logo
29 EYLÜL 2026

Gazze’den Batı Şeria’ya: İşgalin adı değişiyor, politikası değişmiyor

29.09.2026 00:00:00
 

İsrail'in Gazze'de ateşkese rağmen sürdürdüğü saldırılar, enkaz altındaki cenazelerin akıbeti, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri ve Mescid-i Aksa'ya yönelik müdahaleler, Filistin meselesinin yalnızca geçici bir çatışmadan ibaret olmadığını gösteren gelişmeler olarak öne çıkıyor.

Bölgedeki işgalin kalıcı hale geldiğine ilişkin tartışmalar sürerken, yaklaşan seçimler öncesinde İsrailli yetkililerin açıklamaları da gerilimi artırıyor.

Ateşkes sürerken Gazze'de yıkım ve kalıcı işgal adımları

Gazze'de 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail saldırılarının devam etmesi, sahadaki tablonun değişmediğini ortaya koyuyor. 

Hayatını kaybedenlerin sayısı her gün yükselirken, ateşkesin başlangıcından bu yana İsrail saldırılarında 1421 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 4 bin 983 kişinin yaralandığı bildiriliyor. Ekim 2023'ten bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı ise 74 bin 22'ye ulaştı.

Ancak Gazze'deki yıkım yalnızca saldırılarla sınırlı değil. Uydu görüntülerine dayanan araştırmalar, İsrail ordusunun yıkılmış yerleşim alanlarındaki enkazı iş makineleriyle kaldırdığını ve bazı alanlarda askeri üsler oluşturduğunu gösteriyor. 

Bu faaliyetler, enkaz altında kalan yakınlarının cenazelerine ulaşmaya çalışan Filistinli ailelerin umutlarını da ortadan kaldırıyor.

Gazze'de evini kaybeden Dalal Faraj'ın yaşadıkları, bu tablonun insani boyutunu gözler önüne seriyor. 

Eşi ve oğlundan 2023'teki saldırıların ardından haber alamayan Faraj, yıllardır onların cenazelerine ulaşmayı bekliyordu. Ancak evinin bulunduğu alanın düzleştirilerek askeri üs haline getirildiğini gösteren görüntüler, bu beklentisini de çıkmaza sürükledi.

Araştırmacılar, benzer nitelikte 2 binden fazla vakayı kayıt altına aldıklarını, enkaz altında insanların kaldığını doğruladıkları 43 kesin vaka belirlediklerini aktarıyor. 

Uluslararası hukuk uzmanları ise enkaz kaldırılırken cenazelerin bulunması, kimliklerinin tespit edilmesi ve olası suçlara ilişkin delillerin korunması gerektiğini vurguluyor.

İsrail ordusu, delillerin karartıldığı ve cenazelerin çıkarılmadığı yönündeki suçlamaları reddediyor. 

Buna karşın ailelerin cenazelerin akıbetine ilişkin bilgi alamadıklarını belirtmesi, sürecin aydınlatılmasına yönelik çağrıları artırıyor.

Batı Şeria'da yerleşimler genişliyor, ilhak tartışmaları büyüyor

İşgal tartışmaları Gazze ile sınırlı kalmıyor. Batı Şeria'da Filistinlilerin topraklarına yönelik baskınlar, ev yıkımları ve yerleşim faaliyetleri de sürüyor. 

Ramallah yakınlarında Filistinli ailelerin hasat için beklediği zeytinlerin toplanarak götürüldüğü bildiriliyor. Zeytin üretimi, bölgedeki binlerce aile için hem geçim kaynağı hem de kuşaktan kuşağa aktarılan bir tarımsal miras niteliği taşıyor.

Doğu Kudüs'teki E1 yerleşim projesi de bu sürecin önemli başlıklarından biri. Proje kapsamında planlanan yerleşim birimlerinin, Maale Adumim'i işgal altındaki Kudüs'e bağlaması hedefleniyor. 

İsrailli Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in ihale sürecinin ertelenmesine karşı çıkması, yerleşim politikalarının siyasi gündemdeki yerini koruduğunu gösteriyor.

Smotrich ayrıca Batı Şeria'da Gazze'dekine benzer kapsamlı bir askeri operasyon düzenlenmesini ve Filistin Yönetimi'nin dağıtılmasını savunuyor. 

Gazze ve Lübnan'ın bazı bölgelerinin ilhak edilmesine yönelik açıklamaları da bölgedeki gerilimin daha geniş bir alana yayılabileceği endişelerini artırıyor.

Mescid-i Aksa'ya yönelik müdahaleler de bu tablonun bir başka boyutunu oluşturuyor.

İsrailli Bakan Itamar Ben-Gvir'in yerleşimcilerle birlikte kutsal mekânın avlusunda dans etmesi, Kudüs Valiliği tarafından tarihi ve hukuki statükoya yönelik ihlal olarak nitelendirildi. 

Filistinli küçük Şama Adil Hamamde'nin Batı Şeria'da topraklarına giren bir İsrailliye karşı "Toprağımızı terk etmeyeceğiz" sözleri ise yerinden edilme baskısı altındaki Filistinlilerin tepkisini yansıtıyor.

Hükümetler değişse de işgal politikası sona erecek mi?

Yaklaşan İsrail seçimleri öncesinde sert açıklamaların artması, bölgedeki gelişmelerin yalnızca hükümet değişikliğiyle açıklanamayacağı yönündeki değerlendirmeleri gündeme getiriyor. 

Netanyahu'nun 7 Ekim öncesindeki uyarıları dikkate almadığı iddiasıyla Tel Aviv'de protesto edilmesi de İsrail iç siyasetindeki tartışmaların sürdüğünü gösteriyor.

Bununla birlikte, Filistin topraklarındaki yerleşim ve askeri kontrol politikalarının geleceği yalnızca Netanyahu hükümetinin siyasi kaderine bağlı görülmemeli. 

Hükümetler değişse bile işgal politikalarının devam etmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Netanyahu'nun yerine başka bir liderin gelmesi, Gazze ve Batı Şeria'daki uygulamaların kendiliğinden sona ereceği anlamına gelmiyor.

Bölge ülkelerinin açıklamaları, diplomatik girişimleri ve İsrail'le normalleşme süreçleri de bu çerçevede dikkat çekiyor. Söylemde eleştirip kınayanların İsrail ile ilişkilerine devam etmesi İsrail'e katliamlarında daha fazla cesaret veriyor.

Kınama açıklamalarının ötesine geçilerek Filistinlilerin haklarını ve güvenliğini koruyacak, İsrail'e ise haddini bildirecek somut adımlar atılması gerekiyor.

Gazze'deki askeri üsler, Batı Şeria'daki yerleşim genişlemesi ve Mescid-i Aksa çevresindeki gerilim, Filistin meselesinin bütüncül biçimde ele alınmasını zorunlu kılıyor. 

Bu noktada, İslam dünyasının ortak hareket etmesi ve işgal politikalarına karşı etkili bir tutum geliştirmesi, bölgenin geleceği açısından belirleyici ve son derece elzem bir başlık olarak duruyor.
 

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.