logo
19 MART 2026


Büyük olmak inanmakla mümkündür

17.03.2026 00:00:00
Tarihin en büyük sınavlarından birini daha veren İran, ABD ile İsrail'e dünyayı dar etti.

Dünyanın en büyük devleti ve ordusuyum diye caka satan ABD, savaş öncesinde hiç tahmin edemediği büyük şoklar yaşıyor.

Savaşın neden çıktığından ziyade, ABD'nin niçin her önüne gelene saldırmak gibi bir psikoloji içinde olduğunu, en veciz bir şekilde BTP lideri Hüseyin Baş açıklamıştı.

ABD için hayatta en önemli olan tek şey, dolarının dünya piyasalarında rezerv para olmaya kesintisiz olarak devam etmesidir.

Petrol satın almak isteyen her ülke ya da kuruluş, karşılığında dolar vermek, bu doları da bir yerden bulmak zorundadır.

Petrolün dolar cinsinden fiyatlanması, dolara yönelik uluslararası talebin, dolayısıyla rezerv para olmaya devam etmesinin en güçlü dayanağıdır.

Çünkü dünyada enerji talebi sürekli artmaktadır ve bunun için de petrole olan talep belirleyici durumdadır.

1971 yılında Amerikan hükümetinin doların karşılığını altın olarak veremeyeceği anlaşılınca, 1972-1973 yıllarında Amerikan hükümeti Suudi kraliyet ailesiyle, kraliyet ailesinin hükümranlığını koruma karşılığında petrolü yalnız dolarla satmaları hususunda bir anlaşma yaptı.

Diğer OPEC ülkeleri de bunu takip etti ve petrol karşılığı olarak sadece dolar kabul eder oldular.

Tabi bu sömürü düzeni 2005 yılına kadar geçerli idi.

Bu tarihte dünyada çok ciddi yankı bulan bir gelişme oldu.

Prof. Dr. Haydar Baş, o tarihte özellikle de ABD dolar saltanatını yerle bir edecek olan bir tezi dünyanın gündemine getirdi.

Haydar Baş'ın, "Milli Ekonomi Modeli kapitalizmi sessiz bir devrimle tarihe gömmüştür" şeklinde ki açıklaması, özellikle de Asya ülkelerini harekete geçirmişti.

BTP'nin parti programı olan bu model, 11 kez gerçekleştirilen uluslararası kongre ile bütün sınırları aşmıştı.

İlk Rusya ve hemen ardından Çin, bu modelde yer alan "Milli Paralarla Ticaret" formülüne can simidi gibi sarıldı.

Oysa bu formül yüzlerce daha başka formüllerden sadece birisi olmasına rağmen, ABD'den intikam alacaklar için en acil devreye konması gereken sistem, doları devre dışı bırakacak olan, "Milli Paralarla Ticaret" bölümüydü.

Sırf bunun için Haydar Baş'ı Rusya parlamentosuna davet ettiler, soru sordular, dinlediler ve o günden sonra kademeli olarak, petro-dolar sistemini etkisiz kılmaya çalıştılar.

Bunu Ortadoğu ülkelerine de yaydılar.

Hem de ABD'nin işbirliği içinde olduğu ülkelerle bu anlaşmaları yaptılar.

Saddam, Kaddafi, Esad ve Maduro'nun başına gelenlerin tek nedeni, petro-dolar sisteminden çıktık demiş olmalarıdır.

Ancak bu üç ülkenin de ordu kapasitesi yok denecek kadar zayıf olduğu için direnemedi.

Ukrayna'yı Rusya'nın üzerine salan da, yine aynı gerekçe ile ABD idi.

Fakat oyun Rusya'da tutmadı ve kaybeden Ukrayna ile birlikte, ABD ve Avrupa ülkeleri oldu.

Bugün İran'a savaş açılmasının tek nedeni bu olmakla birlikte, aslında 1968'de kurulan ve 1972'de ilk raporunu yayınlayan Roma Kulübü, "Kaynakların kıt olması ve nüfusun kontrolsüz çoğalmasının önüne geçmek için, tek dünya devletinin kurulması zorunludur" şeklinde, çoğunun hiç duymadığı çılgınca bir açıklamada bulundular.

Aynı türden benzer açıklamaları İngilizler daha Atatürk döneminde yapmışlardı.

O gün yapılan açıklamada ise, bütün ülkelerin huzur içinde yaşayabilmeleri için, tek dünya federasyonunun kurulması ve bir tek ona ait bir silahlı gücün bulunması gerektiği vurgulanmıştı.

Ulu önderimiz Atatürk'ün İngilizlere cevabı ise gecikmemiş ve 'Ordunun lüzumu' adlı kitabında konuyu şöyle değerlendirmişti.

"Dünyada silahlı olan tek bir devlet veya bir kişi bile kalsa, diğerleri yine kendisini emniyette hissetmeyecek ve silahlanacaktır. Devletlerin silahlı gücü olmadan, yaşamaya hakları bile bulunmayacaktır"

Keşke İnönü ve Menderes bu sözün gereğini yapsalar ve dünyanın baş belası NATO'ya Türkiye'yi sokmasalardı.

Demem o ki; ABD ve İsrail için bundan sonra her yol, çıkmaz sokak olacaktır.

Bu savaş bittiğinde çok kesin olarak yaşanacak gelişme şu olacaktır.

Dünyada istenmeyen ve lanetlenen iki ülke olarak, ABD ve İsrail öne çıkacaktır.

Bundan böyle şahıslar bazında bile dolara yöneliş, tümüyle ortadan kalkacaktır.

Artık petro-dolar sistemi eskisi gibi olmayacaktır.

Hiçbir ülke, bu lanetli iki ülke ile yan yana gelmek istemeyecektir.

Bütün dünyanın bir araya gelse yapamayacağını tek başına kim yapmıştır?

Prof. Dr. Haydar Baş.

Bugüne kadar BTP'nin ittifaklara alınmaması ve yanından bile geçmeye korkulmasının arka planında, hep aynı kaygı vardı.

BTP, tam bağımsızlık yanlısı bir parti.

BTP, Atatürk Cumhuriyetinden ve ilkelerinden milim taviz vermeyen bir parti.

Bugüne kadar siyasette hakim olan psikoloji şuydu:

ABD arkamızda durmadan iktidara gelmemiz mümkün değildir.

BTP'de öyle bir model var ki, dünyayı sömüren emperyalizmin adeta dişlerini yerinden sökecek direnç, kuvvet ve kabiliyette.

Yanımıza alsak, ABD veya AB ne der?

İşte bu kaygı ve korku, sonsuza dek ortadan kalkmıştır.

Türk siyaseti için de bundan sonra çok ciddi bir sınav vardır.

Ya tam bağımsız Türkiye, ya da daima sömürülen ve günü geldiğinde fişi çekilecek olan bir ülke.

Unutulmamalıdır ki büyüklük sadece askeri güçle değil, inanmış insan gücüyle ispatlanır.

İşte İran bunu göstermiş ve başarmıştır.
 
Hacı Gaydan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.