ABD, İsrail ile birlikte Ortadoğu coğrafyasında öyle bir bataklığa saplandı ki, çıkamıyor. İran'ın yönetim kadrosunu müzakereler devam ederken hedef alarak hukuksuz bir savaş başlattılar ama devamında bu kirli senaryo ellerinde patladı.
İran'ın yöneticilerini hedef aldıklarında Venezuela gibi sonuçlanacağını zannettiler, olmadı; İranlı muhalifleri kışkırtmak istediler, olmadı; İran'ın askeri noktalarını hedef aldılar, savaş kabiliyetini, balistik füze rampalarını ortadan kaldırmak istediler, olmadı; en güçlü savaş gemilerini gönderip bastırmak istediler, olmadı… Neyi uyguladılarsa ellerinde kaldı, başaramadılar, beceremediler.
ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını fırsata dönüştürüp, bundan zarar gören ülkeleri yanına çekmeye çalıştı, bu da olmadı.
İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı'nı sadece ABD ve İsrail'e ve de askeri üslerini bunlara kullandıranlara kapadıklarını açıkladılar, daha sonra da petrolün Çin yuanı ile işlem görmesi şartıyla, petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin vermeyi değerlendirdiklerini ilan ettiler. İran'ın bu hamlesi, sadece ABD-İsrail ikilisinin savaş planlarını bozmakla kalmadı, aynı zamanda ABD'nin yıllardır dünyayı bir sömürme metodu olan petro-dolar sistemine de büyük darbe vurdu.
ABD'nin sistemini bugüne kadar ayakta tutan şey dolarıydı, doları da ayakta tutan ABD ordusu yani Pentagon'du. İran, bu savaşta hem ABD'nin gönderdiği savaş gemilerini hedef alıyor hem de Hürmüz'de yuan hamlesiyle ABD'nin parasını hedef alıyor. ABD-İsrail ikilisi bu savaşta kayaya tosladı ve tüm dünyaya rezil oldular.
Şimdi ABD Başkanı Trump, bu bataklıktan kurtulmanın yollarını arıyor. NATO'ya çatıyor, bir uluslararası koalisyon kurarak sorumluluğu paylaştırmak istiyor. Ama bu adımlarda da istediği neticeleri alamıyor.
Trump, İngiliz Financial Times gazetesine verdiği röportajda, Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin devam etmesi için NATO müttefiklerinin desteğini beklediğini söyledi. Körfez petrollerine Avrupa ülkelerinin bağımlılığının daha yüksek olduğunu savunan Trump, Hürmüz Boğazı'nın açık kalması için müttefiklerin yardım sağlamasının "yerinde olacağını" ifade etti.
Trump, kendisine "beklediği yardımın gelmeme olasılığı" sorulduğunda, "Daha önce de söyledim, biz her zaman müttefiklerimizin yanında olduk ama onlar bizim yanımızda olmuyorlar, şimdi de yapacaklarından emin değilim. Eğer Avrupa ve diğer müttefiklerimiz Hürmüz Boğazı'nı açmak için bize destek vermezse NATO'yu çok kötü bir gelecek bekliyor" dedi. Açık açık NATO'yu tehdit etti.
Gazetenin, müttefiklerden nasıl bir yardım beklediğine dair sorusunu ise "Ne gerekirse, Avrupa'nın ABD'den daha fazla mayın temizleme gemisi var, göndermeli" diye yanıtladı. Avrupalılardan asker desteği de beklediğini de dile getiren Trump, Hürmüz Boğazı için diğer ülkelerle görüştüklerini de ifade etti.
Halbuki Trump, daha çok kısa bir zaman önce, savunma konusunda "ABD'nin Avrupa'ya ihtiyacı olmadığını, Avrupa'nın ABD'ye ihtiyacı olduğunu" iddia ediyordu. Nereden nereye…
ABD Başkanı Trump'ın bir diğer projesi de, Hürmüz Boğazı'nda İran'ın kontrolünü kırmak için uluslararası bir koalisyonun kurulması. Axios haber sitesinin haberine göre, Trump ve üst düzey yetkililer, "çok uluslu koalisyon" oluşturmak için hafta sonu telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Üst düzey yetkili, Trump'ın bu hafta bazı ülkelerden resmi destek açıklamaları beklediğini ve böylece "Hürmüz Koalisyonu" olarak isimlendirdiği oluşumu hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti.
Koalisyona dahil olacak ülkelerden savaş gemileri, insansız hava araçları (İHA) ve askeri operasyona katkı sağlayacak ekipmanların talep edileceği aktarıldı.
Fakat sonuç, Trump'ın umduğu gibi olmadı. Ülkeler ya net olarak bu teklifi reddettiler, ya da çekimser kaldılar. ABD'nin koalisyon talebine, Avrupa'da Almanya, İspanya ve İtalya kesin bir dille karşı çıktı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere deniz kuvvetleriyle eşlik etme olasılığının sorulması üzerine, "Şu anda deniz yollarının askeri olarak korunması konusunda düşünmek için bir neden görmüyorum" yanıtını verdi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi.
İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, tüm ülkelerin kararlarına saygı duyduklarını ancak İspanya'nın şimdilik Hürmüz Boğazı'na hiçbir gemi göndermeyeceğini açıkladı.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, "Hürmüz'de askeri operasyonlara dahil değiliz. Hiçbir Avrupa ülkesi, Hürmüz Boğazı'nda askeri operasyonlara dahil olma isteğini dile getirmedi" diye konuştu.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Trump'ın çağrısının ardından meclis oturumunda yaptığı konuşmada, "Refakatçi gemi gönderme konusunda henüz herhangi bir karar almadık. Japonya'nın bağımsız olarak neler yapabileceğini ve yasal çerçeve içinde neler yapılabileceğini incelemeye devam ediyoruz" dedi.
Yunanistan meseleyi AB ile ortaklaşa inceleyeceğini belirterek topu taca atarken; Avusturya, Macaristan, Çekya ve Slovakya ise kendi ülke gündemlerine yoğunlaşarak Hürmüz Boğazı meselesinde sessiz kaldı.
İngiltere ve Fransa biraz ılımlı mesajlar verdi ama bu kadar ülke karşı çıkarken, özellikle de Grönland, Kanada, Rusya-Ukrayna savaşı gibi krizler masada dururken bu konuda donkişotluk yapmayacakları kesin gibi görünüyor.
Trump zaman zaman açıklamalarında İran'ın anlaşmak istediğini iddia ediyor, "İran'ın füze altyapısını hedef alıyoruz. İran çok ciddi şekilde anlaşmak istiyor. Ama hazır olduklarını sanmıyorum" diyor ama İranlı yetkililer bunu yalanlıyor.
Trump, bataklıktan kurtulmak için karizmayı çizdirmemek adına, "Bakın, barışı talep eden İran" demeye getiriyor ama o kapı da kapalı.
Görünen o ki, bu savaşın Trump'lı ABD'ye ve Netanyahu'lu İsrail'e faturası çok ağır olacak. Böyle bir durumda Trump, kendini kurtarmak adına bazı piyonları sahaya sürmek isteyebilir, bu tuzağa bölge ülkeleri ve liderleri asla düşmemelidir.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın ifade ettiği gibi, "ABD'nin kayığına binen elbet batar, Ehl-i Beyt'in gemisine binen ise kurtulur."
- Riyad’da toplandılar; ABD ve İsrail’i değil, İran’ı kınadılar! / 20.03.2026
- İran cephesi, savaşa nasıl bakıyor? / 19.03.2026
- Trump yönetimine ABD ve dünya genelinde güven yok / 18.03.2026
- ABD bataklığa saplandı, çıkış arıyor / 17.03.2026
- Netanyahu, Ben Gvir ve Mossad Başkanı öldü mü? / 14.03.2026
- İran İsrail’i vurdukça, Trump’ın kafası karışıyor / 13.03.2026
- İran'ın vurulacak yeri kalmadıysa, bu balistik füzeler nereden ateşleniyor? / 12.03.2026
- Epstein sopasıyla İran savaşı! / 11.03.2026
- “Dünya savaşını engelleyebilecek tek güç Türk’ün gücü” / 10.03.2026
























































