logo
24 HAZİRAN 2026

Eskişehir Şeker Fabrikası şehir dışına taşınması

Kurulduğu 1933 yılından bu yana üretimiyle Türk ekonomisine büyük katkılar sağlayan Eskişehir Şeker Fabrikası'nın bulunduğu bölge; yıllar içinde kent merkezinin ortasında kaldı. Fabrikanın, çevreye yaydığı kötü kokular başta olmak üzere birçok sebepten dolayı kent dışına taşınması gerektiği belirtiliyor.

24.10.2020 22:12:00
Eskişehir Şeker Fabrikası şehir dışına taşınması
Eskişehir Şeker Fabrikası şehir dışına taşınması
Kurulduğu 1933 yılından bu yana üretimiyle Türk ekonomisine büyük katkılar sağlayan Eskişehir Şeker Fabrikası'nın bulunduğu bölge; yıllar içinde kent merkezinin ortasında kaldı. Fabrikanın, çevreye yaydığı kötü kokular başta olmak üzere birçok sebepten dolayı kent dışına taşınması gerektiği belirtiliyor.

Eskişehir'e ilk adımın atıldığı andan itibaren kendisini hissettiren Şeker Fabrikası'nın insanı rahatsız edici kokusu, tüm Eskişehir'i ve özellikle da Şeker Mahallesi'nin havasını adeta dev bir kanalizasyona çeviriyor. Şeker Mahallesi'nden otogara, Doktorlar Caddesi'nden Yenibağlar'a kadar şehir merkezinin hemen her yerinde hissedilen ağır koku sebebiyle insanlar, evlerinde pencere açmaya çekindiklerini ifade ediyor. Pandemi sebebiyle dezenfektana olan ihtiyaç artınca bir yıllık alkol üretimini bir ayda yapan fabrikanın etrafa yaydığı koku da büyük bir artış gösterdi. Vatandaşlar; fabrika yüzünden hayat konforlarının oldukça olumsuz etkilendiğini söylerken, sağlıklarının da kötü yönde etkilenebileceğini iddia etti. İnsanlar sorunun kalıcı bir çözüme kavuşması için, 1933 yılında boş bir alana inşa edilen fabrikanın bulunduğu yerin artık kent merkezinde kalması nedeniyle, tek çözümün fabrikayı şehrin dışında bir yere taşımak olduğunu düşünüyor.

'Fabrika yöneticileri de taşınmasının tek çözümü olduğu inanıyor'

Eskişehir'in temel problemlerinden biri olan Şeker Fabrikası kokusu hakkında eski üst düzey fabrika yöneticisinin yaklaşık 10 yıl önce, 'Fabrika buradan taşınmadan bu sorun bitmez' dediği aktarıldı. Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkanı Süleyman Bakal, fabrika kurulduğunda konumunun bir problem teşkil etmediğini, fakat yıllar içerisinde bunun bir sorun haline geldiğini ifade etti. Bakal konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

'Eskişehir'in temel sorunlarından birisi de Eskişehir Şeker Fabrikası'nın şilempe kokusudur. Cumhuriyetin önemli kazanımlarından olan fabrika, zaman içerisinde kent merkezinin içerisinde kalmıştır. Yıllardır Şeker Fabrikası'nın kampanyası başladığı zaman Eskişehir'de şilempe kokusu başlar ve Eskişehirli tüketiciler de bu kokudan şikâyetçi olurlar. Eskişehirli tüketicilerin bu şikâyeti Şeker Fabrikası'nın yöneticilerine ulaştığı zaman yöneticiler, yıllardır fabrikanın koku sorununu çözeceklerini ifade ederler ancak uzun yıllar geçmesine rağmen bu sorun çözülememiştir. Bundan 10 yıl kadar önce yine Şeker Fabrikası'nın koku sorunu ve Porsuk'taki balık ölümleri konusunda Şeker Fabrikası'nın üst düzey yöneticisiyle yaptığımız bir görüşmede yönetici, fabrikanın mevcut alanda kurulu bulunmasından dolayı bu koku sorununun çözülemeyeceğini söylemişti. Teknolojisinin çok eski olduğunu bize ifade etmişti. Üst düzey yöneticinin bizimle paylaştığı önerisi şuydu: 'Şeker Fabrikası buradan taşınmalı'. Bunun için de pancar üretim merkezlerine en yakın yerlerden birisi olan Alpu Işıkören'in daha uygun olacağını söylemişti. Tüketicilerin kendine üretim için tanıdığı toleransı biraz daha Şeker Fabrikası yöneticilerinin fazlaca kullandığını ifade edebiliriz. Burada aslında bazen şikâyetler yükseldiği zaman kısa bir süre koku önleniyor veya azaltıyor ama şikâyetler azaldığı zaman şehrin büyük bir bölümünde koku hissediliyor. Mesela şehrin İstanbul çıkışında, Batıkent'te, Esentepe'de, şehir merkezinde ve hatta büyükşehir belediyesi ile valiliğin olduğu alanlarda bile Şeker Fabrikası'nın kokusunu tanıyan Eskişehirliler oraların koktuğunu hissedebilirler'.

'Tek çözüm fabrikanın şehir dışına taşınmasıdır'

Zamanında fabrikanın yerinin Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlendiği, fakat o dönemde buralarda yerleşim olmadığı ifade edildi. Fabrikanın milli bir değer olması sebebiyle işin manevi bir boyutunun da olduğu aktarılsa da bu sorunun çözümü için yer değişikliğinin şart olduğu belirtildi. Bölge hakkında bilgi sahibi olan TOKİ Sıraevler Şeker Mahallesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akkoç konu hakkındaki düşüncelerini şöyle paylaştı:

'Sitemizde 644 tane hane, 656 iş yeri ve dükkân var ve yaklaşık 2 bin 300 insan burada yaşıyor. Bu fabrika artık şehir içerisinde olmuyor, şehre sürekli koku veriyor. Bakmayın, biz fabrikanın doğu tarafındayız. Fabrikanın güney tarafındaki kısım bu kokuyu daha çok soluyor. Yani bu koku sadece bize has değil. Şehirde kimi çevirirseniz çevirin bu kokudan mustarip. Meşhur Doktorlar Caddemiz var, orada bile bu kokuyu alırsınız. Bu koku bu dönemde mevsimlik olarak hissediliyor. Belli yerlere filtre takarsın veya bu gibi tedbirler alırsın ama en önemli tedbir fabrikanın buradan kalkması. Bu da bizi aşan bir şey. Nereye gidecek, nasıl gidecek, nerede olacak gibi sorular kesinlikle devlet büyüklerimizin bileceği bir konu. Yapılması gerekiyor mu' Evet, yapılması gerekiyor'

'Bir kanalizasyonun içinde oturuyormuş gibi hissediyorsunuz'

Fabrikanın yakınında oturan vatandaşların bu sorundan daha fazla mustarip olduğu belirtilirken, yaklaşık bir yıldır fabrikanın bulunduğu Şeker Mahallesi'nde oturan Remziye Can, bu kokunun yılın belli periyotlarında hissedildiğini aktardı. Ancak bu yıl pandeminin de etkisiyle alkol ihtiyacı artınca üretimde büyük bir artış yaşandı ve bunun üzerine kokunun da arttığı gözlemlendi. Bir yıldır fabrikaya oldukça yakın bir yerde yaşayan öğretmen Remziye Can durumdan hiç memnun olmadıklarını söylerken, 'Eskişehir'in zaten var olan fabrikası sebebiyle yılın belirli periyotlarında vardır koku. Ancak bu sene pandeminin de etkisiyle çok fazla üretim yapıldığını biliyoruz. Sosyal medyadan takip ettiğimiz üzere son bir ayda bir yıllık üretim yapıldığını biliyoruz. Ama bu kokunun çevresel etkileri çok fazla. Evet gurur duyuyoruz bir yıllık çalışmanın bir aya sığdırılmış olmasından. Ancak biz evde pencerelerimizi açamaz, balkonumuzda ve bahçemizde oturamaz pozisyondayız. Çünkü kapıyı pencereyi açtığınızda ya da dışarı çıktığınızda bir kanalizasyonun içinde oturuyormuş gibi hissediyorsunuz. Bu durum yaşam kalitemizi bu şekilde etkiliyor. Bir de bunun hastalıklar tarafı var. Hava kirliliği, partiküller sayısı, çıkarttığı buharın yaymış olduğu mantarlar; bunların hepsi akciğer hastalıkları sebepleri ve bizim yaşam kalitemizi, yaşayacağımız sağlıklı yılları etkiliyor. O yüzden biz bu konuda çok şikâyetçiyiz' şeklinde mağduriyetini anlattı.

Taşınması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan yardım isteniyor

Fabrikanın bu duruma önlem olacak tedbirler alması gerektiği aktarılırken, sineklere karşı ilaçlama gibi önlemlerin yeterli olmadığı belirtildi. Bu önlemi kendilerinin de alabileceğini ifade eden Remziye Can, kokuya müdahale edemediklerini söyledi. Can, 'Bunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bir çözüme ulaştırılması gerekiyor. Belediyeye ulaştığımızda da zaten aynı cevabı almış durumdayız. En iyi, en akılcı çözüm aslında fabrikanın başka bir yere taşınması. Çünkü yerleşim yerleri, fabrikanın bütün olumsuz etkilerine maruz kalıyor. Hava, toprak ve gürültü kirliliği, radyasyon gibi olumsuzlukların hepsi fabrikanın taşınması için birer faktör. Ancak belki bunun bizim bilemediğimiz farklı nedenleri vardır. Ama en kesin çözüm bu gibi görünüyor. Yani fabrika şehir dışında bir yere taşınmalı' diye konuştu.

'Bu üretim dünyanın her yerinde yapılsa da böyle bir koku oluşturmuyor'

Fabrikanın çok yüksek seviyede üretim yaptığı ve bu nedenle fabrika yönetimi tarafından vatandaşlardan fedakârlık yapmalarının beklendiği iddia edildi. 13 yıldır fabrikanın bulunduğu Şeker Mahallesi'nde yaşamını sürdürerek fedakârlık yapan emekli doktor Şiran Karapınar, 'Pandemiyle birlikte alkol üretimi için küspeler biriktirilmeye başlandı. Ama direkt fabrikanın etrafında büyük naylonlara sarılıp biriktirildi. Yaz mevsimi de çok sıcak geçti ve bir süre sonra küspeler çürüdü ve koku salmaya başladı. İnanılmaz dayanılmaz bir kokuydu gerçekten. Sadece koku değil, mesela bu yaz hiçbir yöntemle sonu getirilemeyen bir sinek problemi çıktı. Sineklik tellerinden bile içeri giren meyve sinekleri aşırı miktarda vardı. Koku yine aşırı rahatsız ediciydi, tam bir kanalizasyon kokusuydu. Bununla ilgili hem biz hem de yetkililer bayağı bir uğraş verdik. Fakat dönüp dolaşıp alkol üretimi için, küspe alkol üretiminde kullanılıyormuş, böyle bir fedakârlık yapılmasının beklendiğini okudum ben basından. Biz fedakârlığı zaten yapıyoruz. Ben 13 yıldır burada oturuyorum. Ama bu artık fedakârlık boyutunu geçti. Çünkü bir kanalizasyonun içerisinde yaşıyor olmak beklenebilecek bir fedakârlık değil. Dünyanın her yerinde alkol üretiliyordur ama bu şekilde değildir. Eminim ki hiçbir yerde alkol üreten fabrika etrafına kanalizasyon kokusu yaymıyordur' diyerek tepkisini gösterdi.

'Bu koku; akciğer rahatsızlıklarına sebep oluyor, astım ve alerji krizlerini tetikliyor'

Bu durumun sağlık açısından da büyük sorunlara yol açtığını aktaran emekli doktor Şiran Karapınar, 'Bildiğimiz kadarıyla bir amonyak havuzu var zaten burada ve ben şekeri amonyak ile ayrıştırdıklarını biliyorum. Bunun havaya karışan kokusu tabii ki insan sağlığı için zararlı. Küspenin içerisindeki koku yapan da çürümüş materyaller ve daha bilemediğim pek çok kimyasal var. Bu işlenmiş bir küspe, gıda mühendisleri muhtemelen daha iyi biliyordur. O havanın içerisindeki kötü kokuyu yapan bütün partiküller insan vücuduna, akciğerlere zaten direkt zararlı. Mesela astımı veya alerjisi olan birisi için astım krizine veya alerjisinin tetiklenmesine sebep olan bir durum. O durumda olan tanıdıklarım da var. Bu yaz o kişilerin alerjik reaksiyonları, öksürükleri, hapşırma krizleri hiç geçmedi' dedi.

Fabrikanın yerine ağaçlandırma yapılabilir

Fabrikanın bulunduğu bölgeden taşınmasını isteyen vatandaşlar; taşınma işleminin ardından söz konusu araziye çocuk parkı, koşu alanı, çardak veya müze gibi insanların aileleriyle keyifli vakit geçirebilecekleri yerler oluşturulabileceğini söyledi. İsteklerini dile getiren mahalle sakinleri, bu gibi imkânların getirilmesinin yaşam konforunu fazlasıyla arttıracağını ve tüm şehir halkının bundan memnun kalacağını düşündüklerini belirtti. İHA

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.