logo
01 HAZİRAN 2026

Fenerbahçe VAR kayıtlarını istedi

Fenerbahçe'den VavaCars Fatih Karagümrük maçında yaşanan penaltı pozisyonuyla ilgili çarpıcı bir çıkışta bulunuldu

27.11.2023 15:24:00
Anadolu Ajansı
Fenerbahçe VAR kayıtlarını istedi
Fenerbahçe VAR kayıtlarını istedi

Fenerbahçe Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Çağlan Kızılhan, Vavacars Fatih Karagümrük Takımı'nın kabul etmesi halinde rakipleri ile Trendyol Süper Lig'in 13. haftasında yaptıkları maçın tekrar oynatılması için hazır olduklarını ifade etti.

Kızılhan, VavaCars Fatih Karagümrük ile dün oynakları maçın 53. dakikasındaki tartışılan pozisyonla ilgili açıklamada bulundu. Sezonun ilk haftasından itibaren aleyhlerinde kararlar verildiğini savunan Kızılhan, "Takımımız adına verilmeyen net bir penaltı pozisyonu es geçilmişken, sadece rakibimizin haklı penaltı beklentisi üzerinden tüm maçın kamuoyu gündemine getirilmesi yıllardır süregelen algı çalışmasına yeni bir örnektir. Bu yolla, Fenerbahçe kayrılıyor manipülasyonu yapılması, takımımıza haftalardır verilen aleni zararları manipüle etmek demektir." ifadelerini kullandı.

Karşılaşmanın 53. dakikasında oluşan pozisyonun ve tüm maçın VAR kayıtlarının açıklanmasını beklediklerini belirten Kızılhan" Fenerbahçe Spor Kulübü olarak; rakibimiz Vavacars Fatih Karagümrük Takımı'nın da onay vermesi halinde dün akşam oynadığımız müsabakayı yeniden oynamaya da hazır olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz." şeklinde görüş belirtti. AA

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bayramın ikinci gününde evinde ağırladığı sosyal medya fenomenleri ile yeni sezonun transfer stratejisini çizdiği iddia edildi

01.06.2026 10:19:00 / Güncelleme: 01.06.2026 10:34:09
Haber Merkezi
Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?
Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bayramın ikinci gününde evinde ağırladığı sosyal medya fenomenleri ile yeni sezonun transfer stratejisini çizdiği iddia edildi.

Kulübün yeni futbol aklını ve yönetim modelini tamamen dijital dünyaya kaydırdığını eleştirileri böylece ayyuka çıktı.







Daha önce ekranlardan kulübe katılan Önder Özen, Sergen Yalçın ve Serkan Reçber örneklerinin ardından yaşanan bu son gelişme, camiada "Beşiktaş'ı artık sosyal medya yönetiyor, yeni transferleri de fenomenler yapacak" tartışmalarının fitilini ateşleri.

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, kritik yaz transfer dönemi öncesinde camiada ve dijital dünyada birlik sağlamak adına ezber bozan bir hamleye imza attı. Bayramın ikinci gününde evinin kapılarını açan Adalı, siyah-beyazlıların yeni yol haritasını sosyal medyanın gücüyle şekillendirmeye çalıştı.







TRANSFER STRATEJİLERİ KONUŞULDU

Bu kritik buluşmada Adalı; siyah-beyazlı camiaya yön veren yüksek takipçili sosyal medya fenomenlerini ağırladı. Kulislerden sızan bilgilere göre kahvaltının ana gündem maddesi, Beşiktaş'ın yaklaşan yaz dönemi transfer stratejisi ve yeni futbol planlaması oldu.

SOSYAL MEDYADA BİRLİK OLMA

Bu organizasyon, kritik transfer dönemi öncesinde Beşiktaş camiasının sosyal medyada tek ses olması ve algı yönetiminin doğru yönlendirilmesi açısından stratejik bir adım olarak yorumlandı.

Siyah-beyazlı yönetimin, dijital dünyadaki dağınık yapıyı toparlayarak "sosyal medyada birlik olma" misyonuyla bu hamleyi gerçekleştirdiği ve kulübün yeni dönemdeki iletişim dilini bu sacayağı üzerine kurmak istediği belirtiliyor.







BAŞA GEÇENLER HEP SOSYAL MEDYADAN

Serdal Adalı'nın bu hamlesi, Beşiktaş'ın son dönemde ekran ve sosyal medya yüzlerine gösterdiği kurumsal ilginin de bir devamı niteliğinde. Kulübün hafızası incelendiğinde, sosyal medyanın Beşiktaş yönetim ve teknik kadro kararlarındaki ağırlığı dikkat çekiyor.

Yakın zamanda Beşiktaş'ta yeniden yapılanma çalışmaları doğrultusunda Futbol Direktörlüğü görevine getirilen Önder Özen, bu göreve gelmeden önce uzun bir süredir sosyal medya mecralarında ve dijital kanallarda yorumculuk yapıyordu.







SERGEN VE REÇBER DE ORADAN ÇIKTI

Siyah-beyazlılarda daha önce görev yapan teknik direktör Sergen Yalçın ve idari kadroda yer alan Serkan Reçber de Beşiktaş'ın başına geçmeden önce yine sosyal medyada ve dijital ekranlarda yorumcu olarak görev alıyor, kitleleri peşinden sürüklüyordu.







ÖNDER ÖZEN DE SOSYAL MEDYADAN

Başkan Serdal Adalı'nın hem futbol aklını dijital mecralarda rüştünü ispatlamış Önder Özen gibi isimlere emanet etmesi hem de transfer öncesi fenomenlerle evinde strateji toplantısı yapması, spor kulislerinde "Serdal Adalı Beşiktaş'ı sosyal medya vizyonuyla yönetiyor" yorumlarının yüksek sesle yapılmasına neden oldu.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.

Aykut Kocaman'ın hayalindeki golcü

Fenerbahçe'de yeniden başkanlığa dönmeye hazırlanan Aziz Yıldırım transfer piyasasını sarsacak gizli bir operasyon yürütüyor

31.05.2026 17:49:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın hayalindeki golcü
Aykut Kocaman'ın hayalindeki golcü
Fenerbahçe'de yeniden başkanlığa dönmeye hazırlanan Aziz Yıldırım transfer piyasasını sarsacak gizli bir operasyon yürütüyor. "Mutlak şampiyonluk ve dünya yıldızları" vaadiyle yola çıkan Yıldırım, teknik direktörlük koltuğu için Aykut Kocaman'da karar kıldı.

Kocaman'ın sistemine en çok uyan golcü ise bugüne kadar hiç konuşulmadı. Kamuoyunda Harry Kane hayranlığı ve "9.5 numara" profiline verdiği önemle bilinen Kocaman, Manchester United'ın Hollandalı golcüsü Joshua Zirkzee'yi rüyalarında görüyor.







Fenerbahçe'de 6-7 Haziran'da yapılacak seçim öncesi başkan adayı Aziz Yıldırım ve ekibi, hem saha içi hem de transfer kulislerini sallayacak santrfor transferi/transferleri peşinde koşuyor.

"Fenerbahçe'yi mutlaka şampiyon yapacağız ve dünyaca ünlü yıldızlar alacağız" diyerek yola çıkan Yıldırım'ın, teknik direktörlük koltuğu için düşündüğü Aykut Kocaman'ın rüyalarını süsleyen santrfor ise bu dönemde bir kez bile gündeme gelmeyen Joshua Zirkzee.







KOCAMAN'IN EN BÜYÜK HAYALİ KANE

Takımın orta saha gücünü takdir eden ancak "üçüncü bölgede topu tutacak ve sistemi işletecek" bir elit santrfora ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kocaman'ın sistemine en çok uyan isim, Manchester United forması giyen Hollandalı Joshua Zirkzee.

Kamuoyunda her zaman Harry Kane'e olan hayranlığı ve "komple forvet/9.5 numara" profiline verdiği önemle bilinen Kocaman için Zirkzee adeta biçilmiş kaftan.







TOP RAKİPTEYKEN SAVUNAN GOLCÜ

25 yaşındaki Hollandalı, Bologna döneminden beri kendisini "saf bir 9 değil, 9.5 numara" olarak tanımlıyor. Sırtı dönük top saklama, derine inip orta sahayı beşleme ve dikey paslarla kanat forvetlerini kaçırma özellikleri, Kocaman'ın aradığı "Alex" sistemini işletecek türden.

Fiziksel gücüyle ön alanda yıpratıcı pres yapabilen ve takım boyunu kısaltmak için topun arkasına geçen Zirkzee, Kocaman'ın "Top rakipteyken herkes savunmacıdır" felsefesine harfiyen uyuyor.







LİDER OYUNCU OLARAK İKNA OLABİLİR

Manchester United kadrosunda bu sezon istediği süreleri düzenli olarak bulmakta zorlanan ve kariyerinde tamamen merkeze oturacağı bir proje arayan Zirkzee'ye eğer teklif yapılacak olursa, Aziz Yıldırım cephesinin sunacağı "mutlak şampiyonluk ve lider oyuncu" vaadi transferi kolaylaştırabilir. .







GUIRASSY KADAR PAHALI DEĞİL

Yıldırım ve kurmaylarının şu anda görüşmelerde bulunduğu isimlerin Serhou Guirassy (Dortmund) ve Vedat Muriqi (Mallorca) olduğu konuşuluyor.

Eğer Zirkzee ismi gündeme gelirse 40 milyon Euro'dan fazla maliyeti olan Guirassy kadar pahalıya çıkmaz... ancak 30 milyon euro'luk serbest kalma maddesinin 18 milyon Euro'ya düştüğü Muriqi kadar da ucuza bitmez.

Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?

Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor

31.05.2026 17:44:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor.

Hakan Safi'nin yardımcısı Metin Sipahioğlu'nun kamuoyunu düzeltmeye çalışırken sunduğu "limit aşımında sadece basit ve sabit bir para cezası ödenir" algısı, UEFA'nın katı ve doğrusal olmayan "Mali Yaptırım Matrisi" ve transfer yasağından kupalardan men edilmeye kadar uzanan "Sportif Ceza Eşikleri" gerçeğiyle tamamen çelişiyor.

Türk futbolunun mali yapısı ve kulüplerin UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) karşısındaki durumu, spor kamuoyunda en çok dezenformasyona uğrayan konuların başında geliyor. Son dönemde Hakan Safi ve çalışma arkadaşı Metin Sipahioğlu'nun "limit aşımı ve cezalar" ile ilgili sözleri Fenerbahçe için "eyvah eyvah" denecek cinsten.







MESSI VE RONALDO ÖRNEKLERİ TEHLİKESİ

Sipahioğlu'nun, kamuoyundaki bazı iddiaları "baştan yanlış" diyerek düzeltmeye çalışırken sunduğu matematiksel formüller ve ceza oranları, UEFA'nın güncel mevzuatıyla karşılaştırıldığında ciddi yapısal yanlışlar barındırıyor.

Üstelik Hakan Safi'nin argümanlarını Avrupa dışı liglerde (MLS ve Suudi Arabistan) oynayan Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi üzerinden kurması, Fenerbahçe gibi doğrudan UEFA radarına giren kulüpler için tehlike çanlarının çalmasına neden olabilecek türden kafa karışıklığına işaret ediyor.







SİPAHİOĞLU'NUN İDDİALARININ ALTI BOŞ

Metin Sipahioğlu açıklamasında, limit aşımı durumunda ilk cezada "%10 ile %25", ikinci cezada ise "%25 ile %50" arasında sabit yüzdeli oranlar uygulanacağını ve bunun aşım tutarı üzerinden hesaplanacağını iddia ediyor. Ancak UEFA talimatlarında böyle düz ve sabit yüzdesel aralıklar bulunmuyor.







MALİ YAPTIRIM MATRİSİNİ ATLADI

UEFA, Kadro Maliyet Oranı ihlallerinde "Mali Yaptırım Matrisi" adı verilen, çarpan sistemine dayalı karmaşık bir mekanizma kullanıyor. Ceza miktarı; aşımın büyüklüğüne  ve kulübün son 3 yıldaki ihlal geçmişine göre belirlenen bir katsayı ile çarpılarak hesaplanıyor.

Kulüp ilk kez ihlal yapıyor olsa bile, eğer aşım miktarı UEFA'nın tolerans sınırlarını radikal biçimde aşıyorsa, ceza doğrusal bir yüzdeden çok daha ağır bir çarpanla katlanır. Dolayısıyla "Aşımın %20'sini öder, geçeriz" mantığı mevzuatla bağdaşmamaktadır.







"PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR" YOK

Sipahioğlu'nun modellemesinde olay sadece nakdi bir para cezası olarak yansıtılıyor... kulüplerin sıcak para ödeyerek bu süreçten sıyrılabileceği izlenimi doğuyor. Oysa madalyonun diğer yüzünde UEFA'nın "Önemli İhlal" kriteri var.

Eğer bir kulüp, limiti sadece ufak bir farkla değil, radikal bir şekilde delmişse, bu durum ilk ihlalde bile doğrudan sportif ceza mekanizmasını tetikler.

Bu sportif yaptırımlar arasında; Avrupa kupalarında yeni transferleri kadroya yazamama, transfer yasağı, puan silme ve en ağır aşamada kupalardan men edilme yer alır. UEFA, parayı veren kulübün kuralları sınırsızca çiğnemesine asla göz yummaz.







TRANSFER KARLARI ÇOK KRİTİK

Sipahioğlu, "Fenerbahçe'nin geliri 300 milyon euro, bunun %70'i harcanabilir" diyerek düz bir hesap yapıyor. Bu anlatım, Türk kulüplerinin en büyük can simidini denklemin dışında bırakıyor: Transfer Kârları.

UEFA'nın Kadro Maliyet Oranı formülünde payda kısmını (yani limitin hesaplandığı gelir tarafını) sadece bilet, yayın ve sponsorluk gibi standart işletme gelirleri oluşturmaz. Bu formüle "Oyuncu Satışından Elde Edilen Net Kâr" doğrudan eklenir.

Özellikle son yıllarda ciddi oyuncu satışları yaparak "transfer şampiyonu" olan Türk kulüplerinin gerçek limit potansiyeli, bu detay verilmediğinde eksik hesaplanmış olur. Kulübün harcama limitini yukarı çeken en dinamik unsur, oyuncu ihracatından gelen kârlardır.

Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul

Bir dönem Galatasaray forması da giyen Carlos Vinícius, ülkesi Brezilya'da Globo Esporte’ye futbol dünyasının bilinmeyen bir yanı hakkında samimi açıklamalarda bulundu. Sarı-kırmızılı günlerine ve Türkiye’deki dini inanç özgürlüğüne parantez açan 31 yaşındaki santrfor, "Müslüman topraklarda, Galatasaray'da oynadım ve hiçbir sorun yaşamadım" diyerek ezber bozdu

31.05.2026 15:58:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul
Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul
Bir dönem Galatasaray forması da giyen Carlos Vinícius, ülkesi Brezilya'da Globo Esporte'ye çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Futbol dünyasında dini inanç ve karakter duruşuna dair samimi itiraflarda bulunan golcü oyuncu, sarı-kırmızılı günlerine ve Türkiye'deki deneyimlerine de ayrı bir parantez açtı.






İYİ ÖRNEK OLMAKTAN BAHSETTİ
 
Futbol dünyasında dini inançlarını yaşayış biçimi nedeniyle hiç dışlanıp dışlanmadığı sorusuna net bir yanıt veren Vinícius, saygı görmenin anahtarının "iyi örnek olmaktan" geçtiğini vurguladı. Brezilyalı santrfor şu ifadeleri kullandı:
 
- Eğer sürekli konuşup, kendi dininizi insanların boğazından aşağı zorla itmeye çalışırsanız, işte o zaman bir şeyler yanlış gidiyor demektir.
 
- Beni bugüne kadar hiç kimse dışlamadı. Ben bir Hristiyanım ve Müslüman topraklarda da bulundum; mesela Türkiye'de, Galatasaray'da oynadım.
 
- Orada da hiçbir sorun yaşamadım. Çünkü o ortamı güzelleştiren ve inşa eden şey, sizin sergilediğiniz duruş ve yaşayışınızdır.







GALATASARAY'IN KAPILARI AÇIK
 
Gittiği her kulüpte karakteriyle iz bıraktığını belirten 31 yaşındaki futbolcu, Galatasaray dahil eski takımlarında kapıların kendisine her zaman açık olduğunu söyledi:
 
- Bugüne kadar gittiğim, formasını giydiğim her kulübe yarın elini kolunu sallayarak geri dönebilirim. Kapılar bana hep açıktır; çünkü biz her zaman ilkelerimizle, karakterimizle hareket ettik.
 
- Eskiden futbol dünyasında dine karşı belli bir mesafe veya dışlama olduğu söylenirdi ama bugün artık bu konuları çok daha rahat ve huzurlu yaşıyoruz.







Trabzonspor, Semih Kılıçsoy için bastırıyor

Trabzonspor'da, teknik direktör Fatih Tekke'nin raporu doğrultusunda yönetim Semih Kılıçsoy için tüm şartları zorluyor

31.05.2026 15:36:00
Haber Merkezi
Trabzonspor, Semih Kılıçsoy için bastırıyor
Trabzonspor, Semih Kılıçsoy için bastırıyor
Trabzonspor'da, teknik direktör Fatih Tekke'nin raporu doğrultusunda yönetim Semih Kılıçsoy için tüm şartları zorluyor. İtalya macerası mali kriz nedeniyle sona eren ve Beşiktaş'a geri dönen genç golcüyü "Yeni Muci" yapmaya kararlı olan Tekke, siyah-beyazlıların inadını kırmak ve bu dev transferi bitirmek için Batista Mendy takasını gündeme getirdi.






Beşiktaş'ın sezon başında Cagliari'ye satın alma opsiyonuyla kiraladığı Semih Kılıçsoy cephesinde sıcak gelişmeler yaşanıyor. İtalyan kulübünün finansal gerçekleri, genç oyuncunun İtalya macerasının sonuna gelindiğini resmen ortaya koydu. Kulübün sürdürülebilir bir mali yapıda kalması gerektiğini vurgulayan Cagliari yetkilileri, transfer politikasındaki katı tutumu şu sözlerle özetledi:

- Çok yüksek maaş alan ve bunu hak eden oyuncular var. Cagliari bugün sürdürülebilir bir kulüpse, bunun nedeni maaşlarını düşük tutmayı başarmış olmalarıdır. Bahsettiğiniz oyuncuların maaşları Cagliari'nin parametrelerine uymuyor.






CAGLIARI BONSERVİSİNİ ALMAYACAK

Bu açıklamanın ardından Cagliari'nin 12 milyon Euro'luk satın alma opsiyonunu kullanmayacağı ve Semih Kılıçsoy'un Beşiktaş'a geri döneceği kesinleşti. Ancak genç forvetin İstanbul'daki kalış süresi çok uzun olmayabilir; zira Süper Lig'de dev bir takas formülü masada.






MUCI GİBİ PATLAMA YAPABİLİR

Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Semih Kılıçsoy transferi için yönetim kuruluna oldukça olumlu bir rapor sundu. Bordo-mavili ekibin başında şampiyonluk kadrosu kurmak isteyen deneyimli çalıştırıcı, Semih'in takıma katılması durumunda tıpkı Ernest Muci'de olduğu gibi büyük bir patlama yapacağına ve kariyer zirvesine ulaşacağına gönülden inanıyor.






BEŞİKTAŞ FOLCARELLI'Yİ İSTİYOR

Beşiktaş'ın da bu transferde boş dönmeye niyeti yok. Siyah-beyazlıların radarındaki isim Tim Jabol-Folcarelli. Önder Özen'in de oyun tarzını çok beğendiği ve övgüyle bahsettiği isimlerin başında gelen Folcarelli, Beşiktaş yönetiminin iştahını kabartıyor.






FOLCARELLI DEĞİL DE MENDY

Ancak Trabzonspor, Ernest Muci de olduğu gibi Semih için de Batista Mendy'yi takasta kullanmak istiyor. Beşiktaş daha önce Mendy-Muci takasına sıcak bakmadı. Bu yüzden bordo-mavililer her ne kadar 8 taksitle de olsa Arnavut oyuncu için 8.5 milyon euro ödemek zorunda kaldı.

Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar

Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip

31.05.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip. Gazetemiz son 1 haftaya girilirken Fenerbahçe'deki seçim öncesi son durumu ve hangi adaya neden oy verilmesi gerektiğini masaya yatırıyor.

Fenerbahçe camiası tam 1 hafta sonra yeni başkanını seçecek... başkan adayları efsane başkan Aziz Yıldırım ve son dönemin dikkat çeken ismi Hakan Safi arasındaki yarış iyice kızıştı. Seçim turlarında vitesi artıran iki adayın meydanlarda, TV ekranlarında ve taraftar buluşmalarında öne çıkan söylemlerini sizler için derledik.






NEDEN AZİZ YILDIRIM'A OY VERMELİ?

Kulübü 1998-2018 yılları arasında tam 20 yıl kesintisiz yöneten Aziz Yıldırım, bu seçim sürecinde de en çok "deneyim" ve "düzeni değiştirme" vurgusuyla ön plana çıkıyor.

- Aziz Yıldırım, kulübün en zorlu dönemlerinde, özellikle de 3 Temmuz sürecinde gösterdiği dik duruşla camianın hafızasında sarsılmaz bir yere sahip. Kongre üyeleri, onun kriz yönetimindeki ustalığına ve futbol dünyasındaki ağırlığına güveniyor.








- Yıldırım seçim konuşmalarında mevcut futbol düzenine ve TFF yapısına meydan okuyarak, "Ben bu düzeni bozamazsam kimse bozamaz!" çıkışıyla taraftara kaybettiği saha dışı gücü geri getirmeyi vadediyor.

- Rakibi Hakan Safi'nin yönetimsel tecrübesini eleştiren Yıldırım, kulübün deneme-yanılma yöntemleriyle zaman kaybedecek lüksü olmadığını savunuyor. Kısa vadede şampiyonluk getirecek, ayakları yere basan bir futbol aklı vadediyor.

- Stadın modernizasyonundan tesislere kadar kulübe çağ atlatan gayrimenkul ve altyapı projelerinin geçmişteki mimarı olması, kongre üyelerinde "yine yapar" algısını güçlü tutuyor.






NEDEN HAKAN SAFİ'YE OY VERMELİ?

Ali Koç yönetiminde 15 ay görev alarak kulübün mevcut sorunlarını içeriden gözlemleyen ve iş dünyasındaki dinamik kimliğiyle tanınan Hakan Safi, camiaya yeni bir enerji getirmek istiyor.

- Safi, transfer politikasını net bir dille özetliyor: "İyi futbolcu iyi parayla alınıyor. Atanla tutanın iyi olacağı bir kadro kuracağız." Forvete dünya çapında bir yıldız, kaleye ise Ederson kalitesinde bir isim getirmek için Carlo Ancelotti de dahil olmak üzere dev isimlerle şimdiden görüştüğünü belirtiyor.






- Son 5-6 yıldır Türkiye'yi tanımayan yabancı hocalar yüzünden sezona geride başlandığını söyleyen Safi, lig dinamiklerini çok iyi bilen yerli ve yabancı teknik adam alternatifleriyle temas halinde olduğunu vurguluyor.

- Kulübün kendi büyüklüğünü kullanamadığını savunan Safi, "Fenerbahçe GYO" projesini hayata geçirerek 1 milyon metrekare alan alacaklarını ve gelirleri 1 milyar Euro seviyesine çıkararak Fenerium'u halka açacaklarını vadediyor.

- Mevcut stadın yıkılmadan, sadece çatısı çelik yapılarla yükseltilerek kapasitenin 64 bin 500'e çıkarılacağını belirten Safi, 3D simülasyonların hazır olduğunu ve stat büyüdüğünde Fenerbahçe'nin kaderinin değişeceğini söylüyor.

- Anadolu'dan 5 pilot takım almayı ve Avrupa'dan bir kulüp satın alarak burada genç yetenekleri parlatıp büyük bir futbol ekosistemi kurmayı hedefliyor.

Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi

Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı’ya Marcelo Bielsa ismini önerdi

31.05.2026 15:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı'ya Marcelo Bielsa ismini önerdi. Hatırlanacağı üzere zamanında Önder Özen'in Slaven Bilic'ten önce görüşüp anlaştığı Arjantinli teknik adamın göreve gelmesi 2013 yılında Ahmet Nur Çebi engeline takılmıştı.






Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları sürerken camiada büyük yankı uyandıracak çok çarpıcı bir hamle ortaya çıktı. Bugüne kadar temasa geçilen birçok yabancı teknik adamla yürütülen müzakerelerden somut bir sonuç alamayan Önder Özen, rotayı radikal bir isme kırma planını Başkan Serdal Adalı ile paylaştı.






DÜNYA KUPASI SONRASI AYRILACAK

Şu ana kadar görüşülen adayların beklentileri karşılamaması üzerine Futbol Direktörü Özen, Başkan Adalı'ya panik yapılmaması gerektiği yönünde bir rapor sundu. Sırf hoca getirmiş olmak için alelacele bir isme yönelmek yerine sabırlı olunmasını isteyen Özen, Dünya Kupası'nın ardından Uruguay Milli Takımı'ndan ayrılacak olan Marcelo Bielsa'yı beklemeyi önerdi.






YABANCI HOCALAR İSTİKRAR İSTİYOR

Siyah-beyazlılarda şu an için Kasper Hjulmand ismi öne çıktı. Ancak 54 yaşındaki Danimarkalı teknik adamın Leverkusen ile sözleşmesinin henüz feshedilmemiş olması bu süreci zora sokuyor.

Tek sorunu Hjulmand'ın sözleşmesi değil. Listede yer alan birçok elit teknik direktör, Türkiye'deki istikrarsızlık ikliminden çekiniyor. Yabancı hocaların büyük bir kısmı Beşiktaş yerine; daha stabil, daha az teknik adam öğüten ve yönetimlerin sürekli değişmediği kulüpleri tercih ediyor.






BIELSA BİÇİLMİŞ KAFTAN

Gelen bilgilere göre işte tam bu noktada Önder Özen, "Bielsa" formülünü devreye sokmayı teklif etti. Futbol dünyasında parayı ve konforu değil, her zaman yeni meydan okumaları seçen Arjantinli dahi için Adalı'yı ikna etmek için kolları sıvadı.






13 YIL ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ

Bielsa hem Beşiktaş hem de Özen için yabancı değil. Özen'in Futbol Direktörü olarak görev yaptığı 2013 yılında, "El Loco" (Deli) lakaplı Bielsa Beşiktaş'ın kapısından dönmüştü.






ÇEBİ TRANSFERİ ENGELLEMİŞTİ

O dönem Bilbao'dan ayrılan Arjantinli teknik adamla her konuda anlaşma noktasına gelindi, ancak dönemin yöneticisi Ahmet Nur Çebi ile yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle rota Slaven Bilic'e çevrildi.

Şimdi gözler Serdal Adalı'da... Özen'in 13 yıllık yarım kalan hikayeyi tamamlamak ve Beşiktaş'a dünya çapında bir futbol felsefesi getirmek için sunduğu "Bielsa planı" kabul görecek mi, yoksa yönetim Hjulmand veya alternatif isimler için baskıyı mı artıracak...önümüzdeki günlerde belli olacak.

Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu

30.05.2026 22:14:00
Haber Merkezi
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu.

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Puskás Aréna'da oynanan, normal süresi ve uzatmaları 1-1 eşitlikle tamamlanan mücadelede gülen taraf, seri penaltı atışlarında rakibine 5-4 üstünlük kuran Fransız temsilcisi oldu. PSG bu zaferle birlikte Devler Ligi'nde üst üste ikinci kez mutlu sona ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı.



Alman hakem Daniel Siebert'in yönettiği maça çok hızlı başlayan Premier Lig şampiyonu Arsenal, henüz 6. dakikada Kai Havertz'in dar açıdan attığı şık golle 1-0 öne geçti ve ilk yarı bu skorla kapandı.

İkinci yarıda vites artıran PSG, aradığı golü 65. dakikada kazandığı penaltıda Ousmane Dembélé ile bularak durumu 1-1'e getirdi. Maçın normal süresinde ve 30 dakikalık uzatma bölümlerinde başka gol sesi çıkmayınca, Avrupa'nın en büyüğünü belirlemek için seri penaltı atışlarına geçildi.



Büyük bir psikolojik savaşa sahne olan seri penaltı atışlarında hata yapmayan, kalesinde Matvey Safonov ile devleşen Paris Saint-Germain, penaltıları 5-4 kazanarak kupayı müzesine götürdü.

Geçtiğimiz sezon finalde Inter'i yenerek tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Fransız ekibi, üst üste ikinci zaferiyle unvanını korumayı başardı ve Avrupa futbolundaki dominasyonunu perçinledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.