logo
22 AĞUSTOS 2026

Galibaf: "İran, Irak'ın içişlerine hiçbir zaman müdahale etmedi"

Irak Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran'ın Irak'ın içişlerine hiçbir zaman müdahale etmediğini ve gelecekte de etmeyeceğini vurguladı

22.08.2026 03:00:00
İHA
 
Galibaf: "İran, Irak'ın içişlerine hiçbir zaman müdahale etmedi"
Galibaf: "İran, Irak'ın içişlerine hiçbir zaman müdahale etmedi"
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Irak'a gerçekleştirdiği 3 günlük resmi ziyarete ilişkin değerlendirmede bulundu.

Iraklı üst düzey yetkililerle yapılan görüşmelerin "kardeşçe bir samimiyet" atmosferinde geçtiğini belirten Galibaf, söz konusu görüşmelerin, "yıllardır ülkede bulunan yabancı koalisyon güçlerinin nihai ve kesin olarak Irak'tan çekilmesinin eşiğinde olduğunu gösterdiğini" söyledi. Galibaf, "Bu güçler Irak'tan çekilecek ve yabancı güçlerin bulunmadığı bir ortamda Irak halkının ve hükümetinin tam bağımsızlığı ve egemenliği yeniden tesis edilecek. Bu, çok önemli bir gelişmedir" ifadelerini kullandı.


"İran, Irak'ın içişlerine hiçbir zaman müdahale etmedi"



Ziyaretin güvenlik, siyasi, ekonomik ve kültürel konularda Iraklı yetkililerle görüş alışverişinde bulunmak için uygun bir fırsat olduğunu belirten Galibaf, "Bu ziyaret kapsamında İran ile Irak arasında güvenlik ve sınır güvenliği alanında kapsamlı bir mutabakat zaptı imzalandı" dedi.

Meclis Başkanı, görüşmelerde güvenlik meseleleri ve Irak'taki gruplar konusunun da ele alındığını belirterek, İran'ın Irak'ın içişlerine hiçbir zaman müdahale etmediğini söyledi. Galibaf, İran'ın Iraklı gruplar ve Bağdat arasında bağımsızlık ve anayasa çerçevesinde varılan her türlü uzlaşmayı desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini ifade etti.
İran Meclis Başkanı, "Dost ve kardeş ülkemiz Irak, bölgenin yeni güvenlik düzeninde birlikte çok daha etkili olabileceğimiz ilk ülkedir. Bu alanda geçmişten daha fazla adım atabiliriz" diye konuştu.


İran-Irak ekonomik işbirliği



İran Meclis Başkanı, ziyaret kapsamında iki ülke arasındaki ekonomik meselelerin özel sektör ve kamu kurumları arasında ele alındığını belirterek, "Yaptırımlar her iki ülkeyi de baskı altında tuttu ancak bu yaptırımlar, yakın işbirliği için büyük bir fırsat oluşturuyor" dedi.

Galibaf bu doğrultuda, Irak Ticaret Odası'ndan bir heyetin gelecek iki hafta içinde İran'ı ziyaret edeceğini, İranlı yetkililer ve ülkenin ekonomik aktörleriyle görüşeceğini belirtti. Galibaf, ilgili bakanlıklardan yetkililerin de toplantılara katılacağını belirterek, iki ülkenin işbirliğiyle farklı alanlarda ekonomik çalışmaların sahada ve uygulamaya dönük şekilde yürütüleceğini ifade etti.

Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

Ankara'nın Beypazarı ilçesindeki Hırkatepe Mahallesi'nde bulunan Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında 1 işçinin öldüğü, 4'ü ağır 11 işçinin yaralandığı, 9 kişinin de etkilendiği maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

22.08.2026 02:00:00
AA
 
Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı
Beypazarı'nda 1 kişinin öldüğü maden kazasına ilişkin soruşturma başlatıldı

Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlimiz Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi'nde bugün saat 18.00 sıralarında, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında, ilk tespitlere göre çalışma sahasının arkasında tavan çökmesi sonucu oluşan basınca bağlı olarak savrulmalar neticesinde maden kazası meydana gelmiştir. Olay mahalline jandarma, emniyet, itfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerimiz sevk edilmiş, 15 ambulans ekibi görevlendirilerek yaralılar hastanelerimize nakledilmiştir. Olaydan toplam 20 vatandaşımız etkilenmiş, 1 madenci vatandaşımız hayatını kaybetmiş olup yaralı vatandaşlarımız tedavi altına alınmıştır. Olayın meydana geliş nedeni ile ilgili olarak ilgili mercilerce gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmış olup çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir."

Yaralı işçilerden bir bölümünün getirildiği Beypazarı Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Selahattin Bıçak, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, hastaneye intikal eden yaralıların bilincinin açık olduğunu söyledi.

Ankara Valisi Canbolat, yaralıları ziyaret etti

Ankara Valisi Yakup Canbolat, maden kazasında yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri Beypazarı Devlet Hastanesi'nde ziyaret etti.

Yaralıların durumuna ilişkin bilgi alan Canbolat, gazetecilere yaptığı açıklamada, kazanın saat 18.00 sıralarında bir kömür bloğunun düşmesi sonucu oluşan hava basıncından kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Kazada maalesef 1 vatandaşımızı kaybettik. O hala o galeri içerisinde. Savcımız, bilirkişiyle birlikte girip o kardeşimizin cenazesini de çıkaracaklar. Olayda toplamda 20 kişi etkilendi. Bunun bir kısmı yaralı, bir kısmı da içerideki dumandan, gazdan, kömür etkisinden ve basınçtan etkilenmeler oldu. Bunlardan 4 vatandaşımızın durumu ağır, 2'si Bilkent Şehir Hastanesine sevk edildi. İçerideki 2 hastamızın da Etlik Şehir Hastanesine sevkleri tamamlandı, onlar da gönderilecek.

Diğer hastalarımızın genel durumu iyi, onlara Allah'tan şifa, vefat eden vatandaşımıza rahmet, yakınlarına da sabır diliyoruz. Bu olay her boyutuyla, adli, idari olarak araştırılacak. Sebebi nedir, bir kusur var mıdır, neden dolayı oluşmuştur' Bunlara bilirkişi incelemesi, adli ve idari inceleme sonucunda karar verilecek. İnsanlarımızın şundan müsterih olmasını istiyoruz; konu her yönüyle mutlaka araştırılacak, yanlış yapılan bir şey varsa da onun gereği yapılacaktır."

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ankara ili Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi'nde bulunan Çayırhan Enerji sahasında, ilk belirlemelere göre maden işletmesinde kullanılan basınçlı hava sisteminde meydana gelen patlama sonucu 1 işçinin hayatını kaybettiği, 4'ü ağır olmak üzere toplam 11 işçinin yaralandığı olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde mülhakat Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca derhal soruşturma işlemlerine başlanmış olup, soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla Beypazarı Cumhuriyet Başsavcısı koordinesinde 2 cumhuriyet savcısı ile alanında uzman bilirkişiler görevlendirilmekle, olayda kusur veya sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilerin tespiti, delillerin toplanması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturma işlemleri titizlikle yürütülmektedir." 

İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası


 
 
İsrail ile Suriye arasında uzun süredir 'gizli' ya da 'dolaylı' olarak yürütülen görüşmelerin merkezinde Türkiye yer alıyor. İsrail, anlaşma şartı olarak Suriye'den Türkiye ile özellikle askeri ilişkilerini minimum seviyeye indirmesini istiyor.

22.08.2026 01:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 01:12:22
Hasan Gündoğdu
 
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası
 İsrail'in Ebu Zuhur saldırısının perde arkası

İsrail'in geçtiğimiz günlerde İdlib'de bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne saldırması tüm dünyada gözleri yeniden Suriye'ye çevirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu açık açık bu saldırıyla Türkiye'ye mesaj verdiklerini söyledi. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Dubai merkezli El Arabiya English kanalına 19 Ağustos'ta verdiği mülakatta, hava üssü saldısıyla ilgili İsrail'in Türkiye'nin Suriye'de daha güneye ilerlemesini tehdit olarak değerlendirdiğini söyledi. Huckabee; İsrail, Suriye ve Türkiye arasında çatışmayı önleme mekanizması üzerinde çalıştıklarını doğruladı. Siyonist yanlısı görüşleriyle bilinen Huckabee, "Gergin bir bölge, herkes oldukça gergin var, birisi tehdit hissettiğinde tepkiler oluyor" şeklinde konuştu.

Çatışma riski düşük!

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da daha önce ülkesinin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında bir çatışmasızlık mekanizması kurmak için çalıştığını söylemişti. Barrack ile iletişim içinde olduklarını söyleyen Huckabee, ihtiyaç halinde tarafların mekanizma üzerinden konuşup, niyetlerini aktarabileceklerini belirtti. Huckabee, şunları söyledi: "Hiç kimse gerilimin tırmanmasını, şiddetin artmasını görmek istemiyor. Bu nedenle, yaşanan eylemlerin yatıştırılması için her türlü çaba gösteriliyor. Ve bence bunu başarabiliriz." Reuters haber ajansının 20 Ağustos tarihli haberine göre ise Huckabee, Washington'ın, İsrail'in eylemlerinin iki ülke arasında çatışma riskini artırıp artırmadığı konusunda endişeli olup olmadığı sorusuna, "O noktaya geldiğini düşünmüyorum. Buna yakın olduğumuzu bile düşünmüyorum. İsrail, Türkiye'nin daha güneye doğru ilerlediğini gördü ve bunu potansiyel bir tehdit olarak değerlendirdi. Can kaybına yol açan bir eylemde bulunmadı. Önemli varlıkların yok edilmesiyle sonuçlanan bir eylemde de bulunmadı" diyerek cevap verdi.

İsrail, Suriye ile neyi görüşüyor?

İsrail ile Suriye arasında zaman zaman temaslar ve görüşmeler oldu ve hâlâ çeşitli kanallardan temas sürüyor. Reuters Ajansı'na göre 14 Ağustos 2026'da Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede ağırlıklı olarak Türkiye'nin Suriye'deki askerî varlığı konuşuldu. Bu, Şam'daki yeni yönetim ile İsrail arasındaki en üst düzey temaslardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak İsrail'in bu görüşmeden 4 gün sonra Ebu Zuhur Hava Üssü'nü vurması dikkat çekti. Ayrıca ABD arabuluculuğunda İsrail-Suriye arasında güvenlik anlaşması ve çatışmaların tırmanmamasına dair görüşmeler yürütülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara da Temmuz ayında İsrail'le bir güvenlik anlaşması üzerinde çalıştıklarını açıkça söylemişti. Henüz iki ülke kapsamlı bir barış anlaşması imzalamadı. Suriye, eskiden olduğu gibi İsrail'i tanımıyor ve İsrail pasaportları Suriye'de geçmiyor!

İsrail, Suriye'den ne istiyor?

İsrail'in istedikleri çok net...
1. Suriye topraklarından İsrail'e yönelik askerî tehdit oluşmaması,
2. Suriye ordusunun ve askerî altyapısının İsrail sınırına yakın bölgelerde sınırlandırılması,
3. İsrail'in özellikle işgal ettiği Golan çevresindeki güvenlik endişelerinin garanti altına alınması,
4. İran bağlantılı silah ve güçlerin Suriye üzerinden İsrail'e ulaşmasının engellenmesi,
5. İki taraf arasında yanlış anlaşılmaları önleyecek bir askerî iletişim mekanizması kurulması,
6. Türkiye'nin Suriye'de kalıcı ve güçlü bir askerî varlık oluşturmasının engellenmesi!


İsrail geleceğe hazırlanıyor

Şu anda Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan savaş hazırlığından ziyade Suriye'nin gelecekte kimin nüfuz alanı olacağı konusunda ciddi bir güç mücadelesi yaşanıyor. Bu bağlamda dün önemli bir gelişme yaşandı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG ya da meşhur ismiyle PKK/YPG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Kürt yönetiminin Şam yönetimi ile entegrasyonunun tamamlandığını duyurdu. Suriye'deki Kürtlerin öncülüğündeki SDG ile Şam yönetimi, 10 Mart 2025'te entegrasyon anlaşmasına varmıştı. Anlaşma, SDG'nin kontrolündeki geniş bir bölgeyi Suriye ordusu ile çatışmalarda kaybetmesiyle sonuçlanan çatışmaların ardından geldi.

Sekiz maddelik anlaşma ülkenin kuzeydoğusundaki sınır kapıları, Kamışlı Havalimanı ve petrol sahaları gibi tüm sivil ve askeri kurumların entegre edilmesini öngörüyor. Bunun karşılığında Kürtlere vatandaşlık verilmesi ve anayasal haklarının güvence altına alınması, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşlerinin ve korunmalarının sağlanması ve ülke genelinde ateşkesin sağlanmasına mutabakata varılmıştı. Böylece İsrail, SDG vasıtasıyla Suriye'de önemli bir mevzi elde etti. İsrail, benzer bir mevziyi Irak'ın kuzeyinde Peşmerge vasıtasıyla elde etmişti. Önümüzdeki süreçte 'Terörsüz Türkiye' yoluyla iyice siyasallaşacak bir hareket vasıtasıyla Türkiye'de de benzer bir oluşumu sonuçlandırabilir. Bir tek İran kalıyor... Onu da ABD-İran anlaşması yoluyla neticelendirmek istiyor. Dört ayaklı yekpare bir Kürt varlığı İsrail'in Vaadedilmiş Topraklar hedefi için çok kullanışlı bir vasıta olacaktır! Plan bu... Bu plana ABD'nin bölgesel hedefleriyle de uyumlu. İran, bu plana çomak sokmak için hayatını riske atmış durumda.

Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı

Manisa merkezli 5 ilde suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 39 şüpheliden 36'sı tutuklandı

22.08.2026 00:10:00 / Güncelleme: 22.08.2026 00:23:39
AA
 
Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı
Manisa merkezli suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı

Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "kasten yaralama" ve "tehdit" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen 39 şüpheliden 36'sı çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 3'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Operasyon

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve İstihbarat Şubeleri ile İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, 18 Ağustos'ta Manisa, Balıkesir, İstanbul, Mardin ve Kocaeli'de düzenlenen eş zamanlı operasyonda 2'si adli süreçteki çocuk olmak üzere 39 şüpheli gözaltına alınmış, adreslerde yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, 5 fişek, '5 kartuş, 'suçtan elde edildiği değerlendirilen 40 bin lira, dizüstü bilgisayar, tablet, 'bilgisayar kasası ve 'çok sayıda cep telefonu ele geçirilmişti.

Soruşturmada, müştekiler C.E.A, M.S. ve B.H'ye ait ancak başkaları tarafından kullanılan hesaplara yüklü miktarda para gönderildiği ve bu paraların çekildiği belirlenmişti.

Hesaplar arasında para transferi olduğu görülen 67 kişinin MASAK verileri alınarak yapılan incelemede şüpheli olarak tespit edilen 39 kişinin banka hesapları arasında yaklaşık 300 milyon lira para transferlerinin yapıldığı, paraların Coin TR, OKX, OKX GLOBAL gibi kripto varlık platformlarına aktarıldığı tespit edilmişti.
 

100’den fazla madenci gözaltına alındı

Aylardır ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve sigorta alacakları için Ankara'da eylem başlatan Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerine polis müdahale etti. Aralarında sendika temsilcilerinin de bulunduğu 100'den fazla madenci gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı ve soluğu yeniden bakanlık önünde aldı. İşçiler, "Garantör olan devlet sözünü tutana kadar buradayız" dedi

21.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
100’den fazla madenci gözaltına alındı
100’den fazla madenci gözaltına alındı
Ankara, maden işçilerinin hak arama mücadelesiyle hareketli günler geçirmeye devam ediyor. Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işletmelerinde çalışan yüzlerce işçi, uzun süredir alamadıkları maaş, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve eksik yatırılan sigorta primleri için seslerini duyurmaya çalışıyor.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde yürütülen eylemlerin 11. gününde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanan işçilere kolluk kuvvetleri sert müdahalede bulundu. Müdahale sırasında 100'ün üzerinde madenci ve sendika uzmanı yaka paça gözaltına alınırken, sahada görev yapan basın mensupları da darp edildi.

Geceyi nezarethanede geçiren işçiler yeniden bakanlık önünde

Eylemin 11. gününde akşam saatlerinde yaşanan büyük arbedenin ardından geceyi nezarethanede geçiren işçiler ve Bağımsız Maden-İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, sabah saatlerinde serbest bırakıldı. Yaşanan gözaltılar madencileri yıldırmaya yetmedi. İşçiler serbest kalır kalmaz, eylemlerinin 12. gününde bir kez daha Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanarak oturma eylemine ve nöbete devam etti. Madenciler, maruz kaldıkları baskılara "Hırsızlar dışarıda, madenci içeride!" sloganlarıyla tepki gösterdi.

"Şirket bir işçinin hakkını ödemek için diğerini mağdur ediyor"

Holding tarafından sosyal medyada yapılan "Ödemeler eksiksiz tamamlanıyor" yönündeki açıklamalara işçilerden ve sendikadan yalanlama geldi. Bağımsız Maden-İş yetkilileri, Doruk ve Eti Gümüş işçilerinin alacaklarının sadece çok küçük bir kısmının yatırıldığını deşifre etti. Üstelik bu ufak ödemenin yapılabilmesi için holdinge bağlı Yozgat Rasih ve İhsan Madencilik işçilerinin maaşlarının yatırılmadığı iddia edildi.

Rasih ve İhsan madeninde çalışan işçilerin bu ayla birlikte tam 4,5 aydır maaş alamadığı belirtildi. Sendika, şirketin adeta "bir işçinin hakkını gasp ederek diğerine pay ettiğini" vurguladı.

İşçilerin bu süreçte karşılanmasını istediği temel talepler arasında aylardır ödenmeyen net maaşlar, kıdem ve ihbar tazminatları, eksik yatırılan sigorta primleri ile bakanlığın verdiği garantörlük sözünün tutulması yer alıyor. 12. gününe giren eylemde, 100'den fazla işçinin gözaltına alınmasının ardından Ankara Valiliği 15 günlük bir yasak kararı ilan etse de işçiler 24 saat kesintisiz nöbet tutmaya kararlı görünüyor.

Bürokrasiye ve bakanlığa sert tepki: 'Garantör nerede?'

Serbest bırakılmasının ardından açıklamalarda bulunan sendika örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, Çalışma Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı'nın gözü önünde periyodik ve sistematik olarak işçi haklarının gasp edildiğini ifade etti.

Devlet yetkililerinin holdingleri koruduğunu savunan Aksu, "Madenci burada, garantör olan bakan nerede? Bürokrasinin, valilerin ve yargıçların holdinglerin hışmından korktuğu bir sistemle karşı karşıyayız. Kimseye zararımız yok, hakkımız verilene kadar bu kapıdan ayrılmayacağız" diyerek tepkisini dile getirdi.

Ankara Valiliği'nin eylemlerin yoğun insan sirkülasyonu yarattığı gerekçesiyle aldığı yasak kararına ve kolluk kuvvetlerinin abluka nedeniyle getirdiği kumanya-battaniye engeline rağmen madenciler geri adım atmayacaklarını ilan etti. Siyasi partilerden ve demokratik kitle örgütlerinden de destek alan maden işçileri, talepleri eksiksiz karşılanana kadar Enerji Bakanlığı binası önünde 24 saat baret vurarak bekleyişini sürdürecek.

Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, elektrik kesme ve tahliye baskısıyla fahiş kira ödemek zorunda kalan kiracının açtığı davada ezber bozan bir emsal karara imza attı. Yüksek mahkeme, davalarda hukuki etiketlere değil, kiracının maruz kaldığı baskıya ve uyuşmazlığın özüne bakılması gerektiğine hükmetti

21.08.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Ev sahiplerinin ‘tehdit’ oyunu bozuldu
Türkiye genelinde ev sahipleri ve kiracılar arasında yaşanan uyuşmazlıklara ilişkin yargı kanadından milyonları ilgilendiren çok kritik bir hamle geldi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ev sahibinin tahliye baskısı ve elektrik/su kesme tehditleri doğrultusunda fahiş kira bedelleri ödemek zorunda bırakılan kiracılar için emsal bir karara imza attı.

Ankara'da yerel mahkemenin "icra tehdidi bulunmadığı" gerekçesiyle reddettiği dosyayı inceleyen yüksek mahkeme, haksız alınan fahiş kira farklarının "sebepsiz zenginleşme" kapsamında kiracıya iade edilmesinin önünü açtı.

"Davanın adına değil, özüne bakılması lazım"

Ankara'nın Polatlı ilçesinde bir kiracının, ev sahibinin sürekli tahliye baskısı ve elektrikleri kesme tehdidi üzerine fahiş kira artışını kabul etmek zorunda kaldığını belirterek açtığı "fazla ödenen bedelin iadesi" davası hukuk dünyasında yeni bir dönem başlattı. Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin davanın usul yönünden eksiklikleri nedeniyle verdiği ret kararının ardından, Adalet Bakanlığı devreye girerek dosyayı kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay'a taşıdı.

Dosyayı esastan inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemelerinin "isim ve etiket" takıntısından sıyrılması gerektiğini vurguladı. Kararda, bir davanın hukuken nasıl adlandırıldığından ziyade, davacının ileri sürdüğü maddi vakıaların ve kiracının üzerinde kurulan psikolojik/ekonomik baskının (tehdidin) gerçek içeriğinin dikkate alınması gerektiği net bir dille belirtildi.

Haksız kazançlar sebepsiz zenginleşmeyle geri alınacak

Bu kararla birlikte ev sahibinin baskısıyla rayicin çok üzerinde kira ödeyen kiracılar, aradaki fahiş farkı geriye dönük olarak talep edebilecek. Mahkemeler bundan sonra "bu bir uyarlama davası mı, tespit davası mı?" gibi şekilsel tartışmalar yerine direkt mal sahibinin kiracı üzerinde kurduğu baskının boyutunu ve haksız kazancın miktarını inceleyecek.

Hukukçular, bu kararın özellikle son dönemde fahiş kira artışları için ara formüller arayan, abonelik iptali veya tahliye tehdidi savuran mülk sahiplerinin haksız kazanç sağlama girişimlerine büyük bir hukuki bariyer oluşturacağı görüşünde birleşiyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı

21.08.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
 Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı
 Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldığını duyurdu.
X hesabından paylaşım yapan Ünlüce, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi 'ayrılık da sevdaya dahil.'
Dün olduğu gibi bugün de tek gayem; Yeni Parti çatısı altında kimseyi ötekileştirmeden, dayanışma ve adaletle 'hep birlikle' güzel bir gelecek inşa etmek olacak. Hiçbir zaman değişmeyecek bir şey var: Gücümü her zaman olduğu gibi siz hemşehrilerimden alarak, şehrime ve vatanıma layıkıyla hizmet etmeyi sürdüreceğim."
Bugün itibarı ile Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum ve Yeni Parti'ye katılıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi "ayrılık da sevdaya…

Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde saat 05.06'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

21.08.2026 05:52:00
AA
 
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 05.06'da, merkez üssü Ilgaz olan 4,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 12,01 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

 

Özel yurt fiyatları uçuşa geçti

ÖSYM'nin YKS yerleştirme sonuçlarını açıklamasının ardından yüz binlerce genç için üniversite kayıt heyecanı başlarken, megakent İstanbul'u kazanan öğrencileri ve ailelerini ciddi bir barınma telaşı sardı. En ucuz özel yurt odasının 25 bin TL'den kapı açtığı, kiralık evlerde ise ortalama bedelin 45 bin TL'ye dayandığı İstanbul'da ailelerin bütçeleri bu yıl her zamankinden daha fazla zorlanacak

20.08.2026 21:00:00
Eyüp Kabil
 
Özel yurt fiyatları uçuşa geçti
Özel yurt fiyatları uçuşa geçti
İstanbul genelinde 2026-2027 eğitim-öğretim dönemi için özel yurt fiyatlarında, oda tipine ve ilçenin konumuna göre çok keskin bir fiyat artışı yaşanıyor. Geçtiğimiz dönem aylık 17 bin TL ile 58 bin TL arasında seyreden fiyatlar, bu yıl 25 bin TL ile 76 bin TL bandına tırmanmış durumda.

Beşiktaş, üniversitelere ve merkezi alanlara yakınlığı nedeniyle fiyatların en yüksek olduğu ilçe konumunda. İlçede yurt ücretleri aylık 36 bin TL'den başlıyor ve tek kişilik konforlu odalarda 76 bin TL'ye kadar yükseliyor.

İstanbul'un en canlı ve popüler öğrenci lokasyonlarından olan Şişli ve Kadıköy'de özel yurt fiyatları aylık 25 bin TL ile 50 bin TL (Kadıköy'de 30 bin TL'den başlayarak) arasında değişiyor.

Tarihi yarımadada yer alan ve birçok kampüse ev sahipliği yapan Fatih'te oda fiyatları 30 bin TL ile 40 bin TL arasında alıcı buluyor.

Nispeten daha uygun fiyatlı alternatif arayanlar için Avcılar'da aylık özel yurt fiyatları 20 bin TL ile 40 bin TL arasındayken, Esenyurt'ta 15 bin TL ile 32 bin TL arasında oda bulmak mümkün oluyor.

Oda kapasiteleri arttıkça (4-6 kişilik odalar) maliyet düşse de, öğrencilerin mahremiyet ve rahat çalışma alanı gibi nedenlerle en çok talep ettiği tek kişilik odaların ortalama fiyatı 44 bin TL ile 46 bin TL seviyelerinde seyrediyor.

Ortalama kira 45 bin TL

Yurt fiyatlarındaki fahiş artışlar nedeniyle arkadaşlarıyla birleşip eve çıkmayı planlayan öğrencileri de emlak piyasasında ağır bir tablo karşılıyor. Güncel emlak analizlerine göre İstanbul genelindeki kiralık daire ilanlarının ortanca değeri aylık 45 bin TL seviyesine ulaşarak Türkiye ortalamasını ikiye katladı.

Kadıköy, İstanbul'un en yüksek ortalama kirasına sahip ilçelerinden biri olarak öne çıkıyor, bu bölgede ortalama kiralar 56 bin TL sınırında.

Sarıyer, Beşiktaş, Şişli gibi merkezi ilçelerde yeni binalarda 2+1 dairelerin aylık kiraları çoğunlukla 50-70 bin TL civarında seyrediyor.

Megakentin en düşük ortalama kirasına sahip ilçesi olan Esenyurt'ta bile ortalama kira bedelleri 25 bin TL'den başlıyor.

Öğrenciler için bir eve çıkmanın maliyeti sadece kirayla da sınırlı kalmıyor. Bir kira peşinat, iki kira depozito, emlakçı komisyonu ve eşya masrafları eklendiğinde ilk ay yapılması gereken toplu ödeme ailelerin omuzlarına çok büyük bir finansal yük bindiriyor.

KYK ve İBB yurtları

Mali yükün bu denli ağırlaşması, öğrencileri devlet yurtlarına ve yerel yönetimlerin sunduğu sosyal imkanlara yönlendiriyor. Aylık ücretleri çok daha ekonomik olan KYK yurtları, bütçesini dengelemek zorunda olan ailelerin ilk başvuru noktası durumunda.

Bunun yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), bu yıl toplam 16 yükseköğretim yurdu ve 6 binden fazla yatak kapasitesiyle kapılarını öğrencilere açtı. İBB yurtlarında sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil günlük konaklama bedeli sadece 128 TL olarak uygulanıyor. Şartları karşılayan öğrenciler için son başvurular 25 Ağustos saat 23.59'a kadar İBB Yurt Başvuru Portalı adresi üzerinden alınmaya devam edecek.

Ailelerin bütçesi alarm veriyor

İstanbul'da asgari ücret veya ortalama bir memur/işçi maaşıyla geçinen ailelerin, çocuklarının sadece barınma masrafını dahi tek başına karşılaması neredeyse imkansız hale geldi. Uzmanlar, ailelerin yaşadıkları bu ekonomik stresi öğrencilere yansıtmaması ve alternatif burs, yarı zamanlı çalışma veya paylaşımlı ev gibi opsiyonları soğukkanlılıkla değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor.

Üniversiteyi yeni kazanan Asya Gültekin, yaşadığı kaygıyı şu sözlerle özetliyor: "Eve mi çıksam yurtta mı kalsam büyük bir ikilem içindeyim. Fiyatlar her geçen yıl korkunç bir seviyeye ulaşıyor, öğrenci olarak İstanbul'da ayakta kalmak gerçekten çok zor."

YKS tercih maratonu bitti ancak İstanbul'u kazanan binlerce genç ve ailesi için asıl zorlu sınav, yani "ekonomik barınma sınavı" yeni başlıyor.

Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı

İzmir'de Çiğli Belediye Başkanı'nın park halindeki aracına silahla ateş eden şüpheli gözaltına alındı

 

20.08.2026 20:44:00 / Güncelleme: 21.08.2026 08:01:33
Anadolu Ajansı
 
Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı
Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı

İzmir'de Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına silahla ateş eden şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Çiğli Belediyesi otoparkına çalıntı motosikletle giden K.S. (21), henüz belirlenemeyen bir nedenle Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına silahla ateş etti.

Olayın ardından kaçmaya çalışan şüpheli, güvenlik görevlilerince yakalanıp polise teslim edildi.

Olay anı, otoparkın güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Görüntülerde, otoparka motosikletle gelen şüphelinin, Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına tabancayla defalarca ateş ettiği, ardından kaçmaya çalışırken güvenlik personelince yakalandığı ve diğer görevlilerce etkisiz hale getirildiği yer alıyor. 

"Hakkımızı alana kadar buradayız"

Güvenpark'ta 38 gün süren oturma eylemine sabaha karşı yapılan polis müdahalesinin ardından er şehit aileleri ve er gaziler, eylemlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önüne taşıdı. Mağduriyetlerinin çözülmesini isteyen gaziler, "Biz öcü değiliz, haklarımızı alana kadar hiçbir yere gitmiyoruz" diyerek kararlılık mesajı verdi

20.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
"Hakkımızı alana kadar buradayız"
"Hakkımızı alana kadar buradayız"
Türkiye'nin 81 ilinden hak arayışı için başkente gelen er şehit aileleri ve er statüsündeki gazilerin adalet çığlığı büyüyor. Ankara Güvenpark'ta tam 38 gündür rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle nöbet tutan aileler ve gaziler, sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla alandan uzaklaştırıldı. 
 
Karga tulumba otobüslere bindirilerek Bilkent Gazi Uyumevi'ne götürülen gazi ve şehit yakınları, buradaki kısıtlamalara ve barınma sorunlarına tepki göstererek eylemlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önüne taşıdı.

Park bariyerlerle kapatıldı

Ağustos ayının ortasından bu yana Ankara'nın göbeğinde seslerini duyurmaya çalışan gazilere, dün sabah saat 04.45 sıralarında yüzlerce polisin katıldığı bir operasyon yapıldı. Yataklarında uyuyan şehit anaları ve uzuvlarını terörle mücadelede kaybetmiş gaziler, polis zoruyla parktan çıkarıldı. Müdahalenin ardından tarihi Güvenpark tamamen boşaltılarak demir bariyerlerle abluka altına alındı.
 
Operasyonun ardından açıklama yapan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, yaşanan muameleye sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

"Sabahın köründe sanki terörist alıyormuş gibi çok ağır bir müdahaleyle karşılaştık. Biz bu ülkenin onuru için askere gittik, bedel ödedik. Bizi kaldırıp Bilkent Gazi Uyumevi'ne kilitlediler, orada adeta rehin tutulduk. Biz öcü değiliz, diyaloğa kapalı değiliz. Bu sorun çözülene kadar alanlardayız. Ya öleceğiz ya da hakkımızı alacağız."

"Sosyal haklara gelince herkes sırtını dönüyor"

Eyleme katılan er gaziler ve destek veren polis gazileri, TSK bünyesindeki rütbeli subay/astsubay gaziler ile er/erbaş gaziler arasında yaratılan derin uçuruma dikkat çekiyor. Güneydoğu'da ve sınır ötesi operasyonlarda aynı kurşuna göğüs gerdiklerini belirten kahramanlar, sağlık ve protez yardımlarında dahi ayrımcılık yapıldığını vurguluyor.
Alana destek için gelen bir polis gazisi, içerideki durumu şu sözlerle özetledi:
 
"Bu çocuklar 20 yaşında, fidan gibi askere gitti; dağda bacağı, kolu, gözü koptu. Sosyal haklara gelince herkes sırtını dönüyor. Bir subay gazi en iyi sağlık koşullarından, göz, diş, ayak protezi imkanlarından sonuna kadar faydalanıyor. Bizim er gazimiz ise protezini kredi kartından borç alarak yaptırmaya çalışıyor. Şehit erin annesi orduevine kapıdan giremezken, rütbeliler yedi göbek ailesini sokuyor. Adalet bunun neresinde?"

Bakanlık önünde kamp kuruluyor

Bilkent'teki uyumevinden çıkışları yapılan ve kalacak yer bulamayan gaziler ile şehit yakınları, eylemlerinin 39. ve 40. gününde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı binası önünde toplandı. 
 
Bakanlık yetkilileriyle görüşmek üzere gazi ve şehit yakınlarından oluşan küçük bir heyet binaya kabul edildi. Bakanlık içinde müzakereler sürerken, dışarıda bekleyen kitle sorunlarına kesin bir çözüm getirilmediği takdirde bakanlık önüne kamp kuracaklarını ilan etti.

Gazilerin temel talepleri neler?

Meclis'ten geçen son kanun tekliflerinin beklentilerini karşılamadığını ve adeta "bir parmak bal çalmaktan" ibaret olduğunu belirten Er Şehit ve Gaziler Platformu taleplerini şu şekilde sıralıyor:
 
Emsal Statü ve Hak Eşitliği: Rütbe ayrımı yapılmaksızın tüm şehit yakınları ve gazilere eşit özlük, maaş ve tazminat haklarının verilmesi.

Medikal ve Protez Güvencesi: Uzuv eksikliği bulunan gazilerin ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili protez ve medikal ürünlerin, hiçbir Contribution (katkı payı) veya borçlanma olmaksızın devlet tarafından karşılanması.

Cumhurbaşkanlığına Bağlı Daire Başkanlığı: Şehit ve gazi işlemlerinin siyaset üstü bir anlayışla yürütülmesi amacıyla, Aile Bakanlığı bünyesinden çıkarılarak doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı müstakil bir daire başkanlığı kurulması.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.