Gerçek zenginlik nedir bilir misiniz?
Cenab-ı Hak, Fatır suresinin 10. ayetinde şöyle buyurur: “O’na varan temiz sözdür; iyi işler O’na yükselir.”
Haber Merkezi





İnsanların elindekinde gözün olduğu, riyakârlık ve desiselerle onların elindekini kapmaya çalıştığın müddetçe salih bir Müslüman olamaz, kalb-i selime kavuşamazsın…

Ey oğul!
Dünyalık toplarken, gece odun toplayan fakat eline ne geldiğini bilemeyen kişi gibi olma. Eline geçen dünyalığın helal mi yoksa haram mı, meşru mu, yoksa gayri meşru mu olduğuna dikkat et.
Seni Ben, yaptığın işlerde; ne bir ay ışığının ne de herhangi bir ışığın bulunmadığı zifiri karanlık bir gecede, aynı zamanda zehirli haşeratın da bol olduğu bir arazide odun toplayan bir kişiye benzetiyorum.
Bilirsin ki, böyle bir arazide, o zehirli haşerattan birinin seni sokup öldürmesi muhtemeldir. Öyleyse odunu gündüzleyin toplamalısın.
Bütün fiil ve hareketlerinde tevhid güneşi, şeriat güneşi ve takva güneşi ile beraber ol. Hiç şüphe yok ki, bu güneş, heva ve hevesin, nefsin, şeytanın ve mahlûkata dayanmanın sebep olduğu şirkin tuzağına düşmekten seni alıkoyar.

Gerçek zenginlik nedir bilir misiniz?
Kısmetinde olmayanı istememeye dikkat et. Ta ki, arif-i billah olasın, İzzet ve Celal sahibi Allah'ı tanıyasın.
İşte o zaman zengin olur, Allah'tan başka hiçbir şeye muhtaçlık duymazsın, O'ndan başka her şeyden müstağni olursun. Kalbin mutmain olur, sükûnete kavuşur. Zararlı duygu ve ihtiraslardan arınır. Sana İzzet ve Celal sahibi Rabb'ini öğretir.
Böylece dış gözünde dünya, kalp gözünde ahiret, sır gözünde Allah'tan başkası değersiz hale düşer…

Nefis Allah-u Teâlâ'ya itaat ederse rızkı bol gelir; elini her attığı yerde rızkını bulur. İsyan eder, zulüm yolunu tutarsa sebepler ondan yüz çevirir, zahmet verici işler başına çullanır.
Bir nefis ki, itaatli ve yeterlilik duygusuna sahip olur, onun sahibi her yerde sevilir ve elini attığı yerde, yüzünü çevirdiği yönde kısmetini bulur… O farz ibadetleri eda eder, kalbi masivadan uzak olur. Dünyalık toplamaya koyulmaz… Cenab-ı Hak bu zenginliği nasip eylesin bizlere. Âmin.
Allah-u Teâlâ'nın bilgisi değişmez. Kısmetini senin yerine başkasına vermez. Vakti gelince sana kısmet olan, yeterince rahat ve temiz olarak gelir. Onu izzet eli ile alırsın, zilletle değil.
Bununla beraber gelen şeyden yeterlik duygusuna sahip olduğun için Hak katında mükâfata layık olursun. Ve iyilik nazarı ile sana bakılır. Çünkü sen herhangi bir şeyin gelişi için hırsa kapılmadın, ısrar etmedin.

Kısmet olan şeyden ne kadar kaçsan, sana takılıp peşinden gelir. Kısmet eninde sonunda sahibini bulacaksa haram yollara girmeye de gerek yoktur.
"Hz. Peygamber'in (s.a.v.) şöyle dediği nakledilmiştir: "Malını mülkünü ailesine bırakıp Allah'ın huzuruna işlediği kötülükleriyle çıkana yazıklar olsun!"
Ben sizin çoğunuzu bu vasıfta olduğunuzu görüyorum. Helal haram demeden mal yığıyorsunuz ve bunları ailenize miras olarak bırakıyorsunuz. Bu malların cefasını siz çekeceksiniz, sefasını ise başkaları sürecektir; tasası size, neşesi başkasına…
Dünya malını ailesine bırakanlar! Peygamber'inizin (s.a.v.) "Ailenize haram bırakmayın ki, Rabb'inizin huzuruna şer ve ibretlik bir azap ile çıkmayasınız" buyruğuna kulak verin…" (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)























































































