logo
01 HAZİRAN 2026

Fener Antep'ten çıkamaz

01.11.2001 00:00:00
Gaziantepspor, ligde uzun bir aradan sonra Fenerbahçe maçı için tam kadro çalışmaya başladı. Volkan'ın dışında tüm futbolcuların sakatlığı geçerken, Fenerbahçe maçının ilk idmanında Fatih, Ramazan, kaleci Ömer'de yer aldı. Bu futbolcuların kesin durumunun maç saatinde belli olacağı belirtildi.

Sırrımız takım ruhu

Teknik Direktör Samet Aybaba, Gaziantepspor'da görev aldığından bu yana seri galibiyetlerin elde edilmesinin sırrını takım ruhuna bağladı. Aybaba, "Biz takım ruhunu yakaladık. Takıma giren arkadaşlar çok koşup, çok mücadele ettiler. Takım içindeki diğer futbolcularda arkadaşlarına destek verdi. Takım ruhu olunca şans da, Allah da sizden yana olur" dedi.

İntikam maçı değil

Gaziantepspor'un idmanında morallerin yerinde olduğu görülürken, futbolcuların hırsı teknik heyeti sevindirdi. Şükrü Saraçoğlu'nda geçen yıl 3-0 galibiyetten 4-3 mağlup olan Gaziantepspor, bu maçı rövanş olarak görüyor. Samet Aybaba ise, "Geçen yılın hesabını göreceğiz" düşüncelerine katılmadığını belirtti.

Yeni sayfa açtık

Aybaba, "Bir maç oynanır ve biter. Geçen yıl Fenerbahçe bizi yendi, biz de bu yıl yenmek zorundayız diye birşey kabul edilemez. Geçen seneyi unuttuk. Zaten o maçta ben yoktum ve bu takımda 5-6 futbolcu da yoktu. Biz yeni bir sayfa açtık. Bu maç çok önemli. Fenerbahçe maçını kazanıp, yukarılarda daha iyi bir yer edinmeye çalışacağız" dedi.

UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü

Fenerbahçe’de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti

01.06.2026 10:39:00
Haber Merkezi
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
Fenerbahçe'de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti.

Yıldırım cephesinden ise "Mourinho ve transferlerin ağır maliyetini B planı yapmadan ucu açık yetkilere bağlayan yönetim suçludur" yanıtı gecikmedi. Asıl büyük kavga ise UEFA yaptırımları masaya yatırıldığında çıkacak gibi duruyor!

Fenerbahçe gelecek hafta sonu yeni başkanını seçecek. Aynı zamanda bu hafta içinde çok konuşulan UEFA cezasının resmiyet kazanması da bekleniyor. 10-15 milyon Euro'luk finansal limit aşımı cezası gündemde. Camiada kulübü bu cezayla karşı karşıya bırakan süreçle ilgili karşılıklı suçlamalar peş peşe gelmeye devam ediyor. Başkan adaylarından Hakan Safi faturayı rakibi Aziz Yıldırım'a kesti.







HAKAN SAFİ'NİN SERT SÖZLERİ

- Fenerbahçe geçtiğimiz sezon içerisinde kaynak girişini doğru zamana yetiştiremediği için UEFA harcama limitini aştı ve bir cezayla karşı karşıya kaldı. Peki Fenerbahçe kulübü kaynak girişini neden zamanında yetiştirmedi? Bunu da sanırım hatırlatmak gerekiyor.







- Geçtiğimiz Eylül ayında kongrede 11,12 ve 13. maddeler oy çokluğuyla reddedildi. Fenerbahçe Spor Kulübü halihazırdaki projelerini hayata geçirmek için bir mali kongre daha düzenlemek zorunda kaldı ve kulübe yapılacak kaynak girişi gecikti.

- O gün, seçim stratejisi nedeniyle, bu maddeleri onaylatmam diyenler bugün bu cezanın sorumluluğunu da taşımalı diye düşünüyorum. Kongre üyelerinin de bu konuda doğru bilgilendirilmesi çok önemli.







20 EYLÜL'DEKİ GENEL KURUL

Safi'nin gündeme getirdiği ve mali kayıtların doğruladığı süreç 20 Eylül 2025 tarihindeki Olağanüstü Genel Kurul'a dayanıyor. O dönem mevcut yönetim; Ataşehir Kayışdağı ve Küçükbakkalköy'deki mülkler başta olmak üzere kulüp taşınmazları üzerinde kiralama, satış ve proje ortaklığı geliştirebilmek adına genel kuruldan geniş yetkiler talep etti (11, 12 ve 13. maddeler).







AZİZ YILDIRIM REDDİ SAĞLADI

Ancak Aziz Yıldırım'ın başını çektiği muhalif kanat "ucu açık ve denetimsiz yetki verilmemesi" yüzünden bu maddeleri oy çokluğuyla reddetti. Yönetim, tıkanıklığı aşmak için Ekim 2025'te yeniden bir mali kongre düzenledi. Bu iki kongre arasında yaşanan 1 aylık idari rötar, kulübün kasasına girmesi planlanan sıcak paranın UEFA'nın bütçe denetleme takvimine yetişmemesine yol açtı.







DİREKT ETKİSİ DE YOK

UEFA bütçe dengesinin bozulmasındaki tek etken "gelirlerin gecikmesi" değil. Jose Mourinho ile imzalanan yüksek bütçeli sözleşme ve ardından kadroya dahil edilen Kerem Aktürkoğlu'nun bonservis ve maaş yükleri... futbol takımı harcamalarını tavan yapması. UEFA, gelir-gider dengesindeki bu radikal sapmayı ve limit aşımını affetmeyerek para cezası kesmesi bekleniyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.

Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler

Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı

01.06.2026 00:54:00
İhlas Haber Ajansı
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı.

UEFA, sezon ödüllerini açıklarken, milli oyuncu Arda Güler'e bir ödülün sahibi oldu. UEFA yaptığı açıklamada, "Real Madrid'in orta saha oyuncusu Arda Güler, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Oyuncusu' seçildi" ifadelerini kullandı.



Real Madrid formasıyla bu sezon başarılı bir performans sergileyen 21 yaşındaki yıldız, sezonu La Liga'da 4 gol ve 9 asist, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2 gol ve 4 asistle noktaladı. Güler, özellikle Bayern Münih maçında attığı iki golle dikkatleri üzerine çekmişti.

Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro

Fenerbahçe’de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı

31.05.2026 18:14:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı.

Taraftara hayal ettirilen "Uzay Takımı"nın sadece yıllık net maaş yükü 128.2 milyon Euro'yu buluyor. Bonservis bedelleri ve imza paraları da eklendiğinde sürdürülemez bir mali uçuruma dönüşen bu dev operasyon, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getiriyor.







Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi adayların kongre seçmenini ve taraftarları ikna etmek için kullandığı anahtar kelime "transfer".

Vizyon projeleri, mali disiplin ya da altyapı yatırımları unutulurken adaylara yalnızca hangi yıldızları getirecekleri soruluyor. Onlar da her gün dünya futbolunun elit isimlerini bol keseden telaffuz ediyor.







İLK 11'İN MAAŞLARI 128 MİLYON EURO

Ancak ortada dolaşan isimleri alt alta yazdığımızda yüz milyonlarca Euro'luk operasyonların gerektiği, "Uzay Takımı" ortaya çıkıyor

İşte taraftara hayal ettirilen 11'in yıllık maaşları:

-Ederson (11 milyon Euro)
-Semedo (4.2 milyon Euro)
-Kim (12 milyon Euro)
-Skriniar (8 milyon Euro)
-Robertson (5 milyon Euro)
-Leao (15 milyon Euro)
-Kante (17 milyon Euro)
-Guendouzi (6 milyon Euro)
-Salah (20 milyon Euro)
-Guirassy (15 milyon Euro)
-Sörloth (15 milyon Euro) 

Yukarıdaki 11'in yıllık net maaş toplamı tam 128.2 milyon Euro!







BİR DE BONSERVİS BEDELLERİ VAR

Vergiler ve bonuslar hariç olan bu tutar, Fenerbahçe'nin mevcut bütçelerini katbekat aşıyor. İmza paraları ve kulüplerine ödenmesi gereken bonservis bedelleri ise işin bir diğer ürkütücü boyutu. Sözleşmesi bitecek oyuncularda dahi astronomik imza paraları konuşulurken, bonservisi elinde olmayan isimlerin maliyetleri şu şekilde öngörülüyor:

-Rafael Leão: 50 - 60 Milyon €
-Serhou Guirassy: 40 Milyon €
-Alexander Sörloth: 40 Milyon €
-Kim Min-jae: 30 - 35 Milyon €
-Mohamed Salah: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)
-Andrew Robertson: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)







BEKLENTİLERİN ALTINDA EZİLEBİLİRLER

Fenerbahçe kongre üyelerinin oyunu toplamak adına yaratılan bu transfer rüzgarı, camiada büyük bir heyecan yaratsa da işin ekonomi tarafı bu tablo için "sürdürülemez" diyor.







Adayların sadece isimler üzerinden yürüttüğü bu seçim kampanyası, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getirirken, seçilecek yeni yönetimin bu beklentilerin altında ezilip ezilmeyeceği ise büyük bir merak konusu.

Pavlidis Beşiktaş'a koşuyor

Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi biletini kaçırdığı için mali darboğaza giren Benfica'nın Yunan golcüsü Vangelis Pavlidis için tarihi bir operasyon başlattı

31.05.2026 17:52:00
Haber Merkezi
Pavlidis Beşiktaş'a koşuyor
Pavlidis Beşiktaş'a koşuyor
Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi biletini kaçırdığı için mali darboğaza giren Benfica'nın Yunan golcüsü Vangelis Pavlidis için tarihi bir operasyon başlattı.

Siyah-beyazlılar, Portekiz ekibinin 40 milyon Euro'luk inadını "20 milyon Euro peşin + bonuslar" içeren dev bir paketle kırmaya çalışıyor. Diğer oyuncularından nakit yaratamayan Benfica'nın bu teklifi reddetmesi çok da beklenmiyor.







Yeni sezon transfer çalışmalarını sürdüren ve taraftarını heyecanlandıracak dünya çapında bir golcü arayışında olan Beşiktaş, Benfica forması giyen Yunan santrfor Vangelis Pavlidis için masada.

Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'ne katılamayacağı için ciddi bir ekonomik darbe alan ve acil nakit akışına ihtiyacı olan Portekiz kulübünün zor durumu Beşiktaş'ın iştahını kabarttı.







20 MİLYON EURO NAKİT İYİ PARA

Beşiktaş yönetimi, Benfica'nın kapısını reddedilmesi güç bir paketle çaldı. Siyah-beyazlılar, Pavlidis için talep ettiği 40 milyon Euro'luk değerlemeye formüllerle ulaştı.

- 20 milyon Euro net peşin ödeme,
- Sonraki satıştan pay maddesi,
- Başarıya ve performansa bağlı, toplam paketi 40 milyon Euro'ya tamamlayan bonuslar.







DÜNYA KUPASINDAN UMUTLARI VAR

Gelen bilgilere göre Benfica yönetimi, toplamda 40 milyon Euro'yu bulan bu teklife mesafeli... amaçları paranın tamamını peşin almak. Ancak bu durum Portekiz kulübü içinde büyük bir krize yol açmış durumda. Maddi sıkışıklık yaşayan Benfica'nın elindeki diğer satılık oyuncular Andreas Schjelderup (sadece Club Brugge istiyor) ve Richard Ríos'a (sadece Flamengo devrede) bu paraları verebilecek kulüp yok.







PORTEKİZLİLER YAN ÇİZERSE

İki oyuncunun Dünya Kupası'nda parlamasını uman Benfica yönetimi, Beşiktaş'ı bekleterek ateşle oynadığının da farkında. Siyah-beyazlı yönetim transferde kararlı ancak alternatifsiz değil.

Transfer kulislerinde konuşulanlara göre, Beşiktaş'ın sunduğu bu cazip "20 milyon peşin + bonuslar" formülünün reddedilmesi durumunda, Portekizlilerin inadını kırılması beklenmeyecek. Pavlidis'ten vazgeçerek listesinde yer alan diğer alternatiflere yönelecek.

Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?

Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor

31.05.2026 17:44:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor.

Hakan Safi'nin yardımcısı Metin Sipahioğlu'nun kamuoyunu düzeltmeye çalışırken sunduğu "limit aşımında sadece basit ve sabit bir para cezası ödenir" algısı, UEFA'nın katı ve doğrusal olmayan "Mali Yaptırım Matrisi" ve transfer yasağından kupalardan men edilmeye kadar uzanan "Sportif Ceza Eşikleri" gerçeğiyle tamamen çelişiyor.

Türk futbolunun mali yapısı ve kulüplerin UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) karşısındaki durumu, spor kamuoyunda en çok dezenformasyona uğrayan konuların başında geliyor. Son dönemde Hakan Safi ve çalışma arkadaşı Metin Sipahioğlu'nun "limit aşımı ve cezalar" ile ilgili sözleri Fenerbahçe için "eyvah eyvah" denecek cinsten.







MESSI VE RONALDO ÖRNEKLERİ TEHLİKESİ

Sipahioğlu'nun, kamuoyundaki bazı iddiaları "baştan yanlış" diyerek düzeltmeye çalışırken sunduğu matematiksel formüller ve ceza oranları, UEFA'nın güncel mevzuatıyla karşılaştırıldığında ciddi yapısal yanlışlar barındırıyor.

Üstelik Hakan Safi'nin argümanlarını Avrupa dışı liglerde (MLS ve Suudi Arabistan) oynayan Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi üzerinden kurması, Fenerbahçe gibi doğrudan UEFA radarına giren kulüpler için tehlike çanlarının çalmasına neden olabilecek türden kafa karışıklığına işaret ediyor.







SİPAHİOĞLU'NUN İDDİALARININ ALTI BOŞ

Metin Sipahioğlu açıklamasında, limit aşımı durumunda ilk cezada "%10 ile %25", ikinci cezada ise "%25 ile %50" arasında sabit yüzdeli oranlar uygulanacağını ve bunun aşım tutarı üzerinden hesaplanacağını iddia ediyor. Ancak UEFA talimatlarında böyle düz ve sabit yüzdesel aralıklar bulunmuyor.







MALİ YAPTIRIM MATRİSİNİ ATLADI

UEFA, Kadro Maliyet Oranı ihlallerinde "Mali Yaptırım Matrisi" adı verilen, çarpan sistemine dayalı karmaşık bir mekanizma kullanıyor. Ceza miktarı; aşımın büyüklüğüne  ve kulübün son 3 yıldaki ihlal geçmişine göre belirlenen bir katsayı ile çarpılarak hesaplanıyor.

Kulüp ilk kez ihlal yapıyor olsa bile, eğer aşım miktarı UEFA'nın tolerans sınırlarını radikal biçimde aşıyorsa, ceza doğrusal bir yüzdeden çok daha ağır bir çarpanla katlanır. Dolayısıyla "Aşımın %20'sini öder, geçeriz" mantığı mevzuatla bağdaşmamaktadır.







"PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR" YOK

Sipahioğlu'nun modellemesinde olay sadece nakdi bir para cezası olarak yansıtılıyor... kulüplerin sıcak para ödeyerek bu süreçten sıyrılabileceği izlenimi doğuyor. Oysa madalyonun diğer yüzünde UEFA'nın "Önemli İhlal" kriteri var.

Eğer bir kulüp, limiti sadece ufak bir farkla değil, radikal bir şekilde delmişse, bu durum ilk ihlalde bile doğrudan sportif ceza mekanizmasını tetikler.

Bu sportif yaptırımlar arasında; Avrupa kupalarında yeni transferleri kadroya yazamama, transfer yasağı, puan silme ve en ağır aşamada kupalardan men edilme yer alır. UEFA, parayı veren kulübün kuralları sınırsızca çiğnemesine asla göz yummaz.







TRANSFER KARLARI ÇOK KRİTİK

Sipahioğlu, "Fenerbahçe'nin geliri 300 milyon euro, bunun %70'i harcanabilir" diyerek düz bir hesap yapıyor. Bu anlatım, Türk kulüplerinin en büyük can simidini denklemin dışında bırakıyor: Transfer Kârları.

UEFA'nın Kadro Maliyet Oranı formülünde payda kısmını (yani limitin hesaplandığı gelir tarafını) sadece bilet, yayın ve sponsorluk gibi standart işletme gelirleri oluşturmaz. Bu formüle "Oyuncu Satışından Elde Edilen Net Kâr" doğrudan eklenir.

Özellikle son yıllarda ciddi oyuncu satışları yaparak "transfer şampiyonu" olan Türk kulüplerinin gerçek limit potansiyeli, bu detay verilmediğinde eksik hesaplanmış olur. Kulübün harcama limitini yukarı çeken en dinamik unsur, oyuncu ihracatından gelen kârlardır.

İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem

Fenerbahçe’de teknik direktörlük koltuğu için geri sayım sürerken, Aykut Kocaman’ın Samandıra’da kurmayı planladığı devrim niteliğindeki 14 kişilik teknik kadronun şifreleri çözüldü! Sarı-lacivertli camianın efsane isimleri Volkan Demirel, Dirk Kuyt, Gökhan Gönül, Mehmet Topal, Pierre Webó ve Selçuk Şahin’i tek bir çatıda toplamaya hazırlanan deneyimli teknik adamın, Türk futbolunda ezberleri bozacak yeni yönetim modeli çok konuşulacak

31.05.2026 16:07:00
Haber Merkezi
İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem
İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem
Aziz Yıldırım seçilirse Fenerbahçe'de teknik direktörlük koltuğu için Aykut Kocaman ismi her geçen gün biraz daha öne çıkıyor. Kocaman geri dönerse Samandıra'da eşi benzeri görülmemiş bir teknik heyet modeliyle geri dönmeye hazırlanıyor.
 
Sarı-lacivertli kulübün efsane hocası, kulübe aidiyeti en üst düzeyde olan eski yıldızlardan kurulu 14 kişilik dev bir teknik departman kurguluyor.







ÇOK GÜÇLÜ BİR TEKNİK EKİP OLACAK
 
Gelen son bilgilere göre; Volkan Demirel'den Dirk Kuyt'a, Mehmet Topal'dan Gökhan Gönül'e kadar gündeme bomba gibi düşen bu isimlerin teknik ekipte üstleneceği roller netleşmeye başladı. Kocaman'ın sahada en güvendiği isimlerin başında, Samandıra'nın havasını ve kulüp dinamiklerini ezbere bilen Volkan Demirel ile Selçuk Şahin geliyor.







DEMİREL VE ŞAHİN KIDEMLİ YARDIMCILAR
 
Volkan Demirel: Kulübede Kocaman'ın "birinci yardımcısı" ve takımın motivasyon lideri olacak. Oyuncu grubuyla köprü kuracak olan Demirel, idari ve teknik yönetimde en yetkili isim olarak konumlanacak.
 
Selçuk Şahin: Şahin; taktik analiz, rakip analizi ve saha içi organizasyonlarda hocanın sağ kolu olarak "taktik deha" rolünü üstlenecek.







KUYT VE TOPAL'A ÖZEL GÖREVLER
 
Dirk Kuyt ve Mehmet Topal Fenerbahçe'nin küresel futbol ağına entegre edilecek.
 
Dirk Kuyt: Avrupa futbolundaki geniş network'üyle kulübün "Avrupa Operasyonları ve Global Yetenek Avcılığı (Scouting)" departmanının lideri olacak.
 
Mehmet Topal: Teknik heyete taktiksel destek vermenin yanı sıra, Doğu Avrupa ve Balkanlar bölgesindeki oyuncu izleme komitesine liderlik etmesi bekleniyor.







WEBO VE GÖNÜL'ÜN ROLLERİ DE NET
 
Her departmanın başına o bölgenin en iyisini getirme felsefesiyle savunma ve hücumu iki özel isme emanet edecek.
 
Pierre Webó: Sistemini çok iyi bildiği Kocaman'ın ekibinde "Hücum Varyasyonları ve Bireysel Gelişim Antrenörü" olarak golcüleri özel olarak çalıştıracak.
 
Gökhan Gönül: Yeni yapılanmada "Savunma ve Geçiş Blokları Antrenörü" rolüne kaydırılacak. Özellikle bek oyuncularının performans yönetimi ve modern futboldaki bek-kanat koordinasyonu ondan sorulacak.
 
TÜRK FUTBOLUNDA BİR İLK OLACAK
 
Aykut Kocaman'ın kafasındaki bu plan, alışılagelmiş "bir teknik direktör ve iki yardımcı antrenör" modelinin çok ötesinde... deneyimli teknik adam; Atletik Performans, Taktik Analiz, Bireysel Gelişim ve Global Scouting olmak üzere 4 ana departman kuracak. 
 
Eski efsane futbolcular kulübede sadece birer figür olarak değil; bu departmanların başındaki kurumsal "departman liderleri" olarak görev yapacak. Samandıra'da kurulacak bu profesyonel yapı, Türk futbolunda bir ilk olmaya aday.

Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar

Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip

31.05.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip. Gazetemiz son 1 haftaya girilirken Fenerbahçe'deki seçim öncesi son durumu ve hangi adaya neden oy verilmesi gerektiğini masaya yatırıyor.

Fenerbahçe camiası tam 1 hafta sonra yeni başkanını seçecek... başkan adayları efsane başkan Aziz Yıldırım ve son dönemin dikkat çeken ismi Hakan Safi arasındaki yarış iyice kızıştı. Seçim turlarında vitesi artıran iki adayın meydanlarda, TV ekranlarında ve taraftar buluşmalarında öne çıkan söylemlerini sizler için derledik.






NEDEN AZİZ YILDIRIM'A OY VERMELİ?

Kulübü 1998-2018 yılları arasında tam 20 yıl kesintisiz yöneten Aziz Yıldırım, bu seçim sürecinde de en çok "deneyim" ve "düzeni değiştirme" vurgusuyla ön plana çıkıyor.

- Aziz Yıldırım, kulübün en zorlu dönemlerinde, özellikle de 3 Temmuz sürecinde gösterdiği dik duruşla camianın hafızasında sarsılmaz bir yere sahip. Kongre üyeleri, onun kriz yönetimindeki ustalığına ve futbol dünyasındaki ağırlığına güveniyor.








- Yıldırım seçim konuşmalarında mevcut futbol düzenine ve TFF yapısına meydan okuyarak, "Ben bu düzeni bozamazsam kimse bozamaz!" çıkışıyla taraftara kaybettiği saha dışı gücü geri getirmeyi vadediyor.

- Rakibi Hakan Safi'nin yönetimsel tecrübesini eleştiren Yıldırım, kulübün deneme-yanılma yöntemleriyle zaman kaybedecek lüksü olmadığını savunuyor. Kısa vadede şampiyonluk getirecek, ayakları yere basan bir futbol aklı vadediyor.

- Stadın modernizasyonundan tesislere kadar kulübe çağ atlatan gayrimenkul ve altyapı projelerinin geçmişteki mimarı olması, kongre üyelerinde "yine yapar" algısını güçlü tutuyor.






NEDEN HAKAN SAFİ'YE OY VERMELİ?

Ali Koç yönetiminde 15 ay görev alarak kulübün mevcut sorunlarını içeriden gözlemleyen ve iş dünyasındaki dinamik kimliğiyle tanınan Hakan Safi, camiaya yeni bir enerji getirmek istiyor.

- Safi, transfer politikasını net bir dille özetliyor: "İyi futbolcu iyi parayla alınıyor. Atanla tutanın iyi olacağı bir kadro kuracağız." Forvete dünya çapında bir yıldız, kaleye ise Ederson kalitesinde bir isim getirmek için Carlo Ancelotti de dahil olmak üzere dev isimlerle şimdiden görüştüğünü belirtiyor.






- Son 5-6 yıldır Türkiye'yi tanımayan yabancı hocalar yüzünden sezona geride başlandığını söyleyen Safi, lig dinamiklerini çok iyi bilen yerli ve yabancı teknik adam alternatifleriyle temas halinde olduğunu vurguluyor.

- Kulübün kendi büyüklüğünü kullanamadığını savunan Safi, "Fenerbahçe GYO" projesini hayata geçirerek 1 milyon metrekare alan alacaklarını ve gelirleri 1 milyar Euro seviyesine çıkararak Fenerium'u halka açacaklarını vadediyor.

- Mevcut stadın yıkılmadan, sadece çatısı çelik yapılarla yükseltilerek kapasitenin 64 bin 500'e çıkarılacağını belirten Safi, 3D simülasyonların hazır olduğunu ve stat büyüdüğünde Fenerbahçe'nin kaderinin değişeceğini söylüyor.

- Anadolu'dan 5 pilot takım almayı ve Avrupa'dan bir kulüp satın alarak burada genç yetenekleri parlatıp büyük bir futbol ekosistemi kurmayı hedefliyor.

Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi

Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı’ya Marcelo Bielsa ismini önerdi

31.05.2026 15:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı'ya Marcelo Bielsa ismini önerdi. Hatırlanacağı üzere zamanında Önder Özen'in Slaven Bilic'ten önce görüşüp anlaştığı Arjantinli teknik adamın göreve gelmesi 2013 yılında Ahmet Nur Çebi engeline takılmıştı.






Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları sürerken camiada büyük yankı uyandıracak çok çarpıcı bir hamle ortaya çıktı. Bugüne kadar temasa geçilen birçok yabancı teknik adamla yürütülen müzakerelerden somut bir sonuç alamayan Önder Özen, rotayı radikal bir isme kırma planını Başkan Serdal Adalı ile paylaştı.






DÜNYA KUPASI SONRASI AYRILACAK

Şu ana kadar görüşülen adayların beklentileri karşılamaması üzerine Futbol Direktörü Özen, Başkan Adalı'ya panik yapılmaması gerektiği yönünde bir rapor sundu. Sırf hoca getirmiş olmak için alelacele bir isme yönelmek yerine sabırlı olunmasını isteyen Özen, Dünya Kupası'nın ardından Uruguay Milli Takımı'ndan ayrılacak olan Marcelo Bielsa'yı beklemeyi önerdi.






YABANCI HOCALAR İSTİKRAR İSTİYOR

Siyah-beyazlılarda şu an için Kasper Hjulmand ismi öne çıktı. Ancak 54 yaşındaki Danimarkalı teknik adamın Leverkusen ile sözleşmesinin henüz feshedilmemiş olması bu süreci zora sokuyor.

Tek sorunu Hjulmand'ın sözleşmesi değil. Listede yer alan birçok elit teknik direktör, Türkiye'deki istikrarsızlık ikliminden çekiniyor. Yabancı hocaların büyük bir kısmı Beşiktaş yerine; daha stabil, daha az teknik adam öğüten ve yönetimlerin sürekli değişmediği kulüpleri tercih ediyor.






BIELSA BİÇİLMİŞ KAFTAN

Gelen bilgilere göre işte tam bu noktada Önder Özen, "Bielsa" formülünü devreye sokmayı teklif etti. Futbol dünyasında parayı ve konforu değil, her zaman yeni meydan okumaları seçen Arjantinli dahi için Adalı'yı ikna etmek için kolları sıvadı.






13 YIL ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ

Bielsa hem Beşiktaş hem de Özen için yabancı değil. Özen'in Futbol Direktörü olarak görev yaptığı 2013 yılında, "El Loco" (Deli) lakaplı Bielsa Beşiktaş'ın kapısından dönmüştü.






ÇEBİ TRANSFERİ ENGELLEMİŞTİ

O dönem Bilbao'dan ayrılan Arjantinli teknik adamla her konuda anlaşma noktasına gelindi, ancak dönemin yöneticisi Ahmet Nur Çebi ile yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle rota Slaven Bilic'e çevrildi.

Şimdi gözler Serdal Adalı'da... Özen'in 13 yıllık yarım kalan hikayeyi tamamlamak ve Beşiktaş'a dünya çapında bir futbol felsefesi getirmek için sunduğu "Bielsa planı" kabul görecek mi, yoksa yönetim Hjulmand veya alternatif isimler için baskıyı mı artıracak...önümüzdeki günlerde belli olacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.