Son günlerin flaş gelişmesi, sözde müttefiklerimizden Fransa'nın Ermeni soykırımını kınamayanlara ceza verilmesi hakkında aldıkları karar neticesinde, Türk milletine attığı çalım, gol olarak neticelendi ve kalemizde patladı. Biraz tarih ve milli şuur sahibi olanlara bile bu sonuç sürpriz olmamıştır? Aslında bu karardan alınması gereken dersler çoktur. Alınması gereken en büyük ders; asırlardır tarihsel düşmanımız olarak bildiğimiz, daha dün topraklarımızı işgal eden, ecdadımıza her türlü zulmü reva gören, kendi tarihinde barbarlıklarıyla tanınan haçlı batının görmek istemediğimiz gerçek yüzü bir defa daha yüzümüze çarpılmıştır. Bu karardan sonra görmek istemeyenlerin, AB nin bir Hıristiyan kulübü olduğunu, tarihten gelen düşmanlıklarından ve bizi işgal fikriyatından asla vaz geçmediklerini görmesi lazımdır. Bakınız beyler bayanlar, Fransa'nın bu kararı tek başına kalmayacak ve dalga dalga bütün haçlı dünyasına yayılacak ve tarihte hiç olmadığı kadar yapayalnız kalacağız. Dolayısıyla haçlı batının linç girişimleri gittikçe artacaktır. Onlar için gün bugündür?Çünkü şanlı Türk devletini idare edenler şu sıralar, tarihinde olmadığı kadar yanlış politikalar üretmekte, dost düşman ve tehdit algılamalarını değiştirmekte, karşılıksız bir sevda olan AB uğruna her konuda taviz vermektedirler. Toplumun dinamikleri olan din iman maneviyat konusunda verilen tavizler sayesinde toplumda ayrışmalar baş göstermiş, etnik ve dinsel ayrılıklar körüklenmiş, açılımlar adı altında toplum ayrıştırılmış, halkı gittikçe fakirleşmiş, tarihsel gücünü kaybetmiştir. Bu durumu fırsat bilen haçlı batının küresel güçleri için bundan daha uygun bir ortam olamazdı. Bizi idare edenler tarihten ders almak yerine "İktidara geldiklerinde düşmanlarını kendilerine dost edindiler. Dostlarından uzaklaştılar. Fakat düşmanları onlara dost olmadı, ama dostları onlara düşman oldu." Bölgemizde din, dil ve aile bağlarımız olan dost milletlerle ilişkilerimizi kestik ya da onlara karşı duruş sergiledik. Dinimize, kimliğimize; iliğimize, kanımıza, kemiğimize düşman haçlı batının sözde dostluk tuzaklarına düştük. Sergilenen yanlış politikaların devlet ve millet olarak bize yansımaları bundan başka olamazdı. Bu konuda Yüce Allah'ın uyarına dikkatlerinizi çekmek istiyorum: "Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah'a aittir." (Nisâ: 139)"Ey inananlar! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin! Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz?" (Nisâ: 144)Her şeye rağmen çözüm vardır. Dış ve iç politikada Milli politikalara dönülmeli, ekonomide Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" tercih edilmeli, sözde dostlarla değil gerçek dostlarla dostluklarımızı geliştirmeli, ulusal çıkarlarımıza uygun politikalar üretmeliyiz. Aksi taktirde bizi bekleyen akıbet pek de hayra alamet değildir.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ramazan fırsat ayıdır / 17.03.2026
- Ramazan bin aydan daha hayırlı bir aydır / 16.03.2026
- Ramazan itikâf ibadetinin yapıldığı aydır / 15.03.2026
- Ramazan Kadir Gecesi’ni içinde barındıran bir aydır / 14.03.2026
- Ramazan affedilmeyene risk taşıyan bir aydır / 13.03.2026
- Ramazan cehennemden azat ayıdır / 12.03.2026
- Ramazan toplumsal arınma ayıdır / 11.03.2026
- Ramazan kendimizle hesaplaşma ayıdır / 10.03.2026
- Ramazan tövbe ayıdır / 09.03.2026
- Ramazan muhasebe ayıdır / 08.03.2026
- Ramazan bin aydan daha hayırlı bir aydır / 16.03.2026
- Ramazan itikâf ibadetinin yapıldığı aydır / 15.03.2026
- Ramazan Kadir Gecesi’ni içinde barındıran bir aydır / 14.03.2026
- Ramazan affedilmeyene risk taşıyan bir aydır / 13.03.2026
- Ramazan cehennemden azat ayıdır / 12.03.2026
- Ramazan toplumsal arınma ayıdır / 11.03.2026
- Ramazan kendimizle hesaplaşma ayıdır / 10.03.2026
- Ramazan tövbe ayıdır / 09.03.2026
- Ramazan muhasebe ayıdır / 08.03.2026




























































