logo
22 ŞUBAT 2026


Fotoğraf teknolojisinin tarihi süreci bu müzede

Kocaeli Bilim Merkezi içerisinde Fotoğraf Teknolojileri Müzesi açıldı. Geçmişten günümüze fotoğraf teknolojisinin geçirdiği değişimi, fotoğraf makine ve aksesuarlarındaki tarihsel gelişimi gözler önüne seren müzede, 310 fotoğraf makinesi sergileniyor

20.08.2022 16:32:00
Fotoğraf teknolojisinin tarihi süreci bu müzede
Fotoğraf teknolojisinin tarihi süreci bu müzede
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Seka Park'ta yer alan Bilim Merkezi içerisinde yeni bir müze açıldı. Düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilerine açan Kocaeli Fotoğraf Teknolojileri Müzesi'nde, geçmişten günümüze tüm fotoğraf makinaları ve yüzlerce yardımcı parçalar yer alıyor. Geçmişten günümüze fotoğraf teknolojisinin geçirdiği değişimi, fotoğraf makine ve aksesuarlarındaki tarihsel gelişimi gözler önüne seren Kocaeli Fotoğraf Teknolojileri Müzesi'nde Kocaelili fotoğraf sanatçıları Fahri Seyrek, Halil İbrahim Atmaca, Cemal Turgay ve Naci Girginsoy'un fotoğrafları ve hayat hikayelerinin yer aldığı bölüm bulunuyor. Müzede 162 yıllık kamera başta olmak üzere körüklü fotoğraf makineleri, yardımcı fotoğraf ekipmanları, filmler ve casus kameralar yer alıyor. Kocaeli'li fotoğraf sanatçısı İlker Kumral'a ait olan fotoğraf makineleri oğlu Değer Kumral tarafından müzeye verildi. Müzenin açılışında söz alan Fotoğrafçı İlker Kumral'ın oğlu Değer Kumral, babası İlker Kumral'ın en büyük hayalinin gerçekleştirildiğini belirterek Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'a teşekkür etti.

"Müzede 310 fotoğraf makinesi sergileniyor"

Fotoğraf Teknolojileri müzesinin Türkiye'nin en büyük endüstriyel dönüşüm projesinin içinde yer aldığını ifade eden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, 'Burada bir tarih yatıyor ve aynı zamanda bu binanın altında da tarih var. Burası arkeopark olmaya aday bir yer. Biz şu anda bir müzenin içinde bir müze açıyoruz. Burada endüstriyel bir müze var. Burada çok büyük bir hafıza var. Müze geçmişi geleceğe bağlayan somut alanlardır. Burası kocaman bir kültür havzası olacak. Adım adım oraya doğru gidiyoruz. Bu merkez parmakla gösterilecek bir destinasyon alanı olacak. 320 metrekare alana fotoğraf müzemizi kurduk. Müzeyi kurduğumuz yer eskiden Matbaa şefliğiydi. 310 fotoğraf makinesi sergileniyor. Aynı zamanda yardımcı malzemelerde müzemizde yer alıyor" ifadesini kullandı.

Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı

22.02.2026 11:30:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Viyana'da 7-8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde önemli açıklamalar ve değerlendirmeler oldu.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı.

Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nden dikkat çeken açıklamaları izleyin:

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı

Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne'nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor

21.02.2026 18:14:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:20:02
İHA
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan'daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri'nde taşkın riskini yükseltti.



Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi.




Pompa istasyonu uyarısı



Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı

21.02.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi.



Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi.

Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.

Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadesi ortaya çıktı. Murat Dalkılıç, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını iddia ederken, İsmail Hacıoğlu ise uyuşturucu kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır" dedi

20.02.2026 14:21:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında Savcılığa ifade veren ve işlemlerinin ardından serbest bırakılan şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı.

"Uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir''

Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ''Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım'' dedi. Dalkılıç'a gizli tanık 'G..02'nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, 'Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır' ifadeleriyle ilgili Dalkılıç'a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ''Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım'' diye söyledi.

Katılmadığını söylediği parti listesinde adının yer aldığı tespit edildi

İfadesine devam eden Dalkılıç, Kasım Garipoğlu'nu çevreden bildiğini ancak kendisinin partilerine katılmadığını söyledi. Bunun üzerine Savcılık, Garipoğlu'nun şoförü İsmail Ahmet Akçay'ın telefonunda yapılan inceleme sonucu parti listelerinin tespit edildiğini ve katılanlar listesinde kendisinin adının da yer aldığını belirtti. Dalkılıç ise, ''Sorduğunuz isimlerle bir kez partiye katıldım. Partiye beni Burak A. davet etmişti. Burada yaklaşık 1 saat kaldım. Gittiğim yer müstakil bir villaydı. Burada uyuşturucu madde kullanmadım'' ifadelerini kullandı.

''Madde kullandığım için pişmanım"

Şüpheli İsmail Hacıoğlu ise ifadesinde, aylık gelirinin 1 milyon olduğunu söyleyerek "Yaklaşık 27 yıldır aktörlük yaparım. Bana sormuş olduğunuz Melisa Ş. isimli kişiyi tanımıyorum. Daha önce Hollanda'da bulunduğum bir zamanda merakımdan uyuşturucu bir madde kullandım. Bu şekilde ilk kez bu maddeyi deneyimledim. Zaman zaman bu maddeyi kullandığım dönemler oldu. Maddeyi telegram isimli internet sitesinde bulunan uyuşturucu satış gruplarından temin ettiğim numaralardan sipariş ediyordum. Bu kişileri yüz yüze hiçbir zaman görmedim. Genellikle ikamet adresimde bulunan posta kutusuna maddeyi bırakırlar ve benim daha önceden buraya bıraktığım nakit paraları alırlar. Kamuoyunca tanınan bir kişi olduğum için bu hususa dikkat edip hiç kimseden yüz yüze madde alışverişi yapmadım. Madde kullandığım için pişmanım. Aktörlük mesleği gereği stresli dönemler geçirmem sebebiyle rahatlamak amacıyla bu maddeye yönelmiştim'' dedi.

İfadesine devam eden Hacıoğlu, ''Uyuşturucu maddenin kullanıldığı herhangi bir ortamda bulunmadım. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum. Gözaltına alınmadan evvel bir dizi projesi sebebiyle Ayvalık ilçesinde bulunmaktaydım. Bu sebeple ikametimde bir miktar uyuşturucu madde bulunmaktaydı. Cep telefonumu şifresiyle birlikte polis memurlarına teslim ettim. Melisa Ş.'nin hakkımda söylemiş olduğu aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum." şeklinde konuştu.

''Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım''

Şüpheli Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Kamuoyu tarafından tanınan bir sanatçıyım. Evimde uyuşturucu madde bulunduğuna dair kolluk ekipleri tarafından yapılan arama neticesinde yaklaşık 2 sene önce sokak üzerinde tanımadığım bir torbacıdan uyuşturucu maddeyi almıştım ancak ne kadar para verdiğimi hatırlamıyorum, bu şahsı da tanımıyorum. Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır. Evimde bulunan uyuşturucu belki bayatlamış bile olabilir. Yine emniyet benden kan, idrar örnekleri aldı. Uyuşturucu etken maddesinin çıkacağını düşünüyorum çünkü yaklaşık 1 ay önce Almanya turnesine konser vermek için gitmiştik. Bu sırada Almanya'da zaten yasal olarak satıldığını bildiğim için şuanda hatırlamadığım bir shoptan aldım ve içtim. Uyuşturucu maddeyi genelde gün içinde tek başıma aldığım ve gece vakti evde balkonda içmekteyim. Yurt içinde veya yurt dışında hiçbir zaman yapmış olduğum bir konserde uyuşturucu madde almadım, hakkımda neden işlem yapıldığını ben de merak ediyorum. Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım. Bu yerlerde bulunmadım. Medyadan gördüğüm kadarıyla soruşturma dosyasında tanıdığım ismini duyduğum herhangi bir kişi veya bağlantılı olduğum herhangi bir eylemim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu

İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen futbolda bahis operasyonunda yakalanan 32 şüphelinin kimlikleri ortaya çıktı

20.02.2026 12:11:00
İHA
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Futbolda Bahis-Şike" soruşturması kapsamında profesyonel futbol liglerinde mücadele veren futbol kulüplerinin yöneticileri hakkında yapılan araştırma sonucu bahis hesabı bulunduğu belirlenen ve yöneticisi olduğu takım ile başka bir takım arasındaki futbol müsabakası sırasında rakip takıma bahis oynadığı tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 10 farklı ilde 33 farklı adreste eşzamanlı olarak düzenlenen operasyonda 32 şüpheli yakalanırken, 1 şüpheli hakkında arama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Öte yandan soruşturma kapsamında şüphelilerin kimlikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin Adana Demirspor'dan Abdullah Sancak, Ankaragücü'nden Adem Başbilen, Yeni Malatyaspor'dan Ahmet Topdağ, Antalyaspor'dan Aytaç Altay ve Bahadır Haktanır, Adana Demirspor'dan Burhan Serkan Kalmaz, Bodrumspor'dan Caner Tuna, Antalyaspor'dan Cem Koç ve Cesur Burak Akar, Göztepe'den Enes Memiş, Giresunspor'dan Erdinç Hıdımoğlu, Ersin Sarıkaya, Ferhat Karademir ve Gürkan Temür, Konyaspor'dan Hakan Faydaşıçok, Alanyaspor'dan Hüsamettin Akyüz, Alanyaspor'dan Hüseyin Gümrükçüler, Denizlispor'dan Hüseyin Sorudak, Giresunspor'dan İbrahim İnaç, Adana Demirspor'dan İhsan Çetinkaya, Konyaspor'dan Kamil Yücel ve Muhammet Ali Atasever, Giresunspor'dan Mustafa Tütüncü, Kocaelispor'dan Orhan Dönmez, Konyaspor'dan Osman Öztürk ve Osman Serper, Giresunspor'dan Osman Topal, Gençlerbirliği'nden Süleyman Yurtseven, Giresunspor'dan Tahsin Çoban, Antalyaspor'dan Tuncay Gülel, Sivasspor'dan Yasin Ocak Denizlispor'dan Yavuz Cinkaya ve Konyaspor'dan Yunus Emre Demirkol olduğu öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konu hakkında yaptığı açıklamada "Türk futbolunda şike iddiaları ve toplumun kanayan yarası olan yasadışı bahis suçlarına karşı kararlı mücadele doğrultusundaki titiz çalışma aralıksız bir şekilde sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.