logo
24 HAZİRAN 2026

Fenerkent'ten, Heybelikent'ten ne haber

02.12.2006 00:00:00
Ne İlber Ortaylı'nın dediği gibi iş "Ehlen ve sehlen" kadar ucuz, ne Cumhuriyet'in 27 Kasım Pazartesi günkü başyazısındaki gibi "Hoş geldi, sefa geldi" kadar basit.. "Geleneksel Türk misafirperverliği" gibi bir mantık ve üslûbun arkasına sığınmak da gereksiz, çünkü "Papa 16'ıncı Bendiktus" nam Kardinal Ratzinger azılı bir Türk ve Müslüman düşmanı..Üstelik ziyareti geleneksel Türk konukseverliğinden yararlanmasını gerektirecek bir iyi niyet taşımıyor.En ufak iyi niyet taşımıyor..1. "Hacı olmaya geliyorum" dedi.2. "Ekümenik bir ziyarettir" dedi.3. Türklüğün iki düşmanı Katolik ve Ortodoks mezheplerini barıştırmaya, birleştirmeye geldiğini açıkladı..4. Erdoğan ile "kısa fakat anlamlı" görüşmesinde de "diyalog", yâni "misyonerlik" çağrısında bulundu.. Evet; "Diyalog eşittir misyonerlik"? Papa'nın, Kasım ayının son günlerinde Endonezya-Bali'de toplanan Katolik yetkililerin Pan-Asya Zirvesi'ne gönderdiği mesaj.. Türkiye'ye "Hac"ca gelmeden iki gün önce..Ortadoğu'da Hıristiyanlar "barış ve demokrasi" diye Müslümanların üzerine çullanmışken; son derece ileri görüşlü "Eşbaşkanlar" projesi sonucu Türkiye'nin yakın coğrafyasından Türk adı silinirken ve Bush Müslümanlara karşı Hıristiyan dünyasını "küresel" anlamda bir Crusade'e davet etmişken, hem de Konstantinopl'de birbirlerini taa 1054 yılında aforoz eden mezhep görünümlü farklı iki dinin birleşmesini, güçbirliği yapmalarını, bunu hem de İstanbul'da yapmalarını teşvik etmek, alkışlamak ne iştir?Nedir Ortodokslarla Katoliklerin birbirlerini aforoza kadar varan en büyük düşünce farklılığı?Katoliklere göre Papa "Tanrı'nın Elçisi"dir ve "Mesih İsa'nın yeryüzündeki halefidir"Ortodokslar ise Papa'yı evet "Birinci Episkopos" sayarlar ama ne Hıristiyan Kilisesi üzerindeki hükümranlığını, ne de Tanrı'nın elçisi ve İsa'nın yeryüzündeki halefi olduğunu kabul ederler..Evet Papa ve Fener Papazı, 11 Eylül'de oluşturulan "yeni dünya düzeni" "procesi" uğruna cini şişeye sokmaya çalışacaklar ve bunu İstanbul'da yapacaklar..Neresi "hoş geldi" bunun?Katoliklerden sonra Ortodokslar da Amerika'nın, Amerika'yı yöneten Siyonist çetenin emrine girecek..Birleşince ne olacak?Geçen hafta Rum kesiminde taç ve Bizans İmparatoru kaftanı giydirilip tahta oturtulan II'inci Hristostomos "Müezzinden değil, Türk askerinden korkuyoruz" demişti..Al sana diyalog? Her ikisi de İbrahimî dinler ya, müezzinden korkmuyorlar ama Türk askerine karşı birleşiyorlar..Peki "birleşmeden sonra" Fener papazı da askere karşı tavır alacak mı, yahut Benedictus'un dediği gibi "İslâmın akıl dışı ve kılıçla" büyüdüğünü söyleyecek mi?Türk Devleti'nin kuruluş senedi sayılan Lozan ne olacak Lozan?İstanbul Ortodoksların merkezi olduğu an; Patrikhane'nin sadece İstanbul Rumları üzerindeki yetkisini kabul şartıyla Türkiye'de kalmasına izin veren Lozan rafa mı kaldırılacak?Çöpe mi atılacak?Veya moda deyimle, "üzerine sifon mu çekilecek"?Laiklik ne olacak? Laiklik için yırtınanlar ne yapacak?Fener'dekinden büyük, ve kökü dış kaynaklara dayalı "irtica" olur mu?Nesi hoş geldi Benedictus'un?Hoş da gelmedi, sefalar da getirmedi..Papa'nin bizatihi ziyareti ve ziyaret planlaması, düzenlemesi tam bir yanlışlıklar komedyası olup, Türk hariciyesinin teslim bayrağını çektiğinin resmidir..Geleneksel Türk Hariciyesi yerlerde sürünmektedir..Papa'nın geliş amacı belli.. Yukarıda ifade ettik?Üç sene önceki ilk gelme teşebbüsü; devlet ve hükümet yetkilileri tarafından ustalıkla savuşturulmuştu..Geçen sene; devletin söz geçiremediği Barthalemeos büyük bir uyanıklıkla daveti kendisi yeniledi, o da derhal geleceğini belirtti.Gezi o takdirde tamamen "dini" özellikler taşıyacaktı. Bu takdirde Cumhurbaşkanlığı kerhen ve biraz da zorlama bir mecburiyetten kendisi davet etmek zorunda kaldı, daha doğrusu bırakıldı.Kabul etti Papa.. Çünkü daveti kimin yaptığı değil, kendisinin burada ne yapacağı idi önemli olan.Bağcıyı dövmeye geliyordu..Akepe bir taşla iki kuş vurdu.. Hem daveti üzerinden atmış oldu, böylelikle "evsahibi" olmadığını ifade edecekti tabanına karşı.. Papa'yı da "laik" Cumhurbaşkanı çağırmış olacaktı..Hem de "medeniyetler ittifakına" uygun davranmış olacaktı..Ziyaret saati ve mahallinde Papa ile bir arada bulunmamak, aynı karenin içine girmemek için en etkili ve yetkili Akepe'liler derhal birer mazeret seyahati ayarladılar yurt dışında.. Bu da kolay oldu.. Çünkü Papa'nın geleceği gün sabitti.. İleri geri bir-iki günlük değişiklik yapılamıyordu, çünkü Fener'deki kutsal Aya bilmem ne ayinine katılacaktı, katılmalıydı. Ama bu takdirde bile gezinin ayrıntıları altı ay, bir sene önceden iki tarafın dışişleri yetkilileri tarafından kararlaştırılırdı..Masaya oturuldu, fakat programı Vatikan dayattı..Papa ill ede Ayasofya'ya da gidecekti..Bu noktada ben Ayasofya'da namaz kılma fikrini destekliyorum..Madem burası en son 500 yıl cami idi, madem dört yanında dört tane minaresi ve minarelerde şerefeleri vardır, o halde ve madem papa orada şu veya bu şekilde dini bir ritüel sergileyecek, uygulayacaksa elbette namaz kılınabilir.Kılınmalıdır.Ama "camide" slogan atılıp gösteri yapılmaz.. Sanki Atatürk'ün her dediğini yaparmış gibi yapan entel-dantellerin, "Canım, Ayasofya Atatürk zamanında müze haline getirilmemiş miydi?" yaklaşımına ise bayılıyorum..Bakın bakalım mahût kararnamenin altındaki imza gerçekten Atatürk'ün mü?Hem batılı gazetelerin olayı "Bizans Kilisesi'nde namaz kıldılar" manşetiyle duyurmaları bile bir anlam ifade etmiyor mu sizin için?Geliyoruz, karşılıklı "jest"lere..Papa gelmeden bir gün önce Vatikan'da, Papa 16. Benediktus'un İslam konusundaki danışmanlarından biri olan Prof. Dr. Semir Halil, Türkiye'nin, kültürel ve dinsel nedenlerden dolayı Avrupa Birliği'ne üye olabilecek konumda olmadığını söyledi. Halil, Papa'nın Türkiye'ye yapacağı seyahatin, "hem uluslararası, hem de siyasal açıdan en zorlu seyahat'' olacağını da belirterek, şöyle konuştu: "16. Benediktus'u Türkiye'yi ziyarete götüren ilk neden ekümeniktir; Hıristiyanlararası birlikle ilgili bir konudur. Ama kalabalık nüfusunun çoğunluğu Müslümanlar'dan oluşan ve Brüksel'in kapısını tıklatmakta olan bu ülkedeki İslam sorunu, Papa'yı da yapacağı seyahatlerin en zorlusuyla karşı karşıya getirecek. Türkiye seyahati, Papa'nın yapacağı en zorlu seyahat olacak.'' Buyurun buradan yakın.."Son dakikada" Erdoğan karar değiştirerek Papa ile Riga yolculuğuna çıkarken Papa'nın uçağını alanda beklemeyi ve "görüşmeyi" kabul etti..Aslında "müteveffa" Papa II'inci İnnocenti'nin devasa heykelinin ayakları dibinde ve Beetjoven'in 9'uncu Senfonisi eşliğinde AB Anayasası'na imza koyan Erdoğan ve Gül'ün "canlı" Papa'nın gelişini protesto etmeleri son derece anlamsızdı.Erdoğan bekledi çünkü papa'nın uçağı erkene alınamıyordu..Jest onunla da sınırlı kalmadı.. Erdoğan Papa'nın uçağının merdivenlerine kadar giderek "geleneksel Türk misafirperverliğini" sergiledi.Ecevit de bir zamanlar Karamanlis'in arabasının kapısını "nezaketin" açmıştı..Şu diyalog Erdoğan-Papa görüşmesinde aynen yaşanmıştır.."Erdoğan: Türkiye'nin ve hükümetimizin temel siyaseti AB'ye tam üyeliktir. İşte bu çerçevede AB'ye üyeliğimiz için desteğinizi bekliyoruz.Papa: Biz siyasi bir kurum değiliz. Türkiye'yi desteklemek için siyasi manevra alanımız bulunmuyor. Ama medeniyetler ittifakı çerçevesinde farklı inanç ve kültürlerin birlikte yaşaması için Türkiye'yi AB ile birlikte görmek isteriz".Erdoğan'ın; AB'ye üye olmayan, dini kişiliği siyasi kişiliğinden her zaman önde gelen, daha doğrusu siyaseti işine geldiği zaman dini hedeflerine ulaşmak için bir araç olarak kullanan Papa'dan AB için müzaheret, icazet istemesi önceden planlanmamış, düşünülmemiş anlık gelen siyasi bir gaftır..Büyük bir gaftır.. Papa'nın cevabının ilk bölümü taşı gediğine koymaktadır.. "Biz siyasi bir kurum değiliz."İkinci bölümde de yine kendi amaçları doğrultusunda, yâni medeniyetler ittifakı çerçevesinde, yani diyalog çerçevesinde, yani misyonerlik çerçevesinde Türkiye'yi AB ile birlikte görmek istediğini belirtiyor..Bali'ye gönderdiği mesajda ne demişti Papa?"Kilisenin, İsa'yı daha fazla tanıtan ve sevdiren misyonerlik tutkusundan esinlenen bir cemaate dönüşebilmesi için Hıristiyanlaştırmanın keyfini yeniden yaşaması gerekir. Misyonerlerin, İncil'i o yörenin kültürüne harmanlamaları gerekir. Bu sayede dinin, oradaki yerel dillerde ve kültürlerde yaşanır hâle gelmesi sağlanmalıdır.. Ama bu işlem rölativizm ve senkretizmden hiçbir iz taşımaksızın gerçekleştirilmelidir".Evet Papa, 4 gün boyunca Türkiye'de "Hıristiyanlaştırmanın keyfini yeniden yaşamaya" geliyor..Meraklılarına duyurulur..Erdoğan daha önce de Batı Trakya Türkleri için "Türk vatandaşı" Barthalemeos'tan yardım istemişti..Erdoğan din ile devlet işlerini hayli karıştırıyor gibime geliyor..Papa'ya yine de en anlamlı "jest"leri Sezer ve Bardakoğlu sergilemiştir..Sezer "C" Protokolu ile karşıladığı Papa'ya Kıbrıs'taki Rum katliamlarını anlatan bir kitap hediye etmiştir..Papa, İslâm kılıç zoruyla yayılmıştır demişti ya?Bardakoğlu da malûm Almanya konuşmasının cevabını Diyanet İşleri başkanlığında pek de diplomatik olmayan bir üslûpta vermiştir..Ama bu acaba Akepe'nin tabanına yönelik bir düzenleme midir?Sonuçta kıymetli okuyucu?."Fener'de ayrı bir devlet mi olacakmış, hadi canım" diyenlere iki çift lâfımız olacak.."Akredite" gazetecilerin boynuna Fener'in taktığı "Kutsal Ekümenik Patriklik" yaftası, modern dilde "tanıtma kartı" diyorlar; bir çeşit bağımsızlık gösterisi, bilek güreşi değil midir?Sen Sinod'a yasaya aykırı olarak "Türk olmayan" yabancıları atarken; Kudüs Patriği için şeriat mahkemesi kurarken ses çıkarmayanların, boyunlarına geçirilen "Kutsal Ekümenik Patrik" yaftasından da rahatsız olmamaları gerekir..Kuzey Irak'takine de "devlet" demiyorsunuz? Fener'dekine de "devlet" demiyorsunuz.. Peki, hadi gönlünüz olsun diye "kanton" diyelim; Fener kantonuna, Fener dükalığından akreditasyon almadan girebiliyor musunuz? Acarkent'le herkes uğraşır, elbette uğraşılmalıdır ama Acarkent'i öne çıkarıp Fenerkent'i unutturmaya kalkmayın?İki elimiz yakanızdadır.. Hüseyin Mümtaz/ Giresun Işık Gazetesi

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.