logo
02 HAZİRAN 2026

Gasp çetesi bir saatte yakalandı

07.11.2001 00:00:00
Kayseri'de, bıçak zoruyla otomobile bindirerek kaçırdıkları iki kişiden cep telefonu, 30 milyon lira ve kimlik belgelerini gasp eden 5 kişi, olaydan bir saat sonra yakalandı.

Ahmet Arıcı ve Celal Yalçın, polise, Hacılar yolundaki bir akaryakıt istasyonunda, minibüste arkadaşlarını beklerken, 34 DED 72 plakalı bir otomobilin yanlarına geldiğini ve bu araçtan inen tanımadıkları 5 kişi tarafından bıçak tehdidiyle kaçırılarak, Beştepeler mevkiine götürüldüklerini bildirdiler. Burada, kendilerini kaçıranlar tarafından dövüldüklerini belirten Arıcı ve Yalçın, tehditle cep telefonlarının, 30 milyon liralarının ve kimlik belgelerinin alındığını ihbar ettiler.

Bu bilgiler ışığında harekete geçen Gasp Büro Amirliği ekipleri, verilen eşgal ve araç plakası üzerinde yaptıkları çalışmalar sonucu, olayı gerçekleştirdiklerini belirledikleri Ali Rıza Karakoç, İsmail Polat, Mehmet Turhal, Abdülkerim Çağlar ve Suat Şahin'i, olaydan bir saat sonra yakaladılar. Emniyette suçlarını itiraf eden sanıklar, çıkarıldıkları mahkemecetutuklanarak, cezaevine gönderildiler.

Marmara Denizi'nde bulundu, 4 günde çıkarıldı

Marmara Denizi'nden Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükte hayalet ağ çıkarıldı. Deniz canlıları için ölüm tuzağına dönüşen hayalet ağlar, 4 gün süren operasyonla 6 noktadan çıkarılarak, ekosistemin daha fazla zarar görmesinin önüne geçildi

02.06.2026 14:40:00 / Güncelleme: 02.06.2026 14:44:16
AA
Marmara Denizi'nde bulundu, 4 günde çıkarıldı
Marmara Denizi'nde bulundu, 4 günde çıkarıldı
Deniz Yaşamını Koruma Derneğinin Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde hayata geçirdiği "Mavi Atlas" uygulaması kapsamında, Balıkesir'in Marmara Adası açıklarında 6 noktada yapılan operasyonda, yıllarca deniz canlıları için ölümcül tuzağa dönüşüp ekosistemi tehdit eden, Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükte hayalet ağ çıkarıldı.

Türkiye'nin denizel biyoçeşitliliğini bilimsel verilerle kayıt altına almayı ve vatandaş katılımıyla deniz koruma çalışmalarını güçlendirmeyi amaçlayan "Mavi Atlas" mobil uygulaması, Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle 10 ay önce hayata geçirildi.

Mobil uygulama üzerinden vatandaşlar, deniz canlılarına ilişkin tür, derinlik ve konum bilgilerini sisteme yükleyerek Türkiye'nin denizel biyoçeşitlilik haritasının oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Deniz canlıları için büyük tehdit oluşturan hayalet ağlar da uygulama üzerinden ihbar edilerek, ekiplerin müdahalesine imkan tanınıyor.

Uygulamanın devreye alınmasının ardından gelen ilk ihbarlardan biri Heybeliada açıklarından oldu. İhbar üzerine bölgeye dalış gerçekleştiren ekip, bir batığın üzerinde bulunan hayalet ağı çıkardı.

Hayalet ağda aralarında pina yavrusunun da bulunduğu çok sayıda deniz canlısının öldüğü tespit edildi.

Hayalet ağların bulunduğu bölgede su altı kamerasıyla keşif çalışması yapıldı

"Mavi Atlas"a bu kez Marmara Adası sakini bir dalıcıdan gelen ihbar üzerine ekip yeniden harekete geçti. Ada açıklarında geniş bir alana yayılan hayalet ağların bulunduğu bilgisi üzerine operasyon hazırlıkları başlatıldı.

Ekipte yer alan Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, sanayi dalgıcı Engin Ege Gencer, gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu, hayalet ağ çıkarma teknesi kaptanı Şahin Tuna ve Gizem Ece, ağların çıkarılması için gerekli kaldırma balonları, kesici ekipman, su altı görüntüleme sistemleri ve güvenlik malzemelerini teknelere yükledi.

Ekip, sabahın ilk ışıklarında Marmara Adası'na ulaşmak üzere yelkenli ve hayalet ağ çıkarma teknesiyle yola çıktı.

Yaklaşık 25 knotu bulan rüzgar ve yağış altında ilerleyen ekip, olumsuz hava koşullarında yaklaşık 12 saat süren yolculuğun ardından gece adaya ulaştı. Hazırlık yaparak ihbar edilen koordinatlara açılan ekibe, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de eşlik etti.

Hayalet ağların bulunduğu bölgede ilk olarak su altı kamerası kullanılarak keşif çalışması yapıldı. Deniz tabanına indirilen kamera ile ağların kayalık alanlara ve oyuklara sıkıştığı görüldü.

Ağların bazı bölümlerde kayalara sıkıca dolandığı, bazı bölümlerde ise akıntıyla birlikte deniz tabanında sürüklenerek adeta görünmez bir tuzağa dönüştüğü gözlemlendi.

Ağlara takılmış çok sayıda deniz canlısı bulundu

Görüntülenen operasyon sırasında, ağlara takılmış çok sayıda deniz canlısı bulundu. Su altında yapılan kontrollerde halen hayatta olan çok sayıda deniz canlısı, ağlardan dikkatlice kurtarılarak yeniden yaşam alanlarına bırakıldı.

Bacağına yavrusu sıkıca tutunan dişi keşiş yengecinin kurtarıldığı anlar ise operasyonun en dikkati çeken görüntülerinden biri oldu.

Bazı ağların içinde kalamar yumurtaları, deniz yıldızları, deniz patlıcanları, yengeçler ve çeşitli balık türleri bulundu. Çok sayıda canlının ise ağlarda uzun süre mahsur kaldığı için öldüğü belirlendi. Kontrollü şekilde yüzeye çıkarılan ağlar, daha sonra tekneye çekildi.

Teknede yapılan kontroller sırasında da yaşam belirtisi gösteren canlılar tek tek ağlardan ayrılarak yeniden denize bırakıldı. Ağlardan çıkarılan canlıların bazıları ölçülüp kayıt altına alınırken, operasyon boyunca elde edilen veriler "Mavi Atlas" sistemine işlendi.

15 bin metrekare büyüklüğünde hayalet ağ köy meydanına serildi

4 gün 6 farklı noktada gerçekleştirilen 7 dalışta, yaklaşık 15 bin metrekare hayalet ağ, 200 metrekare misina ağ, 225 kilo kurşun ağırlık, 30 metre halat ve 50 metre trol kapı halatı çıkarıldı.

Böylece hem deniz canlılarının yaşam alanları temizlendi hem de ağların yıllarca sürebilecek avcılık etkisinin önüne geçildi.

Topağaç köyü meydanına serilen yaklaşık 2 futbol sahasından büyük, Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükteki hayalet ağ, denizlerden ne kadar büyük bir tehlikenin bertaraf edildiğini ortaya koydu.

Çıkarılan hayalet ağlar ham maddeye dönüştürülecek. Bu malzemelerden üretilecek güneş gözlüklerinin saplarına mercan, pina, deniz yıldızı, orka ve vatoz figürleri ile ağların çıkarıldığı koordinat bilgileri işlenecek.

"Burada milyonlarca deniz canlısı yaşıyor"

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, hayalet ağların tüm dünyada sorun olduğunu, av araçlarının neredeyse yüzde 2'sinin denizde kaybolduğunu söyledi.

Yaklaşık 10 yılda yaptıkları çalışmalarda 500 bin metrekareye yakın hayalet ağı deniz tabanından temizlediklerini belirten Narcı, denizlere terk edilen hayalet ağlarda milyonlarca deniz canlısının öldüğünü, o ağ çıkarılmadığı sürece ölümlerin sürdüğünü kaydetti.

Narcı, "Burada milyonlarca deniz canlısı yaşıyor. İçeriye giremedikleri için üreme yapamıyorlar ya da içeride kaldılarsa da beslenemedikleri için ölüyorlar. Ölenleri avlamaya gelen kuşlar dahil milyonlarca deniz canlısı, biz onu çıkarmadığımızda belki de 100 yıl boyunca devam edecek bir ölüme neden oluyor. Plastik bir ham maddesi olduğu için 100-150 yıl orada kalıyor. Düşünün ne kadar, milyonlarca deniz canlısını yok ettiğini." dedi.

"Mavi Atlas" uygulamasına hayalet ağlara ilişkin gelen her ihbarı deniz canlılarını korumak adına değerlendirdiklerini ifade eden Narcı, bazen asılsız bile olsa o bölgeye gidip kontrollerini yaptıklarını bildirdi.

Narcı, bu kapsamda Heybeliada açıkları için gelen ihbar üzerine ekiple yaptıkları dalışta bir batık ve onun üzerinde buldukları hayalet ağı çıkardıklarını anlattı.

İlk ihbarlardan olan Marmara Adası açıklarında düzenlenen ağ çıkarma operasyonuna ilişkin Narcı, şunları söyledi:

"Oraya gittiğimizde teknemizde bulunan kamerayla ağın boyunu, derinliği, nasıl bir planlama yapacağımızı belirliyoruz. Akabinde dalışa hazırlanıyoruz. Balonlarla ve bazen de özel teknik malzemelerimizi kullanarak suyun altına iniyoruz. Her zaman ağlar düz bir zeminde olmuyor. Ağlar genelde taşlıklara takılı olduğu için bu taşlıkların içleri yuva dolu. Kameralarımız iniyor, ölçümler yapılıyor, sonra ekibimizle brifingimizi yapıyoruz ve sonra dalışa iniyoruz. Bazen ağlar çok hassas bir deniz ekosistemi içerisinde oluyor."

"Deniz canlılarını ağdan kurtarıp tekrar denize ulaştırdık"

Asmalı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği ile Marmara Adalar Belediyesi destekleriyle çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Narcı, şöyle konuştu:

"Son dalışımızda yuvaya sıkışmış büyük dişi mığrı ve birçok deniz canlısı vardı. Küçük bir keşiş yengeci vardı. O kadar büyük korku hali vardı ki kolunun birine yavrusu sıkıca tutunmuştu, su altında onları ağdan kurtardık. Belki de bir aileyi suyun altında ölümden kurtardığımız bir süreç oldu. O canlılara yardım ediyor olmak, özellikle insan eliyle kirletilmiş bir yeri, başka bir insan eliyle temizlemek ve doğaya iyi gelmek, restorasyonun bir parçası olmak bizim için zaten en büyük mutluluk. Bir ağda çok fazla kalamar yumurtaları vardı. Ağdan ayırabildiğimizi suyun altında ayırdık. Tekneye çıkardığımızda da bütün deniz canlılarını ağdan kurtarıp tekrar denize ulaştırdık."

Narcı, çıkardıkları ağların geri dönüşüme kazandırılıp güneş gözlüğüne dönüştürüleceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bu son dalışımızda ölçümlere bakarsak şu an için sanırım 15 bin metrekareden fazla bir ağ çıkarmış olduk. Bu oldukça yüksek bir ağ. Üzerindeki kurşunlarıyla beraber, onların hepsi şimdi geri dönüşüme gidecek. Bu bizim için aynı zamanda hem sıfır atık kapsamında hem de döngüsel ekonomi açısından da son derece önemli. Deniz koruma, sıfır atık ve döngüsel ekonomiyi bir araya getiren bu örnek uygulama, Türkiye'nin COP31 yolculuğunda küresel çevre vizyonumuzu dünyaya göstermek adına da kıymetli bir adım."

"Daha önce aşağıda gördüğüm canlıların orada var olmadığını tespit ettim"

"Mavi Atlas"a hayalet ağ ihbarında bulunan ada sakini dalıcı Ömer Altuncu ise 3-4 yıl önce yaptığı dalışta hayalet ağları gördüğünü ve tek başına olduğu için bir şey yapamadığını söyledi.

Yakın zamanda yaptığı bir başka dalışta o ağların halen durduğunu fark etmesi üzerine "Mavi Atlas"a ihbarda bulunduğunu dile getiren Altuncu, "Zaman içinde aynı yere tekrar gitme ihtiyacı hissettim. Aşağı gittiğimde ağların hala orada durduğunu fakat bu sefer daha önce aşağıda gördüğüm canlıların orada var olmadığını tespit ettim. Ağların hala çalıştığını, balık popülasyonunun ve diğer canlıların oradan kaybolmasına sebep verdiğini düşündüm. İhbar ettim. İhbarıma dönüş yapıp buraya geldiler, kendilerine eşlik ettim, çok güzel bir çalışma oldu" dedi.

Altuncu, denizin dibinde bırakılmaması gereken ciddi bir ağ çıkardıklarını belirterek, "Bunun yanı sıra trollerden kalma halatlar varmış, onları da çıkardık. Çıkarılan ağlarda deniz canlıları vardı, deniz yıldızları, deniz patlıcanı ve bir sürü canlı, en önemlisi kalamarların çok ciddi boyutta yumurta bıraktıklarını gördüm. Burada ağlar çok oluyor, aslında göz ardı edilmemesi gereken bir şey ama insanların biraz duyarsızlığı var bu konuda" ifadelerini kullandı.

Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti

İstanbul’un simge yapılarından Yerebatan Sarnıcı, mülkiyet tartışmalarına son noktayı koyan mahkeme kararının ardından bugün saat 10.00'da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Tahliye işlemi kapıda turistler beklerken yapılırken, sarnıç yeni gişe sistemi kurulana kadar geçici olarak ziyarete kapatıldı
 

02.06.2026 13:10:00
Haber Merkezi
Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti
Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında aylardır süren mülkiyet krizi bugün resmi tahliye ile sonuçlandı. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında tarihi sarnıcın vakıf mülkiyetine geçirilmesine karşı İBB'nin açtığı yürütmeyi durdurma talepli dava mahkeme tarafından reddedildi.

Mahkeme kararının ardından gönderilen resmi tebligat doğrultusunda, bugün saat 10.00 itibarıyla tarihi yapıda tahliye süreci tamamlandı ve yönetim tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçti.

Turistler kapıdayken tahliye edildi

Sabah saatlerinde sarnıcı ziyaret etmek için kapıda uzun kuyruklar oluşturan yerli ve yabancı turistler, tahliye işlemi nedeniyle içeri alınmadı. İBB'ye bağlı Kültür A.Ş. ekipleri tarihi sarnıçtaki gişe sistemlerini söktü. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kendi bilet ve gişe altyapısını kuracağı süre boyunca Yerebatan Sarnıcı'nın geçici olarak ziyarete kapalı kalacağı bildirildi.

"Kiracı sıfatıyla buradayız, devrediyoruz"

Devir teslim sürecine ilişkin açıklama yapan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Osman Cenk Akın, sabah saatlerinde kendilerine resmi tebligatın ulaştığını belirterek şunları söyledi:

"2022 yılında burayı restore etmiştik. Bu renovasyon sonrasında yaklaşık 11 milyon kişiyi ağırladık. 18 Nisan itibarıyla başlattığımız kampanya ile Türk vatandaşlarına giriş ücretini 1 TL yapmıştık ve bugüne kadar 500 bin vatandaşımız bu imkandan yararlandı. Biz burayı hakikaten iyi yönettik. Tabii ki hukuki süreçler devam ediyor ancak Kültür A.Ş. olarak burada kiracı sıfatıyla bulunuyorduk ve bugün itibarıyla devrimizi gerçekleştiriyoruz. Burası tamamen Vakıflar'ın sorumluluğuna geçiyor."

Mahkeme İBB'nin itirazını reddetti

Süreç, Nisan 2026'da Yerebatan Sarnıcı'nın tapuda İBB'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesiyle başlamıştı. İBB'nin açtığı dava üzerine Mayıs ayında İstanbul 8. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermiş olsa da, savunmaların ardından yapılan değerlendirmede İBB'nin itirazı haksız bulundu ve yürütmeyi durdurma kararı kaldırılarak devrin önü açıldı.

Devredilen tarihi yapıların son örneği

İBB Miras tarafından 13 milyon Euro maliyetle kapsamlı bir restorasyon ve deprem güçlendirmesinden geçirilen Yerebatan Sarnıcı; son dönemde mülkiyeti İBB'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen Taksim Gezi Parkı, Galata Kulesi, Pera Palas Oteli ve Selimiye Kışlası gibi tarihi yapıların son örneği oldu.

Yerebatan Sarnıcı'nın yeni gişelerin kurulmasının ardından, Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde yeni bilet fiyat politikasıyla yeniden ziyarete açılması bekleniyor.

İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek


 
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), biyometrik tanıma sistemlerinin mesai takibi için kullanılmaması, takibin şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması yönünde ilke kararı verdi.

02.06.2026 10:32:00
HABER MERKEZİ/AA
İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek
İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), biyometrik tanıma sistemlerinin mesai takibi için kullanılmaması, takibin şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması yönünde ilke kararı verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, KVKK'ye ulaşan ihbar ve şikayetler arasında en çok karşılaşılan hususlardan biri çalışanların mesai takibini dijitalleşme ve güvenliği artırma amacıyla kurulan biyometrik sistemlere ilişkin oldu.

Kolay takibe imkan veriiyor ancak...

Parmak izi, yüz tanıma sistemi, iris veya retina taraması şeklindeki biyometrik tanıma sistemlerinin hızlı, doğru ve manipülasyona dirençli özellikleriyle cazip göründüğüne işaret edilen kararda, "kişisel verilerin korunması hukuku bağlamında son derece hassas bir alanı oluşturduğu" değerlendirmesine yer verildi.
"İşçi-işveren ilişkisinde yapısal güç dengesizliği" bulunduğuna dikkati çekilen kararda, işçiden konuyla ilgili "açık rıza" alınmasının özgür iradeye dayanıp dayanmadığı hususunda da ciddi tereddütler içerdiği ifade edildi.

"Açık rıza" kapsamında biyometrik veri işleme faaliyetlerinin, yalnızca hukuki sebebe değil aynı zamanda ölçülülük, gereklilik ve veri minimizasyonu ilkelerine de uygun olması gerektiği vurgulanan kararda, "Yasal düzenlemeler ile işverenin çalışma sürelerini takip etmesi ve belgelemesi yönünden hukuki çerçeve çizilmiş olmakla birlikte takibin biyometrik tanımlama sistemleriyle yapılmasını öngören açık kanuni bir düzenleme bulunmadığından mesai takibinin biyometrik verilerin işlenmesi yoluyla gerçekleştirilmesi hukuka aykırılık teşkil edebilecektir" açıklaması yapıldı.

Biyometrik verilerin mesai takibi amacıyla yalnızca açık rıza şartına dayanılarak işlenmesinin yeterli bir hukuki zemininin bulunmadığı aktarılan kararda, ayrıca ölçülü de olmadığı belirtildi.

Mesai takibi alternatif yollarla yapılsın

KVKK'nin kararında, mesai takibinin biyometrik tanımlama sistemleri yerine şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması gerektiği kaydedildi.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesinin veri sorumlularınca sağlanması gerektiği vurgulanan kararda, buna uygun hareket edilmediğinin tespiti halinde ilgili veri sorumluları hakkında işlem tesis edileceği bildirildi.

Sivas'ta Dipsiz Göl'ün rengi değişti


 
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından "Tabiat Parkı" ilan edilen Sivas'ın Doğanşar ilçesindeki Dipsiz Göl'de yağışların ardından sarı renk hakim oldu.

02.06.2026 10:18:00
AA
Sivas'ta Dipsiz Göl'ün rengi değişti
Sivas'ta Dipsiz Göl'ün rengi değişti

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından "Tabiat Parkı" ilan edilen Sivas'ın Doğanşar ilçesindeki Dipsiz Göl'de yağışların ardından sarı renk hakim oldu.
Bölgede etkili olan yağışlarla çevredeki yamaçlardan göle akan su, çevredeki toprak yapısının da etkisiyle Dipsiz Göl'ün renginin sarıya yakın bir ton almasını sağladı.



Şelalenin de rengi değişti

Renk değişimi, yaklaşık 200 metre mesafede bulunan ve gölden gelen suyla beslenen Dipsiz Göl Şelalesi'ni de etkiledi. 50 metreden dökülen şelalenin zemini ve aktığı yamaçlar, gölden gelen suyun etkisiyle sarıya döndü.

Bölgeyi gezen Mustafa Akyüz, buraya hemen her yıl geldiğini söyledi. Göldeki renk değişiminin kendisini şaşırttığını belirten Akyüz, "Bu sene yağışlar sebebiyle şelalenin suyu artmış ve renginde sarıya yakın değişme var. Bu da sevindirici bir olay" dedi.

Öte yandan Hafik ilçesinde bulunan Pusat-Özen Barajı da ilkbahar yağmurlarıyla yüzde 100 doluluğa ulaştı. Baraj savağından akan su ise dikkati çekti.

Pusat Deresi ve Madenköy Çayı üzerine sulama amaçlı kurulan ve 2008 yılında su tutmaya başlayan barajda, sular altında kalan eski Pusat köyü camisinin daha önce gün yüzüne çıkan minaresi de tamamen sular altında kaldı.

Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata


 
 
Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, hızlı kilo verme amacıyla uygulanan şok diyetlerin, vücutta kas kaybına yol açarak metabolizmayı yavaşlattığını ve sürdürülebilir olmadığını belirterek, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı.

02.06.2026 06:24:00
MURAT ÇORBACI
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata

Yaz aylarının gelişiyle birlikte birçok kişi, kışın aldıkları fazla kilolardan kurtulmak ve 'yaza fit girmek' için harekete geçiyor. Kimi spora başlayıp beslenmesini düzenlerken, kimileri ise hızlı sonuç alma isteğiyle internet ve sosyal medyada karşılaştığı şok diyetler ve zayıflama çaylarına yönelerek sağlığını ciddi riske atabiliyor! Beslenme uzmanları, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı







1. Öğün atlamak ve uzun süre aç kalmak

Öğün atlamak çoğu kişinin düşündüğünün aksine kilo vermeyi hızlandırmaz, tam tersine metabolizmayı yavaşlatabilir. Uzun süre aç kalan vücut kendini korumaya alarak enerji harcamasını azaltır. Bunun sonucunda bir sonraki öğünde daha fazla yemek yeme eğilimi ortaya çıkar. Ayrıca uzun süreli açlık, kan şekeri dengesini bozarak özellikle tatlı ve yüksek kalorili besinlere yönelimi artırır. Gün sonunda farkında olmadan alınan toplam kalori yükselir ve kilo verme süreci sekteye uğrar. 

2. Yetersiz protein alımı

Yetersiz protein alımında kas kaybı yaşanabilir ve bu da metabolizma hızının düşmesine yol açar. Oysa protein, aynı zamanda tokluk hissini artırarak gereksiz atıştırmaların önüne geçer. Günlük beslenmede yumurta, yoğur, et, tavuk ve baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarına yeterince yer vermek, hem kilo kontrolünü destekler hem de daha dengeli bir beslenme sağlar.







3. Yetersiz su tüketimi

Su, metabolizmanın sağlıklı çalışması için vazgeçilmezdir. Bu nedenle günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimi, kilo kontrolünün en basit ama en etkili adımlarından biridir.

4. Çok düşük kalorili diyetler

Hızlı kilo vermek için yapılan aşırı düşük kalorili diyetler, kısa vadede sonuç verebilse de uzun vadede sürdürülebilir olmadığı gibi ciddi riskler taşır.







5. Hareketsizlik

Sadece diyet yapmak kilo verme sürecinde çoğu zaman yeterli olmaz. Fiziksel aktivitenin yetersiz olması, harcanan enerinin düşük kalmasına ve kilo kaybının yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş ve egzersiz, hem yağ yakımını hızlandırır hem de kas kütlesini korur.







6. Yetersiz uyku

Uyku düzeninin bozuk olması, vücuttaki açlık hormonlarını doğrudan etkileyerek daha fazla yeme isteğine neden olabilir. Düzenli ve kaliteli uyku, kilo kontrolü açısından en az beslenme kadar önemlidir.







7. Stres ve duygusal yeme

Stres altında birçok kişi farkında olmadan daha fazla ve genellikle sağlıksız besinler tüketir. Bu durum özellikle yüksek kalorili gıdalara yönelimi artırır. Nefes egzersizleri, yürüyüş ve sosyal destek gibi yöntemler bu süreçte yardımcı olabilir.

8. Şok diyetler uygulama

Hızlı kilo verme isteğiyle uygulanan şok diyetler, vücuda yeterli enerji ve besin öğesi sağlamadığı için kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu tür diyetler kısa vadede kilo kaybı sağlasa da sürdürülebilir değildir ve diyet bırakıldığında verilen kilolar hızla geri alınabilir. Sağlıklı kilo kaybı için dengeli ve düzenli beslenme temel olmalıdır.









9. Zayıflama çaylarını bilinçsiz tüketmek

Zayıflama çayları genellikle bağırsakları hızlandırarak geçici kilo kaybı hissi oluşturur. Ancak bu durum yağ kaybı değil, sıvı kaybıdır. Kontrolsüz tüketildiğinde sıvı ve elektrolit dengesini bozabilir, ayrıca bazı bitkisel içerikler karaciğer üzerinde toksik etki oluşturarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle bu tür ürünler mutlaka uzman onayında ve kontrolünde kullanılmalıdır.

Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor


 
Uzmanlara göre, demans riskini azaltmak için Akdeniz diyeti gibi beyin sağlığına faydalı bir diyeti uygulamak gerekiyor. İltihabı azaltmak ve bilişsel işlevi korumak için antioksidanlar, omega-3'ler ve vitaminlerle dolu olan sekiz temel besin grubuna öncelik vermekte yarar büyük. 
 

02.06.2026 05:58:00
MURAT ÇORBACI
Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor
Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor

1. Yeşil Yapraklı Sebzeler: Ispanak, lahana veya pazı gibi sebzeleri her gün tüketin. Folat, E vitamini ve karotenoidler açısından zengindirler ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olurlar.







2. Meyveler: Haftada en az iki kez yaban mersini, çilek veya böğürtlen tüketin. Beyin dejenerasyonunu durdurmaya yardımcı olan antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindirler.







3. Yağlı Balıklar: Haftada 1-2 kez somon, sardalya, levrek, çipura veya uskumru tüketin. Bunlar, beyin için yapısal yapı taşları görevi gören DHA (Omega-3 yağ asitleri) açısından mükemmel kaynaklardır.







4. Kuruyemişler: Çoğu gün bir avuç ceviz, fındık, badem tüketmeyi hedefleyin. Ceviz, özellikle omega-3 ve E vitamini açısından zengin olduğu için oldukça faydalıdır. Keza fındık da E vitamini deposu...







5. Tam Tahıllar: Rafine karbonhidratlar yerine yulaf, kinoa veya esmer pirinç tercih edin. Sağladıkları sürekli enerji, beyninizin en iyi şekilde çalışmasını sağlar.







6. Baklagiller: Diyetinize sık sık mercimek, nohut veya beyaz fasulye ekleyin. Sinir sistemi fonksiyonunu ve hafızayı destekleyen lif ve kolin sağlarlar.







7. Zeytinyağı: Ana pişirme yağınız olarak sızma zeytinyağı kullanın. Tekli doymamış yağlar ve antioksidan özellikleri nedeniyle beyin sağlığına faydalı diyetlerin önemli bir bileşenidir.







8. Kümes Hayvanları ve Yumurtalar: Tavuk veya hindi ve yumurtayı ölçülü bir şekilde tüketin. Nörotransmitterleri doğrudan destekleyen kolin gibi hayati B vitaminleri ve besin maddeleri sağlarlar.
Son olarak kakao ve yulaf da işe yarayan besinler arasında yer alıyor.

Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı

Ulaşımda 43 ilin geçiş noktası olarak bilinen "kilit kavşak" Kırıkkale'de, tatilin sona ermesine rağmen trafik yoğunluğu yaşandı

01.06.2026 19:17:00
İHA
Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı
Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde ve tatil bölgelerinde geçiren vatandaşların dönüş yolculuğu sürüyor.






Kırıkkale-Ankara kara yolu başta olmak üzere ana güzergahlarda araç yoğunluğu zaman zaman arttı. 






Trafik akışında yer yer yavaşlamalar yaşanırken, sürücüler kontrollü şekilde ilerledi. Ekipler de güzergahlarda ulaşımın aksamaması için çalışma yaptı.



























Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı

Kocaeli'nin Derince ilçesinde oğlunun trafik kazasında ölümünden sorumlu tuttuğu komşusunu markette tabancayla vurarak öldüren ve eşini yaralayan sanığa verilen toplam 23 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, olayda tek el ateş edildiğine dikkat çekerek, sanığa iki ayrı suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti

01.06.2026 14:50:00
İhlas Haber Ajansı
Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı
Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı
Derince'ye bağlı Yenikent Mahallesi'nde 22 Şubat 2022'de yaşanan olayda, bir süpermarkette alışveriş yapan Belfun Doğramacı (44) ve eşi Sevda Doğramacı (39), komşuları Mustafa Ş.'nin silahlı saldırısına uğradı. Olayda Belfun Doğramacı kalbinden vurularak hayatını kaybederken, eşi Sevda Doğramacı kolundan yaralandı.

23 yıl ceza verilmişti

Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık Mustafa Ş.'ye; 3 Nisan 2024'te maktul Belfun Doğramacı'ya yönelik haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan 16 yıl, eşi Sevda Doğramacı'yı kasten yaralama suçundan 6 yıl ve ruhsatsız silah bulundurmaktan 1 yıl olmak üzere toplam 23 yıl hapis cezası verilmişti.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği bu kararı inceleyerek istinaf başvurularını esastan reddetti ve kararı onadı. Bunun üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.



Yargıtay kararı 4 ayrı gerekçeyle bozdu

Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 3 Mart 2026'da oy birliğiyle aldığı kararda yerel mahkemenin ve istinafın kararını bozarak dosyayı Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine geri gönderdi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma ilamında, sanık Mustafa Ş. ile maktul Belfun Doğramacı arasındaki yaklaşık 5 yıllık tanışıklığın husumete dönüştüğü ayrıntılarıyla yer aldı. Kararda yer alan bilgilere göre, Mayıs 2019'da maktul Belfun Doğramacı'nın kullandığı aracın kaza yapması sonucu, araçta bulunan sanığın oğlu hayatını kaybetti, maktul ise yaralandı. Bu süreçte sanık Mustafa Ş., yürüyemediğini zannettiği maktule aylar boyunca yardım etti ve hastane süreçlerinde yanında oldu. Ancak sanık, bir gün hastane dönüşü maktulün aslında yürüyebildiğini tesadüfen öğrenince yardımı kesti.

"Oğlunu cinlere kurban verdim" iddiası husumeti büyüttü

Yüksek Mahkemenin kararına göre, yardımların kesilmesinin ardından taraflar arasındaki gerilim giderek arttı. Maktul Belfun Doğramacı'nın, çevresindeki insanlara sanığın kazada ölen oğlu için "Onun oğlunu cinlere kurban verdim" şeklinde söylemlerde bulunduğu iddiaları dosyaya yansıdı.

Ayrıca maktulün, aracıyla sürekli olarak sanığın evinin ve dükkanının bulunduğu sokaktan yüksek sesle müzik dinleyerek geçtiği, bu durumun tahriki artırdığı ifade edildi.

22 Şubat 2022'de sanığın eşinin dükkanında bulunan silahı alarak maktulün arkasından markete girdiği, Mustafa Ş.'nin elindeki silahla maktulün kafasına doğru vurduğu, maktul ile eşinin beraberce yere düştükleri, eşinin tüm engelleme çabalarına rağmen sanık Mustafa Ş.'nin elindeki tabancayı yerde yatan çifte doğrultarak ateş ettiği, bu atış neticesinde maktulün hayatını kaybettiği, eşi Sevda Doğramacı'nın ise kolundan yaralandığı kaydedildi.



Yargıtay'ın bozma ilamında şu gerekçelere yer verildi:

Olay yerinde yalnızca bir adet 9 milimetre boş kovan bulunduğu, sanığın ve yaralı eşin beyanlarında "tek atış" yapıldığının ifade edildiği vurgulandı. Yargıtay, tek kurşunla hem ölümün hem de yaralanmanın gerçekleştiği bu olayda "Fikri İçtima" kurallarının (TCK 44. Madde) işletilmesi gerektiğini belirtti. Sanığa sadece en ağır cezayı gerektiren "kasten öldürme" suçundan ceza verilmesi gerekirken, yaralama suçundan da ayrıca ceza verilmesi hukuka aykırı bulundu.

Maktul Belfun Doğramacı'nın 25 Şubat 2020 tarihli rapora göre yüzde 98 engelli olduğu belirtildi. Yargıtay, maktulün tüm sağlık kayıtlarının incelenerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını; olay anında "kendisini beden ve ruh bakımından savunamayacak durumda" olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini kaydetti.

Yargıtay, maktulden sanığa yönelen haksız hareketlerin boyutu dikkate alındığında, sanığa uygulanan haksız tahrik indiriminin asgari oranda tutulması gerektiğini belirtti. Mevcut kararda 16 yıl hapis verilerek tahrik indiriminin fazla uygulandığı ve sanığa "eksik ceza" tayin edildiği ifade edildi.

Sanığın sabıka kaydında yer alan önceki "tehdit" suçunun yasal değişikliklerle "uzlaşma" kapsamına alındığı hatırlatıldı. Yargıtay, bu suç için uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan sanık hakkında "mükerrer (tekrar eden) suçlu" hükümlerinin doğrudan uygulanmasını usule aykırı buldu.

Bozma kararının ardından sanık Mustafa Ş., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Yargıtay'ın belirttiği usul ve esaslar çerçevesinde yeniden hakim karşısına çıkacak.

İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı

İzmir merkezli 6 ilde Buca Belediyesi ve bağlı birimlerine yönelik düzenlenen geniş çaplı yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda, aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç'ın da bulunduğu 50 şüpheli gözaltına alındı

01.06.2026 09:08:00
İHA
İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı
İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Buca Belediyesi ve iştiraklerine yönelik yürütülen uzun süreli teknik ve fiziki takip çalışmalarının ardından emniyet güçleri bu sabah saatlerinde düğmeye bastı. Elde edilen deliller doğrultusunda, aralarında belediye üst düzey yöneticileri, çalışanlar ve firma sahiplerinin de bulunduğu 62 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.








Rüşvet, usulsüzlük, bankamatik çalışan, muhalif gazetecilere darp...

Emniyetin tespitlerine göre; belediye imkan ve kabiliyetleri kullanılarak suç örgütü kurulduğu, ilçedeki inşaat faaliyetlerinde müteahhitler ile belediye yöneticileri arasında rüşvet alınıp verildiği ve imar süreçlerinde ciddi usulsüzlükler yapılarak yönetimin bu süreçlerde aktif rol aldığı belirlendi. Öte yandan, belediye iştiraklerine ait kredi kartları, banka hesapları ve resmi araçların şahsi harcamalar ile konaklamalarda kullanıldığı tespit edildi. Ayrıca kamuoyunda 'bankamatik personeli' olarak bilinen, fiilen çalışmadığı halde maaş ve ödeme alan kişilerin olduğu; belediye yönetimi hakkında olumsuz haber yapan veya sosyal medyada eleştirel paylaşımda bulunan kişilerin ise darp edildiği kayıtlara geçti.








62 gözaltı kararı

Gözaltına alınanlar arasında mevcut ve eski olmak üzere 2 belediye başkanı, 3 belediye başkan yardımcısı ile 1 önceki dönem ilçe siyasi parti başkanının yer alması dikkat çekti. Soruşturma kapsamında ayrıca imar, planlama ve sosyal hizmetler gibi birimlerde görevli 6 müdür ve müdür vekili, 4 birim şefi, imar ve ruhsat işlerinde görevli 6 teknik personel ile iştiraklerde görevli üst düzey yönetici ve muhasebe sorumlusu 3 kişi hakkında da işlem yapıldı. Listede, belediyenin ticari bağlantılarına uzanan 16 firma sahibi ve müteahhit ile 4 mimar da bulunuyor. Operasyonun diğer şüphelilerinin ise büro personelleri, kadın ve aile hizmetleri çalışanları, özel kalem görevlileri, 1 sosyolog, 1 sıfır atık müdürü ve dışarıdan bağlantılı kişilerden oluştuğu öğrenildi.
 
 







Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, adreslerdeki arama ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik çalışmaların aralıksız devam ettiği bildirildi.






CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kılıçdaroğlu ve görevden uzaklaştırılan Özel tartışmaları sürerken, CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı. Eski vekiller, en geç 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için çağrı yaptı

31.05.2026 18:05:00
Haber Merkezi
CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı
CHP’de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kılıçdaroğlu ve görevden uzaklaştırılan Özel tartışmaları sürerken, CHP'de geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bildiri yayımladı. Eski vekiller, en geç 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için çağrı yaptı.

Mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu etrafındaki tartışmalar sürerken, parti içinde dikkat çeken bir çıkış daha geldi. CHP çatısı altında geçmiş dönemlerde görev yapan 221 milletvekili ve senatör ortak bir kamuoyu duyurusu yayımlayarak karara tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu tarafında bulunan Gürsel Tekin ise delegeler üzerinde soruşturma ve tedbir kararları bulunduğunu gerekçe göstererek "Kurultay hemen olmaz" mesajı verdi.

Ortak bildiride, 38. Olağan Kurultay'ın ardından oluşan yönetimin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasının demokratik siyasete zarar verdiği savunuldu.

Açıklamada, seçim süreçlerinin Anayasa'nın 79. maddesi gereğince Yüksek Seçim Kurulu tarafından yürütüldüğü ve YSK kararlarının kesin olduğu hatırlatılarak, yargının siyaseti düzenleme aracı haline getirilmesinin toplum vicdanında derin yaralar açacağı ifade edildi.

Bildiriye imza atan eski milletvekilleri ve senatörler, yaklaşık 2,5 yıl önce gerçekleştirilen kurultayın sonuçlarının yok sayılmasını millet iradesine müdahale olarak değerlendirdi.

Açıklamada, siyasal meşruiyetin temel kaynağının sandık olduğu belirtilirken, kurultayda ortaya çıkan iradenin yargı eliyle ortadan kaldırılmasının siyasal kurumlara olan güveni zedelediği savunuldu.

Eski CHP'liler, partide yaşanan tartışmaların büyümeden çözülebilmesi için olağanüstü kurultayın tek çıkış yolu olduğunu belirtti.

Bildiride, mahkeme kararı sonrasında ortaya çıktığı öne sürülen "hukuki temsil boşluğunun" giderilmesi amacıyla derhal olağanüstü kurultay çağrısı yapılması gerektiği vurgulanarak, bu sürecin en geç 45 gün içinde tamamlanması gerektiği ifade edildi.

Ortak açıklamada, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel'e de destek verildi. Özel'in liderliğinde CHP'nin yeniden Türkiye'nin birinci partisi haline geldiği ve toplumda yeni bir umut oluşturduğu belirtilen bildiride, bu siyasi enerjinin olağanüstü kurultay iradesiyle sürdürülmesi gerektiği savunuldu.

Eski dönem CHP milletvekilleri ve senatörlerin soyadına göre alfabetik sırayla yer aldığı imzacılar listesi şu şekilde:

Erol Ağagil, Metin Arif Ağaoğlu, Yaşar Ağyüz, Mustafa Akaydın, Vezir Akdemir, Zekeriya Akıncı, Yakup Akkaya, Ayşe Nedret Akova, Bahattin Alagöz, Yavuz Altınorak, Züheyir Amber, Kemal Anadol, Ali Arabacı, Oya Araslı, Necla Arat, Çetin Arık, Arsan Savaş Arpacıoğlu, Ali Arslan, Şevket Arz, Gani Aşık, İsmet Atalay, Abdülkadir Ateş, Aytuğ Atıcı, Erkan Aydın, Hasan Aydın, Osman Aydın, Ergün Aydoğan, Hüseyin Aygün, Feridun Ayvazoğlu, Mustafa Balbay, Bülent Baratalı, Süheyl Batum, Hüseyin Bayındır, Coşkun Bayram, Gülsün Bilgehan, Hüsnü Bozkurt, Mehmet Boztaş, Çetin Osman Budak, Rıdvan Budak, Mehmet Büyükyılmaz, Barış Can.

Ethem Cankurtaran, Mehmet Alev Coşkun, Mustafa Çakır, Rasim Çakır, Halil Çalık, Musa Çam, İsmet Çanakçı, Tolga Çandar, Vahit Çekmez, Süleyman Çelebi, İzzet Çetin, Ömer Çiftçi, Yüksel Çorbacıoğlu, Osman Çoşkunoğlu, Halil Çulhaoğlu, Ayşe Eser Danişoğlu, İsmail Değerli, Kemal Değirmendereli, Nurettin Demir, Yılmaz Demir, Ali Demirçalı, İlhan Demiröz, Turgut Dibek, Celal Dinçer, A. Sedat Doğan, Muharrem Doğan, Orhan Düzgün, Mehmet Ali Edipoğlu, Kemal Ekinci, Oktay Ekşi, Emine Gülizar Emecan, Orhan Eraslan, Nevin Gaye Erbatur, Tuncay Ercenk, Fuat Erçetin, Ali Haydar Erdoğan, Haydar Erdoğan, Hikmet Erenkaya, Abdurrezzak Erten, Refik Eryılmaz.

Mustafa Gazalcı, Hasan Gemici, Nejat Gencan, Süleyman Girgin, Coşkun Gökalp, Cengiz Gökçel, Cemalettin Gürbüz, Zeynep Damla Gürel, Uluç Gürkan, Ayşe Gürocak, Güneş Gürseler, Hulusi Güvel, Namık Havutca, Mahmut Işık, Ruşen Işın, Mehmet Kahraman, Sena Kaleli, Nail Kamacı, İrfan Kaplan, Mehmet Hilal Kaplan, Emin Karaa, Selahattin Karaahmetoğlu, Erdal Karademir, Tuncay Karaytuğ, Atilla Kart, Mehmet Kartal, Yılmaz Kaya, Yakup Kepenek, Mehmet Kerimoğlu, Mehmet Kesimoğlu, Ahmet Güryüz Ketenci, Ali Keven, İsmet Önder Kırlı, Emin Koç, Haluk Koç, Tevfik Koçak, Muhsin Koçyiğit, Osman Korutürk, Erdal Koyuncu, Ural Köklü, Ali İhsan Köktürk, Emre Köprülü, Şevket Köse, Tufan Köse, Mustafa Kul, Şevki Kulkuloğlu, Kazım Kurt, Rüştü Kurt, Muzaffer Kurtulmuşoğlu, Sedef Küçük, Mehmet Küçükaşık.

Faruk Loğoğlu, Türkan Miçooğulları, Mustafa Moroğlu, Güldal Mumcu, Ziya Gökalp Mülayim, Ali Oksal, Güldal Okuducu, Melda Onur, Selahattin Öcal, Ensar Öğüt, Kadir Gökmen Öğüt, Şinası Öktem, Hasan Ören, Sakine Öz, İsmail Özay, Ahmet Sırrı Özbek, Hüseyin Özcan, Osman Özcan, Suat Özcan, İbrahim Özdiş, Kamil Özev, Kazım Özev, Ufuk Özkan, Yüksel Özkan, Mustafa Özyurt, Mustafa Özyürek.

Mehmet Parlakyiğit, Sedat Pekel, Kemal Sağ, Nadir Saraç, Faruk Sarıaslan, Ali Sarıbaş, Sıdıka Sarıbekir, Timucin Savaş, Mehmet Nuri Saygun, Bedri Serter, Nur Serter, Behiç Sonbay, Ertöz Vahit Suiçmez, Tayfur Süner, Ali Haydar Şahin, Şadan Şimşek, Yahya Şimşek, Ali Tekin, Hayati Tekin, Erol Tınaztepe, Mustafa Timisi, Mehmet Tomanbay, Ramis Topal, Binnaz Toprak, Muharrem Toprak, Altan Tuna, Zülfükar İnönü Tümer, Neccar Türkcan, Elif Doğan Türkmen, Rıza Türmen, Enis Tütüncü, Şahin Ulusoy, Engin Uysal, Necati Uzdil, Sedat Uzunbay.

Zeki Ünal, Baha Ünlü, Halil Ünlütepe, Engin Ünsal, Hüseyin Ünsal, Fahrettin Üstün, Akın Üstündağ, Kazım Üstüner, Ali Cumhur Yaka, Rıza Yalçınkaya, Abdülaziz Yazar, M. Ziya Yergök, Erdoğan Yetenç, İdris Yıldız, Sacit Yıldız, Dilek Yılmaz, Mustafa Yılmaz (Malatya), Necati Yılmaz, Rıza Yılmaz, Ahmet Yılmazkaya, Bayram Yılmazkaya, Selami Yiğit, Bekir Yurdagül, Candan Yüceer, Vedat Yücesan, Alaattin Yüksel, Şefik Zengin, Veli Zeren.

GÜRSEL TEKİN: KURULTAY HEMEN OLMAZ
Gürsel Tekin ise kurultay çağrısına yanıt verdi.

Kurultayın hemen olmayacağını açıklayan Tekin sosyal medya hesabından şu ifadeleri yazdı:

"Sevgili CHP'liler, İstanbul'un 196 delegesinin tamamı hakkında mahkeme kararıyla tedbir uygulanmış durumda. Bunun yanında 44 delege tutuklu, 21 delege AK Partiye geçmiş, 5 delege istifa etmiş, 14 delege ihraç edilmiş ve 163 delegenin adı soruşturma dosyalarında yer alıyor.

Ortada böylesine ağır bir tablo varken, delegasyonun meşruiyeti ve temsiliyet gücü ciddi şekilde tartışılır hale gelmiştir. Soruyorum: Bu şartlarda yapılacak bir kurultay ne kadar sağlıklı, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar tartışmasız olabilir?"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.