logo
01 EKİM 2026

Eylül ayında 36 ürünün 25'i zamlandı

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, eylülde markette 36 ürünün 25'inde fiyat artışı, 11'inde ise fiyat azalışı görüldüğünü bildirdi

 

01.10.2026 11:00:00
Anadolu Ajansı
 
Eylül ayında 36 ürünün 25'i zamlandı
Eylül ayında 36 ürünün 25'i zamlandı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, eylül ayı üretici ve market fiyatları ile girdi maliyetlerindeki değişime ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Geçen ay üretici ve market arasındaki en fazla fiyat farkının yüzde 633,4'le limonda görüldüğünü aktaran Bayraktar, limondaki fiyat farkını yüzde 339,1'le kuru incir, yüzde 337,8'le havuç, yüzde 237,9'la elma ve yüzde 228,3'le maydanozun takip ettiğini belirtti.

Bayraktar, limonun 7,3 kat, kuru incir ve havucun 4,4 kat, elmanın 3,4 kat, maydanozun 3,3 kat fazlaya satıldığını ifade ederek, şu bilgileri paylaştı:

"Üreticide 7 lira olan limon markette 51 lira 34 kuruşa, 130 lira olan kuru incir 570 lira 77 kuruşa, 11 lira olan havuç 48 lira 16 kuruşa, 21 lira 66 kuruş olan elma 73 lira 20 kuruşa, 7 lira 66 kuruş olan maydanoz 25 lira 14 kuruşa satıldı. Eylülde fiyatı en fazla artan ürün markette patlıcan, üreticide kuru fasulye olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette limon, üreticide ise kuru incir oldu."

Eylülde market fiyatlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, şunları kaydetti:

"Eylülde markette 36 ürünün 25'inde fiyat artışı, 11'inde ise fiyat azalışı görüldü. Eylülde markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 26 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 21,1 ile kırmızı mercimek, yüzde 18,5 ile sivri biber, yüzde 16,4 ile yeşil mercimek ve Antep fıstığı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 39,5 ile limon oldu. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 33,4 ile yeşil soğan, yüzde 21 ile kuru soğan, yüzde 18,3 ile elma ve yüzde 14,3 ile mısırözü yağı izledi."

Üretici fiyatlarındaki değişim

Bayraktar, eylülde üreticide 28 ürünün 16'sında fiyat artışı olurken 11'inde fiyat düşüşü görüldüğünü, 1 üründe ise fiyat değişimi olmadığını bildirdi.

Üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 48'le kuru incirde görüldüğüne işaret eden Bayraktar, kuru incirdeki fiyat düşüşünü yüzde 30'la limonun, yüzde 20,7'yle patatesin, yüzde 14,1'le kuru soğanın ve yüzde 13,6'yla kuru üzümün izlediğini belirtti.

Bayraktar, üreticide en çok fiyat artışının yüzde 62,5'le kuru fasulyede görüldüğüne dikkati çekerek, "Kuru fasulyedeki fiyat artışını yüzde 23,3'le patlıcan, yüzde 15,5'le elma, yüzde 13,1'le kabak ve yüzde 12,1'le yeşil mercimek izledi." ifadelerini kullandı.

Üretici fiyat değişiminin nedenleri

Kuru incirde Tarım Satış Kooperatifleri Birliğinin (TARİŞ) alım fiyatını henüz açıklamamış olmasının, piyasada fiyatların geçen sezonun altında oluşmasına neden olduğunu vurgulayan Bayraktar, üretici fiyatlarının 130 lira seviyelerine kadar gerilediğini bildirdi.

Bayraktar, üreticilerin, piyasadaki fiyat düşüşünün önlenmesi ve istikrarın sağlanması amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) alım fiyatını açıklayarak piyasaya müdahil olmasını beklediklerini aktardı.

Limonda hasat döneminin devam etmesi ve depolarda geçen yıldan kalan ürünlerin piyasaya sunulmasının arzın artmasına ve fiyatların gerilemesine neden olduğunu ifade eden Bayraktar, "Patates ve kuru soğanda hasadın devam etmesiyle piyasaya ürün arzının artması, fiyatların düşmesine neden oldu. Patlıcan ve kabakta olumsuz hava koşulları ve tarladan seraya geçiş döneminde olunması nedeniyle arz azaldı ve fiyatlar yükseldi. Kuru fasulye ve elmada hasadın yeni başlamasıyla birlikte üretici fiyatlarında artış yaşandı." değerlendirmesinde bulundu.

Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler

Bayraktar, ziraat odaları aracılığıyla girdi piyasalarından aldıkları fiyat verilerine ilişkin ise şunları kaydetti:

"Eylülde, ağustosa göre DAP gübresi yüzde 9,9, ÜRE gübresi yüzde 6,7, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 6,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 6,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,4 artış gösterdi. Geçen yılın eylül ayına göre son 1 yılda amonyum nitrat gübresi yüzde 69,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 55,6, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,6, DAP gübresi yüzde 35,9, ÜRE gübresi yüzde 13,7 arttı. Eylülde ağustosa göre süt yemi yüzde 4,4, besi yemi yüzde 4,2, son 1 yılda besi yemi ve süt yemi yüzde 31,8 arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,7 yükseldi. Eylülde mazot fiyatı aylık olarak yüzde 12,8, yıllık yüzde 70,7 arttı.

AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı

AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı

01.10.2026 13:25:00
Haber Merkezi
 
 AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı
 AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı
AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı.
Londra-İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı seferini yapan AJet uçağında meydana gelen olayda, alkollü olduğu öne sürülen bir yolcu yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti. Kadın yolcunun durumu kabin memuruna bildirdi. Uyarılara rağmen davranışına devam eden yolcu, kabin memurunu ve kadın yolcuyu ısırdı. Uçak, havalimanına indiğinde ise saldırgan yolcu gözaltına alındı. Ajet, yolcunun kara listeye alındığını duyurdu.

Yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti iddiası
AJet'in Londra Stansted Havalimanı'ndan Sabiha Gökçen Havalimanı'na gerçekleştirdiği VF-1990 sefer sayılı uçakta meydana geldi. İddiaya göre, alkollü olduğu öne sürülen yolcu, uçuş sırasında yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti. Kadın yolcu durumu kabin ekibine bildirdi. CNN Türk'ün haberine göre, kabin memurunun uyarılarına rağmen davranışlarını sürdüren yolcu, kabin memuru ile kadın yolcuyu ısırdı. Bunun üzerine pilot, Sabiha Gökçen Havalimanı Hava Trafik Kontrolörü ile iletişime geçerek yaşananları bildirdi ve polis ekiplerinin karşılamasını istedi. Uçak, Sabiha Gökçen Havalimanı'na sorunsuz şekilde inerken, yolcu polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Yolcu 'kara listeye' alındı
Konuya ilişkin AJet tarafından yapılan açıklamada, "Saldırıya uğrayan yolcumuz ve kabin memuru arkadaşımız saldırgandan şikayetçi olmuştur. Saldırgan yolcu, şirketimizin uçuş güvenliği politikası gereği kara listeye alınarak uçuşlarımızdan men edilmiştir" ifadeleri yer aldı.

MİT, Reyhanlı'daki terör saldırısının faillerinden Ömer el-Hatip'i yakaladı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Reyhanlı'da 2013 yılında 53 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının Suriyeli faillerinden Ömer el-Hatip'i, deniz yoluyla Avrupa'ya kaçmak üzereyken yakaladı

 

01.10.2026 11:21:00
Anadolu Ajansı
 
MİT, Reyhanlı'daki terör saldırısının faillerinden Ömer el-Hatip'i yakaladı
MİT, Reyhanlı'daki terör saldırısının faillerinden Ömer el-Hatip'i yakaladı

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, kırmızı bültenle aranan, Reyhanlı saldırılarının planlama ve organizasyonunda yer alan Ömer el-Hatip, saldırının failleri ile Beşar Esed'e bağlı istihbarat mensupları arasındaki koordinasyonu da sağlıyordu.

Ömer el-Hatip, Türkiye'ye yönelik eylemsel planlamalar yapan Yusuf Nazik'i, Kifah Melhem ile 2013 yılında bir araya getirdi. Eylem planlamasının detayları da bu görüşmelerde belirlendi.

İlk olarak Ömer el-Hatip ve Yusuf Nazik, saldırıdan önce Şubat 2013'te Hatay'dan Türkiye'ye giriş yaparak eylemin gerçekleştirileceği noktaları belirledi. Bunun için Lazkiye'de bulunan Kifah Melhem'den onay aldıkları öğrenildi.

Ömer el-Hatip, eylem tarihinden önce Mayıs 2013'te Temir Dükancı ile Emn El Askeri Lazkiye Şubesi'ne giderek bomba düzeneğinde kullanılacak malzemeleri teslim aldı. Bombalı araç, Temir Dükancı ve Yusuf Nazik tarafından Reyhanlı'ya götürüldü ve uzaktan kontrollü bomba düzeneğiyle infilak ettirildi.

Ömer el-Hatip, saldırılardan hemen sonra Suriye'ye kaçan Temir Dükancı ve Yusuf Nazik'i Emn El Askeri Lazkiye Şubesi'ne götürdü. Ömer el-Hatip ve eylemi gerçekleştiren diğer şahıslar, Beşar Esed rejimi tarafından parayla ödüllendirildi.

MİT adım adım takip etti

MİT, Reyhanlı saldırısının hemen ardından failleri yakalamak için çalışmalara başladı. Diğer failler gibi Ömer el-Hatip'in de Suriye'deki faaliyetleri yakından takip edildi.

Ömer el-Hatip'i deniz yoluyla Avrupa'ya kaçmak üzereyken yakalayan MİT, daha sonra Türkiye'ye getirdi.

Saldırının faillerinden ve planlayıcılarından Yusuf Nazik 2018, Cengiz Sertel 2024, Muhammed Dib Koralı ve Temir Dükancı ise 2025'te yakalandı.

Reyhanlı saldırısının talimatını veren Tümgeneral Kifah Melhem ise Şubat 2024'te Beşar Esed tarafından Milli Güvenlik Dairesi Başkanlığına atandı.

Kifah Melhem'in, Esed rejiminin düşmesinin ardından yurt dışına kaçtığı biliniyor. 

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltına alındı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında olduğu 59 şüpheli gözaltına alındı

 

01.10.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltına alındı
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltına alındı

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 11 Mart 2026'da Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan aramada el konulan 4 şirkete ait 314 ihale ve doğrudan temin dosyası, incelenmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğüne gönderildi.

Muhasebat Genel Müdürlüğünce hazırlanan 14 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunda, 13 ihale ve 63 doğrudan temin dosyasında yolsuzluklar tespit edildiği, toplam kamu zararının 330 milyon 945 bin 227 lira olduğu belirlendi.

Raporda, ihale şartnamelerinde belirli marka veya modele yönelik düzenlemeler yapılması, rekabeti sınırlayan uygulamalar, ihale usulüyle yapılması gereken alımların kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesi, limit üzerinde doğrudan temin yapılması ve bazı araç kiralama işlemlerine ilişkin faturaların dosyalarda bulunmaması gibi tespitlere yer verildi.

Teklif kaşeleri ve imzalarda usulsüzlük

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 314 dosyada yapılan inceleme sonucunda 51 firma sahibinin ifadesi alındı. Bunlardan 34'ü, ihale veya doğrudan temin dosyalarında kendi firmaları adına bulunan teklif kaşesi ve imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etti.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında alınan bilgi sahibi ve tanık beyanlarında, belediyedeki bazı ihale ve doğrudan temin süreçlerinin belirli firmalara yönlendirildiği, teklif ve yaklaşık maliyet süreçlerinde usulsüzlükler yapıldığı ve bazı belediye yöneticileri ile şirket yetkililerinin birlikte hareket ettiği belirlendi.

Ayrıca farklı soruşturma dosyalarında belediyenin iştirak şirketleri, araç kiralamaları, organizasyon ve hizmet alımları ile çeşitli ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin incelemeler yürütüldü.

Eş zamanlı operasyonda 59 şüpheli gözaltına alındı

Yolsuzluk tespitlerine ilişkin polis ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında olduğu 59 şüpheli gözaltına alındı.

Tuncer hakkında ayrıca husumetlisi olduğu kişilerin iş yerlerine silahlı saldırı düzenlettirdiği gerekçesiyle "silahlı suç örgütü yöneticiliği" kapsamında soruşturma yürütüldüğü öğrenildi.

Silahlı saldırı düzenlenen yerler arasında Yeni Parti Mersin İl Başkanlığı binası ve bir medya grubunun iş yeri olduğu bildirildi.

Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan Tera yöneticileri Emir Münir Sarpyener ve Erdin Özel'in de aralarında bulunduğu 5 şüpheli tutuklandı

 

01.10.2026 10:35:00
Anadolu Ajansı
 
Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı
Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Fatmagül Lafçı, Bolkan Bekçi, Hasan Dörtkardeş ve İbrahim Halil Rat'ın savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.

Şüpheliler Bekçi, Dörtkardeş, Rat, Sarpyener ve Özel tutuklama, Lafçı ise adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik talep doğrultusunda 5 şüphelinin tutuklanmasına, Lafçı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 5'inin tutuklanmasına, 7'si hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 56'ya ulaşmıştı.

26 hisse senedi inceleme altında

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirildiğini ve 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verildiğini bildirdi

30.09.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
26 hisse senedi inceleme altında
26 hisse senedi inceleme altında
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır." başlığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yatırımcı vatandaşların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu iradenin net olduğunu vurguladı.

Adalet Bakanlığı olarak, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden vatandaşın hakkını korumak için üzerlerine düşen bütün sorumlulukları kararlılıkla yerine getirdiklerini belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirilmiş 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217'ye ulaşmış, 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Soruşturmaların kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle de sınırlı değildir. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketler ayrıntılı şekilde incelenmekte, kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantıları da araştırılmaktadır."


"TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecek"


Piyasaları manipüle ederek vatandaşların birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanların, "haksız kazancın izinin sonuna kadar sürüleceğini" bilmesi gerektiğini belirten Gürlek, "Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecektir." bilgisini verdi.

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda, yatırımcı haklarını korumak, sermaye piyasalarına duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerlerine düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceklerini kaydetti.

TBMM’nin tatili sona eriyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te yapılacak özel oturumla başlayacak

1 Ekim’de yeni yasama yılına başlayacak olan TBMM'de Erdoğan’ın Genel Kurul’a hitap edeceği açılışın ardından çalışmalara başlanacak. Peki gündemde hangi maddeler var?

30.09.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
 TBMM’nin tatili sona eriyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te yapılacak özel oturumla başlayacak
 TBMM’nin tatili sona eriyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te yapılacak özel oturumla başlayacak
TBMM'nin tatili sona eriyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00'te yapılacak özel oturumla başlayacak. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılışta Genel Kurul'a hitap edecek. Aynı gün akşam TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un ev sahipliğinde resepsiyon düzenlenecek.

Meclis'in açılmasıyla birlikte şu düzenlemeler ele alınacak:

-Çözüm sürecine yönelik yürütülen çalışmaları yakından takip etmek amacıyla Meclis'in açılmasıyla birlikte bir izleme komisyonu kurulacak.

-Genel Kurul'da ilk görüşülecek düzenlemenin, geçen yasama yılında Meclis'e sunulan ancak yoğun gündem nedeniyle görüşülemeyen Türk Kızılay Kanun Teklifi olması bekleniyor. 9 maddelik teklifte, Türk Kızılay'ın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin hükümler yer alıyor.

-9 yıldır erişim engeli uygulanan dijital konaklama uygulaması Booking 'in yeniden faaliyet göstermesinin önünü açacak yasa teklifi de Genel Kurul'da görüşülmesi beklenen düzenlemeler arasında.

-13. Yargı Paketi'nin de ekim ayı içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi bekleniyor.

-Sosyal medyaya kimlik bilgileri ile giriş yapmayı öngören kanun düzenlemenin yeni yargı paketinde olacağı belirtiliyor.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı. Çiftçi, sektörde 500 bin ile 1 milyon arasında kayıtsız motokurye bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi

30.09.2026 14:25:00
Haber Merkezi
 
 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı
 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı. Çiftçi, sektörde 500 bin ile 1 milyon arasında kayıtsız motokurye bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının önlenmesi ve can kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmalar kapsamında kayıtsız motokuryeler ve hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını bildirdi.
Ölümlü motosiklet kazalarındaki sürücü kusurlarının analiz edildiğini belirten Çiftçi, kazalarda yüzde 57 ile hız ihlalinin ilk sırada yer aldığını, bunu yüzde 15 ile şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamanın takip ettiğini kaydetti.

500 bin ile 1 milyon arasında kayıtsız motokurye tahmini
Sektördeki kayıtsız motokurye sayısına ilişkin tahmini paylaşan Çiftçi, denetimlerin sıkılaştırıldığını belirterek şu ifadeyi kullandı:
"Sektörde tespit ettiğimiz tahmini 500 bin ile 1 milyon arasındaki kayıtsız motokuryeye ve hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecini başlattık."

Motosiklet sayısı yüzde 103 arttı
Göreve geldikleri günden bu yana trafik verilerini yakından incelediklerini ifade eden Çiftçi, 2020-2025 döneminde motorlu taşıt sayısının yüzde 39, motosiklet sayısının ise yüzde 103 arttığına dikkati çekti.
Bakan Çiftçi, trafikteki motosiklet sayısındaki artış ve kazalara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Trafikteki her 2 kazadan 1'inin motosiklet kazası olması ve can kayıplarının yüzde 28'inin bu alanda yaşanması üzerine acil müdahale stratejimizi başlattık. Trafikteki her 5 araçtan 1'i motosiklet iken bu oranın 2030'da her 3 araçtan 1'ine ulaşması öngörülüyor. Bu doğrultuda 2030'un güvenlik ve altyapı planlamasını şimdiden yapıyoruz."

26 kurumun katılımıyla eylem planı
Motosiklet kazaları ve can kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla "2026-2027 Motosiklet Denetimleri Eylem Planı" 26 paydaş kurumun işbirliğiyle devreye alındı.
Çiftçi, eylem planının kampanya, denetim, eğitim ve mevzuat olmak üzere 4 ana hedef üzerine kurulduğunu bildirdi.
Plan kapsamında 34 performans göstergesinin yakından takip edildiğini belirten Çiftçi, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin de hızla hayata geçirildiğini söyledi.

Denetimler aralıksız sürecek
Sürücülerin güvenliği için etkin, sürekli ve yoğun denetimler gerçekleştirildiğini vurgulayan Çiftçi, çalışmaların devam edeceğini belirtti.
Çiftçi, konuya ilişkin şu ifadeyi kullandı:
"Milletimizin içi rahat olsun, güvenli bir trafik için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."

AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesi, "süresiz nafaka" uygulamasını taraflar arasındaki makul dengeyi bozduğu gerekçesiyle iptal etti; kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla yeni yasal düzenleme için tanınan 9 aylık süreç başladı

30.09.2026 11:33:00
Anadolu Ajansı
 
AYM'den süresiz nafaka kararı
AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesinin (AYM), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan boşanılan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemenin iptal kararının gerekçesi açıklandı

Yüksek Mahkeme, 4 Haziran'daki Genel Kurul gündeminde Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine verdiği iptal kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Böylece iptal hükmüyle ilgili yasal düzenleme yapılması adına verilen 9 aylık süre başladı.

Buna göre, iptal edilen düzenlemede, evlilik birliğinin sona ermesiyle yoksulluğa düşecek taraf lehine geçimini sağlamak amacıyla şartları bulunduğu müddetçe süre sınırlaması olmaksızın yoksulluk nafakasına hükmedilmesine imkan tanındığı belirtildi.

Bunun nafaka borçlusu tarafa süresiz olarak mali nitelikte ödeme yükümlülüğü getirdiği kaydedile kararda, "Nafaka yükümlüsü ile yoksulluğa düşen eşin karşılıklı menfaatlerinin, devletin Anayasa'nın 5. ve 17. maddelerinden kaynaklanan pozitif yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir." ifadelerine yer verildi.

"Yapılacak düzenlemeler, her iki tarafın menfaatlerini mümkün olduğunca dengelemeli ve taraflardan biri aleyhine ölçüsüz sonuçlara neden olmamalıdır." hükmüne yer verilen kararda, menfaatler arasındaki makul dengenin bozulmasının taraflardan biri aleyhine aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyebileceği, bunun pozitif yükümlülüklere aykırılık oluşturabileceği ifade edildi.

Kararda, "Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı bağlamında devletin pozitif yükümlülüğü incelenirken, boşanmada evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlık durumu, ekonomik ve sosyal durumları, bağlanan nafakanın süresinin nafaka borçlusunun boşanma sonrasındaki hayatına etkisi, çalışma hayatına katılma imkanının bulunup bulunmadığı gibi birçok ölçütün dikkate alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekir." değerlendirmesine yer verildi.

İptal edilen "süresiz nafaka" düzenlemesinde, nafaka yükümlüsünün kusursuz olmasının, nafaka yükümlüsü olmasına engel oluşturmadığı aktarılan kararda, "Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya taraflardan birinin ölümü gibi hallerden biri gerçekleşmedikçe nafaka borçlusunun bu yükümlülüğü devam etmektedir." tespitine yer verildi.

Belirtilen durumlar dışında nafaka yükümlüsünün söz konusu borcunun hayatı boyunca devam edeceği belirtilen kararda, Yüksek Mahkemenin daha önce yapılan bir başka başvuruya ilişkin kararında, "her durumda süresiz nafaka verilmesi zorunluluğunun öngörülmediği" bildirildi.

AYM'nin daha önceki kararına rağmen, "süresiz nafaka" uygulamasının "emredici nitelikte olduğu yönündeki yaklaşımın sürdüğü" vurgulanan kararda, "Kuralın, yoksulluk nafakasının süresi bakımından hakime herhangi bir takdir yetkisi tanımadığı, nafakanın süresinin somut olayın özellikleri veya haklı sebepler gözetilerek belirlenmesini öngörmediği, anılan Kanun'un yoksulluk nafakasının süresiz olmasını açıkça benimsediği, dolayısıyla nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasının kanuna açıkça aykırılık teşkil edeceği yönündeki uygulamanın devam ettiği anlaşılmaktadır." değerlendirmesine yer verildi.

Boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru olmayan eşe evlilikten kaynaklanan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü çerçevesinde boşanma sonrası belirli bir miktar parasal katkının sağlanmasının beklenebilir olduğu anlatılan kararda, bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesinin ise kusurlu olması dahi gerekmeyen nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete neden olduğu kaydedildi.

AYM'nin kararında, "Kural kapsamında evliliğin sona ermesinden sonra nafaka yükümlüsünün ömür boyu bu evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının, kişilerin ruhsal/psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde oluşturacağı olumsuz etki, devletin çatışan haklar arasında sağlaması gereken makul dengeyi ortadan kaldırmaktadır." tespiti yer aldı.

Yoksulluk nafakasının durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceği, bazı durumlarda da öngörülecek koşulların varlığı halinde nafaka alacaklısı lehine nafaka süresinin uzatılarak yaşam boyunca nafakaya hükmedilebilmesine imkan sağlanabileceği belirtilen kararda, bunun "devletin çatışan haklar arasında adil bir denge kurma yükümlülüğünün sonucu" olduğu ifade edildi.

Anayasal güvenceler kapsamında, "süresiz nafaka" uygulamasının Anayasa'ya aykırı olduğuna dikkati çekilen kararda, şunlara yer verildi:

"Çatışan çıkarlar arasında dengenin kurulabilmesi için yoksulluk nafakasına 4721 sayılı Kanun'un 176. maddesi kapsamında irat biçiminde hükmedilecek durumlarda (yargılamayı yapan) hakime bunun süresini, evliliğin süresi, nafaka alacaklısı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi birçok unsuru dikkate alarak somut olayın kendi özel şartları içinde belirleme yetkisi tanınması, bu kapsamda belirli ve öngörülebilir bir çerçeve oluşturulması gerekir. Bununla birlikte somut olayın özellikleri gereği nafakanın süresiz olarak hükmedilmesini gerektiren hallere ilişkin kriterlerin de kuralda açık ve net biçimde yer alması makul dengenin sağlanması bakımından kaçınılmazdır. Bu itibarla kuralla kusuru daha ağır olmamak kaydıyla boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında her koşulda süresiz olarak nafaka isteme imkanı tanınması, devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır." 

Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti

Özata Denizcilik hisseleri üzerinden milyarlarca liralık haksız kazanç elde ettikleri iddiasıyla haklarında soruşturma başlatılan eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, SPK Kanunu'ndaki 'etkin pişmanlık' hükmünden yararlanmak için elde ettikleri tüm kazancı Hazine ve Maliye Bakanlığı hesaplarına aktardı. Muhalefet ise yasa gereği tutarın iki katının tahsil edilmesi gerektiği görüşünde

29.09.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti
Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti
Kamuoyunda büyük bir infiale yol açan ve siyaset ile finans dünyasını sarsan "fon vurgunu" skandalında çok kritik bir viraja girildi. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve yakın döneme kadar AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın, Özata Denizcilik hisseleri üzerinden elde ettikleri iddia edilen milyarlarca liralık kazancı devlete geri ödedikleri öğrenildi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve adli makamların kıskacındaki Kaya çiftinin, yargılama sürecinde ceza indirimi alabilmek ya da cezai müeyyidelerden muaf kalabilmek adına bu adımı attığı belirtiliyor.

163 milyondan 2,1 milyar liralık dev kazanca uzanan süreç

Soruşturma dosyalarına ve muhalefet partilerinin iddialarına yansıyan bilgilere göre krizin fitili, nisan ayında Özata Denizcilik hisselerine yapılan yüklü yatırımla ateşlendi. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, o dönem toplam 163 milyon 46 bin TL tutarında bir fonla bu hisselere giriş yaptığı tespit edildi.

Eylül ayında patlak veren büyük fon krizinin hemen öncesinde ise dikkat çekici bir zamanlamayla tüm hisseler elden çıkarıldı. Çiftin bu satıştan elde ettiği toplam gelirin 2 milyar 170 milyon TL civarında olduğu ve çok kısa sürede muazzam bir finansal büyüme yakaladıkları rapor edildi. Piyasadaki olağan dışı bu hareketlilik, insider trading (içerden öğrenenlerin ticareti) ve manipülasyon şüphelerini beraberinde getirdi.

"Etkin pişmanlık" formülü devreye girdi

Hisselerin satışı ve fon krizinin patlak vermesinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Bu kapsamda Kaya çiftinin tüm mal varlıklarına tedbir konulmuş ve kendilerine yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti. Siyasi baskıların da artması üzerine Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden "affını isteyerek" istifa etmek durumunda kalmıştı.

Adli ve idari ablukanın daralmasıyla birlikte Kaya çiftinin hukuk heyeti, Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer alan "etkin pişmanlık" mekanizmasını devreye soktu. Çift, soruşturmanın seyrini değiştirmek ve yasal yaptırımları hafifletmek amacıyla haksız menfaat olarak değerlendirilen 2,1 milyar TL'lik kazancın tamamını Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın e-tahsilat hesabına aktardı.

"Yasa gereği iki katı ödenmeli"

Kaya çiftinin parayı iade etmesi krizin tamamen kapandığı anlamına gelmiyor. Muhalefet kanadından yükselen sesler, yapılan bu iadenin yasal olarak yeterli olmadığını savunuyor.

SPK mevzuatındaki ilgili maddelere dikkat çeken muhalefet temsilcileri, içerden öğrenenlerin ticareti veya piyasa manipülasyonu gibi suçlarda etkin pişmanlıktan tam anlamıyla yararlanılabilmesi için "elde edilen menfaatin iki katı oranında" bir ödeme yapılması gerektiğini ileri sürüyor. Bu doğrultuda hukukçular ve muhalefet partileri, Kaya çiftinin Hazine'ye 2 milyar TL daha ek ödeme yapması zorunluluğu bulunduğunu, aksi takdirde kamu zararının tamamen giderilmiş sayılamayacağını belirtiyor.

Gözler şimdi Hazine ve Maliye Bakanlığı ile adli makamların bu iade sonrasında tedbir kararlarını kaldırıp kaldırmayacağına ve SPK'nın süreçle ilgili yapacağı resmi açıklamaya çevrilmiş durumda.

Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu

Şanlıurfa’da 70 ev, 30 araç ve 8 iş yerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 57 silah, 318 kartuş ve 874 fişek ele geçirildi

29.09.2026 10:33:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu
Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu
Şanlıurfa'da 70 ev, 30 araç ve 8 iş yerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 57 silah, 318 kartuş ve 874 fişek ele geçirildi. 16 şüpheli gözaltına alınırken 46 kişi hakkında işlem başlatıldı. Operasyonda ele geçirilen silahların kimlere ait olduğu ve hangi amaçla bulundurulduğu ise soruşturmanın en kritik soruları arasında.

Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde kent genelinde kapsamlı bir silah operasyonu düzenledi.

Belirlenen 70 ikamet, 30 araç ve 8 iş yerine eş zamanlı baskın yapıldı. Aramalarda 2 AK-47 ve 1 M4 tipi uzun namlulu silahın yanı sıra 25 ruhsatsız tabanca, 11 ruhsatsız av tüfeği, 8 ruhsatsız pompalı tüfek ve 10 kurusıkı tabanca olmak üzere toplam 57 silah ele geçirildi.

Operasyonun bilançosu bununla da sınırlı kalmadı. Adreslerde 318 kartuş, 874 fişek, 9 şarjör, sustalı bıçak, muşta, 25 narkotik hap ve 310 paket kaçak sigara bulundu.

ASIL SORU: SİLAHLAR NEREYE GİDECEKTİ?



Operasyonun ardından gözaltına alınan 16 kişi hakkında soruşturma sürerken, kamuoyunun merak ettiği en önemli konu silahların kimlere ait olduğu ve hangi amaçla bulundurulduğu.

Şu ana kadar paylaşılan resmi bilgilerde, ele geçirilen silahların belirli bir suç örgütüne, kişiye ya da başka bir adrese gönderilmek üzere hazırlandığı yönünde kesinleşmiş bir tespit yer almıyor.

Dolayısıyla soruşturmanın ilerleyen aşamalarında silahların kaynağı, sahipleri, temin zinciri ve varsa sevkiyat bağlantılarının ortaya çıkarılması bekleniyor.

46 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM



Operasyon kapsamında 16 şüpheli gözaltına alınırken toplam 46 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı bildirildi.

Özellikle uzun namlulu silahlar, çok sayıda ruhsatsız tabanca ve yüzlerce mühimmatın aynı operasyon kapsamında ele geçirilmesi, soruşturmanın kapsamını daha da önemli hale getiriyor.

Şimdi gözler soruşturmanın bundan sonraki aşamasında:

57 silah nereden geldi? Kimler tarafından temin edildi? Kimin kontrolündeydi? Silahların herhangi bir olayda kullanılıp kullanılmadığı belirlenecek mi? Ve varsa silahların ulaştırılacağı kişiler kimlerdi?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.