logo
23 TEMMUZ 2026

Fas’ta ağaçlara tünemiş keçilerin sırrı!

Fas’ın kurak ve yarı çöl iklimine sahip güneybatı coğrafyasında, görenleri önce şaşırtan ardından gülümseten, dünyanın başka hiçbir yerinde kolay kolay karşılaşamayacağınız ikonik bir manzara vardır: Argan ağaçlarının dallarına tünemiş keçiler

23.07.2026 12:26:00
Hasan Gündoğdu
 
Fas’ta ağaçlara tünemiş keçilerin sırrı!
Fas’ta ağaçlara tünemiş keçilerin sırrı!
İlk bakışta montaj ya da illüzyon gibi duran bu olay, aslında doğanın sunduğu çetin şartlara karşı hayvanların geliştirdiği olağanüstü bir uyum başarısıdır. İşte Fas'ın "uçan keçileri" veya "ağaç keçileri" olarak bilinen bu canlıların ilginç hikayesi:






Doğal Bir Hayatta Kalma Mücadelesi

Bu fenomene imza atan canlılar, bölgeye özgü yerli Tamri keçileridir. Fas'ın Souss Vadisi ve Atlas Dağları'nın eteklerinde yaz aylarında sıcaklıklar aşırı yükselir, otlaklar kurur ve zemin seviyesinde yiyecek bulmak imkansız hale gelir.

Açlıkla karşı karşıya kalan keçiler, çareyi gözlerini yukarıya, bölgenin tek hakim bitki örtüsü olan argan ağaçlarına (Argania spinosa) dikmekte bulmuştur.






Tırmanma Yeteneğinin Arkasındaki Biyoloji

Bir keçinin 8 ila 10 metre yüksekliğindeki bir ağaca tırmanması şans eseri değildir; vücut yapıları adeta bu iş için evrimleşmiştir:

Yarık ve Esnek Tırnaklar: Keçilerin tırnakları ortadan ikiye yarıktır ve her bir parça birbirinden bağımsız hareket edebilir. Bu durum, pürüzlü argan dallarını bir kıskaç gibi kavramalarını sağlar.

Sert ve Nasırlaşmış Tabanlar: Tırnaklarının tabanındaki yumuşak ve kauçuksu doku, kaygan veya eğimli dallarda çekiş gücünü artırır.

Mükemmel Denge Tesisatı: İki arka ayak üzerinde durarak üst dallara uzanabilir, daracık dalların üzerinde adeta bir ip cambazı gibi dengede kalabilirler.






Nedir Bu Argan Tutkusu?

Keçileri bu tehlikeli tırmanışa iten ana sebep, argan ağacının etli, yeşil-sarı meyveleridir. Zengin bir besin kaynağı olan bu meyveler, keçiler için çölün ortasında adeta birer lezzet ziyafetidir.

Keçiler yalnızca meyveleri yemekle kalmaz; meyvenin altındaki taze yaprakları ve sürgünleri de tüketerek kurak dönemi yüksek enerjiyle atlatırlar.






Argan Yağı ve Keçiler Arasındaki Tarihi İlişki

Eski dönemlerde bu keçiler, geleneksel argan yağı üretiminde önemli bir role sahipti:

1. Keçiler argan meyvelerini yer, meyvenin etli kısmını sindirir ancak ortasındaki aşırı sert çekirdeği sindiremezlerdi.

2. Çekirdekler dışkı yoluyla veya geviş getirme sırasında dışarı atılırdı.

3. Yerel Berberi halkı, doğada zaten kabuğundan yumuşamış ve temizlenmiş bu çekirdekleri toplayarak ezilmesini kolaylaştırır ve argan yağı elde ederdi.

Günümüzdeki Durum: Günümüzde hijyen standartları, gıda güvenliği ve yüksek kalite gereksinimleri nedeniyle ticari argan yağı üretiminde keçi sindiriminden geçmiş çekirdekler kesinlikle kullanılmamaktadır. Günümüzde meyveler insan eliyle toplanıp modern veya geleneksel soğuk pres yöntemleriyle işlenmektedir.






Ekolojik Denge ve Turizm Etkisi

Ağaçtaki keçiler Fas ekosistemi ve ekonomisi için çift taraflı bir etkiye sahiptir:

1. Ekolojik Hassasiyet ve Tehditler

Keçilerin dallarda dolaşması argan tohumlarının geniş alanlara yayılmasına (tohum dağılımına) katkı sağlasa da, aşırı otlatma ağaçlara zarar verebilir. Keçiler taze sürgünleri yedikçe ağacın kendini yenilemesi zorlaşır ve keskin tırnaklar dalları yıpratabilir. Bu nedenle günümüzde argan ormanları koruma altındadır ve keçilerin tırmanışı belirli alanlarda denetlenmektedir.

2. Turizm ve Yerel Ekonomiye Katkı

Ağaçtaki keçiler, Marakeş ile Suveyre (Essaouira) arasındaki güzergahta Seyahat eden turistler için en büyük çekim noktalarından biridir.

• Otobüslerle bölgeden geçen gezginler bu anı fotoğraflamak için mola verirler.

• Yerel çobanlar, keçilerin ağaçta durmasını sağlayarak veya fotoğraf çekimine rehberlik ederek geçimlerine katkı sağlarlar.

Fas'ın ağaç keçileri, doğanın zorlu şartlarına uyum sağlama zekasının ve renkliliğinin canlı bir göstergesi olarak dünyayı büyülemeye devam etmektedir.

Batının ‘insan hakları’ istismarı

İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır

18.07.2026 00:38:00
Haber Merkezi
 
Batının ‘insan hakları’ istismarı
Batının ‘insan hakları’ istismarı
İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Bu husus dünya ülkelerinin insan hakları ihlalleri konusunda hazırladıkları raporlarda da görüldüğü gibi tamamen siyasi bir boyut kazanmıştır.

Mesela, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin insan hakları konusunda birbirlerini eleştirdikleri örneğine hemen hemen hiç rastlanmamaktadır.







Oysa bu ülkelerdeki bazı insan hakları ihlalleri hakkında Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların pek çok raporu var. AB üyesi ülkelerin birçoğu hakkında Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda, İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiği gerekçesiyle açılmış pek çok dava ve verilmiş karar mevcuttur. 

Avrupa İnsan Hakları Divanı'nda İtalya aleyhindeki başvurular Türkiye'nin yedi misli, Fransa aleyhindekiler Türkiye'nin üç misli, İngiltere aleyhindekiler de Türkiye'den çok fazla olmasına rağmen, AB üyeliği konusunda Türkiye'nin önüne getirilen ilk mesele insan hakları ihlalleridir.

Bu bağlamda, Lozan'da azınlık olarak sayılmayanlara azınlık statüsünde haklar verilmesi ve böylece Türkiye'nin parçalanmasının önünü açacak düzenlemelerin insan haklarıdır denilerek yerine getirilmesinin istenmesi düşündürücüdür.







Türkiye'yi ziyaret eden AB üyesi ülkelerinin Dışişleri bakanları resmi programlarında olmamasına rağmen, özellikle bazı dernek yetkilileri ile görüşmeler talep etmekte, hapishaneleri ziyaret talebinde bulunmaktadır. Bu talepler, özellikle AB kapısında yarım asırdır bekletilen Türkiye'ye karşı, Avrupa'nın elindeki "insan hakları" kozunun bir yansımasıdır.

Şurası bir gerçek ki, uluslararası arenada özellikle Türkiye için insan hakları denilince; hakların temini ve her türlü yaşam koşullarının iyileştirilmesinden değil, siyasi taleplerin yerine getirilmesinden bahsedilmektedir.

Geçmişi sömürgeciliğe dayanan devlet anlayışlarında insan, bu kurumun devamında vazifeli bir araçtan öteye gidememiş, devletin devamına katkısı oranında hak sahibi olabilmiştir.







Bugün, Afganistan veya Irak'ta yaşanan katliamlar, ırza geçmeler, çocuk ölümleri dikkate alındığında; kapitalist sistemlerde insanın bu sistemin devamını sağlama dışında bir değerinin olmadığı açıkça görülmektedir.

Devletlerarası hukukta yüzlerle ifade edilebilecek konunun ele alındığı insan hakları sözleşmeleri yürürlüktedir. Ekonomik, sosyal, kültürel haklar, soykırımın önlenmesi, köleliğe karşı sözleşmeler, işkencenin önlenmesi konusunun ele alındığı metinler, kadınların ve çocukların haklarının ayrıntılı olarak yazıldığı sözleşmeler, işçi hakları vs. konuların yazılı hale getirildiği bu çalışmaların hepsi yalnızca kağıt üstünde kalmaktadır.

Emperyalizmin etkisindeki devletlerin halkları için hak sahibi olmak söz konusu değildir. Küreselleşen günümüz sisteminde ise, hak sadece belli devletlerin elinde devletlerin çıkarları için kullanılan birer araçtır. Güçlü olanların her zaman haklı olduğu bir dünyada yaşamaktayız." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı

Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedenine ulaşıldı

17.07.2026 11:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı
Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı
Muş'taki Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedenine ulaşıldı.






Muş merkeze bağlı Özdilek köyünde 10 Temmuz'da Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedeni, arama çalışmalarının 8. gününde düştüğü noktadan yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulundu. Karakaya'nın cansız bedeni, düştüğü noktadan yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta kıyı taraması yapan amcası tarafından bulundu. Amcası tarafından kıyıya çıkarılan Karakaya için daha sonra arama kurtarma ekipleri ve aileye haber verildi.








Muş AFAD İl Müdürlüğü koordinesinde 8 gündür yürütülen arama çalışmalarına İl Jandarma Komutanlığı, Van Jandarma Sualtı Arama Kurtarma timleri, Van Emniyet Müdürlüğü dalgıç polisleri, Siirt, Bitlis ve Erzurum AFAD ekipleri ile Diyarbakır jandarma dalgıç ekipleri, aile bireyleri ve köylüler de destek verdi. Yaklaşık 170 personelin görev aldığı arama çalışmalarında Murat Nehri boyunca hem su üstünde hem de su altında kapsamlı tarama faaliyetleri yürütülmüş, çalışmaların daha etkin sürdürülebilmesi amacıyla Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarındaki su akışı da belirli süreyle durdurulmuştu.








Berat Karakaya'nın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi işlemleri için Muş Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu

Antalya'nın Manavgat ilçesinde kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde haciz işlemi gerçekleştirildi. Haciz işlemini gerçekleştiren Avukat Emre Erdoğan, yaklaşık 60 milyon lirayı bulan kamulaştırma bedeline karşılık toplam 7 milyon değerinde 3 aracın yediemine çekildiğini söyledi

16.07.2026 11:29:00
İHA
 
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde gece yarısı haciz işlemi gerçekleştirildi. Manavgat Belediyesi üst düzey yöneticilerinin makam aracı olarak kullandığı 3 araç Avukat Emre Erdoğan ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin gözetiminde yediemin otoparkına götürülürken, Side Hizmet binasında haczedilen bir araç ise kapalı otoparkta olması nedeniyle yediemin otoparkına çekilemedi.






Konuyla ilgili kısa bir açıklama yapan Avukat Emre Erdoğan, "20 dolayında müvekkilimin mülkleri otopark olarak kullanılmak üzere Manavgat Belediyesi tarafından kamulaştırılmıştı. Ne var ki Manavgat Belediyesi bugüne kadar kamulaştırma bedellerini ödemedi. Müvekkillerim adına Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğumuz dava karara bağlandı. Mahkemenin kararı doğrultusunda haciz işlemi gerçekleştiriyoruz. Müvekkillerimin Manavgat Belediyesinden kamulaştırma bedeli olarak alacağı yaklaşık 60 milyon liradır. Şu an 3 makam aracı yediemin otoparkına çekildi, bir araç ise Side'de bulunan hizmet binasının kapalı otoparkında olması nedeniyle yediemine çekilemedi. Haczedilen araçların tahmini değeri 7 milyon lira dolayındadır" dedi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.