Hesaptan ancak, burada imtihanını iyi verenler kurtulacak. İnsanlığına yaraşır bir şekilde hayatını idame ettirenler kurtulur. Onun için sen, boş şeylerle meşgul olma. Öz varlığını koruyacak yollardan yürü.
"Şunlar var ya, hayvanlar gibidir" (7/179) ayet-i kerimesiyle anlatılan zümreye dahil olmayasın; sakın. Bunların avunduğu geçici zevklere dalmaktan kendini koru. Geçici, behimî hislerini tatmin için özünü kirletme. İnsanlığını yitirme.
Allah-ü Teala'yı daima kendine yakın bil. Daima O'nun yüce varlığına kendini yakın bilmeye bak. Ve, murakabe halini hiç elden bırakma. Huzura var ve başını O'nun kuvveti ve kudreti önünde eğ. Düşün ki, Allah-ü Teala:
"Beni anınız ki Ben de sizi anayım" (2/152) buyurur. Bu ne şereftir. Daima Hak Teala'yı an ki, bu şerefe nail olabilesin. Böyle yaptığın takdirde, Allah-ü Taala'nın:
"O günde, birtakım yüzler vardır ki parlak ve aydınlıktır. Rablarına nazar ederler" (75/22) şeklinde anlattığı kimselerden olasın.
Kalbini parlatırsan, onu bu alemde de görebilirsin. Hakkın zikriyle kalbine cila çekmeye bak. Ve onun kıymetini bil. Her türlü fenalıktan onu esirge. Çünkü onun hakkında şöyle bir kudsi hadis vardır:
"Ben ne yere, ne de göğe sığdım; ama, mü'min kulumun kalbi Beni aldı."
Sen böyle bir kalbe sahip olursan, daha ne istersin. Ve böyle bir kalbe sahip olmak için ne yapsan azdır. Hem de, hiç gibi bir az.
Bu hali bulduktan sonra ereceğin nimetlerin sayısı yoktur. Onlara sayı yetmez. Rakamlar kafi gelmez.
Bu kadar kıymetli şeyler nasıl bedava elde edilir. Elbette bir şeyi elde etmek için, o şeyin şanına yakışır bir şekilde gayret sarfetmek gerekir. Bu hakikat icabıdır ki; sana Hakkın şanına yakışır bir şekilde kulluk düşer. Hiç olmazsa yapmaya çalış.
"Şunlar var ya, hayvanlar gibidir" (7/179) ayet-i kerimesiyle anlatılan zümreye dahil olmayasın; sakın. Bunların avunduğu geçici zevklere dalmaktan kendini koru. Geçici, behimî hislerini tatmin için özünü kirletme. İnsanlığını yitirme.
Allah-ü Teala'yı daima kendine yakın bil. Daima O'nun yüce varlığına kendini yakın bilmeye bak. Ve, murakabe halini hiç elden bırakma. Huzura var ve başını O'nun kuvveti ve kudreti önünde eğ. Düşün ki, Allah-ü Teala:
"Beni anınız ki Ben de sizi anayım" (2/152) buyurur. Bu ne şereftir. Daima Hak Teala'yı an ki, bu şerefe nail olabilesin. Böyle yaptığın takdirde, Allah-ü Taala'nın:
"O günde, birtakım yüzler vardır ki parlak ve aydınlıktır. Rablarına nazar ederler" (75/22) şeklinde anlattığı kimselerden olasın.
Kalbini parlatırsan, onu bu alemde de görebilirsin. Hakkın zikriyle kalbine cila çekmeye bak. Ve onun kıymetini bil. Her türlü fenalıktan onu esirge. Çünkü onun hakkında şöyle bir kudsi hadis vardır:
"Ben ne yere, ne de göğe sığdım; ama, mü'min kulumun kalbi Beni aldı."
Sen böyle bir kalbe sahip olursan, daha ne istersin. Ve böyle bir kalbe sahip olmak için ne yapsan azdır. Hem de, hiç gibi bir az.
Bu hali bulduktan sonra ereceğin nimetlerin sayısı yoktur. Onlara sayı yetmez. Rakamlar kafi gelmez.
Bu kadar kıymetli şeyler nasıl bedava elde edilir. Elbette bir şeyi elde etmek için, o şeyin şanına yakışır bir şekilde gayret sarfetmek gerekir. Bu hakikat icabıdır ki; sana Hakkın şanına yakışır bir şekilde kulluk düşer. Hiç olmazsa yapmaya çalış.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.






















































































