logo
24 HAZİRAN 2026

Flaş açıklama! Mehmetçik fiilen ABD ile savaşıyor

Yalova'da düzenlenen Atatürk Vatandır Sempozyumunda konuşan Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi ,"Mehmetçik, Afrin'de stratejik ortağımız ABD'nin tuzaklarına karşı varlık yokluk mücadelesi veriyor. Biz zannediyoruz ki PYD-YPG ile savaşıyoruz. Hayır, biz şu an bal gibi ABD ile savaşıyoruz" dedi.

29.01.2018 00:00:00
YENİ MESAJ/YALOVA

Yeni Mesaj Gazetesi tarafından düzenlenen Atatürk Vatandır Sempozyumları Yalova ile devam etti.



Sempozyumda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Afrin operasyonu tüm yönleriyle değerlendirildi. Program Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İl Başkanı Yüksel Durak'ın açılış konuşmasıyla başladı.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Zeki Garaçoğlu ve Yeni Mesaj Gazetesi Genel Koordinatörü Sabri Terzi de birer selamlama konuşması yaptı.



Konuşmasında "Prof. Dr. Haydar Baş eğer anlaşılmış olsaydı bugün ne Afrin ne Münbiç ne de Kobani, hiç bir problem olmayacaktı" diyen Sabri Terzi şöyle devam etti: "Eğer Prof. Dr. Haydar Baş'ın 1991 yılında Saddam Kuveyt'e sokulduğunda hedef Türkiye ikazına siyasiler ve millet kulak vermiş olsaydı bugün ne coğrafyamızda ne de ülkemizin içinde güvenlik problemi olacaktı. Haydar Baş'ın gündeme getirdiği başlık neyse mutlaka o bu millet için öncelikli olan konu başlığıdır. Bu 1998 yılında dinlerarası diyalog, yani FETÖ'ydü. O gün dinlerarası diyaloga çanak tutanlar, paralel yürüyenler daha sonra onu FETÖ'ye dönüştürdü. Ama Prof. Dr. Haydar Baş onun FETÖ olduğunu taa 1998 yılında ifade etmişti. Onun için Haydar Baş'ın gündeme getirdiği konu neyse ona kulak verin ki arkasından felaket yaşamayalım. Bu ülkede açılım gündeme getirildiğinde, Suriye konusu gündeme getirildiğinde Haydar Baş, 'mezhep farklılıkları gündeme getirilecek bu ülkede ve coğrafyamızda kardeş kanı dökülecek' demişti ve Tevhid'in merkezi Ehl-i Beyt diyerek İslam'ın özüne, merkezine Ehl-i Beyt'i yerleştirerek kardeşlik reçetesini ortaya koymuştu. Aynen bugün olduğu gibi biz de her hafta illerimizi dolaşarak Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt Sempozyumları düzenledik ve dedik ki, 'Ehl-i Beyt İslam'ın gerçeğidir, ta kendisidir.' Aynen bunun gibi Atatürk Vatandır programlarıyla Haydar Baş Bey Mustafa Kemal'i birliğin adresi olarak göstererek devlet ile milletin sivil ile askerin birlik adresini yine Atatürk'te ortaya koymuştur. O açıdan birliğe ihtiyacımız varsa Atatürk ve Ehl-i Beyt bizim için temel adrestir. Bu ülkenin, milletin karnını doymasını istiyorsak Milli Ekonomi Modeli bizim için temel adrestir."

Yalova Atatürk Vatandır sempozyumu iki oturum halinde yapıldı. Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu başkanlığındaki ilk oturumda Hasan Hüseyin Tekin, Hasan Aydın, Dr. Abdullah Terzi, Fuat Şengül, Asude Havuzlu ve Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi konuştu.

İkinci oturum ise Prof. Dr. Ünal Emiroğlu başkanlığında yapıldı. Bu oturumda da Harun Kayacı, Ahmet Erimhan, İbrahim Berk, Seçil Mumcuoğlu ve Muharrrem Bayraktar konuştu.

'YPG ile değil ABD ile savaşıyoruz'



Sempozyum konuşmacıları ağırlıklı olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'e düzenlediği Zeytin Dalı Harekâtını değerlendirdi. Konuşmacılardan Ahmet Hamdi Kepekçi, "Kahraman Mehmetçiğimiz Afrin'de stratejik ortağımız ABD'nin tuzaklarına karşı varlık yokluk mücadelesi veriyor. Biz zannediyoruz ki PYD-YPG ile savaşıyoruz. Hayır, biz şu an bal gibi ABD ile savaşıyoruz. Niçin? 'PYD benim kara gücüm' diyen ABD değil mi? Biz ABD'nin kara gücü ile savaşıyoruz. O halde bu gerçeği hepimizin çok net görmesi lazım, hükümetin görmesi lazım, söz sahibi, irade sahibi herkesin bunu görmesi ve buna göre tedbir alması lazım" dedi.

'Haydar Baş hocamıza ne kadar teşekkür etsek azdır'

"Ben Kilisliyim. Savaş psikolojisini biliyorum" diyen Doç. Dr. Kepekçi şu dikkat çekici ifadeleri kullandı: "Gün içinde nerede, ne zaman başınıza bir bomba düşecek ve öleceksiniz, her an bu psikoloji ile yaşıyorsunuz. Peki, bu çap genişlerse ne olacak? Savaş acı bir olaydır. O yüzden Atatürk'ün politikalarına çok dikkat etmek lazım. O'nun komşularıyla kurduğu ilişkilere, Sadabat ve Balkan Paktlarına çok dikkat etmek lazım. O yüzden Atatürk'ün yaptıklarını yapmak lazım. Bu manada Atatürk'ü birlik unsuru olarak Türkiye'nin gündemine getiren Prof. Dr. Haydar Başhocamıza ne kadar teşekkür etsek azdır."

'NATO ve ABD üsleri açık olduğu sürece...'



Ahmet Hamdi Kepekçi konuşmasında Türkiye'deki ABD ve NATO üslerine de dikkat çekti. Kepekçi, "Askerimiz operasyon yapıyor, uçaklarımız operasyonda. Tamam, güzel de şunu bilmiyoruz. NATO ağında bulunan radarlar var. Bu radarlar Hatay Yayladağı'nın sınır bölgesine Kel Dağı'nda, yetmedi Kürecik'te. Bu radarlarla nereler görülüyor biliyor musunuz? Bu radarlarla Suriye'nin hepsi, Türkiye, İran, Irak ve Kıbrıs ABD'nin avucunun içi gibi. Senin yaptığın her şeyi önceden görüyor ve biliyor. Peki, senin savaştığın ABD senin uçağının, askerinin, ne yaptığını biliyor, senin ne düşündüğünü biliyorsa nasıl olacak bu iş? Hala bu radarlar, üsler açık. Bu nasıl bir savaş? O yüzden savaşı savaş gibi yapmak lazım. Eğer kazanmak istiyorsak koşullara uygun hareket etmek lazım. Hem ABD ile savaşacağız hem de ABD ile ortak hareket edeceğiz cümlesi çok talihsiz bir ifadedir. ABD Başkanı ve Dışişleri Bakanı ile görüşülüyor. ABD ile diyalog devam ettiriliyor. Peki, Suriye'nin ne suçu var, Esad'ın ne suçu var, Suriye halkının ne suçu var? Niçin sen bu insanlarla bağlantı kurmuyorsun? Bunlar senin komşun değil mi? Hani komşularla sıfır sorundu? Arkadaşlar bizim Suriye ile barışmaktan başka çaremiz ve çözümümüz yoktur. Biz demiyor muyuz; 'Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz, Suriye'nin toprak bütünlüğü için savaşıyoruz' diye... O halde gelin Suriye devleti ile diplomatik usuller çerçevesinde, milletimizin ve devletimizin menfaatleri çerçevesinde, sınırlarımızın güvenliği çerçevesinde oturalım konuşalım. Araya Rusya'yı, ABD'yi koymaya gerek yok, siz direk görüşün. Dün kankaydınız ne oldu size? Burada kaybeden devlettir, millettir. Devletimiz ve milletimiz kaybetmemelidir" dedi.

'ABD ülkemizi Bosna gibi yapmak istiyor'

Konuşmasında, "ABD'nin ne yapmak istediğini anlamak için Bosna Hersek'e bakın" diyen Doç. Dr. Kepekçi şöyle devam etti: "Orada Boşnak kardeşlerimizin yaşadığı çileleri okuyun ve ağlayın. Öldürülseler kurtulacaklardı ama öyle değil. Namusuna en adi şekilde tecavüz ediliyor, en adi şekilde soykırıma tabi tutuluyor, vatan cüda ediyor, toplu kıyıma tabi tutuluyor, mezarı kaybediliyor. Barış denilerek ellerinden silahları toplanıyor ve ondan sonra BM tarafından Sırpların eline yem olarak veriliyor. Niçin? Çünkü bunlar Müslüman. ABD'nin, Batı'nın ülkemizin için, Suriye için, Irak için, İran için Büyük Ortadoğu Projesi kapsamındaki İslam ülkeleri için düşündüğü akıbet bundan başka bir şey değildir. Bu nedenle bizlerin doğruyu çok net bir şekilde ifade ederek haklının yanında yer almamız gerekiyor."

Peki çözüm ne?



Yalova'daki konuşmasında "Peki çözüm ne?" sorusunu da soran Ahmet Hamdi Kepekçi şunları söyledi: "Bizim başımıza ne geldiyse ABD ile stratejik ortaklığımızdan, İsrail ile olan ilişkilerimizden dolayı geldi. Terörün arkasında ABD var. Bunda en ufak bir tereddüt yok. Bunu bütün dünya biliyor ama biz sineklerle uğraşıyoruz. Sinekleri öldürerek tehlikeyi önleyemezsin, bataklığı kurutmak zorundasın. Onun için ne AB ne ABD tek çözüm bağımsız Türkiye demek zorundasın. Bakın Prof. Dr. Haydar Baş'ın çözümlerine. Ekonomide Milli Ekonomi Modeli, yönetimde Sosyal Devlet-Milli Devlet, toplumsal barış projesinde Ehl-i Beyt'te buluşma ile bütün problemlerin belini kırdı. Halk içinde ciddi bir birlik havası esmeye başladı. Onun için bizim mutlak suretle çözümün yanında yer almamız lazım."

'Uzun soluklu bir savaşa girdik'

Yeni Mesaj gazetesinin Yalova'da düzenlediği Atatürk Vatandır Sempozyumunun kapanış konuşmasını ise Yeni Mesaj gazetesi Başyazarı Muharrem Bayraktar yaptı.



Bayraktar da konuşmasında Afrin operasyonunu değerlendirdi. "ABD buraya binlerce tır silah gönderiyor diyoruz. Bunları buraya piknik yapmak için mi gönderiyor" sorusunu soran Bayraktar, "Barzani'nin, 'Bize 100 yıl evvel Kürdistan sözü verildi' ifadelerini yerine getirmek için gönderiyorlar. Biz binlerce tır silah oraya giderken seyrettik. Sayın Başbakanımız (6-7 ay evvel) 'Ben Amerikalı yetkililerle konuştum, Amerikalılar bize 'merak etmeyin biz DEAŞ ile Rakka savaşını yaptıktan sonra geri alacağız' dedi diye açıklama yaptı. Ben bunu fıkra gibi dinledim. Bu nasıl bir siyasi irade hayretler içinde kaldım. Şimdi o silahlar gitti, giderken sessiz kaldık. O silahların hangi ülkeler üzerinden gittiği de belli. O silahlar gitti, Amerikalılar oradaki PYD'lilere eğitim verdi, üniforma giydirdi hepsini seyrettik ve şu anda bir savaşın eşiğine geldik. Bir ucu Münbiç'e uzanacak olan ve burada bitmeyecek olan bir savaşın eşiğine geldik. Burada oluşturulmak istenen koridor aslında bir Kürt koridoru değil, büyük İsrail koridoru. Büyük İsrail projesini önlemek istiyorsak, siz Afrin'i aldığınız zaman buradaki unsurlar diğer bölgelere gidecekler. Dolayısıyla PYD-YPG'nin olduğu her yer bizim için tehlike demektir. Bu da yaklaşık olarak 50 bin km karelik bir alanı kapsıyor. Karşımızda 70-80 bin kişilik bir güç var. Biz böyle bir savaşa giriyoruz yani olay sadece Afrin ile alakalı değildir" şeklinde konuştu.

'Lozan'ı tartışmaya açmak çok yanlış'



Konuşmasında böyle bir ortamda Lozan'ın yeniden tartışmaya açılmasını da eleştiren Bayraktar şunları söyledi: "Bakın Sevr anlaşmasının 62. ve 64. maddesi var. Olaylara iğne ucuyla bakmayalım. Ben size büyük fotoğrafı gönderiyorum. Bugün savaşanlar da, ordumuzu o savaşa gönderenler de, 'Bugün biz ABD ile savaşıyoruz ama bize bir zeytin dalı uzattığı zaman çekiliriz, olay biter' diye bakmasınlar. Sevr anlaşmasının 62. ve 64. maddesi, İngiliz, İtalyan ve Fransız yetkililerden oluşan bir komisyon Fırat'ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bağımsız bir Kürt yönetimi kuracak bir yıl sonra ise Kürtler BM'ye başvurarak bağımsızlık isteyeceklerdir' diyor. Bugün Barzani de Salih Müslim de aynı şeyi söylüyor. Mesele şudur; Sevr antlaşmasını çöpe atan Mustafa Kemal Atatürk'tür. Aslında PYD'nin de YPG'nin de, Barzani'nin de, 5 bin tır dolusu silah gönderen ABD'nin de savaşı, Sevr'i çöpe atan Mustafa Kemal Atatürk iledir. Mustafa Kemal Atatürk Lozan'ı imzalayarak Sevr planlarına, Kürdistan planlarına bir daha yürürlüğe girmeyecek şekilde son vermiştir. Dolayısıyla şu ortamda Lozan'ın tekrar tartışmaya açılmasından son derece rahatsızım. Lozan'ı neden tartışmaya açıyoruz? Lozan'ı tartışmak demek Sevr'e dönmek demektir. Çünkü Sevr çöpe atıldığı için Lozan yapılmıştır. Lozan olmasaydı Sevr yürürlükte olacaktı. Biz Türk ordusu Afrin'de savaşırken kalkıp Lozan'ı nasıl tartışmaya açarız? Bu son derece yanlış bir tutumdur. Devlet yöneticilerimizin kesinlikle bundan vazgeçmesi lazımdır."

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.