yanma odası geometrisini optimize etmek için yapay zeka destekli yazılımlardan faydalandı.

Takım kaptanı, elde edilen başarıya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Amacımız sadece bir araç üretmek değil, geleceğin mobilite çözümlerine yön vermekti. 1 litre benzinle İstanbul'dan neredeyse Antalya'ya kadar ulaşabilecek bir verimlilik seviyesine ulaştık. Bu başarı, Türk gençlerinin fırsat verildiğinde neler yapabileceğinin en net kanıtıdır."

Uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil edecekler

Geliştirilen bu prototip araç, önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan prestijli uluslararası enerji verimliliği yarışmalarında Türkiye adına sahne alacak. Sektör temsilcileri, İTÜ'lü gençlerin geliştirdiği bu teknolojinin ticari otomotiv sektöründeki hibrit ve verimli motor mimarilerine de ilham kaynağı olabileceğini belirtiyor.

Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü

Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışların ardından debisi yükselen Camili köyü deresi taşarak çevrede hasara neden oldu

30.05.2026 11:38:00
İHA
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'in Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle Camili köyü deresi taştı. Taşkın sonucu beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunda hasar meydana gelirken, yol güvenlik amacıyla ulaşıma kapatıldı.






Taşkın sırasında dere üzerinde bulunan ve bölgedeki beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunun bir bölümünde çökme ve hasar meydana geldi. Yol üzerindeki köprünün korkuluklarının bir kısmı da sel sularına kapılarak yıkıldı.








İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, bölgede güvenlik önlemleri alarak yolu ulaşıma kapattı. Yetkililer, su seviyesinin normale dönmesinin ardından yapılacak teknik incelemeler sonrasında yolun onarılarak yeniden ulaşıma açılacağını belirtti.













Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin


 
 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, "Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" dedi.

30.05.2026 10:42:00
AA
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin

Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları geçen yıl kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, insan beyninin yaşam boyunca beş gelişim evresinden geçtiğinin ve 9 ile 32 yaş arasının 'ergenlik dönemi' olarak tanımlandığının ortaya konulduğunu söyledi.
Doğumdan ileri yaşlara kadar yaklaşık 4 bin kişinin beyin taramalarının incelendiği araştırmada beynin nöral bağlantılarının zaman içindeki değişimi haritalandırılırken, 32 yaşından sonra gelişimin daha stabil bir yapıya geçtiğini anlatan Atlı, ilerleyen yaşlarda ise gerileme evrelerinin başladığının belirlendiğini ifade etti.
Söz konusu araştırma bulgularının klinik gözlemleriyle de örtüştüğünü belirten Atlı, çalışmanın ileri görüntüleme teknikleriyle elde edilen verilere dayandığını anlattı.

Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu

Atlı, şunları kaydetti: "Benim de yakından takip ettiğim bir çalışma. Bu veriler, manyetik rezonans (MR) görüntüleme çalışmalarında tespit edilmiş. Burada aslında çalışan ve büyüyen bir beyin ortaya konuluyor. Ergenlik kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Ergenlik deyince çoğumuzun aklına hırçın, sinirli bir genç geliyor ama sadece mesele o değil. Ergenlik, büyüyen, gelişen, her şeyi alan ve sürekli aktivite gösteren bir beyin demektir. Bu çalışma da bunu destekliyor. Beynin gelişimi 30'lu yaşların başına kadar sürüyor. 32 yaşa kadar beynin nöronlarındaki gelişim devam etmekte, sinir ağları verimli bir şekilde çalışmaktadır. Bu süreçte beyin sürekli bir yapılanma içerisinde ancak 30'lu yaşların başından sonra bu gelişim yerini daha stabil bir evreye bırakır. 66 yaşına kadar görece dengeli bir dönem devam ederken, sonrasında gerileme başlar, 80'li yaşlardan itibaren ise bu gerileme daha belirgin hale gelir."

Ergenlik sürecinin uzamasında toplumsal değişimlerin de etkili olabileceğine işaret eden Atlı, "Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu. Günümüzde eğitim süreçlerinin uzamasıyla birlikte bu yaşlar ileriye kaydı. Bugün gençlere evlilik planlarını sorduğumuzda 30-35 yaş aralığı öne çıkıyor. Bu da ergenlik döneminin sosyal olarak da uzadığını gösteriyor. Ailelerin çocuklara erken yaşta sorumluluk vermesi önemli. Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor

Günümüzde "ev genci" olarak tanımlanan bir kesimin ortaya çıktığını belirten Atlı, şunları söyledi: "Bu bireylerin halen bir gelişim süreci içinde olduğunu söylemek mümkündür ancak bu noktada, gençlere nitelikli bir psikososyal eğitim sunulması, sosyal ve mesleki beceriler kazandırılarak hayatın içine aktif şekilde dahil edilmeleri büyük önem taşıyor. Aksi halde 30'lu yaşlara kadar aile içi çatışmalar devam ediyor. Anne ve babalar 'Bana bağırdı, sözümü dinlemedi' derken, gençler de 'Babam bana bağırdı, travmatize oldum' şeklinde karşılık veriyor. Bu kısır döngüden çıkabilmek için hem ailelerin hem de gençlerin süreci doğru yönetmesi ve erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor. Eskiden çağlar yüzlerce yıl sürerken, bugün 10-20 yıl içinde büyük değişimler yaşanıyor. Bu dönüşüm, beynin gelişim süreçlerini de etkilemiş olabilir."

Bireyin yaşamını nasıl değerlendirdiğinin gelişim algısını etkilediğini dile getiren Atlı, "50 yaşına gelmiş birinin kendini 20 yaşında hissetmesi farklı şekillerde yorumlanabilecek bir durumdur. Asıl sorulması gereken, kişinin 20 ile 50 yaş arasında nasıl bir yaşam sürdüğüdür. Eğer işlevsel ve üretken bir yaşam geçirmemişse, kendini hala 20 yaşındaymış gibi hissedebilir. Buna karşılık, spor yapan, kitap okuyan, sosyal aktivitelere katılan ve topluma katkı sağlayan bir yaşam sürmüşse, bu süreci kıymetli görür ve yaşına uygun bir olgunluk hisseder çünkü o 50 yılı dolu dolu yaşamıştır" ifadelerini kullandı.

Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor


 
Adıyaman'da iki otomobilin çarpıştığı kazada ölü sayısı 4'e çıktı.
 

30.05.2026 09:47:00
AA
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde 29 Mayıs'ta iki otomobilin çarpışması sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi.
Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında meydana gelen kazada ağır yaralanan kardeşlerden 8 yaşındaki Eymen Mirza C, sevk edildiği Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.


29 Mayıs'ta Veysel C. (45) idaresindeki 55 AV 926 plakalı otomobil, Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında Serkan S'nin (27) kullandığı 01 AID 574 plakalı otomobille çarpışmış, kazada yaralanan sürücüler ile Aysel C. (39), Muhammed Burak C. (14), Emir Mirza C. (12), Eymen Mirza C. (8), Deniz Yaren C. (1) ve Buse K. (24) ambulanslarla Adıyaman ve Kahramanmaraş'taki hastanelere kaldırılmış, yaralılardan Aysel C. ile çocukları Muhammed Burak C. ve Deniz Yaren C. hayatını kaybetmişti.​​​​​​​​​​​​​​

Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Isparta'da korkunç kaza


 
 
Isparta'da direğe çarpan hafif ticari araçtaki 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Hafif ticari araç resmen ikiye bölündü.  

30.05.2026 01:00:00
AA
Isparta'da korkunç kaza
Isparta'da korkunç kaza

Isparta'da hafif ticari aracın elektrik direğine çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Büyükhacılar köyünde Hasan Karabulut'un kullandığı, hafif ticari araç, yol kenarındaki elektrik direğine çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Karabulut'un olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazada ağır yaralanan İsmail Aktaş, Osman V. ile Mustafa K. hastaneye kaldırıldı.

Yaralılardan Aktaş, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti

Trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti

29.05.2026 17:57:00 / Güncelleme: 29.05.2026 18:02:25
İhlas Haber Ajansı
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Antalya'da trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza sonrası araç sürücüsü sinir krizi geçirdi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü.






Kaza, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi Aspendos üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bayram gezmesi için evinden çıkarak tramvay durağına doğru yürüyen 13 yaşındaki Emirhan Soytürk, trafik ışıklarına geldiğinde bir süre bekledi. Işıkta duran araçları gören Soytürk, yayalara yeşil ışığın yandığını düşünerek karşıya geçmek üzere hareketlendi. Bu sırada süratli bir şekilde ışıktan geçtiği iddia edilen Abdullah K.'nın idaresinde ki 07 AZH 25 plakalı hafif ticari araç küçük çocuğa çarptı.







Araç sürücüsü sinir krizi geçirdi

Yaklaşık 25 metre savrulan küçük çocuğun yerde hareketsiz şekilde yattığını gören çevredeki vatandaşlar yardımına koştu. Kazanın 112 Acil çağrı Merkezi'ne ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde küçük çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi. Kazaya karışan araç sürücüsü Abdullah K.'nın ehliyetini yeni aldığı öğrenilirken, polis merkezine götürülürken araç içerisinde sinir krizi geçirdi. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından küçük çocuğun cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.







Kaza güvenlik kamerasında

Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü. Kazaya durakta beklerken şahit olan Ahmet Yıldız, "Yaya karşıya geçiyordu, tramvay yoluna. Arabada tahminen hızlı geliyordu. Vurma sesini duyup arkamı döndüğümde çocuk yerdeydik. Ama bayağı şiddetli vurdu. Çocuğa çarptıktan sonra ışıkta arabalar duruyordu" dedi.

Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden


 
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, yüksek tansiyona sebep olabilen 14 şaşırtıcı faktörü sıraladı.

29.05.2026 17:39:00
MURAT ÇORBACI
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir" uyarısında bulundu.







Kontrol şart!

Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir" dedi.
Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:







Yalnızlık

Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.

Beyaz önlük sendromu

Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. "Beyaz önlük etkisi" olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Tuvalete gitmeyi geciktirmek

Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.







Susuzluk

Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.

Duygusal konuşmalar

Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.







Şeker

Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.

Bitkisel takviyeler

Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.







Uyku apnesi

Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.

Tiroid problemleri

Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.

Doğum kontrol ilaçları

Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.







Antidepresanlar

Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.

Ağrı kesici kullanımı

Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.







Potasyum eksikliği

Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve (özellikle muz), sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Ağrı

Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.

Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ve Hassa ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı çaylar ve dereler taştı, ev ile bahçeleri su bastı

 

29.05.2026 17:30:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:34:09
Anadolu Ajansı
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Hatay'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle Deliçay ve Özerli Çayları taştı.

Taşma sonucu Kuzuculu ve Numune Evler Mahallelerinde cadde ve sokaklar sular altında kaldı.

Hassa ilçesinde de Söğüt, Aşağıkarafakılı, Güdükali Dereleri ile Akbez Çayı'nda taşkın meydana geldi.

Ev, ahır ve bahçelerin de etkilendiği taşkın nedeniyle bazı araçlar sürüklendi.

Hassa ve Dörtyol ilçelerinde belediye ekipleri taşkından etkilenen alanlarda çalışma başlattı.



Vali Mustafa Masatlı'dan açıklama

Vali Mustafa Masatlı, Dörtyol ilçesinde taşkından etkilenen alanlarda incelemelerde bulundu.

İncelemelerinin ardından Vali Masatlı, gazetecilere, meteorolojinin 28 Mayıs saat 14.00 ile bugün 21.00 arasında özellikle Erzin, Dörtyol, İskenderun, Samandağ ve Yayladağı hattında kuvvetli yağışların olacağıyla ilgili uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Bu uyarıyla Valilik koordinasyonunda ilgili kurumların katılımıyla toplantı yaptıklarını ve durumu takip ettiklerini belirten Masatlı, şöyle devam etti:

"Fakat yukarıda fazla yağan yağıştan kaynaklı özellikle Deliçay ve çevresinde Dörtyol'da birtakım hasarlar oldu. Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezi'mize 64 ihbar gelmiş, bu ihbarda 35 tanesi Dörtyol ilçemiz merkezlidir. Burada tabii Deliçay'ın yatağında ve çevresinde yer yer hasar oluşmakla birlikte sadece Deliçay'ın özellikle denizle buluştuğu hatta, Beyazgül Sitesi'nin bulunduğu yerde 17 aracımızda hasar oluşmuştur. Herhangi bir can kaybımız yoktur."

Vali Masatlı, yağışın oluşturduğu olumsuz etkileri azaltmak için tüm kurum ve kuruluşlarla sahada olduklarını ifade etti.

Başta Dörtyol ilçesi olmak üzere kısmi olarak ihbar aldıkları su baskını yaşanan yerlerde ekiplerin çalışmasını sürdürdüğünü vurgulayan Masatlı, "İnşallah 1-2 güne kadar bu olumsuz tabloyu da normale çeviririz. Başta Dörtyol ilçemiz olmak üzere diğer ilçelerimizde bu yağışlardan dolayı zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.