logo
17 NİSAN 2026

Faiz bir hastalıktır

Hemen şunu başta ifade etmek gerekir ki faiz bir hastalıktır. Ekonomilerin dengesini bozan ve sermayenin belli ellerde tekelleşmesine yol açmak sureti ile sosyal adaletin gerçekleşmesine mani olan iktisadi bir yaradır

11.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Faiz bir hastalıktır
Faiz bir hastalıktır
Hemen şunu başta ifade etmek gerekir ki faiz bir hastalıktır. Ekonomilerin dengesini bozan ve sermayenin belli ellerde tekelleşmesine yol açmak sureti ile sosyal adaletin gerçekleşmesine mani olan iktisadi bir yaradır.

Ayrıca, günümüzde ortaya çıkan resesyon, stagflasyon, deflasyon, enflasyon, işsizlik gibi birçok hastalığın ana kaynağı yine faizdir.

Her şeyde olduğu gibi ekonomilerde de hedef piyasanın denge konumunda bulunmasını sağlamaktır. Birazdan ifade edeceğimiz üzere faiz, yapısı gereği bu dengeyi bozan veya sağlanmasına engel olan mekanizmadır.







Üretim ve tüketim için herkesin cebinde olması gereken para, faiz ile birlikte piyasada halkın arasında serbestçe dolaşamamakta ve belli ellerde stoklanmaktadır.

Paranın esaret altında olduğu ekonomilerde para vazifesini ifa edemediğinden dolayı ekonomileri dengeye getirecek veya dengede tutacak üretim ve tüketim mekanizmaları işleyememektedir. Dolayısı ile yukarıda isimlerini verdiğimiz birçok ekonomik hastalık ortaya çıkmaktadır.

Dünyada toplam üretim ve ticaret hacminin çok üstünde bir para, faiz geliri elde etmek üzere piyasalarda dolaşmaktadır.







Başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünya ülkelerinin birçoğu belli başlı birkaç sermaye grubu tarafından adeta haraca bağlanmış durumdadır.

İlk başta yatırım ve üretim yapmak için bu sermaye gruplarından faizle para alan ülkeler, zaman içerisinde önce aldıkları parayı ödemek, sonra da aldıkları paranın faizini ödemek için tekrar para almak zorunda kalmıştır.

Gelinen bu noktada ise ülkemizde de olduğu gibi toplanan vergiler halka hizmet etmek yerine bu global birkaç rant grubu ve onların yerli taşeronlarına aktarılmasına rağmen borçlar her geçen gün katlanarak artmaktadır.







Faizle alınan bu paralar ülke ekonomilerinin tamamı ile belli başlı yabancıların kontrolüne geçmesine yol açmaktadır. Artık bu ülkeler için hem ekonomide hem de siyasette bağımsızlıktan bahsetmek mümkün değildir.

Faiz, dünya insanlığına üretenin, çalışanın, emek verenin değil, oturduğu yerde para ile para kazananın avantajlı olduğu bir model sunmuştur. O yüzden faiz, toplumları üretimden uzaklaştırmış böylece reel değil sanal ekonomik büyüklükler ortaya çıkmıştır.

Faizin ekonomilerde yaptığı tahribatları birkaç ana başlık altında toplayabiliriz. Bunlar sırası ile; parayı stoklaması, maliyetleri arttırması, talebi daraltması, işçi ücretlerini aşağıya çekmesi ve nihayet verimliliği düşürmesidir. Teker teker bu tahribatları ele almaya faizin maliyetleri arttırmasından başlayabiliriz.







Üretici veya pazarlamacı ister yatırım için ister üretim veya pazarlama için elde ettiği paranın maliyetini ürettiği ürüne veya hizmete yansıtmak zorundadır. Bu da maliyet enflasyonuna sebep olacaktır. Yani faiz oranları arttıkça fiyatlar genel düzeyi de maliyetlerden dolayı artacaktır.

Kapitalist anlayışa göre ise tam tersi olmalı idi, artan faiz oranlarının tüketimi dolayısı ile fiyatlar genel seviyesini aşağıya çekmesi gerekirdi.

Ancak yapılan ampirik araştırmalar bunun böyle olmadığını birçok ülkede faiz oranları arttıkça fiyatlar genel seviyesinin de arttığını göstermiştir. Gibson paradoksu   olarak ifade edilen bu durumu izah ederken Fisher ve Wicksell enflasyon beklentilerinin veya konjonktürel fiyat artışlarının faizleri yukarı çektiğini iddia etmektedir.







Oysa fiyatlar genel düzeyi ile faiz oranlarının aynı anda artmasının sebebi yukarıda da ifade ettiğimiz üzere son derece basittir. Paranın maliyetli hale getirilmesi, üretilen mamullerin maliyetlerini dolayısı ile fiyatları yukarı çekmektedir.

Dikkat edilirse enflasyon faiz oranlarını değil tam aksine faiz oranları (maliyetli para) üretim maliyetlerini yani enflasyonu yukarıya çekmektedir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerden 7'si daha adliyeye sevk edildi

17.04.2026 10:51:00
Anadolu Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 7'sinin jandarmadaki sorguları tamamlandı.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A, Zeinal'ın annesi Cemile Y. ve üvey babası Engin Y. ile Uğurcan A, Celal A, Nurşen A. ve Ferhat Hanedan G, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Adliye önünde bekleyen Doku'nun bazı yakınları, zanlılara tepki gösterdi. Bu sırada fenalık geçiren Doku'nun annesi Bedriye Doku, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E'nin ise jandarmadaki işlemleri sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon

Eşme Belediye Başkanı Tozan "irtikap" soruşturmasında gözaltına alındı. Operasyonda Belediye Başkanı Tozan'ın yanı sıra eşi Burcu Tozan ve 3 şüpheli yakalandı, hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor

17.04.2026 10:21:00
AA
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ta Eşme Belediyesiyle bağlantılı "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ile eşinin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Tozan, eşi Burcu Tozan ve 4 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Başkan Tozan ve eşi Burcu Tozan ile 3 şüpheli yakalandı.

Polis ekiplerince Eşme Belediyesinde yapılan aramada bazı dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.

Hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada gözaltına alınan 13 şüpheliden adliyeye sevk edilen eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklandı. 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Adliye önünde bekleyen Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku, "Ben kızımın kemiğini almadan ölene kadar burada oturacağım. Ben bir anneyim. Kendinizi benim yerime koyun" dedi.

17.04.2026 00:10:00 / Güncelleme: 17.04.2026 06:49:44
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı tutuklandı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüphelilerden Erdoğan Elaldı'nın savcılık sorgusu tamamlandı.

Elaldı, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok da bugün tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen Savaş G. ve Süleyman Ö'nün savcılıktaki sorgusunun devam ettiği öğrenildi.

Savcılığın Erdoğan Elaldı'nın tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, şunlar kaydedildi:

"Şüphelinin dosya arasında yer alan HTS kayıtları, daraltılmış baz bilgileri, diğer bilgi ve belgelere göre, her ne kadar şüpheli alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, maktülenin son sinyal baz bilgisinin bulunduğu yer olan Sarısaltuk Viyadüğü ve civarında, aynı zaman diliminde ve yaklaşık 1 saat süre ile şüpheliye ait cep telefonunun sinyal verdiği, akabinde yine daraltılmış baz bilgilerine göre Gülistan Doku'nun o dönem erkek arkadaşı olan şüpheli Zeinal A'nın ikameti ve civarında baz verdiği, sonrasında yine şüpheli Zeinal A'nın çalışmakta olduğu kafe civarından baz verdiği saatte Zeinal A'nın da aynı kafe civarından baz verdiği, şüpheli ile diğer şüpheli Şükrü E'nin maktülenin son sinyal verdiği saatten 5 dakika önce telefon görüşmesi gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.

Şüphelinin Şükrü E. ile görüşme yaptığı saatten sonra baz verdiği bölgeden ayrılıncaya kadar başka hiç kimse ile görüşmesinin olmadığı, şüphelinin savunmasında tüm bu tespiti yapılan hususlar ile ilgili inkara dönük beyanlar dışında başkaca bir beyanının bulunmadığı, bu haliyle şüphelinin üzerine atılı 'kasten öldürme' eylemini gerçekleştirdiğine dair, mevcut deliller kapsamında kuvvetli suç şüphesine ulaşıldığı, şüphelinin üzerine atılı suçun Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 100/3 maddesinde sayılı katalog suçlardan olduğu ve bu haliyle tutuklama nedeninin var olduğu, soruşturmanın kısıtlı olarak yürütülmesi, delillerin toplanma aşamasında olması karşısında delillerin karartılma ya da yönlendirilme ihtimalinin bulunması hususları hep birlikte nazara alındığında, şüpheli hakkında adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı, tutuklama tedbirinin ölçülü ve uygun olacağı anlaşılmakla, şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 100. ve devamındaki maddeleri uyarınca tutuklanmasına, karar verilmesi kamu adına talep olunur." 

Soruşturmada 2 zanlı da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada gözaltına alınan 13 şüpheliden adliyeye sevk edilen 2 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüphelilerden Savaş G. ve Süleyman Ö'nün savcılık sorgusu tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliği, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu iki zanlının, "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi.

Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku: "Kızımın kemiklerini ve mezarını istiyorum"

Kızının kemiklerini ve mezarını istediğini dile getiren Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku, "Ben kızımın kemiğini almadan ölene kadar burada oturacağım. Ben bir anneyim. Kendinizi benim yerime koyun" dedi.

Adliye önünde bekleyen anne Bedriye Doku açıklamalarda bulundu. Bedriye Doku, "Ben bir anneyim, sizin de çocuklarınız var. Yarım saat kendinizi benim yerime koyun. Çocuklarınızı okula gönderin ve geri gelmezse siz ne yaparsınız'" dedi. "Kızımın kemiklerini ve mezarını istiyorum" diye devam eden Doku, "Ben kızımın kemiğini almadan ölene kadar burada oturacağım. Ben bir anneyim. Kendinizi benim yerime koyun" ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda Bedriye Doku fenalık geçirdi. Doku, çevredekiler tarafından başka bir noktaya götürülerek sakinleştirildi.

Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, cenaze töreninin düzenleneceği camide fenalaştı, sağlıkçılar müdahale etti

16.04.2026 12:35:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:52:26
İHA
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Dün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda öğretmen 3 çocuk annesi Ayla Kara'nın (55) yanı sırada 10 kişide hayatını kaybetti, 17 kişiyse yaralandı. Soruşturma kapsamında saldırgan İ.A.M'nin babası U.M. tutuklandı.



Öğrencilerini korumak için kendisini siper ettiği öğrenilen matematik öğretmeni Ayla Kara'nın cenazesi yakınları tarafından morgdan alınarak defnedilmek üzere Onikişubat ilçesine bağlı Tekir Mahallesi'ne getirildi.



Ayla Kara'nın cenaze töreninin düzenleneceği Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne yakınları geldi. Bu sırada camiye gelen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, fenalaştı. Sağlık ekiplerince müdahale edilen Kara, tedbir amaçlı ambulansa götürüldü.



Öte yandan öğretmen Ayla Kara'nın 3 çocuk annesi olduğu çocuklarından Furkan Kara'nın avukat, oğlu Ertuğrul Kara'nın öğrenci, kızı Dilara Karabıyık'ın ise evli olduğu öğrenildi.



Saldırıda ölen öğretmenin eşi ve çocukları tabut başında gözyaşı döktü

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerine siper olan ve 3 kurşunla hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi namazın kılınacağı camiye getirilip musalla taşına konuldu. Öğretmenin eşi ve 2 oğlu tabutun başında gözyaşı döküp dua etti.



Cenaze, Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne getirilip musalla taşına konarken Ayla Kara'nın eşi Ramazan ve oğulları Furkan ile Ertuğrul tabut başında gözyaşı döküp dua etti.

Ayla öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit Ayla Kara için cenaze namazı kılındı. Cenazeye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanı sıra protokol üyeleri, Ayla Kara'nın eşi Ramazan, oğulları Furkan, Ertuğrul, kızı Dilara Karabıyık ve çok sayıda yakını katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aileye sarılıp teselli etti.

Cenaze namazı sonrası Ayla Kara'nın yakınları Türk bayrağına sarılı tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Daha sonra Ayla Kara'nın cenazesi defnedilmek üzere Tekir Mezarlığı'na götürüldü.

MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'

Milli Savunma Bakanlığı, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından elde edilen tecrübeler doğrultusunda teşkilat yapısının güncellendiğini belirtilerek, "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır" denildi

16.04.2026 12:25:00 / Güncelleme: 16.04.2026 12:32:06
İHA
MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'
MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörlük Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tuğamiral Aktürk, Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıya ilişkin başsağlığı dileklerini ileterek, "Dün Kahramanmaraş'ta gerçekleşen ve ülkemizi derin bir acıya boğan menfur saldırıda hayatını kaybeden evlatlarımız ile fedakâr öğretmenimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Millî Savunma Üniversitesi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri için nitelikli personel yetiştirdiğini vurgulayan Tuğamiral Aktürk, "Millî Savunma Üniversitemiz; yerli ve millî savunma sanayiimizin ileri teknoloji sistemlerini etkin şekilde kullanacak kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin lider personelini yetiştirerek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katmakta, bu onurlu yürüyüşe katılmak isteyen tüm gençlerimizi bünyesine davet etmektedir" dedi.



84 bin aday tercih yaptı

Öğrenci temin faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Tuğamiral Aktürk, "2026 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında üç haftalık süreçte yaklaşık 84 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Millî Savunma Üniversitemize gösterilen yoğun ilgi, milletimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir" diye konuştu.

Aktürk, tercih işlemlerinin 24 Nisan'da sona ereceğini hatırlatarak, sözleşmeli bilişim personeli başvurularının ise 17 Nisan'da başlayıp 4 Mayıs'ta tamamlanacağını belirtirken Nisan, Haziran ve Temmuz 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçlarının 17 Nisan'dan itibaren e-Devlet kapısından, askerlik şubelerinden ve MSB Mobil uygulamasından öğrenileceğini kaydetti.

Tatbikatlar devam ediyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, EFES-2026 Tatbikatı'nın komuta yeri safhasının tamamlandığını, fiilî safhanın ise 20 Nisan-21 Mayıs tarihlerinde İzmir'de gerçekleşeceğini söyledi.

Somali'de görev sürüyor

TSK'nin Somali'de deniz görevlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş ile Çağrı Bey Sondaj Gemisi ve beraberindeki destek gemileri 9-10 Nisan'da Mogadişu/Somali'ye ulaşmıştır. TCG Gaziantep fırkateynimiz ve TCG Yzb. Güngör Durmuş akaryakıt gemimiz Somali açıklarında Çağrı Bey Sondaj Gemisi'ne refakat ve koruma görevine devam etmektedir" ifadelerini kullandı.



Terörle mücadele sürüyor

Terörle mücadeleye ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Geçtiğimiz hafta içerisinde 8 PKK'lı terörist teslim olmuş, 1 Ocak'tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 75'e ulaşmıştır" dedi.

Suriye harekât alanlarında tünel imha faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Aktürk, "Menbic'de imha edilen 4 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 772 kilometreye ulaşmıştır" bilgisini paylaştı.

Hudutlarda 270 kişi yakalandı

Hudut güvenliği faaliyetlerinin 7 gün 24 saat esası ile tesis edildiğine dikkati çeken Aktürk, "Son bir haftada 17'si terör örgütü mensubu olmak üzere 270 şahıs yakalanmış, yıl başından itibaren yakalananların sayısı 2 bin 92 olmuş, Engellenen 2 bin 625 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 22 bin 617'ye ulaşmıştır" dedi.

İsrail'e tepki

Ortadoğu'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktürk, devam eden geçici ateşkesin daha karmaşık hale gelmeden kalıcı ateşkese dönüşmesi ve ardından kalıcı barışa ulaşılması için Türkiye'nin elinden geleni yapacağını vurguladı. Aktürk, şöyle devam etti:

"Bölgesel etkilerinin yanı sıra küresel etkileri de her geçen gün daha fazla hissedilen bu savaşın bir an önce sonlandırılmasını ve devam eden müzakere sürecinde tarafların yapıcı olmasını temenni ediyoruz. Öte yandan, İsrail'in bölgesel yayılmacılığının bir parçası olan saldırıları da devam etmektedir. Lübnan'daki saldırılar, sadece Lübnan'ın toprak bütünlüğüne değil, aynı zamanda bölgenin istikrar ve huzuruna zarar veren, devam eden müzakere sürecini de sekteye uğratan saldırılardır. İsrail ile Lübnan arasında Washington'da müzakerelerin başlatılmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte İsrail'in, müzakere ruhuyla bağdaşmayan saldırılarının olumlu sonuç alınmasının önündeki en büyük engel olduğunu ifade ediyoruz."

Yeni sistemler envantere girdi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyon çalışmalarına da değinen Aktürk, "Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Fırtına-2 obüsü ile Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Yine, ASELSAN tarafından muhtelif miktarda ACAR 300-G Kara ve İHA Gözetleme Radarı Kara Kuvvetlerimize teslim edilmiştir. 2023-2027 dönemini kapsayan toplam 1,5 milyar dolarlık yatırım programını hayata geçiren Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz, kapsamlı yatırım programı ile 155 mm obüs mühimmatı, 76 mm Denizhan Millî Deniz Topu, topçu ve 2.75 inç roketi 60, 81 ve 120 mm havan mühimmatları, tank ve obüs silah sistemleri, keskin nişancı fişekleri ve hafif kalibre silah üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracak, 2026 yılında üretime başlaması planlanan Kırıkkale'deki Hüseyin Kahya Enerjik Malzemeler Fabrikası'nda nitroselüloz, barut ve roket yakıtları başta olmak üzere birçok stratejik patlayıcının üretimi gerçekleştirilecek, ayrıca Derişik Nitrik Asit ve Katı TNT gibi enerjik malzemelerin üretimi ilk kez hayata geçirilecek, böylece Türkiye'nin patlayıcı ham madde konusunda dışa bağımlılığı tamamen sona erdirilmiş olacaktır" ifadelerini kullandı.

"Katar'dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirildi"

Toplantının ardından MSB, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Katar'a gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Bakan Güler'in Katarlı mevkidaşı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani'nin daveti üzerine ziyaret gerçekleştirdiğini belirten MSB, "Ziyaret kapsamında Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunan Sayın Bakanımız, Katar'da görevli Mehmetçiklerimizle de bir araya gelmiştir. Bakanımız ayrıca Katar Emiri, Katar Başbakanı ve Katar Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel konuların ele alındığı görüşmeler de gerçekleştirmiştir. Görüşmelerde, İsrail-ABD ile İran arasında yaşanan savaşın bölgeye etkileri değerlendirilmiş; iki ülke arasında başta savunma sanayii olmak üzere iş birliği imkânları ele alınmıştır. Ayrıca, Katar'dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirilmiştir" denildi.

"Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin teşkilat yapısına ilişkin planlamalara değinilen açıklamada MSB, komando tugay sayısının artırılmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

"Bakanlığımız, harbin doğasında ve teknolojide meydana gelen değişimleri yakından takip etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Rusya-Ukrayna çatışması ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrasında elde edilen tecrübeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda teşkilat yapısını sürekli olarak güncellemektedir. Bu çerçevede, komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır."

Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu

Kahramanmaraş'ta ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilere siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara, memleketi Manisa'nın Turgutlu ilçesini hüzne boğdu

16.04.2026 12:17:00 / Güncelleme: 16.04.2026 12:21:58
İhlas Haber Ajansı
Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu
Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu
Kahramanmaraş Merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın Manisalı olduğu öğrenildi. Öğretmen Ayla Kara'nın 1984 yılında Urganlı Ortaokulu'ndan mezun olduğu, ardından eğitimine Turgutlu Lisesi'nde devam ettiği ve 1987 yılında buradan mezun olduğu, daha sonra devam eden eğitim hayatının ardından Kahramanmaraş'ta öğretmenliğe başladığı belirtildi.

Ayla Kara'nın ortaokuldan sınıf arkadaşı olan Urganlı Mahalle Muhtarı Şaban Duman açıklamalarda bulundu. Olayı öğrendikten sonra tüm mahalle olarak yasa boğulduklarını belirten muhtar Duman, "Arkadaşımız Ayla Kara ile Manisa'nın Turgutlu ilçesi Urganlı Mahallesi'nde beraber okuduk. Ortaokulu birlikte bitirdikten sonra kendisi Turgutlu Lisesi'ni bitirdikten sonra Kahramanmaraş'ta öğretmenliğe başlamıştı. Kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybettiğini öğrendiğimizde tüm Turgutlu olarak hüzne boğulduk. Kendisine ve ailesine baş sağlığı diliyoruz. Buraya defalarca da ziyarete gelmiştir" dedi.



Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'a yeniden yargılandığı davada ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezası verildi

16.04.2026 12:10:00
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

''İftira atıyorlar''

Duruşmada söz alan sanık Nevzat Bahtiyar, ''Onların anlattıkları hepsi yalan. İftira atıyorlar. O kelimeyi Salim Güran söyledi. Parça parça et, yok et. Salim Güran söyledi götür parça parça et, suya at dedi. Kaybolsun diye. Salim bunları söyledi. Salim arkadaşımdı, samimiydik. O saatte su için aramıştım. O da bana güvenerek söyledi. Salim Güran beni yukarı çağırdı. Salim Güran yalan konuşuyor. Salim Güran tepenin üstünde beni çağırdı. Birlikte gittik. Önümde gitti, arkasında gittim. Nereye gideceğimizi bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yok. Benden önce yapılan bir cinayet. Kafana sıkarım dedi. Mecbur kaldım, bu bir tehditti. Kendi rızamla götürmedim. Bende götürüp oraya bıraktım. Baldızımın evine gidip peynir aldım. Baldızımın evine gittim. Ya çay ya da kahve verdiler. Peynirimi alıp eve bıraktım'' dedi.

''Niye keşif yapılmıyor, niye PSA araştırılmıyor''

Narin Güran'ın babası Arif Güran ise ''Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak' Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz' Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur' Yoksa zamanınız mı yoktur başkan' Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor' Niye PSA araştırılmıyor' Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak' Bu benim kızıma ne yapmış, ben isteseydim paramparça ederdim diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır'' diye konuştu.

Savunmaların ardından kararın açıklanması için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme, Nevzat Bahtiyar'ı, ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Güran ailesi, karara tepki göstererek sinir krizleri geçirdi.

Katliamı önceden planlamış

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli ‘yakın dönemde büyük eylem’ notu bulundu. Saldırgan okulu kana bulamadan 4 gün önce katliamı planlamış

16.04.2026 10:34:00
Haber Merkezi
Katliamı önceden planlamış
Katliamı önceden planlamış
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti, 6'sı ağır toplam 13 kişi yaralandı. Saldırgan, olay yerinde intihar etti. Soruşturma kapsamında dijital materyaller incelenirken, olayın önceden planlandığı belirlendi.

Saldırıyı 11 Nisan'da planladığı anlaşıldı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre, saldırganın evinde ele geçirilen bilgisayar ve cep telefonu kayıtlarında kritik bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde, İsa Aras Mersinli'nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli bir belgeye rastlandı. Bu belgede, "yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine" dair ifadeler yer alıyor. Savcılık, telefon ve bilgisayar kayıtlarının detaylı incelemesine devam ediyor. İlk bulgular, olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösteriyor.

Ayrıca saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında, 2014 yılında ABD'de 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger'a ait görseller kullandığı tespit edildi. Bu detay, soruşturmada "ilham kaynağı" olarak değerlendiriliyor.

Aileye yönelik soruşturma 

Soruşturma kapsamında 3 cumhuriyet başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirildi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü), dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyallere el konuldu. Uğur Mersinli aynı gün adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ardından annesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; silahların evde muhafaza edilmesindeki olası ihmaller derinlemesine araştırılıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, olay yeri incelemelerinin tamamlandığını, kamera kayıtları ve tüm delillerin titizlikle değerlendirildiğini açıkladı. Eğitim ve öğretime Kahramanmaraş'ta 2 gün ara verildi.

İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen olaylara ilişkin kamuoyunda korku ve panik yaratmaya yönelik yapılan paylaşımlarla ilgili resen soruşturma başlatıldığını bildirdi

16.04.2026 01:28:00 / Güncelleme: 16.04.2026 06:48:31
AA / Haber Merkezi
İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma
İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayımlanan haber ve paylaşımlardaki, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen saldırılara ilişkin kamuoyunda endişe, korku ve panik yaratmaya yönelik içeriklerin yakından takip edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu içerik ve paylaşımlarda elim hadiselerin faillerini övücü ifadeler kullanıldığı, farklı eğitim kurumlarında suç işlemeye tahrik edici yönlendirmelerde bulunulduğu ve kamu düzenini açık ve yakın şekilde tehlikeye düşürebilecek mahiyette paylaşımlar yapıldığı, ayrıca yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılan resmi açıklamalar dışında, halk arasında korku ve panik yaratmak saikiyle gerçeğe aykırı ve dezenformasyon içerikli bilgilerin bilinçli şekilde dolaşıma sokulduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu içerikleri oluşturan, yayan veya aracılık eden kişi ve hesapların tespiti amacıyla ilgili kolluk birimleriyle koordinasyon içerisinde yürütülen inceleme ve 'sanal devriye' faaliyetleri aralıksız devam etmekte olup, suç teşkil eden paylaşımlar hakkında gözaltı ve arama işlemleri dahil gerekli tüm adli işlemler derhal ve kararlılıkla uygulanacaktır."

Belirtilen eylemler bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 213, 214, 215 ve 217/A ("halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit", "suç işlemeye tahrik", "suçu ve suçluyu övme" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma") maddeleri kapsamında ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca resen soruşturma başlatıldığına işaret edilen açıklamada, soruşturma işlemlerinin titizlikle ve çok yönlü şekilde sürdürüldüğü vurgulandı.

Şanlıurfa'da okula düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 16 şüpheli gözaltına alındı

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki silahlı saldırıya ilişkin 16 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi.

EGM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"14 Nisan günü Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde meydana gelen silahlı saldırı olayına ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında 16 şüpheli gözaltına alınmıştır. Şüphelilere yönelik işlemler sürdürülmektedir." 

Provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi için erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu

Kahramanmaraş'taki silahlı saldırının ardından, Telegram üzerinden provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Alınan bilgiye göre, Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı anına ilişkin görüntüleri Telegram üzerinden yaydığı tespit edilen hesaplar hakkında adli süreç başlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yapılan incelemelerde, özellikle Telegram üzerinden saldırıya ait görüntülerin paylaşıldığı ve provokatif içeriklerin dolaşıma sokulduğu belirlendi.

Bu kapsamda, kamu düzenini korumak ve söz konusu içeriklerin yayılmasını engellemek amacıyla 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Ayrıca yaklaşık 100 bin üyesi bulunan ve saldırıya ilişkin görüntülerin paylaşıldığı tespit edilen "C31K" adlı Telegram grubu kapatıldı.

Provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilen kullanıcılar hakkında da adli işlem başlatıldığı, soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü öğrenildi. 

DMM, Kahramanmaraş'taki silahlı saldırı sonucu kayıp çocukların olduğu iddialarını yalanladı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Kahramanmaraş'ta bir okulda gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu kayıp çocukların olduğu iddialarını yalanladı.

DMM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kahramanmaraş'ta meydana gelen üzücü hadiseyi istismar ederek, sosyal medya üzerinden yayılmaya çalışılan 'saldırı sonucu kayıp çocuklar var' iddiaları asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu paylaşımlar, toplumun hassasiyetlerini hedef alarak kaos, korku ve panik iklimi oluşturmayı, kamu kurumlarımızın itibarını zedelemeyi ve devletimize olan güveni sarsmayı amaçlayan planlı birer algı operasyonudur. Vatandaşlarımızın, birliğimizi hedef alan bu tür provokatif psikolojik harp içeriklerine itibar etmemeleri, yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları önemle rica olunur." 

İçişleri Bakanlığından Kahramanmaraş'taki silahlı saldırıya ilişkin açıklama

İçişleri Bakanlığı, saat 09.00'da düzenlenecek değerlendirme toplantısında, okulların ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirlerin bütün boyutlarıyla ele alınacağını, gerekli adımların süratle hayata geçirileceğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırının herkesin yüreğini dağladığı ifade edildi.

Olayın ilk anından itibaren devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğu belirtilen açıklamada, sürecin, güvenlik, adli, idari ve eğitim boyutlarıyla çok yönlü ve titizlikle yürütüldüğü vurgulandı.

İçişleri Bakanlığı olarak mülkiye ve polis başmüfettişlerinin görevlendirildiği anımsatılan açıklamada, adli sürecin Adalet Bakanlığı koordinasyonunda hassasiyetle sürdürüldüğü, Milli Eğitim Bakanlığınca 4 başmüfettişle idari inceleme sürecinin başlatıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca saldırıdan etkilenenlerin ve ailelerinin rehabilitasyon süreçlerinin titizlikle yürütüleceği kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Sabah saat 09.00'da valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il milli eğitim müdürlerimizle bir araya gelerek geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştireceğiz. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'in katılımıyla gerçekleştireceğimiz bu toplantıda, okullarımızın ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirleri bütün boyutlarıyla ele alacak, gerekli adımları süratle hayata geçireceğiz. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması en temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaktayız.

Bu acı hadise üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin acısını istismar etmeye, suçu ve suçluyu övmeye, dezenformasyon yaymaya çalışanlar hakkında da gerekli işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıklarımız tüm birimleriyle azami gayret göstermektedir. Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Devletimiz güçlüdür. Kurumlarımız eş güdüm içindedir."

Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine, eğitim camiası ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar temenni edildi. 


 

Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı

Giresun'da meydana gelen iki ayrı trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı

15.04.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
İlk kaza, Espiye ilçesi Bayrambey köyü Ericek grup yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Süleyman Akçay (52) yönetimindeki 61 HE 172 plakalı çekici, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu dereye yuvarlandı. Kazada sürücü olay yerinde hayatını kaybetti.

İkinci kaza ise, merkeze bağlı Duroğlu beldesi kavşağında meydana geldi. Salih Ç. idaresindeki 28 DR 618 plakalı otomobil, kavşaktan kontrolsüz dönüş yaptığı sırada Tacettin Gökdemir yönetimindeki 28 M 7099 plakalı yolcu minibüsü ile çarpıştı. Kazada sürücüler Salih Ç. ve Tacettin Gökdemir ile minibüste yolcu olarak bulunan Fatma Yeşil, Ayşenur Kadan, Hanife Kadan ve Mustafa Bukukoğlu yaralandı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.