Atalarımız; "gençlik suya benzer, yol bulduğu yöne akar" sözü ile gençliğin ihmal edilmemesi yönünde çok ciddi uyarılarda bulunmuştur. Suyun en önemli vasfı, yol bulduğu yöne akmak olduğuna göre, bulduğu yöne akarken yolun yanlış ya da doğruluğunu ayırt etmesi zordur. Ona, doğru yolu gösterecek, yön verecek birilerine ihtiyaç vardır.Gençliğin bu vasıfları, gençlik dönemini atlatmış olanların bilgisi dâhilindedir. Onlar da eğer geleceklerinden endişe ediyorlarsa mutlaka gençlikle ilgilenmek, onların ellerinden ve gönüllerinden tutmak zorundadırlar. İnsanlar, canlılar içerisinde en fazla ilgiye muhtaç varlıklardır. Doğduğu andan itibaren bakıma, ilgiye, beslenmeye, barınmaya ve korunmaya muhtaçtırlar. Muhtaçlıkları sadece fiziki olmayıp, manevi yönden de en fazla ilgi ve sevgiye onlar muhtaçtırlar. İnsanların ihtiyaçları çocukluk ve gençlik dönemlerinde daha fazla olduğundan, ihmali tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir. Gençlik, fikirlerin olgunlaşma dönemine en yakın, bilginin becerinin imanın en fazla şekillendiği dönem olduğu için, fikir ve iman aşısı bu çağda yapılır. Milli benlik ve tarih şuuru bu dönemde oluşur. Aidiyet duygusu bu dönemde şekillenir. Annelere, babalara, büyüklere düşen en önemli görev; gençliğe bir şeyler verebilmenin kaygısını taşımak olmalıdır. Ne kadar mı? Geleceğine ne kadar sahip olmak istiyorsan o kadar?Gelecekte ne kadar güçlü olmak istiyorsan o kadar?Tarihe mal olmayı ne kadar istiyorsan o kadar?Dünyayı yaşanabilir, mutlu ve müreffeh kılmak ne kadar istiyorsan o kadar? Bu konuda taşıdığınız niyet ve gayrettir önemli olan?Bakınız etrafınıza, sizin şefkat elinizin uzanmasını bekleyen o kadar genç var ki sokakları dolduran; hedefini ve kimliğini kaybetmiş, duyguları körelmiş? Lisanı hâl ile "yönümü arıyorum" diye haykırdığını duyarsınız?Fazla değil; ilgi duyun, sahip çıkın, zaman ayırın, bir bardak çay içirin, birkaç tatlı söz söyleyin, bir tas çorba içirin; içi ısınsın, gönlü aydınlansın? Onlara el uzatın! Ya da onların size uzattığı eli tutun! Onarı anlamaya çalışın! İsteklerine karşı biber gazı sıkmakla, tazyikli su sıkmakla, sövüp dövmekle kaybedersiniz. Bu sebeple büyük bir enerjiyi, önemli bir fırsatı kaçırmış olursunuz, gençliği kaybetmiş olursunuz!Genç, ilgi duyulduğunu anlasın, bakınız o da size tutunacak sımsıkı; geleceğe umutla bakacak, yürüyeceksiniz hep birlikte?Asla unutmayın ki "Gençliği olmayanın geleceği de olmaz."
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Mescid-i Kubâ: İlk adımın bereketi / 28.09.2026
- Uhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı / 27.09.2026
- Vefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı / 26.09.2026
- Ravza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya / 25.09.2026
- Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu / 24.09.2026
- Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz / 23.09.2026
- Gönül dostlarıyla yolculuk güzel / 22.09.2026
- Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik / 21.09.2026
- Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12- / 17.09.2026
- Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11- / 16.09.2026
- Uhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı / 27.09.2026
- Vefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı / 26.09.2026
- Ravza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya / 25.09.2026
- Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu / 24.09.2026
- Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz / 23.09.2026
- Gönül dostlarıyla yolculuk güzel / 22.09.2026
- Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik / 21.09.2026
- Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12- / 17.09.2026
- Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11- / 16.09.2026























































