Giresun’un tarihi mirası: Gedikalizade Camii
Giresun’un Piraziz ilçesinde yer alan Gedikalizade (Maden) Camii, hem bölgenin köklü aile mirasını yansıtan tarihi dokusu hem de özgün mimari detaylarıyla Karadeniz'in saklı kalmış mücevherlerinden biridir
Abdülkadir Gündoğdu





Giresun'un Piraziz ilçesine bağlı Maden Mahallesi'nde yer alan Gedikalizade Camii, bölgenin sosyal ve dini hayatında yüzyılı aşkın bir süredir merkezi bir rol oynamaktadır.
Gedikalizade ailesi tarafından inşa ettirilen bu yapı, geç Osmanlı dönemi mimarisinin tüm zarafetini günümüze taşımaktadır.
Yapımı ve Tarihçesi

Cami, giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre Rumi 1322 (Miladi 1906) yılında yaptırılmıştır. İnşasını bölgenin ileri gelenlerinden Gedikalizade Hacı Ahmet Ağa üstlenmiştir.
Caminin çevresinde yer alan hazirede (mezarlık), camiyi yaptıran aileye mensup kişilerin mezarları bulunmaktadır; bu mezarlardan biri Osmanlı dönemine, diğerleri ise Erken Cumhuriyet dönemine aittir.
Mimari Özellikleri
Gedikalizade Camii, dışarıdan mütevazı görünse de iç mekanındaki işçilikle dikkat çeker:
Yapı Sistemi: Kâgir (taş ve tuğla karışımı) sistemle inşa edilen cami, kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir plana sahiptir.
Bağdadi Kubbe: Caminin en dikkat çekici özelliği, tavanın ortasında yer alan merkezi bağdadi kubbesidir. Bu kubbenin içerisinde kalem işi tekniğiyle işlenmiş bir ay-yıldız motifi yer alır.
İç Süslemeler: Tavan çevresi ve kubbe kasnağı, geleneksel "testere dişi" motifli püskül sıralarıyla bezenmiştir.
Mihrap ve Minber: Mihrap, taş malzemeden inşa edilmiş olup yanlarında İyon başlıklı sütunçelerle (küçük sütunlar) hareketlendirilmiştir. Orijinalinde mihraba bitişik olan ahşap minber, sonradan yapılan düzenlemelerle batı duvarına taşınmıştır.
Minare: Caminin kuzeybatı köşesine bitişik olan minaresi; kısa, kalın ve silindirik bir gövdeye sahiptir.
Önemi ve Günümüzdeki Durumu
Gedikalizade Camii, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Doğu Karadeniz'deki "Bağdadi Kubbe" geleneğinin en karakteristik örneklerinden biridir.
Bölgedeki mimari gelişim sürecini ve yerel ustaların taş-ahşap uyumundaki maharetini sergilemesi açısından büyük öneme sahiptir.
Cami, üç yönden hazire ile çevrili olup günümüzde hala ibadete açıktır ve tescilli bir kültür varlığı olarak koruma altındadır.











































































