logo
08 AĞUSTOS 2026

Erzurum Kongresi başlıyor -1-

Bu kongre önce 10 Temmuz’da Vilayet-i Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti olarak yapılacakken, bu mümkün olmamış ve 23 Temmuz’a sarkmıştı

17.02.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Erzurum Kongresi başlıyor -1-
Erzurum Kongresi başlıyor -1-
Bu kongre önce 10 Temmuz'da Vilayet-i Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti olarak yapılacakken, bu mümkün olmamış ve 23 Temmuz'a sarkmıştı.

Yani Vilayet-i Şarkıyye delegelerinin kongresi idi ve Mustafa Kemal bu delegeler arasında bulunmamaktaydı. Dahil olabilmesi için cemiyetin kurucusu Hoca Raif Efendi devreye girdi:







"… Hoca Raif Efendi'nin başkanlığında bulunan Erzurum Vilayat-ı Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti'nin bir içtimaı sonunda Mustafa Kemal Paşa'dan bir tezkere ile heyet-i faale reisliğini kabul etmesi rica edilmiş ve kendisine beş iş arkadaşı da gösterilmişti.

Bu beş arkadaş: Hoca Raif Efendi (Heyet-i Temsiliye azası ve Erzurum Milletvekili), emekli binbaşı Süleyman, Kazım, Necati (Erzurum'da çıkan Albayrak gazetesi müdürü), Dursun Beyzade Cevat (maarifçi ve halen Erzurum Milletvekili) beylerdi.

Hüseyin Rauf Bey de heyet-i faale ikinci reisliğine seçilmişti. Heyet-i faaleyi bu şekilde seçen cemiyet, İstanbul'da bulunan umumi merkeze de bir telgraf çekerek kongrede umumi merkez adına rey, mütalaa, hak ve yetkilerinin Mustafa Kemal Paşa'ya verilmesini rica etmişti.

Bütün bu hareket ve teşebbüslere önayak olan Hoca Raif Efendi ile vatansever arkadaşları idi. 







"… Mütevazı mektep binasının salonu güzel hazırlanmış, bir de kürsü yapılmıştı. Delegeler mektep sıralarında oturuyorlardı.

Her türlü emniyet tedbiri de alınmış ve Ravlenson'un tehdidi hesap harici tutulmamıştı. Ayrıca Recep Zühtü (eski milletvekillerinden) Cevat Abbas (Paşa'nın yaveri ve merhum Bolu Mebusu), Şevket (Bilecik eski Mebusu) Beyler de ayrıca kapıda muhafız olarak yer almış bulunuyorlardı. En önce yoklama yapıldı." 

Yalnız Elaziz ve Diyarbekir delegeleri yoktu. 57 delege hazır bulundu.







Erzurum Kongresi'ne katılan din adamları ise şöyleydi:

Erzurum Kongresi'nin açılış ve kapanış duasını yapan Şiran Delegesi Müftü Hasan Efendi, Müftü Hacı Hafız Mehmet Cemil ve Müderris Hafız Cemil Efendiler, Erzincan Delegesi Meşahiyten Hacı Fevzi Efendi, Sivas Delegesi Müderris Fazullah Efendi, Kuruçay  Delegesi Müftü Şevki Efendi, Of Delegesi Müftü Yunus Efendi, Kelkit Delegesi Müftü Osman Efendi, Rize Delegesi Hoca Necati Efendi, Diyarbakır Delegesi Müftü Hacı İbrahim Efendi."

7 Ağustos 1919'da kongre reisi Mustafa Kemal Paşa tarafından kongrenin sonunda söylenen nutkun tamamı Kansu'nun hatırlarında vardır.

Bir bölümünü vereceğimiz bu nutuk, tarihî değerdedir. Zira kurtuluşun ilk ciddi adımı bu nutukla olacaktır:







"… Gün geçtikçe artan bir şiddetle hukuk-u hilafet ve saltanat, haysiyet-i hükûmet, izzet-i nefs-i millîmiz tecavüz ve taaddilere uğradı. Teba-i Osmaniye'den olan Rum ve Ermeni anasırı gördükleri teşvik ve müzaheretin netayiciyle, namus-u millîmizi cerihedar edecek taşkınlıklardan başlıyarak nihayet hazin ve kanlı safhalara girinceye kadar küstahane tecavüzata koyuldular…

(…) Onların tatbikatına, İtilaf Devletleri'nce başlanmıştır. İnkisam-ı vatan mevzuu bahis ve karar olarak vilayât-ı şarkiyemizde Ermenistan ile Adana ve Kozan havalisinde Kilikya nam Ermenistan, garbi Anadolu'nun İzmir ve Aydın havalisinde Yunanistan, Trakya'da payitahtımızın kapısına kadar kezalik Yunanistan, Karadeniz sahillerinde Pontus krallığı ve ondan sonra kalan bakıye-i aksam-ı vatanda da ecnebi işgal ve himayesi başlamıştır.







(…) Bu tatbikat bu anda gözümüzün önünde hazin bir sûrette cereyan ediyor: İzmir, Aydın, Bergama, Manisa ve havalisinde şimdiye kadar binlerle anaların, babaların, kahramanların, çocukların revan olan hun-u paki, Aydın gibi Anadolu'nun en güzide bir şehrinin Yunanlıların zalim ve ateşin tahribatına kurban olduğu, muhtelif aksam-ı memleketin İtalyan ve saire işgali altına alınışı ve dahile doğru elim bir sûrette muhaceret yapılması, elbette gayret-i İlahiye ve gayret-i milliyeye dokunmuştur.

(…) Müdafaa-i Hukuk-u Milliye ve Muhafaza-i Hukuk-u Milliye ve Müdafaa-i Vatan ve Müdafaa-i Hukuk-u Milliye ve Redd-i İlhak gibi muhtelif namlarla fakat aynı mukaddesatın temin-i sıyaneti için tebarüz eden millî cereyan, bütün vatanımızda artık bir elektrik şebekesi haline girmiş bulunuyor.

Efendiler! Vaziyet-i umumiye ve hususiye hakkında cümlenizce malum olan bazı hususatı burada tekrar hatırlatmayı faydadan hali bulmuyorum:







1- Dört aydan beri Mısır'da istiklal-i millînin temin ve istirdadı için pek kanlı vakayi ve ihtilalat devam ediyor, nihayet İngilizler tarafından bittevkif Malta'ya götürülmüş olan murahhaslar tahliye olunmuş ve Paris Sulh Konferansı'na azimetlerine muvafakate mecbur olmuşlardır.

2- Hindistan'da istiklal için vasi mikyasta ihtilaller oluyor. Maksad-ı millîlerine vüsul için bankalar, Avrupa müessesatı, demiryolları bombalarla tahrip ediliyor. 

Afganistan ordusu da İngilizlerin milliyeti imha siyasetine karşı harbediyor. İngilizlerin bel bağladıkları hudut kabailinin dahi Afganilere iştirak ettiğini ve bu yüzden İngiliz askerlerinin dahile çekilmeğe mecbur olduğunu İngiliz gazeteleri itiraf etmişlerdir.

3- Suriye'de ve Irak'ta İngilizlerin ve ecnebilerin tahakküm ve idaresinden tekmil Arabistan hali galeyandadır. Arabistan'ın her yerinde ecnebi boyunduruğu reddolunuyor. Yalnız refah ve saadet-i memleket için ecnebilerin iktisadî, ümranî, medenî vesaitinden muavenete rıza gösteriliyor. Bağdat ve Şam içtima-ı umumileri her tarafa bu kararı neşretmiştir.







4- Ahiren, devletler arasında hâsıl olan rekabet münasebetiyle İngilizlerin Kafkasya'dan kamilen çekilmesine karar verilmiş ve tatbikat bir müddetten beri başlamıştır. İtalyan kuvvetlerinin Batum tarikıyle Kafkasya'ya gelmesi mukarrer ise de İtalyanlar Kafkasya'daki ahval-i dahiliye münasebetiyle bu kararın tatbikinden korkuyorlar.

5- İstiklal-i millîlerini tehlikede gören ve her taraftan istilaya maruz kalan Rus milleti bu tahakküm-ü umumiye karşı bütün efrad-ı milletinin kudret-i müşterekesiyle çarpışıp umumun malumu olduğu veçhile bu kuvvet kendi memleketleri dahilinde galebe çalmış ve kendi üzerine musallat olan milletleri de daire-i nüfuz ve sirayetine almakta bulunmuştur.

6- Şimdi Kafkas, Azerbaycan ve Gürcistan birbirleriyle ittihad ederek mevcudiyet-i millîyeleri aleyhine yürümek isteyen Denikin ordusunu harben tazyik ve Karadeniz sahiline sürmüştür.

7- Ermenistan'a gelince… Bir fikr-i istila perverde eden Ermeniler, Nahcivan'dan Oltu'ya kadar bütün ahali-i İslamiyeyi tazyik ve bazı mahallerde katliam ve yağmagerlikte bulunuyorlar…" devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.