logo
30 MAYIS 2026

Galatasaray için 2017 başarısız geçti

2017'de kupa kazanamayan Galatasaray, 2011 senesinden sonra ilk kez bir yılı kupasız tamamlayacak

28.12.2017 00:00:00
Galatasaray Futbol Takımı, 2017 yılını kupasız tamamlıyor. Sarı-kırmızılı ekip, 2017'de mücadele ettiği kulvarlarda mutlu sona ulaşamazken 2011'den sonra ilk kez bir yılı kupasız geride bırakıyor.

2016-2017 sezonunda Süper Lig'i 4. sırada bitiren, Ziraat Türkiye Kupası'na ise son 16 turunda veda eden Galatasaray, bu sonuçlar sonrası Turkcell Süper Kupa'da oynama şansını da yitirerek yerel organizasyonların hiçbirinde varlık gösteremedi. 2012 ile 2016 yılları arasında, Süper Lig, Ziraat Türkiye Kupası ve Turkcell Süper Kupa'da verilen toplam 15 şampiyonluk kupasının 10'unu müzesine götürme başarısı gösteren Galatasaray, 2017 senesini boş geçti.

Avrupa'da hayal kırıklığı

Türkiye'nin Avrupa kupalarındaki en başarılı futbol takımı olan Galatasaray'ın, bu kulvarda 2017 yılı performansı da hayal kırıklığına neden oldu. Mali sorunlar nedeniyle 2016-2017 sezonunda Avrupa kupalarından men edilen sarı-kırmızılı takım, 2017 yılının ilk bölümünde uluslararası maç yapamadı. Süper Lig'i 4. sırada tamamlaması nedeniyle 2017-2018 sezonuna UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turundan itibaren dahil olma şansı bulan Galatasaray, İsveç temsilcisi Östersunds'a elenerek beklentileri karşılayamadı.

Üç teknik adam görev yaptı

Galatasaray Futbol Takımı, 2017 yılı içinde çıktığı müsabakalarda 3 ayrı teknik adam yönetiminde mücadele verdi. Jan Olde Riekerink idaresinde 2017 yılına giren sarı-kırmızılı takımda Hollandalı teknik adamla 14 Şubat'ta yollar ayrıldı. Riekerink'in ardından göreve getirilen Igor Tudor 2016-2017 sezonunu tamamlarken, 2017-2018 sezonunun ilk 16 haftasında da görev yaptı ve 18 Aralık Pazartesi günü koltuğunu kaybederek bu yıl içinde gönderilen ikinci teknik direktör oldu. Tudor sonrası ise Fatih Terim ile anlaşma sağlayan sarı-kırmızılı yönetim, tecrübeli teknik adamın Galatasaray'daki 4. dönemine başlamasını sağladı.

Büyük maç kazanamadı

Galatasaray Futbol Takımı'nın 2017'de güçlü rakiplerine karşı ligde maç kazanamaması dikkati çekti. Beşiktaş, Fenerbahçe, Medipol Başakşehir ve Trabzonspor'a karşı 2017 yılında 8 lig maçı oynayan sarı-kırmızılı ekip, 7 mağlubiyet ve 1 beraberlikle kötü bir performans ortaya koydu. Bu karşılaşmalarda rakip ağları 2 kez havalandırabilen Galatasaray, kalesinde ise 18 gole engel olamadı.

Üç kulvarda 48 resmi maça çıktı

Sarı-kırmızılı futbol takımı, 2017 yılında 48 resmi müsabaka oynadı. Galatasaraylı futbolcular bu sene içinde 35 Süper Lig, 11 Ziraat Türkiye Kupası ve 2 UEFA Avrupa Ligi karşılaşmasında ter döktü. Bu maçlarda 27 galibiyet elde eden sarı-kırmızılı takım, 15 kez yenilirken 6 kez de rakipleriyle berabere kaldı. Galatasaray, attığı 104 gole karşılık kalesinde 64 gole engel olamadı.

Futbolun efsanesi tarih yazmaya hazır!

30.05.2026 10:37:00
Haber Merkezi
Futbolun efsanesi tarih yazmaya hazır!
Futbolun efsanesi tarih yazmaya hazır!
Lionel Messi, kariyerinde 6. kez Dünya Kupası sahnesine çıkmaya hazırlanarak futbol tarihini yeniden yazıyor.

Arjantin Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Lionel Scaloni, 11 Haziran - 19 Temmuz tarihleri arasında ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklığında düzenlenecek olan 2026 FIFA Dünya Kupası'nın 26 kişilik resmi kadrosunu açıkladı.

Kadroda kendine yer bulan 38 yaşındaki efsane kaptan Lionel Messi, bu dev turnuvada 6. kez boy gösteren tarihteki ilk futbolculardan biri olacak.

Tarihi Rekor Eşikte



İlk kez 2006 yılında Dünya Kupası'nda sahne alan yıldız oyuncu, 20 yıl aradan sonra bir kez daha Arjantin'in en büyük kozu olacak. Turnuva tarihinin en çok maça çıkan (26 maç) ve en fazla süre alan (2315 dakika) oyuncusu unvanını elinde bulunduran Messi, bu katılımıyla kırılması güç bir rekoru daha hanesine yazdıracak.

Son Şampiyonun Grubu Belli Oldu

Son Dünya Kupası şampiyonu unvanıyla turnuvaya gelecek olan Arjantin, J Grubu'nda yer alıyor. Tangocular'ın gruptaki rakipleri Cezayir, Avusturya ve Ürdün olarak sıralandı. Dünya futbolunun gözü, bir kez daha kupayı kaldırmak isteyen Messi ve son şampiyon Arjantin'in üzerinde olacak.

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı

30.05.2026 10:28:00
AA
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı.

Macarların 1982 Dünya Kupası'nda El Salvador'u 10-1 mağlup ettiği karşılaşma, kupa tarihinin en farklı galibiyeti olarak tarihe geçti.

Ayrıca Macaristan, 1954 Dünya Kupası'nda Güney Kore'yi 9-0 mağlup etmeyi başardı. Aynı sonucu, 1974 Dünya Kupası'nda Yugoslavya, Zaire karşısında elde etti.

En gollü maçlar

Dünya Kupası'nın en gollü maçı, 1954'te İsviçre'deki turnuvada oynandı.

Avusturya, ev sahibi İsviçre'yi 7-5 mağlup ederken sporseverler, bu karşılaşmada 12 gol gördü.

1938'de Brezilya-Polonya, 1954'te Macaristan-Batı Almanya ve 1982'de Macaristan-El Salvador karşılaşmaları da 11'er gole sahne oldu.

Türkiye'den 7 farklı galibiyet

Türkiye Milli Takımı, 1954 Dünya Kupası'nda kupa tarihinin farklı galibiyetlerinden birini aldı.

Milliler, ilk kez katıldığı turnuvanın grup aşamasında Güney Kore'yi 7-0'lık skorla geçmeyi başardı.

Ay-yıldızlıların grupta Batı Almanya'ya 7-2 kaybettiği karşılaşma da turnuvanın en gollü maçlarından biri oldu.

Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o

Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

30.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 30.05.2026 10:32:21
AA
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası tarihinin en yaşlı futbolcusu o
Dünya Kupası'nda forma giyen en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary oldu.

Mısır'ın emektar file bekçisi, 2018'de Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Suudi Arabistan karşısında forma giydiğinde 45 yaşından 161 gün almıştı.

El-Hadary, böylece 43 yaş 3 gün ile en yaşlı futbolcu ünvanını elinde bulunduran Kolombiyalı kaleci Faryd Mondragon'u geride bırakmayı başardı.

Kamerunlu Roger Milla, 1994 Dünya Kupası'nda 42 yaş 39 günlükken Rusya'ya karşı görev yaptı.

Kuzey İrlandalı Pat Jennings, 1986 Dünya Kupası'nda 41 yaşında Brezilya karşısına çıktı, İngiliz Peter Shilton da 1990 Dünya Kupası'ndaki İtalya maçında 40 yaş 292 günlükken forma giydi.

Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

30.05.2026 09:43:00
AA
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli turnuvasının finalinde Fransa temsilcisi PSG ile İngiltere temsilcisi Arsenal, bugün Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de karşı karşıya gelecek.

"Devler Ligi" final müsabakasına 67 bin seyirci kapasiteli Puskas Arena ev sahipliği yapacak.

PSG, 2 kez finale çıkıp 1 kez kazanabildi



Paris Saint-Germain, tarihinde 3. kez UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde boy gösterecek.

2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Alman ekibi Bayern Münih'e 1-0 yenilerek kupayı rakibine kaptıran Fransa temsilcisi, geçen sezon ise İtalya'nın Inter takımını 5-0'lık skorla mağlup ederek mutlu sona ulaştı.

PSG, üçüncü kez yükseldiği finalde üst üste ikinci zaferini kovalayacak.

Arsenal ilk peşinde

"Topçular"UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk şampiyonluk için mücadele edecek.

Daha önce 1 kez finale yükselme başarısı gösteren Arsenal, 2006'da Barcelona'ya 2-1 yenilerek sahadan üzgün ayrıldı. Başarıyı, 20 yıl sonra tekrarlayan İngiliz temsilcisi, ikinci finalinden ilk kupasıyla ayrılmanın hesaplarını yapıyor.

İki takım arasındaki 8. Randevu

PSG ile Arsenal, UEFA organizasyonlarında 8. kez karşı karşıya gelecek.

İki ekip arasında ikisi UEFA Kupa Galipleri Kupası, 5'i UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7 maçta dengeli sonuç ortaya çıktı. İki ekip de ikişer galibiyet alırken 3 mücadele beraberlikle sonuçlandı.

Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı


 
Barcelona, İngiliz futbolcu Anthony Gordon'ı renklerine bağladı. İspanyol ekibi, 25 yaşındaki kanat oyuncusuyla 5 yıllık sözleşme imzaladı. 

30.05.2026 00:38:00 / Güncelleme: 30.05.2026 00:47:48
HABER MERKEZİ/AA
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı
Avrupa'da yılın ilk flaş transferine Barcelona imza attı

Türkiye'de önde gelen takımlar 'transfer lakırdısı deryası'nda kaybolurken, İspanya Birinci Futbol Ligi takımlarından Barcelona, İngiliz kanat oyuncusu Anthony Gordon'ı transfer etti. Kulüpten yapılan açıklamada, Premier Lig ekibi Newcastle United'da forma giyen 25 yaşındaki futbolcuyla 5 yıllık sözleşme imzalandı.

Hedef Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu

Barcelona, bu yıl La Liga'yı zirvede tamamlamıştı ancak Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde Atletico Madrid'e kaybetmişti. Katalan ekibi son olarak 2015'te Şampiyonlar Ligi'ni kazanmıştı. 

Barcelona'ya transferinden dolayı çok mutlu olduğunu belirten ve tanıtım videosunda İspanyolca konuşan Gordon, "Bu dili bir gün Barcelona forması giyeceğime inandığım için öğrendim. Newcastle'da bir fizyoterapist vardı ve her gün konuşurduk. Ona bir gün Barcelona'da oynayacağımı ve İspanyolca öğrenmek istediğimi söylemiştim" ifadelerini kullandı.

İşte transfer ücreti

İspanyol ekibin, transfer için 70 milyon pound (80 milyon Euro) bonservis ödediği basına yansıdı.

2023'te Everton'dan Newcastle United'a transfer olan İngiliz futbolcu, 152 maçta 39 gol attı.

Beşiktaş aradığı hocayı buldu

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın, teknik direktör adayı Kasper Hjulmand’ın raporu karşısında adeta nutku tutuldu. Danimarkalı hocanın diğer adayların aksine, "onu da al, bunu da isterim" demek yerine, kiralıktan dönecek oyuncular da dahil takımda 3-4-2-1 planına uyacak oyuncularla ilgili hazırlanan ön raporu okuması ve işleme alması "aranan hoca" dedirtti

29.05.2026 21:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş aradığı hocayı buldu
Beşiktaş, yeni sezon öncesi teknik direktör koltuğu için Danimarka Milli Takımı ile adından söz ettiren ve şu anda Leverkusen'in başında olan Kasper Hjulmand ile prensip anlaşmasına vardı. Önder Özen'in yürüttüğü görüşmelerde Danimarkalı teknik adam Beşiktaş'a "Evet" derken, taraflar şimdiden 3-4-2-1 sistemi üzerine kadro mühendisliğine başladı.






SÖZLEŞMESİ FESHEDİLİRSE HEMEN BİTECEK
 
Hjulmand'ın Leverkusen ile 2027 yılına kadar sözleşmesi var. Ancak Alman ekibi, Danimarkalı çalıştırıcının yerine yeni bir teknik adam arayışına girdi. Hatta Beşiktaş'ın da listesinde yer alan Filipe Luis'in kapısını çaldı. Hjulmand'ın kısa süre içinde Leverkusen ile sözleşme fesih görüşmelerini tamamlaması ve Beşiktaş ile resmi mukaveleyi imzalaması planlanıyor.







3-4-2-1 İÇİN İDEAL İSİMLER
 
Danimarkalı teknik adam, Önder Özen ile yaptığı sohbetlerde maliyeti artırmak yerine, eldeki ve kiradan dönecek oyuncuları maksimum verimle sistemine entegre etme konusunu masaya yatırdı.
 
Hjulmand'ın meşhur 3-4-2-1 sistemine göre yaptığı ilk kadro analizi ise siyah-beyazlılarda sürpriz ayrılıkları ve beklenmedik geri dönüşleri beraberinde getirecek.







MUSRATI VE JOAO MARIO'YA GÜN DOĞABİLİR
 
Tiago Djaló: Gücü, hızı ve geniş alandaki süpürücü özellikleriyle üçlü savunmanın sağ stoperi için ideal profil olabilir.  
 
Rıdvan Yılmaz: Sistem için biçilmiş kaftan olabilir.
 
Gökhan Sazdağı: Orijini hücumcu olan ama sağ beke evrilen yapısıyla tam bir modern sağ kanat olabilir.
 
Ndidi: Kusursuz bir defansif çapa. Üçlünün önünü tek başına süpürebilir.
 
Al-Musrati: Ndidi ile birlikte veya onun yokluğunda fiziksel üstünlük ve pas kalitesi sağlayabilir.
 
Semih Kılıçsoy: 3-4-2-1'in forvet arkasındaki sol iç genç yıldız için biçilmiş kaftan.
 
João Mário: Mário işin taktiksel ve akıl boyutunda taktiksel çeşitliliğini üst seviyeye çıkarabilir.







CERNY, ONANA VE SALİH'E YER YOK
 
Václav Černý: Dar alana sıkışmaya müsait oyunuyla bu sistem için lüks ve zorlanması kesin.
 
Jean Onana: Bu sistemin dinamik merkez yapısına hiç uymuyor.
 
Salih Uçan: Temposu 3-4-2-1'in gerektirdiği orta saha dinamizmine ayak uyduramaz.

Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha

Victor Osimhen transferiyle taşları yerinden oynatan Galatasaray, İtalya'dan bir başka dünya yıldızını daha gözüne kestirdi! Belçika milli takımının nabzını tutan ünlü gazeteci Geert Lambaerts, sarı-kırmızılıların Romelu Lukaku'nun kapılarını açabileceğini iddia etti. Belçikalı yıldızın, kendini yeniden kanıtlamak ve kupalar kazanmak için Türkiye seçeneğine sıcak baktığını belirtti

29.05.2026 17:53:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray, Mauro Icardi'nin yerine Victor Osimhen'in hem yanına hem de yedeğine üst düzey bir golcü bakıyor... öncelikli hedef olarak Vedat Muriqi ön plana çıktı. Ancak Belçika'dan öyle bir Romelu Lukaku iddiası geldi ki, herkes çok şaşıracak.






MİLLİ TAKIMI YAKINDAN TAKİP EDİYOR
 
Belçika milli takımını yakından takip gazeteci Geert Lambaerts, Radio Napoli Centrale kanalında yayınlanan Un Calcio alla Radio programına konuk oldu. Romelu Lukaku ve Kevin De Bruyne'nin kariyer planlamalarına dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
 
Lukaku'nun Napoli'deki durumundan Galatasaray ile olan dolaylı ilişkisine ve De Bruyne'nin Antonio Conte ile yaşadığı doku uyuşmazlığına kadar birçok konuya değindi.







SÜRPRİZ GALATASARAY İDDİASI
 
Son dönemde adı Türk kulüpleriyle de anılan Lukaku için Türkiye ihtimalini değerlendiren Lambaerts, transfer piyasasındaki hareketliliğe değindi:
 
Lukaku Türkiye'ye gider mi? Galatasaray ve Napoli arasında Victor Osimhen'in satışı yüzünden yaşanan kaosu biliyoruz. Lukaku hala ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamak istiyor.
 
Napoli'de kalmaya hazır olduğunu söylüyor. Nasıl oynayacağını bilen, garanti bir oyuncu. Eleştiriler onu olumsuz etkilemek yerine yeteneklerini göstermeye itiyor.







CONTE'NİN OYUN TARZINI ANLATTI
 
Belçikalı gazeteci, teknik direktör Antonio Conte'nin ayrılışının arkasındaki taktiksel uyuşmazlığı şu sözlerle özetledi:
 
De Bruyne'nin geleceğinde Conte'nin ayrılışı büyük bir etken oldu. Aralarında çok fazla sevgi bağı yoktu. Kevin çok tecrübeli bir oyuncu; Conte'nin yöntemi ise tamamen 'koşmak, koşmak, koşmak ve pozisyonunu bulmak' üzerine kuruluydu.
 
Conte'nin bu oyun tarzı, daha kompakt ve agresif bir takımla oynamayı tercih eden De Bruyne'ninkiyle kesinlikle aynı değildi.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Ali Koç sessizliğe büründü


 
 
Fenerbahçe'de 7 sezonluk fırtınalı başkanlık döneminin ardından koltuğu devreden Ali Koç, seçim sürecinde görünmez olmayı tercih etti. Koç'un "mutlak tarafsızlık" hamlesi camiada derin yankı uyandırıyor.
 

29.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:28:35
Haber Merkezi
Ali Koç sessizliğe büründü
Ali Koç sessizliğe büründü

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi en çok merak edilen konulardan biri de eski başkan Ali Koç'un tamamen sessizliğe bürünmesinin nedeni... 2018-2025 yılları arasında aralıksız 7 sezon boyunca sarı-lacivertli kulübün dümeninde kalan ve koltuğu Sadettin Saran'a devreden Ali Koç, bu seçim sürecinde adeta "gölge aktör" bile olmayı reddederek mutlak bir tarafsızlık stratejisi izliyor.







Girse seçimi kazanırdı

Camianın önde gelen pek çok ismine göre Ali Koç bugün yeniden aday olsa, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi karşısında seçimi rahat kazanırdı. Ancak Koç, ne kendisi aday oldu ne de işaret fişeği bekleyen camiaya bir isim sundu. Seçim sürecinde Hamdi Akın ya da Nezih Barut gibi profilleri destekleyebileceği konuşulan Ali Koç, bu beklentilerin tamamını boşa çıkardı. İki başkan adayının da ne yanında ne de karşısında konumlanan eski başkan, derin bir sessizliğe çekilmeyi tercih etti.







Krizler yıprattı

Gelen bilgilere göre saha dışı faktörler, TFF ile yaşanan kronik krizler ve şampiyonlukların kıl payı kaçtığı sezonlar Ali Koç'u manevi olarak ciddi şekilde yordu. Kulübü devraldığı günkü 'faktoring borçları ve batık mali yapıdan kurtarma' sözünü finansal olarak büyük oranda yerine getiren Koç, misyonunu tamamladığına inanarak temiz bir profesyonel profille kenarda kalmak istiyor.







Hesaplaşmaya da yol yok

İlk geldiği dönemde Aziz Yıldırım'ı kulübü faktoring (çek - senet kırdırma) şirketlerine mahkum etmekle suçlayan Koç, Yıldırım'ın muhalif duruşuna karşı sahaya inerek seçimi bir "Ali Koç-Aziz Yıldırım hesaplaşmasına" dönüştürmek istemedi. Sürece müdahil olmayarak Yıldırım'ın elindeki en büyük seçim kozunu da elinden almış oldu.







Hakan Safi'ye de destek olmadı

Kendi yönetim çizgisinden gelen veya o ekolü temsil eden Hakan Safi'ye net bir tepki göstermese de, herhangi bir yeşil ışık yakmaması dikkat çekti. Bu durum, kulüp kulislerinde geçmiş 7 yılın bir özeştirisi ve "Benim ekibimden de olsa herkes kendi ayakları üzerinde durmalı, yeni bir kan gelmeli" mesajı olarak yorumlanıyor.







Koç Ailesi de istemiyor

Fenerbahçe başkanlığı süresince Koç Holding ve markalarının siyasi/sosyal spekülasyonların merkezine çekilmesi, aile içinde ve iş dünyasında ciddi bir yük oluşturmuştu. Ali Koç'un tamamen geri planda kalması, artık kurumsal ve ailesel işlerine odaklanma kararının bir sonucu olarak görülüyor.

Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı

CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi

29.05.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
Galatasaray Fenerbahçe'ye büyük fark attı
CIES Futbol Gözlemevi'nin dünya genelindeki kulüplerin sosyal medya güçlerini incelediği küresel araştırma, ezeli rekabetteki dijital uçurumu gözler önüne serdi. 54,6 milyon takipçiye ulaşan Galatasaray dünya genelinde 19. sıraya yerleşerek Türkiye'nin zirvesine oturdu. 39,3 milyon takipçide kalan Fenerbahçe ise ezeli rakibinin oldukça gerisinde kalarak listeye ancak 23. sıradan giriş yapabildi.






Uluslararası Spor Çalışmaları Merkezi (CIES) Futbol Gözlemevi, dünya genelinde futbol kulüplerinin sosyal medyadaki popülaritesini mercek altına alan kapsamlı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Facebook, Instagram, TikTok, X ve YouTube platformlarındaki resmi hesapların toplam takipçi sayıları dikkate alınarak hazırlanan listede, Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe'ye fark attı.






GALATASARAY İLK 20'YE GİRDİ

Araştırma sonuçlarına göre, sosyal medyanın zirvesinde İspanyol devleri yer alıyor. Real Madrid, toplam 487,6 milyon takipçiyle dünyanın en popüler kulübü unvanını korurken, en yakın takipçisi Barcelona 441,8 milyon takipçiyle ikinci sırada yer aldı.

Galatasaray, tüm platformlarda ulaştığı toplam 54,6 milyon takipçi sayısıyla dünya genelinde 19. sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Ezeli rakibi Fenerbahçe ise toplam 39,3 milyon takipçi sayısıyla dünya sıralamasında 23. sırada yer aldı.






İŞTE İLK 30 SIRA

1     Real Madrid 487,6
2     Barcelona   441,8
3     Manchester United 238,6
4     PSG   208,1
5     Manchester City   187,8
6     Liverpool   179,2
7     Juventus    178,3
8     Bayern Münih      165,2
9     Chelsea     156,5
10    Arsenal     118,5
11    Tottenham   112,2
12    Atletico Madrid   91,4
13    Inter Milan 82,7
14    Milan 81,0
15    Flamengo    71,6
16    El-Nassr    66,0
17    Borussia Dortmund 64,6
18    Al-Ahly     60,1
19    Galatasaray 54,6
20    Roma  43,4
21    Inter Miami 43,2
22    Corinthians 43,1
23    Fenerbahçe  39,3
24    Al-Hilal    36,1
25    Persib Bandung    35,6
26    Boca Juniors      31,0
27    River Plate 30,3
28    Club América      29,7
29    Real Betis  29,1
30    Sevilla     28,6
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.