logo
07 EKİM 2026

Gazze halkı uluslararası topluma seslendi: "Gazze için ne yaptınız"

İsrail'in Gazze'ye yönelik 7 Ekim 2023'te başladığı şiddetli saldırılar 3 yılı geride bırakırken Gazze halkı bu sürenin çok daha uzun bir süre gibi hissedildiğini söyledi. Saldırılar nedeniyle yerinden edilen Sarah Hamdan, "Ateşkes olduğunu söyleyenler nerede' Müslüman liderler nerede' Kıyamet gününde Allah onlara soracak: 'Gazze için ne yaptınız''" diyerek yaşadıklarını anlattı

07.10.2026 14:09:00 / Güncelleme: 07.10.2026 14:12:44
İHA
 
Gazze halkı uluslararası topluma seslendi: "Gazze için ne yaptınız"
Gazze halkı uluslararası topluma seslendi: "Gazze için ne yaptınız"
İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılardan 74 bin 250 Filistinli hayatını kaybetti, 175 bin 278 kişi yaralandı. Enkaz altında kalan ve henüz kayıtlara geçirilemeyen ölümler nedeniyle can kaybının çok daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. Gazze'de önemli bir kısmı kadın, çocuklardan oluşan nüfus İsrail güçleri tarafından zorla yerinden edilme, hedef ayırt etmeyen bombardımanlar ve abluka politikalarıyla uygulanan sistematik açlık ve soykırım politikalarına maruz kalıyor. Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik "Aksa Tufanı" operasyonu ve bundan birkaç saat sonra İsrail'in Hamas'ı yok etme gerekçesiyle Gazze'ye yönelik saldırılar ile kanlı bir savaş başlatmasının üzerinden 3 yıl geçti. Ancak Gazze halkı için bu yıllar çok daha uzun sürdü. Etkileri hayatın her alanına yansıyan bu savaş, yüz binlerce insanı yerinden etti, aileleri evlerinden ve geçim kaynaklarından mahrum bıraktı ve çocukları okuldan kopardı.






"Her şeyin en fazla 2 hafta içinde sona ereceğini sanıyorduk"

Savaşın başında pek çok kişi, çatışmanın uzun sürmeyeceğine ve sona ermesi için birkaç haftanın yeterli olabileceğine inanıyordu. Ancak yaşananlar tahmin edilenlerin de ötesine geçti. Yerinden edilenlerden biri olan Mazen Al-Daghil, savaştan her açıdan etkilendiklerini söyleyerek, "Savaşın başında, uzun sürmeyeceğini umuyorduk. Her şeyin en fazla 2 hafta içinde sona ereceğini sanıyorduk. Ancak yaşananlar her şeyi yerle bir eden yıkıcı bir savaşa dönüştü. Evlerimizi, iş yerlerimizi, sevdiklerimizi ve hayatımızdaki her türlü güzelliği kaybettik" dedi. Al-Daghil, aradan geçen yıllara rağmen yaşanan acıların dinmediğini dile getirerek, "Yerinden edilmiş aileler böcek ve kemirgenlerin kol gezdiği çadırlarla, su ve gıdadan barınağa kadar temel ihtiyaçların yeterli olmadığı bir hayatla her gün mücadele veriyor" ifadelerini kullandı.








"Üç yıl, gerçek süresinden çok daha uzunmuş gibi hissettirecek kadar büyük acılara sahne oldu"

Aida Al-Sousi ise, evini terk etmek zorunda kalmadan, savaş başlamadan önce üç çocuğunu kaybettiği dile getirerek, "Bölgeyi boşaltmamız emredildi ve yerinden edilme süreci başladı. Nereye gittiğimizi bilmeden kaçtık. Geçen üç yıl, gerçek süresinden çok daha uzunmuş gibi hissettirecek kadar büyük acılara sahne oldu. Çadırlarda yaşamayı, yazın aşırı sıcak, kışın ise dondurucu soğuğun yanı sıra hastalıklar, kemirgenler ve temel ihtiyaç maddelerinin eksikliği nedeniyle hayatın en zorlu yönlerinden birini yaşadık" açıklamasını yaptı.









"Hayatımız dayanılmaz bir cehenneme dönüştü"

Ahmed Qannan da, savaştan önce bir matbaası olduğunu ancak iş yerinin yıkılmasıyla geçim kaynağını kaybettiğini söyledi. Saldırılarda arkadaşlarını, sevdiklerini ve tanıdıklarını kaybettiğini kaydeden Qannan, "7 Ekim saldırılarından önce evlerimizde yaşıyor, işimizi yürütüyor ve düzenli bir hayat sürüyorduk. Bugün, 3 yıllık savaşın ardından her şey tamamen değişti ve hayatımız dayanılmaz bir cehenneme dönüştü. Savaşın etkisi sadece yaşam şartlarıyla sınırlı değil. Çocuklar da okuldan ve normal bir yaşamdan tamamen uzak, bambaşka bir gerçeklikle karşı karşıya kaldılar" dedi.

"Çocuklarımız eğitim alamıyor ve eğitim düzeyleri oldukça geriledi"

Mohammed Rizq da Gazze'deki çocukların çocukluklarının büyük bir kısmını yitirdiğini ve günlerinin temel ihtiyaç malzemelerini bulmaya çalışmakla geçtiğini anlattı. "Çocuklarımız eğitim alamıyor ve eğitim düzeyleri oldukça geriledi" diyen Rizq, "Artık yardım amaçlı kurulan aşevlerinde ve su dağıtım noktalarında kuyruğa giriyor, yemek pişirmek üzere ateş yakmak için odun parçaları arıyorlar" ifadelerine yer verdi. Rizq, savaşın ve yerinden edilmenin yol açtığı giderek bozulan psikolojik ve sosyal krizlerin ortasında sürekli baskı ve zorlu şartların, aile içi ve komşular arasındaki ilişkileri de etkilediğini söyledi.








"Gazze için ne yaptınız"

Sarah Hamdan ise savaşın devam ettiğine dikkat çekerek, topçu ateşi ve silah sesleri nedeniyle ailesinin geceleri uyuyamadığını söyledi. Hamdan, korkunun günlük yaşamlarının bir parçası olmaya devam ettiğini vurgulayarak "Savaş her şeyi yerle bir etti. Aradan geçen zamana rağmen savaşın henüz bitmediğini görüyoruz. Her gün topçu ateşine ve ölümlere maruz kalıyor, İsrail saldırıları nedeniyle bir yerden başka bir yere kaçmak zorunda kalıyoruz. Ateşkes olduğunu söyleyenler nerede' Müslüman liderler nerede' Kıyamet gününde Allah onlara soracak: 'Gazze için ne yaptınız''" ifadelerini kullandı.

"Çocuklarımı kucağımda taşıyarak ve ölümden korumaya çalışarak kaçtım"

Baraa Badawi de yaşadıkları sıkıntıları anlatarak, "Çok zorlu psikolojik ve sosyal şartlarla ve sonu gelmek bilmeyen krizlerle boğuşuyoruz. Ekonomik durum da çok kötü, temel ihtiyaç malzemeleri yetersiz. Çocuklarımı kucağımda taşıyarak ve onları ölümden korumaya çalışarak bir yerden diğerine kaçtım. Güvenli hiçbir yer yoktu. Eskiden huzurlu bir hayatım vardı. Evim ve işim vardı. Ama şimdi hayatım tamamen ve kötü yönde değişti. Ne ev, ne iş, ne maaş, ne mahremiyet, ne de rahatlık kaldı. Her şey yitip gitti" dedi.

Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in, evinin havuzuna ait makine odasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı. Dokuz Eylül Üniversitesi'nden 5 akademisyenin hazırladığı 46 sayfalık raporda, Zeyrek'in olayda kusurunun bulunmadığı belirtildi. Raporda 4 kişi asli, 9 kişi ise tali kusurlu bulundu

06.10.2026 22:57:00 / Güncelleme: 06.10.2026 23:12:41
İHA
 
Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı
Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı
Manisa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin ara kararı üzerine hazırlanan raporda, olayın çeşitli kişi, şirket ve kurumların ihmal ve kusurlarının zincirleme şekilde birleşmesi sonucu meydana geldiği değerlendirildi.






Kaçak akım rölesi arızalı çıktı

Bilirkişi raporunda, havuz ve makine odasının orijinal projede bulunmadığı, elektrik tesisatı ve topraklama projesinin hazırlanmadığı tespit edildi. Makine odasındaki kaçak akım rölesinin çalışmadığı, elektrik kaçağının ise havuz pompa motorundan kaynaklandığı belirlendi.

Motorun bakım ve tamiratlarında su geçirmezlik izolasyonunun bozulduğu, motorun sabitlenmemiş plastik sehpa üzerine yerleştirildiği kaydedildi. Elektrik kaçağı nedeniyle makine odasına girişteki metal merdiven ile toprak arasında 67 volt gerilim ölçüldüğü belirtildi. Raporda, gerekli topraklama yapılmış olsaydı bu gerilimin yaklaşık 6 volt seviyesinde kalacağı ve Zeyrek'in hayati tehlike yaşamayacağı değerlendirildi.

4 kişi asli, 9 kişi tali kusurlu

Bilirkişi heyeti; Naim Baltaoğlu, Hakan Akgüneş, Metin Gündercan ve Halim İşli'yi asli kusurlu buldu. Asım Özdamar, Eyüp Keklik, Rezan Akay, Hilmi Şener, Mustafa Çetin, Murat Sönmez, Ömer Taşçı, Yalçın Öztaş ve Ahmet Severcan ise tali kusurlu değerlendirildi.
Murat Ergüzel, Hakan Akgöl ve Hüseyin Erarslan'ın ise olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldı.









Ferdi Zeyrek kusursuz bulundu

Raporda Ferdi Zeyrek'in olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı açıkça belirtildi. Bilirkişi heyeti, Zeyrek'in kendi evindeki havuzun makine odasında tehlikeli seviyede elektrik kaçağı olduğunu öngörmesinin mümkün olmadığını değerlendirdi.
 
Raporda ayrıca havuz, makine odası ve tesisatın projelendirme, imalat ve denetim süreçlerine ilişkin resmi belgelerde Ferdi Zeyrek'in herhangi bir imza veya onayının bulunmadığı vurgulandı.
 
Dava, 9 Ekim Cuma günü Manisa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...

Adana'da çocukların çıkardığı gürültü nedeniyle başlayan tartışma zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavgaya dönüştü. Olayda aynı aileden 3 kişi yaralanırken, gözaltına alınan 3 şüpheli ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Kavga anları ise güvenlik kamerasına yansıdı

06.10.2026 14:32:00
İHA
 
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Olay, 12 Eylül'de merkez Seyhan ilçesi Yeni Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Serpil Ulusoy, sokakta oynayan komşularının çocuklarını çıkardıkları gürültü nedeniyle uyardı. Bunun üzerine çocukların aileleri ile karşı taraf arasında tartışma çıktı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle taraflar sakinleştirildi.






Ancak ertesi gün S.K., N.K. ve H.İ.Ö.'nün de aralarında bulunduğu aile üyeleri, ellerinde zincir, keser, sopa ve bıçaklarla Serpil Ulusoy'un yaşadığı evin önüne geldi. Burada taraflar arasında yeniden tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü.








Çıkan kavgada Serpil Ulusoy, Mehmet Ulusoy ve Emre Ulusoy yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Hastanede tedavileri yapılan Ulusoy ailesi, darp raporu aldıktan sonra polis merkezine giderek şüphelilerden şikayetçi oldu. Polis ekiplerince gözaltına alınan S.K., N.K. ve H.İ.Ö., ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.









Öte yandan zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavga anları çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

Saldırıya uğrayan Emre Ulusoy, karşı tarafın evlerini bastığını söyleyerek, "Evimize zincir, bıçak, keserlerle geldiler. Kafama keserle vurdular, anneme zincirle vurdular. Bu adamlar ertesi gün serbest kaldı adalet istiyoruz" dedi.









Mehmet Ulusoy ise eşini baygınken bile darp etmeye devam ettiklerini belirterek, "Benim çocuğumun kafasına keserle vurdular. Benim çocuğum ölebilirdi. Köyden geldiler gece bu olayı organize ettiler sabah yaptılar. Bizi kameraya çektirdiler. Benim çocuğum, eşim ölse kim verecek hesabını. Ben adalet istiyorum" diye konuştu.








Serpil Ulusoy da hasta olduğu için çocukları sessiz olmaları konusunda uyardığı kaydederek, "Olayın ardından karşımıza gelip gülüyorlar. Devletin adaletini istiyoruz. Evimi bastılar. Bıçakları zincirleri sallayarak üstümüze geliyorlar. Ben baygınken beni dövdüler. Biz o gün ölebilirdik" dedi.






Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu

Türkiye genelinde halihazırda görev yapan valilerin memleketleri üzerinden hazırlanan dağılımda Adana ve Erzurum, 5'er valiyle listenin zirvesini paylaştı. Bürokrasiye kazandırdığı vali sayısıyla dikkat çeken Erzurum, Adana ile birlikte Türkiye'nin en fazla vali çıkaran illeri arasında ilk sırada yer aldı

06.10.2026 14:27:00
İHA
 
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Erzurumlu valiler

Verilen listeye göre Erzurumlu valiler arasında Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Edirne Valisi Yunus Sezer, İstanbul Valisi Davut Gül, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer yer alıyor.






Zirveye yakın iller de dikkat çekti

Valilerin memleketlerine ilişkin dağılımda Erzurum ve Adana'nın ardından Ankara, Elazığ ve Kayseri öne çıktı. Söz konusu üç ilden 4'er ismin valilik görevinde bulunması dikkat çekerken, Antalya, Sinop, Trabzon, Çorum, Malatya, Bitlis ve Ordu da birden fazla vali yetiştiren iller arasında yer aldı.









Valiler ve memleketleri

Adana Valisi Mustafa Yavuz: Elazığ
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük: Sivas
Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş: Trabzon
Ağrı Valisi Önder Bozkurt: Hatay
Aksaray Valisi Murat Duru: Niğde
Amasya Valisi Önder Bakan: Tekirdağ
Ankara Valisi Yakup Canbolat: Çorum
Antalya Valisi Hulusi Şahin: Ankara
Ardahan Valisi Ömer Hilmi Yamlı: Bitlis
Artvin Valisi Turan Ergün: Sinop
Aydın Valisi Osman Varol: İzmir
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu: Düzce
Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer: Rize
Bingöl Valisi Cahit Çelik: Ağrı
Bitlis Valisi Ahmet Karakaya: Kastamonu
Bolu Valisi Abdulaziz Aydın: Mardin
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan: Ağrı
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: Giresun
Çanakkale Valisi Ömer Toraman: Erzurum
Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş: Sivas
Çorum Valisi Ali Çalgan: Malatya
Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger: Konya
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu: Trabzon
Edirne Valisi Yunus Sezer: Erzurum
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu: Ordu
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu: Bitlis
Erzurum Valisi Aydın Baruş: Edirne
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz: Adana
Gaziantep Valisi Kemal Çeber: Tokat
Giresun Valisi Mustafa Koç: Adana
Gümüşhane Valisi Cevdet Atay: Elazığ
Hakkâri Valisi İbrahim Taşyapan: Kayseri
Hatay Valisi Mustafa Masatlı: Çorum
Isparta Valisi Abdullah Erin: Mardin
Mersin Valisi Atilla Toros: Bitlis
İstanbul Valisi Davut Gül: Erzurum
İzmir Valisi Süleyman Elban: Kırşehir
Kars Valisi Ziya Polat: İzmit
Kastamonu Valisi Meftun Dallı: Sinop
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek: Kocaeli
Kırklareli Valisi Uğur Turan: Giresun
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek: Adana
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş: Erzurum
Konya Valisi İbrahim Akın: Çorum
Kütahya Valisi Musa Işın: Bingöl
Malatya Valisi Seddar Yavuz: Eskişehir
Manisa Valisi Vahdettin Özkan: Muş
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer: Erzurum
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun: Elazığ
Muğla Valisi İdris Akbıyık: Malatya
Muş Valisi Avni Çakır: Aksaray
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök: Konya
Niğde Valisi Nedim Akmeşe: Sinop
Ordu Valisi Muammer Erol: Kayseri
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş: Malatya
Sakarya Valisi Rahmi Doğan: Sivas
Samsun Valisi Orhan Tavlı: Ordu
Siirt Valisi Kemal Kızılkaya: Eskişehir
Sinop Valisi Mustafa Özarslan: Adana
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek: Antalya
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk: Sakarya
Tokat Valisi Abdullah Köklü: Ankara
Trabzon Valisi Tahir Şahin: Kayseri
Tunceli Valisi Şefik Aygöl: Batman
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak: Çanakkale
Uşak Valisi Serdar Kartal: Balıkesir
Van Valisi Ozan Balcı: Ardahan
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan: Ankara
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu: Trabzon
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan: Kayseri
Karaman Valisi Hayrettin Çiçek: Elazığ
Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim: İstanbul
Batman Valisi Ekrem Canalp: Bolu
Şırnak Valisi Birol Ekici: Antalya
Bartın Valisi Nurtaç Arslan: Amasya
Iğdır Valisi Fırat Taşolar: Kahramanmaraş
Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta: Antalya
Karabük Valisi Oktay Çağatay: Kırşehir
Kilis Valisi Ömer Kalaylı: Kahramanmaraş.













Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı

Manisa'da 3 yıl önce çalıştığı inşaatta ölü bulunan ve dosyası takipsizlikle sonuçlanan iş güvenliği teknikeri Naile Büşra Sarıgül'ün (23) ölümüyle ilgili dava, İzmir'deki Mihriban Yılmaz (26) cinayeti soruşturmasında ortaya çıkan yeni delillerin ardından yeniden açılarak Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı

06.10.2026 14:24:00
İHA
 
Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı
Mihriban cinayetindeki izler Sarıgül davasını yeniden başlattı
Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan Toyo Matbaa Mürekkep A.Ş. firmasına ait üretim fabrikası inşaatında iş güvenliği teknikeri olarak görev yapan Naile Büşra Sarıgül, 3 Ağustos 2023 tarihinde inşaat alanında yüksekten düşmüş halde bulundu ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından hazırlanan 16 Ekim 2023 tarihli otopsi raporunda ölüm nedeninin kalp krizi olduğu belirtildi. Soruşturma sürecinde alınan 24 Nisan 2024 tarihli DNA analiz raporunda ise maktulde şüpheli Fatih İnan'a ait DNA profili tespit edildi. Ancak İnan'ın ifadesinde Sarıgül ile aralarında gönül ilişkisi olduğunu iddia etmesi ve ölümün otopsi raporunda kalp krizine bağlanması nedeniyle, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verilerek dosya kapatıldı.






Cinayet soruşturmasındaki mesajlar dosyayı yeniden açtı

Söz konusu takipsizlik kararı, İzmir'de 29 Aralık 2025'te kaybolan Mihriban Yılmaz'ın öldürülmesine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Mihriban Yılmaz cinayetini itiraf eden Fatih İnan'ın, kardeşi Ömer İnan ile amcası Kerem İnan arasındaki telefon yazışmaları polis ekiplerince incelemeye alındı. İddianamede, amca Kerem İnan'ın mesajlarında yer alan "Eskisinden korkmuyorum - bundan korkuyorum" ve "İnşallah bundan bir şey çıkmaz da, eskisi sıkıntı değil" şeklindeki ifadelere Ömer İnan'ın "Ses etmeyin" yanıtını verdiği, bu görüşmelerdeki 'eski' olayın Sarıgül'ün ölümü olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.









Yeni iddianame kabul edildi

Elde edilen deliller ışığında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Eylül 2026 tarihinde yeni bir iddianame hazırlandı. İddianamede, sanık Fatih İnan'ın Naile Büşra Sarıgül'e cinsel saldırıda bulunduğu, ardından bu durumu gizlemek ve olaya iş kazası görünümü vermek amacıyla maktulü yüksekten iterek düşürdüğü iddia edildi. Fatih İnan'ın "nitelikli cinsel saldırı" ve "nitelikli kasten öldürme" suçlarından cezalandırılmasının talep edildiği dosyada, kardeşi Ömer İnan hakkında ise "yargı görevini yapanı etkileme" suçundan kamu davası açıldı. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan duruşma, sanık savunmalarının alınması ve tanıkların dinlenmesinin ardından dava 12 Ocak 2027 tarihine ertelendi.









Duruşma sonrası aile ve avukatından "adalet" çağrısı

Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasının ardından maktul Naile Büşra Sarıgül'ün ailesi ve avukatı adliye önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Sarıgül ailesinin avukatı Aleyna Altar, 2023 yılında meydana gelen olayın ardından tüm itirazlarına rağmen dosyanın kapatıldığını hatırlatarak, Mihriban Yılmaz dosyasında ortaya çıkan yeni deliller ışığında yargılamanın bugün yeniden başladığını belirtti.

İlk duruşmada sanık Fatih İnan'ın tutukluluk halinin devamına karar verildiğini aktaran Altar, sanığın savunmasındaki iddialara tepki gösterdi. Altar, "Sanık tarafından rızai bir cinsel birliktelikten bahsedildi ancak bugün sunulan tanık beyanlarıyla da ifade edildiği üzere geriye dönük böyle bir birliktelik olmadığı ortaya kondu. Konuyla ilgili beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Dosyaya yazılı olarak gerekli itirazlarımızı yapacağız. Ortaya çıkamayan bazı gerçekler var, süreci takip ediyoruz ve adaletin tecelli etmesini bekliyoruz" diye konuştu.









"Kızım hayat dolu biriydi"

Anne Seher Yaldız (54) ise kızıyla ilgili ortaya atılan iddiaları reddederek, suçluların cezalandırılmasını talep etti. Yaldız, "Benim kızım çok neşeliydi. 'Aile sorunları varmış' dediler, hiçbir şey yoktu. Hayat dolu biriydi. Adaletin yerini bulmasını ve suçluların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Kızını kaybetmenin acısını yaşayan baba Ercan Yaldız (58) da hukuki süreçte yaşananlara sitem etti. Evladını kaybettikten sonra dosyanın önce kapatılıp ardından tekrar açıldığını hatırlatan baba Yaldız, "Bir baba olarak, bir ana olarak ne düşünebiliriz' Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Hakimlerin, savcıların görevini yapmasını bekliyoruz" dedi.

Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı

Konya merkezli 8 ilde FETÖ'nün askeri mahrem yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 20 şüpheliden 5'i tutuklandı, 15'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

03.10.2026 12:09:00
İHA
 
Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı
Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasına yönelik çalışma başlattı.






Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen şüphelilerin bulunduğu belirlendi. Konya merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 5'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 15 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.








Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından, suç ve suçluyla mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

Konya'da yeni obruk oluştu

Konya'nın Karapınar ilçesinde pancar ekili tarlada yeni bir obruk oluştu

02.10.2026 14:04:00
İHA
 
Konya'da yeni obruk oluştu
Konya'da yeni obruk oluştu
Obruk, Fevzipaşa Mahallesi'nde pancar ekili bir tarlada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, obruk bölgede çalışma yapan bir işçi tarafından fark edildi.






Pancar ekili tarlada oluşan obruğun yakın zamanda meydana geldiği tahmin edilirken, yaklaşık 15 metre çapında ve 8 metre derinliğinde olduğu belirtildi. Obruğu fark eden işçi, durumu vakit kaybetmeden belediye ekiplerine bildirdi. 






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, obruk çevresinde incelemelerde bulundu. Obruğun tarla yollarına yakın olması nedeniyle çevrede güvenlik tedbirleri alındı. Ekiplerin bölgede gerekli kontrolleri sürdürdüğü öğrenildi.








Karapınar'da son yıllarda farklı bölgelerde meydana gelen obruklar, tarım arazileri ve ulaşım güzergahları açısından da dikkat çekmeye devam ediyor.

Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde

Yalova'da geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden, kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması için Güllü'nün kızının arkadaşı Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'ne geldi

01.10.2026 13:30:00
İHA
 
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü'nün 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında dava açılmıştı.






Davanın ilk duruşması bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise 'yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.








Tuğberk'in ardından Sultan Ulu da ilk duruşma için Yalova Adliyesi'ne geldi. Davada görgü tanığı olarak yer alan Sultan Ulu'nun, olayla ilgili bildikleri ve tanıklığı duruşmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.








Sultan Ulu, ilk duruşma öncesinde adliyeye gelerek duruşmanın başlamasını beklemeye başladı.

Dolaptaki ve mutfaktaki düşman: Güvelerle mücadelede etkili yöntemler

Güve ile mücadele, evde kıyafet güveleri (tekstil) mi yoksa mutfak güveleri (gıda) ile karşılaştığınıza bağlı olarak değişir

01.10.2026 11:45:00
Hasan Gündoğdu
 
Dolaptaki ve mutfaktaki düşman: Güvelerle mücadelede etkili yöntemler
Dolaptaki ve mutfaktaki düşman: Güvelerle mücadelede etkili yöntemler
Her iki tür için de uygulanacak etkili adımlar şunlardır:






Giysi Güveleri İle Mücadele

Tekstil güveleri yün, ipek, pamuk ve kuş tüyü gibi doğal liflerle beslenir.

Derinlemesine Temizlik: Dolap ve çekmecelerdeki tüm giysileri çıkarın. Dolap içlerini sirkeli su veya hafif bir deterjanla iyice silin. Astar ve köşe kıvrımlarını elektrikli süpürgeyle çekin.

Yüksek Isı veya Soğuk Uygulaması:
* Enfekte olmuş veya riskli giysileri etiketin elverdiği en yüksek sıcaklıkta (en az 60°C) yıkayın.
* Yıkanamayacak hassas kumaşları (yünlüler vb.) hava almaz bir poşete koyup dondurucuda 24-48 saat bekletin.

Doğal Koruyucular ve Önlemler:
* Lavanta, sedir ağacı (cedar) ve karanfil: Dolap aralarına lavanta keseleri veya sedir ağacı blokları yerleştirin.
* Giysileri dolaba kesinlikle kirli veya terli koymayın; güveler insan teri ve gıda kalıntılarına çekilir.
* Mevsimlik kıyafetleri vakumlu poşetlerde saklayın.






Mutfak (Kiler) Güveleri İle Mücadele

Mutfak güveleri genellikle pirinç, un, bakliyat, kuruyemiş ve baharat paketlerinde ürer.

Kaynağı Tespit Edin ve Atın: Kilerdeki tüm kuru gıdaları inceleyin. İpliklenmiş, topaklanmış veya içinde küçük kurtçuklar/ağlar görünen tüm paketleri hemen çöpe atın.

Gıda Depolama Temizliği:
* Raf aralarını, dolap menteşelerini ve diplerini sirkeli sıcak suyla silin.
* Tüm kuru gıdaları ambalajlarında bırakmak yerine hava geçirmez cam veya sert plastik kavanozlarda saklayın.

Doğal Uzaklaştırıcılar:
Kiler raflarına veya kavanozların yakınına dehne yaprağı yerleştirin. Güveler defne kokusundan rahatsız olur.






Güve Yapışkan Tuzakları

Bulaşmanın boyutunu tespit etmek ve yetişkin erkek güveleri yakalamak için feromonlu güve tuzakları kullanabilirsiniz. Bu tuzaklara çekilen güveler yapışır ve üreme döngüsü kesintiye uğrar.






Bulaşma çok geniş bir alana yayıldıysa ve kontrol altına alınamıyorsa profesyonel bir ilaçlama firmasından destek alabilirsiniz.

Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı

Van'da aniden bastıran sağanak yağış, kentte kısa süreliğine hayatı olumsuz etkiledi

01.10.2026 11:33:00
İHA
 
Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı
Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı
Kentte aniden bastıran yağmur nedeniyle birçok cadde ve sokak suyla kaplanırken, sürücüler ise trafikte zor anlar yaşadı. Yağışa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar iş yerlerine ve bina girişlerine sığındı.






Meteoroloji 14. Van Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu, yer yer aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu olacağı belirtildi. 






Açıklamada, "Bitlis çevreleri ile Muş merkez ve batı (Varto, Korkut ve Hasköy) ilçelerinin kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu olması beklenmektedir. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güneyli ve batılı yönlerden orta, yağış anında zaman zaman kuvvetli rüzgar şeklinde esmesi beklenmektedir. Yağışların, sabah saatlerinden itibaren Bitlis çevreleri ile Muş merkez ve batı (Varto, Korkut ve Hasköy) ilçelerinin kuvvetli sağanak ve yerel olarak gök gürültülü sağanak yağmurlu olması beklenmektedir. Yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.




















Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda

Sosyal medyada "Motovlogcu Dayı" olarak tanınan ve İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trajik trafik kazasında hayatını kaybeden ünlü içerik üreticisi Cumhur Kahriman, İstanbul’da binlerce motosikletlinin katıldığı duygu dolu bir törenle son yolculuğuna uğurlandı

30.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda
Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda
Motosiklet dünyasının yakından tanıdığı, trafik güvenliği, kurallar ve kuryelerin yaşadığı sorunlara yönelik hazırladığı videolarla milyonların sevgisini kazanan 46 yaşındaki Cumhur Kahriman (Motovlogcu Dayı), 27 Eylül akşamı İzmir'in Dikili ilçesinde feci bir kaza geçirmişti.

34 GMM 853 plakalı motosikletiyle seyir halindeyken bir TIR ile çarpışan Kahriman, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yummuştu.

Florya'da binlerce motorcu bir araya geldi

İzmir Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınan Kahriman'ın cenazesi, İstanbul Küçükçekmece'deki evinin önünde helallik alınmasının ardından cenaze namazı için Florya Yeni Camii'ne getirildi. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına; Kahriman'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ile Türkiye'nin dört bir yanından gelen binlerce motosiklet tutkunu katıldı.

Cami avlusuna sığmayan kalabalık sık sık gözyaşlarına boğulurken, dualar eşliğinde helallik alındı. Kılınan namazın ardından tabutu omuzlayan dostları ve takipçileri, Kahriman'ı defnedilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na uğurladı.






Kilometrelerce uzanan duygu dolu kortej

Cenaze töreninin ardından, yüzlerce motosiklet sürücüsü cenaze aracının arkasında dev bir kortej oluşturdu. Florya'dan mezarlığa kadar uzanan yolda motorcular, camianın gür sesi olan "Dayı"larına kornalar basarak ve motorlarını bağırttırarak son görevlerini yerine getirdi.

"Bizim için devletle aramızda bir köprüydü"

Cenazede konuşan motosiklet camiasının önemli isimleri ve Kahriman'ın yakın arkadaşları, onun sadece bir fenomen değil, aynı zamanda motorcuların haklarını savunan bir lider olduğunu vurguladı.

Hakkı Topal (Arkadaşı): "Cumhur abimiz bizim sorunlarımızı dinler, yoldaki çukurları, eksiklikleri dile getirirdi. Adeta devletle aramızda bir bağlantı kurardı. Bugün trafikte motosikletliler olarak çok büyük zorluklar yaşıyoruz, o bu zorlukların aşılmasında hep öncüydü. Bir kolumuz koptu diyebiliriz."

Burçim Özsayar (Osmanlı Motosiklet Derneği Başkanı): "Motosiklet camiasının sorunlarını en yüksek sesle kamuoyuna duyuran liderlerden biriydi. Bu kazayı bir cinayet olarak görüyoruz. Motosikletlerin trafikte fark edilmesi için artık devletimizden yeni düzenlemeler bekliyoruz."






Kazadaki süreç takip ediliyor

Cenazeye katılan motorcular, kazaya karışan TIR sürücüsünün gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldığı ve ardından yeniden gözaltına alındığı yönündeki iddiaları hatırlatarak sürecin takipçisi olacaklarını ve adaletin yerini bulmasını istediklerini belirtti.

YouTube'da paylaştığı sürüş deneyimleri, mizahi videoları ve trafik farkındalığı içerikleriyle 35 milyonun üzerinde izlenmeye ulaşan "Motovlogcu Dayı", arkasında yollarda daha güvenli sürüş yapılabilmesi adına adanmış binden fazla eğitici video ve yasa boğulmuş bir camia bıraktı.

Aniden yola çıkan TIR'ın dorsesine çarptı

İzmir-Çanakkale kara yolunda seyir halinde olan Kahriman, aniden yola çıkan ve geniş açıyla manevra yapan bir TIR'ın dorsesine arkadan çarptı. Selektör yaparak durumu engellemeye çalışsa da çarpışmadan kaçamayan ünlü motorcu, olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazanın ardından olay yerinden kaçan TIR sürücüsü jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.