logo
23 HAZİRAN 2026

Erzurum Kongresi başlıyor -1-

Bu kongre önce 10 Temmuz’da Vilayet-i Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti olarak yapılacakken, bu mümkün olmamış ve 23 Temmuz’a sarkmıştı

17.02.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Erzurum Kongresi başlıyor -1-
Erzurum Kongresi başlıyor -1-
Bu kongre önce 10 Temmuz'da Vilayet-i Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti olarak yapılacakken, bu mümkün olmamış ve 23 Temmuz'a sarkmıştı.

Yani Vilayet-i Şarkıyye delegelerinin kongresi idi ve Mustafa Kemal bu delegeler arasında bulunmamaktaydı. Dahil olabilmesi için cemiyetin kurucusu Hoca Raif Efendi devreye girdi:







"… Hoca Raif Efendi'nin başkanlığında bulunan Erzurum Vilayat-ı Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti'nin bir içtimaı sonunda Mustafa Kemal Paşa'dan bir tezkere ile heyet-i faale reisliğini kabul etmesi rica edilmiş ve kendisine beş iş arkadaşı da gösterilmişti.

Bu beş arkadaş: Hoca Raif Efendi (Heyet-i Temsiliye azası ve Erzurum Milletvekili), emekli binbaşı Süleyman, Kazım, Necati (Erzurum'da çıkan Albayrak gazetesi müdürü), Dursun Beyzade Cevat (maarifçi ve halen Erzurum Milletvekili) beylerdi.

Hüseyin Rauf Bey de heyet-i faale ikinci reisliğine seçilmişti. Heyet-i faaleyi bu şekilde seçen cemiyet, İstanbul'da bulunan umumi merkeze de bir telgraf çekerek kongrede umumi merkez adına rey, mütalaa, hak ve yetkilerinin Mustafa Kemal Paşa'ya verilmesini rica etmişti.

Bütün bu hareket ve teşebbüslere önayak olan Hoca Raif Efendi ile vatansever arkadaşları idi. 







"… Mütevazı mektep binasının salonu güzel hazırlanmış, bir de kürsü yapılmıştı. Delegeler mektep sıralarında oturuyorlardı.

Her türlü emniyet tedbiri de alınmış ve Ravlenson'un tehdidi hesap harici tutulmamıştı. Ayrıca Recep Zühtü (eski milletvekillerinden) Cevat Abbas (Paşa'nın yaveri ve merhum Bolu Mebusu), Şevket (Bilecik eski Mebusu) Beyler de ayrıca kapıda muhafız olarak yer almış bulunuyorlardı. En önce yoklama yapıldı." 

Yalnız Elaziz ve Diyarbekir delegeleri yoktu. 57 delege hazır bulundu.







Erzurum Kongresi'ne katılan din adamları ise şöyleydi:

Erzurum Kongresi'nin açılış ve kapanış duasını yapan Şiran Delegesi Müftü Hasan Efendi, Müftü Hacı Hafız Mehmet Cemil ve Müderris Hafız Cemil Efendiler, Erzincan Delegesi Meşahiyten Hacı Fevzi Efendi, Sivas Delegesi Müderris Fazullah Efendi, Kuruçay  Delegesi Müftü Şevki Efendi, Of Delegesi Müftü Yunus Efendi, Kelkit Delegesi Müftü Osman Efendi, Rize Delegesi Hoca Necati Efendi, Diyarbakır Delegesi Müftü Hacı İbrahim Efendi."

7 Ağustos 1919'da kongre reisi Mustafa Kemal Paşa tarafından kongrenin sonunda söylenen nutkun tamamı Kansu'nun hatırlarında vardır.

Bir bölümünü vereceğimiz bu nutuk, tarihî değerdedir. Zira kurtuluşun ilk ciddi adımı bu nutukla olacaktır:







"… Gün geçtikçe artan bir şiddetle hukuk-u hilafet ve saltanat, haysiyet-i hükûmet, izzet-i nefs-i millîmiz tecavüz ve taaddilere uğradı. Teba-i Osmaniye'den olan Rum ve Ermeni anasırı gördükleri teşvik ve müzaheretin netayiciyle, namus-u millîmizi cerihedar edecek taşkınlıklardan başlıyarak nihayet hazin ve kanlı safhalara girinceye kadar küstahane tecavüzata koyuldular…

(…) Onların tatbikatına, İtilaf Devletleri'nce başlanmıştır. İnkisam-ı vatan mevzuu bahis ve karar olarak vilayât-ı şarkiyemizde Ermenistan ile Adana ve Kozan havalisinde Kilikya nam Ermenistan, garbi Anadolu'nun İzmir ve Aydın havalisinde Yunanistan, Trakya'da payitahtımızın kapısına kadar kezalik Yunanistan, Karadeniz sahillerinde Pontus krallığı ve ondan sonra kalan bakıye-i aksam-ı vatanda da ecnebi işgal ve himayesi başlamıştır.







(…) Bu tatbikat bu anda gözümüzün önünde hazin bir sûrette cereyan ediyor: İzmir, Aydın, Bergama, Manisa ve havalisinde şimdiye kadar binlerle anaların, babaların, kahramanların, çocukların revan olan hun-u paki, Aydın gibi Anadolu'nun en güzide bir şehrinin Yunanlıların zalim ve ateşin tahribatına kurban olduğu, muhtelif aksam-ı memleketin İtalyan ve saire işgali altına alınışı ve dahile doğru elim bir sûrette muhaceret yapılması, elbette gayret-i İlahiye ve gayret-i milliyeye dokunmuştur.

(…) Müdafaa-i Hukuk-u Milliye ve Muhafaza-i Hukuk-u Milliye ve Müdafaa-i Vatan ve Müdafaa-i Hukuk-u Milliye ve Redd-i İlhak gibi muhtelif namlarla fakat aynı mukaddesatın temin-i sıyaneti için tebarüz eden millî cereyan, bütün vatanımızda artık bir elektrik şebekesi haline girmiş bulunuyor.

Efendiler! Vaziyet-i umumiye ve hususiye hakkında cümlenizce malum olan bazı hususatı burada tekrar hatırlatmayı faydadan hali bulmuyorum:







1- Dört aydan beri Mısır'da istiklal-i millînin temin ve istirdadı için pek kanlı vakayi ve ihtilalat devam ediyor, nihayet İngilizler tarafından bittevkif Malta'ya götürülmüş olan murahhaslar tahliye olunmuş ve Paris Sulh Konferansı'na azimetlerine muvafakate mecbur olmuşlardır.

2- Hindistan'da istiklal için vasi mikyasta ihtilaller oluyor. Maksad-ı millîlerine vüsul için bankalar, Avrupa müessesatı, demiryolları bombalarla tahrip ediliyor. 

Afganistan ordusu da İngilizlerin milliyeti imha siyasetine karşı harbediyor. İngilizlerin bel bağladıkları hudut kabailinin dahi Afganilere iştirak ettiğini ve bu yüzden İngiliz askerlerinin dahile çekilmeğe mecbur olduğunu İngiliz gazeteleri itiraf etmişlerdir.

3- Suriye'de ve Irak'ta İngilizlerin ve ecnebilerin tahakküm ve idaresinden tekmil Arabistan hali galeyandadır. Arabistan'ın her yerinde ecnebi boyunduruğu reddolunuyor. Yalnız refah ve saadet-i memleket için ecnebilerin iktisadî, ümranî, medenî vesaitinden muavenete rıza gösteriliyor. Bağdat ve Şam içtima-ı umumileri her tarafa bu kararı neşretmiştir.







4- Ahiren, devletler arasında hâsıl olan rekabet münasebetiyle İngilizlerin Kafkasya'dan kamilen çekilmesine karar verilmiş ve tatbikat bir müddetten beri başlamıştır. İtalyan kuvvetlerinin Batum tarikıyle Kafkasya'ya gelmesi mukarrer ise de İtalyanlar Kafkasya'daki ahval-i dahiliye münasebetiyle bu kararın tatbikinden korkuyorlar.

5- İstiklal-i millîlerini tehlikede gören ve her taraftan istilaya maruz kalan Rus milleti bu tahakküm-ü umumiye karşı bütün efrad-ı milletinin kudret-i müşterekesiyle çarpışıp umumun malumu olduğu veçhile bu kuvvet kendi memleketleri dahilinde galebe çalmış ve kendi üzerine musallat olan milletleri de daire-i nüfuz ve sirayetine almakta bulunmuştur.

6- Şimdi Kafkas, Azerbaycan ve Gürcistan birbirleriyle ittihad ederek mevcudiyet-i millîyeleri aleyhine yürümek isteyen Denikin ordusunu harben tazyik ve Karadeniz sahiline sürmüştür.

7- Ermenistan'a gelince… Bir fikr-i istila perverde eden Ermeniler, Nahcivan'dan Oltu'ya kadar bütün ahali-i İslamiyeyi tazyik ve bazı mahallerde katliam ve yağmagerlikte bulunuyorlar…" devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.