logo
07 NİSAN 2026

Evden çıkmayan kiracısının elektrik ve suyunu kestirdi

Adana'da ev sahibi, aylık 833 lira olan kirayı 5 bin lira yapınca, bunu ödemeyeceğini ve evden çıkamayacağını söyleyen kadının elektrik ve su aboneliğini iptal ettirdi

17.03.2023 10:31:00
Evden çıkmayan kiracısının elektrik ve suyunu kestirdi
Evden çıkmayan kiracısının elektrik ve suyunu kestirdi
Adana'da ev sahibi, aylık 833 lira olan kirayı 5 bin lira yapınca, bunu ödemeyeceğini ve evden çıkamayacağını söyleyen kadının elektrik ve su aboneliğini iptal ettirdi. Ayda 6 bin lira devletin yardımıyla ayakta durduğunu söyleyen kadın, ev sahibinden şikayetçi olduğunu belirterek gözyaşlarını tutamadı.

Kocası tarafından 20 yıl önce terk edilen 60 yaşındaki Aynur Kaya, bundan 4 yıl önce İsmetpaşa Mahallesinde 3 katlı evin 2. katını kiraladı. Beyin kanaması geçirip yatağa mahkum olan 87 yaşındaki annesi Akide Becerikli ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan Kaya'nın tek gelir kaynağı ise annesinden dolayı devletten aldığı aylık 6 bin lira maaş.

Kaya, aylık 833 lira kira vererek oturduğu evde 15 Mart'ta senesi doldu. Bu nedenle ev sahibiyle yeni anlaşma yapmak istedi. Ancak depremden dolayı ev fiyatları arttığı için ev sahibi önce Kaya'dan aylık 2 bin 500 lira istedi. Kaya bu parayı ödemeyeceğini söyledi.

Birkaç gün geçtikten sonra ev sahibi 3. katı aylık 5 bin lira kiraya verince bu kez Kaya'dan aylık 5 bin lira istedi. Kaya, bu parayı ödeyemeyeceğini evden de çıkmayacağını söyleyince bu kez ev sahibi elektrik ve su aboneliğini iptal ettirdi. Bu nedenle kadının evinin suyu kesilirken, elektrik firmasından mesaj geldiği için Kaya müşteri hizmetleriyle görüşüp elektriğinin kesilmesinin önüne geçti. Kaya, yatalak annesiyle şimdi suyu kesik evde yaşam mücadelesi veriyor.

Kaya, ev sahibinin önce ev kirasını aylık 2 bin 500 lira, sonra ise 5 bin lira yaptığını belirterek, 'Kirayı yıllık önce 30 bin liraya sonra 60 bin liraya çıkardı. Benim bu parayı ödeyecek gücüm yok. Ben ne yapacağım bilmiyorum. Beni tehdit edip duruyor. Ben de gidip şikayetçi oldum. Ancak şuan evimde su yok. Benim annem hasta. Tek gelirim annemden dolayı devletin verdiği para. Bu kadar olmaz ki' diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı

İstanbul'da Kuzey Marmara Otoyolu'ndaki kazada şehit olan polis memuru Seçkin Yalçın, memleketi Elazığ'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı

07.04.2026 14:06:00
İhlas Haber Ajansı
Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı
Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı
Şehit polis memuru Seçkin Yalçın'ın naaşı İstanbul'da düzenlenen törenin ardından dün memleketi Elazığ'a getirildi. Elazığ Havalimanı'nda düzenlenen karşılamanın ardından şehidin naaşı İmam-Azam Camisi'ne götürüldü. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından meslektaşları tarafından omuzlara alınan şehidin naaşı, cenaze aracına konuldu. Geçidin ardından Keban ilçesine bağlı Akçatepe köyüne götürülen Yalçın, göz yaşları içerisinde son yolculuğuna uğurlandı.

Törene, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, şehidin yakınları, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri

İstanbul Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınından silah sesleri yükseldi. Bölgeye kamuflajla gelen 3 saldırganın 1'i ölü, 2'si yaralı ele geçirildi
 

07.04.2026 12:53:00 / Güncelleme: 07.04.2026 15:02:03
Haber Merkezi / İHA
İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri
İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri
İstanbul Beşiktaş Levent'te bulunan İsrail Konsolosluğu yakınında silah sesleri duyuldu. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, bölgede yoğun güvenlik önlemi alındı.

Olaya polis ekipleri müdahale etti. Saat 12 sıralarında başlayan çatışma yaklaşık 10 dakika sürdü. 2 polis yaralanırken, 3 şüphelinin etkisiz hale getirildiği öğrenildi. Yaralı polisler hastaneye kaldırıldı.

Etkisiz hale getirilen saldırganların 1'i ölü, 2'si yaralı ele geçirildi. Teröristlerin isimleri, Onur Ç. Enes Ç. ve Yunus E.S. olarak açıklandı. Ölü ele geçirilen terörist Yunus E.S., yaralı ele geçirilen Onur Ç.'nin uyuşturucu sabıkası bulunuyor. Saldırganların DEAŞ'la bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Çatışmayla ilgili soruşturma başlatıldı

Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınındaki çatışmayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
 
İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bulunan İsrail Konsolosluğu çevresinde meydana gelen silah sesi ihbarlarına ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığının belirtildiği açıklamada, "Soruşturma kapsamında bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş; cumhuriyet savcılarımız ivedilikle olay yerine intikal ederek incelemelere başlamıştır. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla adli ve kolluk birimleri eş güdüm içinde çalışmalarını sürdürmekte olup, soruşturma titizlikle ve çok yönlü şekilde yürütülmektedir" denildi.

İstanbul Valisi Gül: Provokasyon kokan bir hareket
 
İstanbul Valisi Davut Gül, saldırı girişiminin ardından yaptığı ilk açıklamada şu ifadeleri kullandı:
 
"Levent'te Yapı Kredi Plaza önündeki polislerimize bir saldırı düzenlendi. İki polisimiz hafif şekilde yaralandı. Bu büyük saldırıyı polislerimiz önlemleri sayesinde hafif şekilde atlattılar.
 
Ölenlerin kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Sizleri bilgilendireceğiz. Provokasyon kokan bir hareket. Bu bölgede aslolan Yapı Kredi var, diğer işyerleri var. Arka tarafta konsolosluk var. Konsoloslukta iki yıldır faaliyet yok. Dolayısıyla bir görevli bulunmuyor.
 
Saldırıyı üç kişi gerçekleştirdi. Tamamı etkisiz hale getirildi. Saldırganlar araçla gelmişler. Uzun namlulu silahları ve tabancaları var."

İstanbul Valiliğinden olayla ilgili yazılı açıklama geldi

Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınındaki çatışmadı 1 şüpheli ölü, 2 şüphelinin ise yaralı olarak ele geçirilmesi ile ilgili İstanbul Valiliğinden yazılı açıklama yapıldı.
 
İstanbul Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "07.04.2026 Salı günü saat 12.15 sıralarında Beşiktaş İlçesi Levent Mahallesi'nde bulunan Yapı Kredi Plaza'nın önünde görev yapan emniyet ekiplerimize, kimliği belirsiz şahıslar tarafından ateş açılmıştır. Polisimizin anında karşılık vermesi sonucu saldırganlarla emniyet unsurlarımız arasında çatışma çıkmıştır. Olayda silahlı 3 saldırgandan biri ölü, 2'si ise yaralı olarak ele geçirilmiştir. Çatışmada 2 polisimiz yaralanmış ve hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. Yaralı polislerimizin hayati tehlikeleri bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi.
 
İçişleri Bakanı Çiftçi: Saldırganlardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı var
 
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi saldırının ardından yaptığı sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
 
"İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimizle silahlı çatışmaya giren 3 kişi etkisiz hale getirilmiştir. Çatışmada iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Teröristlerin, kimlikleri tespit edilmiştir. İzmit'ten kiralık araçla İstanbul'a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu; 2'si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir."

İçişleri Bakanlığı yaralı polisler hakkında şu açıklamada bulundu: 

"Saldırıya anında karşılık veren kahraman polislerimizden 2'si, biri ayağından ve biri kulağından olmak üzere, hafif şekilde yaralanmış olup; hayati tehlikeleri bulunmamaktadır."

İletişim Başkanı Duran: "Devletimiz, her türlü tehdide karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir"
 
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da İsrail Konsolosluğu önünde meydana gelen çatışmaya ilişkin, "Devletimiz, her türlü tehdide ve provokasyona karşı mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir" dedi.
 
İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından İstanbul'da meydana gelen çatışmaya ilişkin yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:
 
"İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimize yönelik gerçekleştirilen hain saldırıda 3 saldırgan etkisiz hale getirilmiştir. Güvenlik güçlerimizin hızlı ve kararlı müdahalesi, olası daha büyük bir tehdidin önüne geçmiştir. Teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş olup, olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır. Silahlı çatışmada hafif şekilde yaralanan 2 kahraman polisimize acil şifalar diliyor; milletimizin huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan tüm Emniyet mensuplarımızı muhabbetle selamlıyorum. Bu hain saldırı, 'terörsüz Türkiye' ve "terörsüz bölge" hedefimize olan inancımızı ve kararlılığımızı asla zayıflatamayacaktır. Devletimiz, her türlü tehdide ve provokasyona karşı mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir."

RTÜK'ten çatışma görüntülerine ilişkin açıklama
 
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), İsrail Konsolosluğu çevresinde meydana gelen çatışmaya ilişkin, kamuoyunda kaynağı belirsiz görüntülerin paylaşılmaması gerektiğini belirtti.
 
RTÜK, söz konusu olayla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bazı yayınlarda infial oluşturabilecek teyitsiz görüntülerin paylaşıldığını tespit ettiklerini dile getirerek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İstanbul'da İsrail Konsolosluğu önünde meydana gelen olaylara ilişkin soruşturma başlatılmıştır. Bu hassas süreçte, bazı yayınlarda infial oluşturabilecek teyitsiz görüntülerin paylaşıldığı tespit edilmiştir. Soruşturmanın selameti ve toplumsal huzurumuz için tüm yayıncıların sadece resmi makamların açıklamalarını esas alması ve kaynağı belirsiz görüntüleri paylaşmaktan kaçınması yasal bir zorunluluktur. Kamuoyunu doğru bilgilendirme ve sorumlu yayıncılık ilkelerini ihlal eden kuruluşlar hakkında üst kurulumuzca gerekli idari yaptırımların uygulanacağını önemle hatırlatıyoruz" ifadelerini kullandı.

 

Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mart ayında, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumara yönelik 729 operasyon düzenlendiğini, 9 bin 185 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 2 bin 996 kişinin tutuklandığını açıkladı

07.04.2026 11:11:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, mart ayında uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik 729 operasyon gerçekleştirildiğini, işlem yapılan 9 bin 185 zanlıdan 2 bin 996'sının tutuklandığını, 820'si hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarının, gençleri bağımlılık ve suça sürükleyen, toplumun huzurunu ve geleceğini tehdit eden çok yönlü bir tehlike olduğunu bildirdi.

Bu suçların, aile yapısını zayıflattığını, toplumsal dokuya zarar verdiğini belirten Gürlek, ayrıca bireyleri ve aileleri telafisi güç mağduriyetlerle karşı karşıya bıraktığını aktardı.

Gürlek, söz konusu suçlara yönelik mart ayında 729 operasyon gerçekleştirildiğini ifade ederek, soruşturma içeriklerine ilişkin şunları kaydetti:

"2026 yılı mart ayı içerisinde, 81 ilimizde 171 Cumhuriyet başsavcılığımızın koordinasyonunda uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik toplam 729 operasyon gerçekleştirilmiş, 9 bin 185 şüpheli hakkında adli işlem yapılmış, 2 bin 996 şüpheli tutuklanmış, 820 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Operasyonların büyük çoğunluğunu oluşturan uyuşturucu suçlarına yönelik 669 operasyonda, 7 bin 568 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 2 bin 541 kişi tutuklanmıştır. Yasa dışı bahis operasyonları kapsamında ise 56 operasyonda 1608 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 455 kişi tutuklanmıştır. En fazla işlem yapılan ilimiz İstanbul olmuştur."

Operasyonlarda görev alan tüm yargı teşkilatı mensupları ile adli kolluk birimlerine teşekkür eden Gürlek, "Toplumumuzu, aile yapımızı ve gençlerimizin geleceğini hedef alan bu suçlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." açıklamasını yaptı. 

Ünlülere uyuşturucu operasyonu: 9 gözaltı

Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile birlikte yürütülen soruşturma kapsamında ünlülere yönelik operasyon düzenlendi. Aralarında Mustafa Ceceli, Melek Mosso, Simge Sağın'nın da yer aldığı 9 kişi gözaltına alındı

07.04.2026 10:39:00 / Güncelleme: 07.04.2026 11:17:17
İhlas Haber Ajansı
Ünlülere uyuşturucu operasyonu: 9 gözaltı
Ünlülere uyuşturucu operasyonu: 9 gözaltı
"Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Kullanmak" ile "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Temin Etmek" suçlarından yürütülen soruşturmada, elde edilen deliller, ihbar ve bilgiler doğrultusunda 9 şüphelinin söz konusu suçlara iştirak ettiği tespit edildi.

Beykoz Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan karar doğrultusunda 07 Nisan 2026 tarihinde şüphelilere yönelik eş zamanlı yakalama, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.

Haklarında işlem yapılan şüphelilerin Simge Sağın, İbrahim Çelikkol, Melek Mosso, Deha Bilimler, Mustafa Ceceli, Ersay Üner, Bengü Erden, Z. Aslı Sipahi Hacısüleymanoğlu ve İlkay Şencan olduğu öğrenildi.

Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları

Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır

07.04.2026 00:17:00
Haber Merkezi
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır.

Roma'da bulunduğu zaman içerisinde Öcalan'a bizzat kiliseler tarafından sahip çıkıldığı kamuoyuna yansıyan bir hakikattir.

Yeni Mesaj Gazetesinin 23/11/98 tarihli haberinden şunları öğreniyoruz: "Kardinal Achilli Silvestrini Abdullah Öcalan'a siyasi sığınma hakkı tanınması gerektiğini açıkladı. Vatikan 'da Doğu Kiliselerinden sorumlu Kardinal, " Kendi bağımsızlığı ve düşünceleri için mücadele veren herkese siyasi sığınma hakkı tanınmalı" diye konuştu.

Kürt sorununun yalnızca Türkiye ve İtalya arasında bir mesele olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Kardinal, sorunun bütün Avrupa'yı ilgilendiren uluslararası bir konu olduğunu vurguladı.



Papa II. Jean Paul Noel konuşmasının bir bölümünde Kürt halkından da söz etti ve "Bütün dünyada özgürlük isteyen in­sanlar Allah'ın kuludur. Bir tek Allah bizi korumak için yaratılmıştır. Burada bulunan Kürt halkını da selamlıyorum" dedi.

3/12/98 Cumhuriyet Gazetesinde, Sn. Aytunç Altında! Öcalan '111 Papa 'ya mektubu üzerine bir değerlendirme yaptı. Altında yazısında:

"Aziz Peder, Hıristiyanlığa çok yakınım. Sizin şahsınıza ve dininize duyduğum saygı benim savaşımın ve düşüncelerimin merkezindedir."
Bu sözler bölücü terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan'a aittir. Ve Papa il.  Jean Paul'e yazdığı mektupta yer almaktadır…

Şimdi sorumuz şudur: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketlerinin kiliselerle ne ilişkisi var?



İlkin şunu belirteyim: Kiliseler 1965'den bu yana Ortadoğu'daki Kürtçülük hareketleriyle ve 1983'den sonra da PKK ile çok yakından ilgilenmekteydiler. Güneydoğu Anadolu'daki ilk gizli ve örgütlü etnik ve dinsel  ayırımcılığı esas alan istihbarat faaliyetlerini 1962'de Barış Gönüllüleri adıyla bölgeye gönderilen, çoğunluğu Katolik ve Anglikan kiliselerine kayıtlı Amerikalı uzmanlar başlatmışlardır.

Bunlar üç yıl süreyle bu bölgede yoğun misyonerlik faaliyetlerinde bulundular, birçok vatandaşımıza din değiştirme telinleri yaptılar, inanılmaz vaatlerde bulundular ve etnik ve dinsel ayırımcılığı körükleyecek bölgesel inanç farklılıklarını bilgi haline dönüştürerek ABD'deki çeşitli istihbarat birimlerine aktardılar. Bu gönüllülerin hazırladıkları raporların bir kısmı da doğrudan doğruya kiliselere gitti…

Son söz

Son söz: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketinin arkasındaki destekçilerin başında kiliseler vardır. PKK olayında hiç dikkat edilmeyen bu husus umarım bundan sonra dikkate alınır. Ortadoğu'daki kilise ve İslam harici fraksiyonlar çok uzun zamandır bir ittifak içindeler, benden uyarması". (Prof. Dr. Haydar Baş, Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler eseri yıl 1998 sh;77]

Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme

Bahçelievler'de bıçaklanan Yonca Kölge'nin otel odasında ölü bulunmasına ilişkin gözaltına alınan eski eşi dahil olmak üzere 3 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

06.04.2026 14:54:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:57:43
İHA
Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme
Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme
Olay, 3 Nisan Cuma günü akşam saatlerinde Bahçelievler Mareşal Fevzi Çakmak 3. Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 3 Nisan Cuma günü saat 13.30 sıralarında Yonca Kölge (28), Salih B. ile birlikte otele giriş yapmış, odaya yerleştikten sonra Salih B., saat 17.55 sıralarında otelden tek başına ayrılmış, genç kadından haber almayan ailesi ise polisi aramıştı.

Genç kadının, Bahçelievler'de kaldığı oteli tespit edilmiş, otel odasında Yonca Kölge'nin cesedini bulmuştu.

3 yıl önce boşandıkları belirlendi

Yonca Kölge ile otele gelen şüpheli Salih B.'nin 'kasten yaralama' ve 'hırsızlık' suçlarından çok sayıda suç kaydı olduğu tespit edildi, cezaevinden izinli olarak çıktığı öğrenilen Salih B.'yi, "kasten öldürme" suçundan, Burhan B. ve Mehmet B. isimli şüpheliler ise "suçluyu kayırma" suçundan gözaltına alındı.

Salih B. ile Yonca Kölge'nin evli oldukları ve 3 yıl önce boşandıkları öğrenilm.

Gözaltına alınan 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 kişi çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı

06.04.2026 02:10:00 / Güncelleme: 06.04.2026 06:12:16
İHA
Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
Geçtiğimiz ay yürütülen 'icbar suretiyle irtikap' soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Dün sabahın ilk ışıklarıyla birlikte jandarma ekipleri tarafından belediye binasına geniş çaplı başlatılan arama çalışmaları devam ediyor. Jandarma, kurumdaki tüm bilgisayarları ve dijital materyalleri inceleme altına alırken 3 kişi gözaltına alındı.



Olaya ilişkin CHP'li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız gözaltına alındı. Soruşturmaya ilişkin daha önce de Naim Ayhan ve Ali Sarıyıldız gözaltına alınmış ve ifadeleri sonrası serbest bırakılmıştı. Jandarma ekipleri belediye binasında yaklaşık 5 saat süren çalışmalarını tamamladı. Ekipler tarafından önemli evrak ve bilgisayarlar torbalarla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na götürüldü.



3 isim de serbest bırakıldı



İl Jandarma Komutanlığı'nda gözaltı işlemleri tamamlanan CHP'li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız öğle saatlerinde Bolu Adliyesi'ne sevk edildi.



Savcılıkta ifade işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen 3 kişi, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?

DMM'den ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma

05.04.2026 01:07:00
İhlas Haber Ajansı
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
Bazı sosyal medya hesaplarında ve dezenformasyon odaklı mecralarda, Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği ve düşürüldüğü iddia edilen ABD F-15 uçağının bu Türk sistemleriyle vurulduğu öne sürülmüştü.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı.



DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, 'Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD'ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu' yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi.

Türkiye'nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır.

Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Batının bir Şark Meselesi vardır

Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

05.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Batının bir Şark Meselesi vardır
Batının bir Şark Meselesi vardır
Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

Buraya gelmişken şunu söylemekte fayda vardır: Misyonerlik faaliyetleri aslında bir insanı, Hıristiyan ya da Musevi yapma şeklinde görünmüş olsa da, asıl amacı, yaşadığımız şu toprakları elimizden almaktır.

Batının bir Şark Meselesi vardır



Buna göre 'Türkler Orta Asya'nın mahsulü bir millettir. Zorla Anadolu' ya gelmişlerdir. Anadolu medeniyeti, Batı uygarlığına aittir. Er veya geç bu uygarlığı terk edip kendi ülkelerine dönmesi lazımdır.

Türkler Anadolu'da yaşayan insanları özellikle din yoluyla asimile ederek Türkleştirmişlerdir. Aslında orada yaşayan insanlar Türk değildir" gibi çok saçma, çok garip bir iddia ile misyonerlik faaliyetlerini maalesef ülkemizin her bölgesine yoğun bir şekilde teksif ettiler. Bu faaliyetler bugün, dünkünden çok daha fazladır.

Sizlerde biliyorsunuz ki, Karadeniz Bölgesinde de çok ciddi misyonerlik faaliyetleri var. Mesela Trabzon'daki Santa Maria Kilisesi'nin kapısını bundan 20 yıl önceye kadar açan bir tek insan yoktu. Ama şimdi?

Anlatmak istediğimiz şu: Bir insan sahipsiz kalınca, onu sahiplenip emellerine vasıl olmak isteyenlerin olması kaçınılmaz olur. Bir defa bu insanlar dindar olsun diye bu işin içerisinde değiller. Batının böyle bir derdi olmuş olsa kendi, ülkesinde, kendi vatandaşının dini ihtiyacı ile uğraşır. Böyle bir derdi yok.

Hatta batıya gidin, Türk işçilerinin yaptığı camilerin hemen hemen ekserisi kiliselerden yapılmıştır. Kendi ülkesinde böyle bir derdi olmayan Batının buradaki derdi de insanı, Hıristiyan veya Musevi' yapmak değil, Hıristiyan veya Musevi' yapmak suretiyle sen Türk değilsin" sözünü ona söyletmektir.

Ondan sonra ikinci adım da, 'Madem sen, Türk değilsin. O halde nesin? Rum'sun veya Ermenisin veya Süryani'sini' kabul ettirmektir. Üçüncü adımı da, 'dolayısıyla bu topraklar Türklerin değildir" anlayışını yerleştirmektir.

Ülkede böyle çok garip bir olay var. Maalesef bu olaya karşı herkes duyarsız. Ama bir gün gözümüzü açtığımız zaman vakit çok geçmiş olabilir. O zaman "Eyvah! Ne yaptık da bu bela başımıza geldi?" demenin de bir kıymeti olmaz.

Yanlış anlaşılmasın. Biz bir insanın herhangi bir dini tercih etmesi veya o kuralları yaşamasına karşı değiliz. Takdir edersiniz ki bizim inancımızda da bir insanın inancına hürmet etme, saygı duyma, hatta gerekirse imkan tanıma vardır.

Ama buradaki olay bu değildir. Onların, bu kapıdan girerek, yani buradaki müsamahadan istifade ederek yapmak istedikleri ülkeyi bölmektir, vatanı işgal etmektir. Biz, buna karşıyız. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetleri vardır ve devam etmektedir.

Müslüman gelenekten gelen bir insanı Musevi, Hıristiyan yapabilmeniz, ardından da, "sen Rum'sun. Ermeni'sin"  diyebilmeniz Müslüman gelenekten gelen bir insanı bu konuda ikna etmeniz o kadar kolay bir hadise değildir.

Onun için diyalog adı altında 'canım zaten bu dinlerin hepsi aynı kaynaktan besleniyor. Hepimizin Allah'ı bir. Orada da olsan budur, burada da olsan budur' demek suretiyle Tevhid Akidesini,  Teslisle karıştırıp (bal ile sirkeyi karıştırmak gibi bir olay) çok ciddi bir oyun oynuyorlar.

Bu yolla yapılmak istenilen o masum insanların akaidini,  inancını bozup,  bilahare de onu ifsad etmektir. Yani milletine, devletine karşı buğz eder bir hale getirmektir. Kabul etsek de, etmesek de bu anlayış ülkemizde var.

Ekserisi de bu olaylardan geçip bu noktaya gelen insanların devletine ve milletine karşı takındığı tavır, ifade etmek istediğimiz tavırdır. Üç-beş sene evvel insanımızda devletine, milletine, askerine, vatanına, bayrağına karşı böyle bir tavır yoktu.

Diyalog süreci içine girildiğinde bir de bakıyorsun en mukaddes değerlerini tartışmaya açmak bir tarafa küfrediyor. O insan, diyalog süreci ile o noktaya geliyor ve olay, milletin milli bünyesini tahrip edecek vahim boyutlara ulaşıyor.  Diyalog hem milli olarak, hem de dini olarak masum bir hareket değildir." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde özel halk minibüsünün köprü direğine çarpması sonucu hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün kimlikleri belli oldu

04.04.2026 18:11:00 / Güncelleme: 04.04.2026 18:13:55
İHA
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Kaza, Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana geldi. Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk minibüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabildi. Kazada 5 kişi hayatını kaybederken, 14 kişi de yaralandı. Kazada hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün minibüs şoförü Efe Erdem (31) ile yolculardan Mehmet Sucu ve kızı Safiye Simge Sucu ile Hamiyet Bilge Uslu olduğu tespit edildi.



Hayatını kaybeden diğer kadın yolcunun kimliğini belirlemek için çalışmalar sürüyor. Otobüsün şoförü Efe Erdem'in evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili 3 cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 bilirkişi de incelemelerini sürdürüyor. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.