İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi'nin "Füzelerin menzilini artırma çalışmaları devam ediyor ve bu konuda durmayacağız" açıklaması, Tahran'ın ABD tehditlerine boyun eğmeyeceğinin ve asla geri adım atmayacağının en sert ilanıdır.
Gerekirse nükleer doktrinin de gözden geçirilebileceğinin vurgulanması, bölgesel stratejik dengelerin tamamen değiştiğini göstermektedir.
Trump yönetiminin "İran ordusu yok edildi, hareket edemez hale geldi" şeklindeki pembe tablolar çizen propagandası bu açıklamalarla birlikte tamamen boşa çıkmıştır.
İran, yaklaşık 30 yıldır geliştirdiği ve 300 ile 3 bin kilometre menzile sahip balistik füze altyapısıyla caydırıcılığını en üst düzeyde koruduğunu, askeri teçhizatını güçlendirmeye devam ettiğini açıkça ilan etmektedir.
Batı ve müttefiki İsrail tarafından bir tehdit olarak tanımlanan bu kapasite, aslında İran'ın Amerikan dayatmalarına karşı koyabileceğinin en somut güvencesidir.
Tahran yönetimi, askeri hazırlıklarını aralıksız sürdürerek Washington'ın tüm baskılarına meydan okumaktadır.
Yüksek teknolojinin iflası: MQ-9 İHA'lar keklik gibi avlanıyor
Keşm Adası üzerinde İran entegre hava savunma sistemleri tarafından vurularak düşürülen ABD'ye ait MQ-9 tipi insansız hava aracı (İHA), askeri dengeler ve teknoloji tarihi açısından büyük bir dönüm noktasıdır.
Milyonlarca dolar değerindeki, Batı medyasının propagandasını yaptığı "yenilmez ve tespit edilemez" olarak pazarlanan yüksek teknoloji ürünü Amerikan İHA'ları, İran'ın yerli ve gelişmiş savunma ağlarına takılmaktan kurtulamamıştır.
İran, ABD'nin pahalı ve gövde gösterisi amaçlı teknolojisini stratejik noktalarında tek tek avlayarak etkisiz hale getirmektedir.
ABD'nin teknolojik üstünlük efsanesi Hürmüz Boğazı'nın sularına gömülmüştür.
Bu durum, Amerikan ordusunun sahada sanıldığı kadar yenilmez olmadığını, İran'ın ise sadece konvansiyonel anlamda değil, gelişmiş savunma teknolojisi bazında da Amerikan baskısına karşı koyabilecek kapasiteye fazlasıyla ulaştığını kanıtlamaktadır.
Washington'ın teknolojik üstünlük iddiası, sahadaki bu başarısızlıkla birlikte yerle bir olmuştur.
İç politikadaki yenilgi ve Amerikan saldırganlığının tarihi iflası
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in iki haftadır yürüttüğü gizli diplomasi trafiği ve Trump'ın "İran'la çok iyi gidiyoruz" şeklindeki asılsız açıklamalarının arkasında yatan asıl gerçek, ABD iç siyasetindeki büyük çöküştür.
Vance'in açıkça itiraf ettiği gibi, 3 Kasım ara seçimlerinde Cumhuriyetçiler Partisi'nin Demokratlar karşısında aldığı ağır hezimetin temel nedeni; İran ile girilen savaş ve bu savaşın Amerikan halkına yüklediği devasa hayat pahalılığından başka bir şey değildir.
Amerikan seçmeni, Washington'ın yurt dışındaki sonu gelmez maceralarına ve yalanlarına sandıkta net bir şekilde dur demiştir.
Askeri ve diplomatik baskıların yanında yine İran'a yönelik Hindistan, Türkiye, Kanada merkezli şirketlere uygulanan yaptırımlarla yürütülen finansal savaş da ABD'nin istediği sonuca ulaşmasını sağlayamamıştır.
Washington yönetimi, İran'da rejim değiştirmek, İran ordusunu tamamen yok etmek ve bölgeyi egemenliği altına almak amacıyla yola çıkmışken; gelinen noktada kendi mühimmat stoklarını tüketmiş, uçak gemilerini ve stratejik üslerini hedef haline getirmiş, en nihayetinde kendi ülkesindeki seçimleri ve kamuoyu desteğini kaybetmiştir.
Trump yönetiminin İran'a karşı planladığı her yıkıcı senaryo dönüp kendi ayağına dolanmış ve kendilerini vurmuştur.
İran'ı Venezuela gibi tamamen kontrol altına almak, kendi sömürgesi haline getirmek isteyen emperyal zihniyet, hem askeri sahada hem de kendi halkının vicdanında büyük bir hezimete uğramıştır.
Bu tablo, Amerikan mandasına sırtını dayayan, Washington'ın askeri gücünü mutlak sanan ve ona adeta tapan tüm dünya ülkelerine ve kukla rejimlere tarihi bir ders niteliğindedir.
Saldırganlık, yalanlar ve haksız işgal iştahı üzerine kurulan imparatorluklar; direniş, milli irade ve sahadaki sert gerçekler karşısında yıkılmaya ve tarihin çöplüğüne gömülmeye mahkumdur.
- ABD'nin İran savaşında çöken stratejisi / 08.11.2026
- Bütçe özeti: Kaşıkla verip kepçeyle almak / 07.11.2026
- Geliri tabana yaymak lazım, vergiyi değil! / 06.11.2026
- İran savaşı ve pahalılık Trump’ın kanatlarını kırdı / 05.11.2026
- Vatandaşın alım gücü azaldıkça üretim çarkları da duruyor / 04.11.2026
- Faiz, enflasyon ve sefalet kıskacında Türkiye'nin ekonomik çıkmazı / 03.11.2026
- Trump yönetimi, İran’a tehditlerle neyi gizliyor? / 02.11.2026
- ABD'den, İsrail ve Körfez’e devasa askeri yığınak / 01.11.2026
- Ortadoğu’da fırtına öncesi sessizlik / 31.10.2026

























































