HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1)

10.11.2021 00:00:00

Bazı insanlar, ahlaklarıyla, çalışkanlıklarıyla, başarılarıyla, öne çıkan meziyetleriyle, diğer insanlara faydalı olan kişilerin isimlerine; varlıkların, canlıların öne çıkan güzel sıfatlarına, unvanlarına öykünür ve sevdiklerinin de onlar gibi olmaları için o adla çağırırlar.

Aslında bazen de onlara benzemesi için isim olarak, lakap olarak veya sıfat olarak yakıştırırlar. Bu güzellikleri en azından diri tutmak için, celp etmek için, toplumda karakter olarak yaşatmak için bu vasıfları kullanırlar. Mesela, arı gibi çalışkan, sanki atom karınca, bülbül sesli, gül yüzlü, aslan yürekli vs. gibi. 

Rahmetli annem de çevresindeki çocukları paşam diyerek severdi. 

Bu çocuklar büyüyüp, çoluğa çocuğa karışsa bile yine paşam diye sever ve paşam diye de hitap ederdi. Bazı paşaları evlendikten sonra da isimlerinin ardından sıfat olarak paşamı söylerdi. 

Malum paşalar artıyor, paşalar karışmasın diye, mesela Fatih Paşam gibi. Annemin bu şekilde, konu komşunun, akrabalarının, arkadaşlarının çocuklarına annelik şefkati ile kol kanat gerdiği çok paşası vardı.

Ancak bir paşası vardı ki ona PAŞA PAŞA derdi. Sanırım 'paşaların paşası' anlamında kullanırdı. O paşasının yol göstericiliğinde dünyasını ahirete köprü yaparak yaşadı, çevresine de bu yönüyle örnek oldu, onun duasını alarak da Hakk'a yürüdü. 

O hocasıydı. Haydar Hocasıydı.

Rahmetlik annem ümmi bir insandı. Bu sıfatı kullanırken ben hep Mustafa Kemal Paşa'nın başarılarından dolayı, sevdiği değer verdiği insanların onun gibi olması için söylediğini veya onların Mustafa Kemal Paşa gibi düşmanları mağlup eden, zaferler kazanıp, güzel işler yapmaları için üniformalı bir asker olsunlar sonra paşa olsunlar gibi görüyor diye düşünürdüm.

Böyle düşünmem de gayet normaldi çünkü okullarda bizlere öğretilen tarih "askeri tarih"ti ve tanıtılan hep asker Atatürk'tü.

Ama sonra sivil olarak görev yapan birçok görevliye de Paşa dendiğini öğrenince annemin paşalarının sivil Mustafa Kemal paşalar olduğunu anladım.

Ama bu paşalar önce kendi yararlarına sonra millet ve devlet yararına çok faydalı güzel işlere imza attılar, atıyorlar. Hoca Paşası "HOŞ GELDİN ATATÜRK" eserini de yazınca çağımızın son, üniformasız Sivil Paşasının, Hoca Atatürk olan Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız olduğunu anladım.

Bir güzel Paşayı bu kadar güzel ancak bir başka güzel Paşa anlatabilirdi. Gerçek anlamda insan yönüyle, manevi yönüyle, soyuyla, Evladı Resul oluşuyla Zübeyde annemizin oğlu olan Mustafa Kemal'i bize hoşlukla taşıyan, buluşturan Haydar Hocamızdan öğreniyoruz ki, Paşaların Paşası olan Mustafa Kemal de son Osmanlı Paşası. 

Osmanlı'da Paşa bir rütbe adı değil, bir statü ismidir. Yönetimde, kendi hiyerarşisi içinde belli bir konuma yükselenler o makamlarından sonra Paşa olarak anılır. Mesela Posta memuru olan Talat Bey'in veya Hekim olan Marko efendinin Paşa olarak anılması bu kabildendir.

Aslında askerlikte kurmaylığa geçenlere paşa deniyor, yani generalliğe namzet olanlara, generallere paşa deniyor. 

Ama Osmanlı'da biraz paşa bolluğu var, bunun sebebi de siyasal tercihlerle, padişah iradesiyle, saray entrikalarıyla yükselerek paşa olanlar var, hatta bunlar arasında okur-yazar olmayan, neredeyse elifi görse mertek zanneden nice paşalar devlet yönetiminde görev almıştır. 

Bu tip paşaların çoğunda liyakat olmadığı için güçlerini oturdukları koltuktan ve paşa sıfatlarından alıyorlardı. Bunların da astıkları astık, kestikleri kestik olmuştur.

Bu paşalar Osmanlı devletinin kendilerine sunduğu imkânları kaybetmemek için, devletin yıkılış döneminde Kuvayı Milliye yanında yer almak, onlarla birlikte mücadele etmek yerine, koltuklarını sağlama almak için, saltanatlarının devamı için mandacılığı savunmuşlardır, karşı tarafta yer almışlardır. Çoğu da zaten sonra ülkeyi terk edip dışarıya kaçtılar.

Milleti düşünmemişlerdir.

Tabii şimdi diyeceksiniz ki Türkiye Cumhuriyeti devletini de paşalar kurmadı mı? Evet, çok haklısınız. Ama Osmanlı paşalarının asker kökenli olanları bu işi başardı. Milletini düşünen, milleti istiklaline kavuşturmaya çalışan Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının gayret ve fedakârlıklarıyla bu mücadele olmuştur. (devam edecek...)

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -4- / 13.08.2022
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -3- / 11.08.2022
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -2- / 09.08.2022
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -1- / 06.08.2022
- Kur’an’ı Kerbela tefsiri ile oku ve yaşa / 01.08.2022
- Önce emniyet önce güvenlik / 31.07.2022
- Dostluğun ispatıdır kurban / 10.07.2022
- Kurbanınız anlamlı olsun ve bayramınız sizi mübarek kılsın / 09.07.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

10.11.2020, 10.11.2019, 10.11.2018, 10.11.2017, 10.11.2016, 10.11.2015, 10.11.2014, 10.11.2013, 10.11.2012, 10.11.2011, 10.11.2010, 10.11.2009, 10.11.2008, 10.11.2007, 10.11.2006, 10.11.2005, 10.11.2004, 10.11.2003, 10.11.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.