Dert ile dertlenmek er kişinin işidir. Herkes dertli olduğunu, milletin tasasını üzerinde taşıdığını söyleyebilir. İnsanın taşıdıkları sızar kabından. Kap içindekini sızdırır derler ya.Meydanlarda endam eden parti başkanlarına bakıyorum. Nerede kaç kilometre yol yaptıklarını, nerede kaç park açtıklarını anlatıyorlar. Milletin derdini çözüyoruz diyorlar. Bir de bakıyoruz birisi birine şunu demiş, öteki berikine bunu demiş diyerek birbirlerine tazminat davaları açıyorlar. Sayın Başbakan'ın açtığı davalar için neredeyse başlı başına bir mahkeme kurulacak. Milletin önünde milletin tasasını çözmek için duran tek bir lider görüyor gözlerim. Diğerleri görmüyor mu? Yoksa gören gözler kör mü oluyor bazen.Türk siyasetini şöyle bir düşünün. Tek bir soru sormanızı istiyorum kendinize. Sizin kapınızı çalan bir belediye başkan adayı hiç bu güne kadar ben sizin karnınızı doyuracak projelerle geldim dedi mi? Soruya dikkat edin. Kapınıza gelip bir öğünlük yemek dağıtanlardan bahsetmiyorum. Size dönemi boyunca "ben sizin ekmeğinizi kazanacağınız imkanları getirdim" diyen gerçekçi bir başkan adayı gördünüz mü? Böyle bir lider tanıdınız mı?Cevabını vereyim. Hayır.Türk siyaseti bu güne kadar belediyesinde halkın karnını doyuracak projeleri olan bir sistemi görmedi.Siyasi tarihimizde belediyecilik, rant kapısı, kaldırım değiştirici, çöp toplayıcı, ruhsat dağıtıcı olarak anıldı hep. Düne kadar batmış iş adamlarının belediye ihaleleriyle altlarına araba çektiklerine şahit olduk hep. Sadece vergi ödemek için gittiğimiz belediye kapılarında hiçbir zaman derdimize sahip çıkan bir anlayışı göremedik. Bu anlayışla göremeyeceğiz.Prof. Dr. Haydar Baş ise Milli Ekonomi Modeli'ni devlet için, Dar Bölge Kalkınma Planını yerel yönetimler için milletin hizmetine sunuyor. Açılım açılım diyerek milletin gözüne baka baka yalan söyleyenler bu hizmetten korkuyorlar. Gerçekten gümbür gümbür gelen bir seda var. Temelleri arza, hedefleri arşa değen bir model var. Bütün partiler bu korkuyla bu modelden arakladıkları cümleleri kuruyorlar meydanlarda. Heyhat işin erbabı Prof. Dr. Haydar Baş'tır. İstedikleri kadar çalsınlar. Uygulamak için ne ekipleri vardır ne de anlayışları. Geldikleri günden gidecekleri güne kadar milletimizi soyarlar ve kendi ceplerini doldururlar o kadar.Gerçekler ortada. İş burada, aş burada. Yerel yönetimleri millete para kazandıracak sistem ile tanıştıran reel projeler ortada.Lider burada, sandık ortada, seçim sırası gerçekleri görebilen gözlerin ucunda?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cüneyt Sezer / diğer yazıları
- Durun demek zor mu efendiler? / 29.07.2009
- Fark var, yola devam martavalı / 23.07.2009
- Demek ki neymiş? / 22.07.2009
- Bilen var bilmeyen var / 16.07.2009
- Gana ile Türkiye arasındaki / 14.07.2009
- TÜSİAD, abisinin emrine uydu / 20.06.2009
- Hisarcıklıoğlu'ndan sanatsal yaklaşımlar / 18.06.2009
- Hırsıza ikram adet olmuş / 16.06.2009
- Başbakan'ın dilinden anlayan var mı? / 13.06.2009
- Magazin ekonomisi / 06.06.2009
- Fark var, yola devam martavalı / 23.07.2009
- Demek ki neymiş? / 22.07.2009
- Bilen var bilmeyen var / 16.07.2009
- Gana ile Türkiye arasındaki / 14.07.2009
- TÜSİAD, abisinin emrine uydu / 20.06.2009
- Hisarcıklıoğlu'ndan sanatsal yaklaşımlar / 18.06.2009
- Hırsıza ikram adet olmuş / 16.06.2009
- Başbakan'ın dilinden anlayan var mı? / 13.06.2009
- Magazin ekonomisi / 06.06.2009

























































































