Gelendost tarımında gelecek mücadelesi
Türkiye’nin "elma bahçesi" olarak adlandırılan Isparta'nın Gelendost ilçesi, benzersiz toprak yapısı ve iklim avantajıyla tarımsal üretimde lokomotif bir rol oynamaya devam ediyor
16.05.2026 00:33:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Türkiye'nin "elma bahçesi" olarak adlandırılan Isparta'nın Gelendost ilçesi, benzersiz toprak yapısı ve iklim avantajıyla tarımsal üretimde lokomotif bir rol oynamaya devam ediyor.
Ancak son dönemde yaşanan iklim krizleri, sulama problemleri ve artan girdi maliyetleri, Gelendostlu üreticileri ciddi bir varoluş mücadelesiyle karşı karşıya bırakmış durumda.

Ürün Yelpazesi: Elmanın Başkenti ve Çeşitlenen Tarım
Gelendost dendiğinde akla ilk gelen ürün şüphesiz ki elmadır. İlçe halkının en önemli geçim kaynağı olan elma üretimi, sadece iç piyasaya değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanına ihraç edilerek ülke ekonomisine ciddi bir döviz girdisi sağlamaktadır. Bölgede Starking, Golden, Gala ve Fuji gibi pek çok kaliteli elma çeşidi yetiştirilmektedir.
Elma üretiminin yanında, ilçede ürün yelpazesini genişletme ve riski bölme gayretleri de dikkat çekmektedir. Son yıllarda tarımsal çeşitlilik kapsamında şu ürünler öne çıkmaktadır:

Meyvecilik: Elmanın yanı sıra kiraz, vişne, şeftali ve kayısı üretimi.
Tarla Bitkileri: Özellikle sulanabilir alanlarda hububat (buğday, arpa), yem bitkileri (yonca) ve yer yer şeker pancarı üretimi.
Bağcılık: Bölge iklimine uygun üzüm çeşitlerinin yetiştirilmesi.

Çiftçilerin Güncel ve Kronik Sorunları
Gelendost tarımındaki yüksek potansiyel, son yıllarda üst üste gelen yapısal ve çevresel problemler nedeniyle darbe alıyor. Sahadaki üreticilerin ve yerel temsilcilerin dile getirdiği başlıca sorunlar şunlardır:
A) Eğirdir Gölü'ndeki Çekilme ve Sulama Krizi
İlçenin en büyük can damarı olan Eğirdir Gölü'ndeki su seviyesinin kritik seviyelere gerilemesi, sulama birliklerinin üreticiye su vermesini zorlaştırıyor. Çiftçiler, devlet eliyle acilen kapalı devre sulama sistemine geçilmesini talep ediyor. Su yetersizliği nedeniyle bireysel olarak sondaj kuyusu açmak zorunda kalan üreticiler, kuyu başına 300 bin TL ile 400 bin TL'yi bulan ağır maliyetlerle karşı karşıya kalıyor.

B) İklim Krizi: Zirai Don ve Dolu Zararları
Küresel iklim değişikliği Gelendost'u doğrudan vuruyor. Bölgede yaşanan ani hava değişimleri, erken bahar donları ve şiddetli dolu yağışları rekoltede büyük kayıplara yol açıyor. Geçtiğimiz dönemlerde ilçede binlerce dönüm arazide etkili olan dolu yağışları, tonlarca elmanın dalında zarar görmesine ve milyonlarca liralık ekonomik kayba neden oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü (MAREM), bu duruma çözüm olarak bölgede don riskine dayanıklı, geç çiçek açan yerli elma çeşitleri geliştirmek için ıslah çalışmalarını sürdürüyor.

C) Pestisit Kalıntısı ve İmha Riski
Son dönemde tarım müdürlüklerinin yaptığı sıkı denetimlerde, bilinçsiz veya hatalı ilaçlama (pestisit kullanımı) nedeniyle Eğirdir ve Gelendost havzasında yüzlerce ton elma kalıntı testlerini geçemeyerek imha edildi. Bu durum, hem üreticinin emeğinin boşa gitmesine hem de ciddi bir milli servet kaybına yol açıyor. Uzmanlar, çiftçilerin doğru zamanda ve doğru dozda ilaçlama yapması için eğitim faaliyetlerinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

D) Girdi Maliyetleri ve Pazarlama Sıkıntısı
Mazot, gübre, ilaç, soğuk hava deposu elektrik giderleri ve işçilik maliyetlerinin katlanarak artması, çiftçinin kar marjını neredeyse sıfırladı. Maliyetini kurtarmakta zorlanan üretici, hasat döneminde ürününü değerinde satamamaktan ve aracıların piyasayı domine etmesinden yakınıyor.
Ancak son dönemde yaşanan iklim krizleri, sulama problemleri ve artan girdi maliyetleri, Gelendostlu üreticileri ciddi bir varoluş mücadelesiyle karşı karşıya bırakmış durumda.

Ürün Yelpazesi: Elmanın Başkenti ve Çeşitlenen Tarım
Gelendost dendiğinde akla ilk gelen ürün şüphesiz ki elmadır. İlçe halkının en önemli geçim kaynağı olan elma üretimi, sadece iç piyasaya değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanına ihraç edilerek ülke ekonomisine ciddi bir döviz girdisi sağlamaktadır. Bölgede Starking, Golden, Gala ve Fuji gibi pek çok kaliteli elma çeşidi yetiştirilmektedir.
Elma üretiminin yanında, ilçede ürün yelpazesini genişletme ve riski bölme gayretleri de dikkat çekmektedir. Son yıllarda tarımsal çeşitlilik kapsamında şu ürünler öne çıkmaktadır:

Meyvecilik: Elmanın yanı sıra kiraz, vişne, şeftali ve kayısı üretimi.
Tarla Bitkileri: Özellikle sulanabilir alanlarda hububat (buğday, arpa), yem bitkileri (yonca) ve yer yer şeker pancarı üretimi.
Bağcılık: Bölge iklimine uygun üzüm çeşitlerinin yetiştirilmesi.

Çiftçilerin Güncel ve Kronik Sorunları
Gelendost tarımındaki yüksek potansiyel, son yıllarda üst üste gelen yapısal ve çevresel problemler nedeniyle darbe alıyor. Sahadaki üreticilerin ve yerel temsilcilerin dile getirdiği başlıca sorunlar şunlardır:
A) Eğirdir Gölü'ndeki Çekilme ve Sulama Krizi
İlçenin en büyük can damarı olan Eğirdir Gölü'ndeki su seviyesinin kritik seviyelere gerilemesi, sulama birliklerinin üreticiye su vermesini zorlaştırıyor. Çiftçiler, devlet eliyle acilen kapalı devre sulama sistemine geçilmesini talep ediyor. Su yetersizliği nedeniyle bireysel olarak sondaj kuyusu açmak zorunda kalan üreticiler, kuyu başına 300 bin TL ile 400 bin TL'yi bulan ağır maliyetlerle karşı karşıya kalıyor.

B) İklim Krizi: Zirai Don ve Dolu Zararları
Küresel iklim değişikliği Gelendost'u doğrudan vuruyor. Bölgede yaşanan ani hava değişimleri, erken bahar donları ve şiddetli dolu yağışları rekoltede büyük kayıplara yol açıyor. Geçtiğimiz dönemlerde ilçede binlerce dönüm arazide etkili olan dolu yağışları, tonlarca elmanın dalında zarar görmesine ve milyonlarca liralık ekonomik kayba neden oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü (MAREM), bu duruma çözüm olarak bölgede don riskine dayanıklı, geç çiçek açan yerli elma çeşitleri geliştirmek için ıslah çalışmalarını sürdürüyor.

C) Pestisit Kalıntısı ve İmha Riski
Son dönemde tarım müdürlüklerinin yaptığı sıkı denetimlerde, bilinçsiz veya hatalı ilaçlama (pestisit kullanımı) nedeniyle Eğirdir ve Gelendost havzasında yüzlerce ton elma kalıntı testlerini geçemeyerek imha edildi. Bu durum, hem üreticinin emeğinin boşa gitmesine hem de ciddi bir milli servet kaybına yol açıyor. Uzmanlar, çiftçilerin doğru zamanda ve doğru dozda ilaçlama yapması için eğitim faaliyetlerinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

D) Girdi Maliyetleri ve Pazarlama Sıkıntısı
Mazot, gübre, ilaç, soğuk hava deposu elektrik giderleri ve işçilik maliyetlerinin katlanarak artması, çiftçinin kar marjını neredeyse sıfırladı. Maliyetini kurtarmakta zorlanan üretici, hasat döneminde ürününü değerinde satamamaktan ve aracıların piyasayı domine etmesinden yakınıyor.




















































































