logo
08 AĞUSTOS 2026

Gelendost tarımında gelecek mücadelesi

Türkiye’nin "elma bahçesi" olarak adlandırılan Isparta'nın Gelendost ilçesi, benzersiz toprak yapısı ve iklim avantajıyla tarımsal üretimde lokomotif bir rol oynamaya devam ediyor

16.05.2026 00:33:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Gelendost tarımında gelecek mücadelesi
Gelendost tarımında gelecek mücadelesi
Türkiye'nin "elma bahçesi" olarak adlandırılan Isparta'nın Gelendost ilçesi, benzersiz toprak yapısı ve iklim avantajıyla tarımsal üretimde lokomotif bir rol oynamaya devam ediyor.

Ancak son dönemde yaşanan iklim krizleri, sulama problemleri ve artan girdi maliyetleri, Gelendostlu üreticileri ciddi bir varoluş mücadelesiyle karşı karşıya bırakmış durumda.







Ürün Yelpazesi: Elmanın Başkenti ve Çeşitlenen Tarım

Gelendost dendiğinde akla ilk gelen ürün şüphesiz ki elmadır. İlçe halkının en önemli geçim kaynağı olan elma üretimi, sadece iç piyasaya değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanına ihraç edilerek ülke ekonomisine ciddi bir döviz girdisi sağlamaktadır. Bölgede Starking, Golden, Gala ve Fuji gibi pek çok kaliteli elma çeşidi yetiştirilmektedir.

Elma üretiminin yanında, ilçede ürün yelpazesini genişletme ve riski bölme gayretleri de dikkat çekmektedir. Son yıllarda tarımsal çeşitlilik kapsamında şu ürünler öne çıkmaktadır:







Meyvecilik: Elmanın yanı sıra kiraz, vişne, şeftali ve kayısı üretimi.

Tarla Bitkileri: Özellikle sulanabilir alanlarda hububat (buğday, arpa), yem bitkileri (yonca) ve yer yer şeker pancarı üretimi.

Bağcılık: Bölge iklimine uygun üzüm çeşitlerinin yetiştirilmesi.







Çiftçilerin Güncel ve Kronik Sorunları

Gelendost tarımındaki yüksek potansiyel, son yıllarda üst üste gelen yapısal ve çevresel problemler nedeniyle darbe alıyor. Sahadaki üreticilerin ve yerel temsilcilerin dile getirdiği başlıca sorunlar şunlardır:

A) Eğirdir Gölü'ndeki Çekilme ve Sulama Krizi

İlçenin en büyük can damarı olan Eğirdir Gölü'ndeki su seviyesinin kritik seviyelere gerilemesi, sulama birliklerinin üreticiye su vermesini zorlaştırıyor. Çiftçiler, devlet eliyle acilen kapalı devre sulama sistemine geçilmesini talep ediyor. Su yetersizliği nedeniyle bireysel olarak sondaj kuyusu açmak zorunda kalan üreticiler, kuyu başına 300 bin TL ile 400 bin TL'yi bulan ağır maliyetlerle karşı karşıya kalıyor.







B) İklim Krizi: Zirai Don ve Dolu Zararları

Küresel iklim değişikliği Gelendost'u doğrudan vuruyor. Bölgede yaşanan ani hava değişimleri, erken bahar donları ve şiddetli dolu yağışları rekoltede büyük kayıplara yol açıyor. Geçtiğimiz dönemlerde ilçede binlerce dönüm arazide etkili olan dolu yağışları, tonlarca elmanın dalında zarar görmesine ve milyonlarca liralık ekonomik kayba neden oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü (MAREM), bu duruma çözüm olarak bölgede don riskine dayanıklı, geç çiçek açan yerli elma çeşitleri geliştirmek için ıslah çalışmalarını sürdürüyor.







C) Pestisit Kalıntısı ve İmha Riski

Son dönemde tarım müdürlüklerinin yaptığı sıkı denetimlerde, bilinçsiz veya hatalı ilaçlama (pestisit kullanımı) nedeniyle Eğirdir ve Gelendost havzasında yüzlerce ton elma kalıntı testlerini geçemeyerek imha edildi. Bu durum, hem üreticinin emeğinin boşa gitmesine hem de ciddi bir milli servet kaybına yol açıyor. Uzmanlar, çiftçilerin doğru zamanda ve doğru dozda ilaçlama yapması için eğitim faaliyetlerinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.







D) Girdi Maliyetleri ve Pazarlama Sıkıntısı

Mazot, gübre, ilaç, soğuk hava deposu elektrik giderleri ve işçilik maliyetlerinin katlanarak artması, çiftçinin kar marjını neredeyse sıfırladı. Maliyetini kurtarmakta zorlanan üretici, hasat döneminde ürününü değerinde satamamaktan ve aracıların piyasayı domine etmesinden yakınıyor.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.