logo
08 AĞUSTOS 2026

Grip tedavisinde 8 önemli beslenme kuralı

 
Kış aylarında çocuklarda grip (influenza virüsü) oldukça sık görülürken, özellikle okul ve kreş ortamlarında hızla yayılıyor. Dünya genelinde veriler, 10 yaş altındaki çocuklarda influenza virüsünün, solunum hastalıklarına bağlı hastaneye yatışların yaklaşık yüzde 15'ini oluşturduğunu gösteriyor. Aşağıdaki öneriler çocuklar için özel olarak sıralansa da, yetişkinler için de geçerli.  
 

03.02.2026 10:53:00 / Güncelleme: 03.02.2026 11:09:38
AHMET SAFA TERZİ
 
Grip tedavisinde 8 önemli beslenme kuralı
Grip tedavisinde 8 önemli beslenme kuralı

İnfluenza gribinin temel semptomları olan yüksek ateş, halsizlik, kuru öksürük, boğaz ve kas ağrıları özellikle küçük yaştaki çocuklarda daha şiddetli seyrederken, ebeveynlerde ciddi kaygıya yol açabiliyor. Çocuk Gastroenterolojisi Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Çeltik, griple mücadelede sadece tıbbi tedavinin değil, doğru ve dengeli beslenmenin de kritik bir önem taşıdığına dikkat çekerek, "Yeterli sıvı alımı ve doğru beslenme,  bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasına, şikayetlerin hafiflemesine ve komplikasyonların azalmasına yardımcı olur. Hastalık döneminde vücudu dinlendirmek için iyi bir uyku,  bol sıvı ve yeterli protein ile bağırsak mikrobiyotasını destekleyen gıdaların alınması  son derece değerlidir" dedi.






Influenza virüsünde en önemli kurallardan birinin çocuğu zorlamadan az ve sık aralıklarla sıvı ağırlıklı beslemek olduğunu belirten Prof. Dr. Coşkun Çeltik, "C vitamini, çinko ve probiyotikler mucizevi sonuçlar yaratmazlar ama vücudun doğru çalışmasına destek olurlar. C vitamininden zengin gıdaların yanı sıra mikrop öldürücü ve bağışıklığı destekleyici etkileri nedeniyle sarımsak ile soğan içeren yemeklerin tüketilmesi, üzerlerine antiviral özelliği olan karabiber serpilmesi önemlidir. C vitamininden zengin limon da çorbaların ve salataların üzerine sıkılıp kolayca tüketilebildiği için avantaj sağlar" diye konuştu.







Çocuk Gastroenterolojisi Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Çeltik, enfeksiyon döneminde çocuğun mutlaka bol sıvı alması gerektiğine de vurgu yaparak, sözlerine şöyle devam ediyor:  "Ateş, hızlı solunum ve terleme nedeniyle sıvı kaybı artar. Bu da halsizlik, baş ağrısı, bulantı ve kusma yapabilir. Ağırlıklı olarak su olmak üzere, belli ölçülerde ayran, elma suyu ve limonata gibi içecekler ile çorbalar sıvı eksikliğini tamamlayabilir. Bulantıyı tetiklememek için sıvıların yavaş, az az ve sık alınması gerekir. Bazen ılık, ballı ve limonlu ıhlamur çayı da solunum sorunlarının azaltılması için iyi bir alternatif olabilir. Ancak sıvı alımı çok azsa ve kusma başladıysa bir sağlık kurumuna başvurulması elzemdir."






Vücuttaki kolajen üretimini artıran ve bağışıklık hücrelerinin işlevlerini destekleyen C vitamini grip tedavisinde önemli bir destek sağlıyor. Çocuk Gastroenterolojisi Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Çeltik, "C vitamini grip virüsünü azaltmaz ve bağışıklığı güçlendirmez. Ancak, akut hastalık döneminde şikayetlerin daha hızlı hafiflemelerine yardımcı olabilir" dedi.  Yüksek doz C vitamininin ekstra bir faydası olmadığını; bu nedenle gıdalarla doğal yoldan alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Coşkun Çeltik, "Portakal, mandalina, limon, biber, avokado, kivi ile kuşburnu C vitamini açısından zengindir. Çocuğun mümkünse meyvelerin kendisini tüketmesi önemlidir. Meyve suyu olarak verilecekse günlük iki bardağın geçmemesi daha iyi olur; çünkü aşırı şeker yükü metabolizmayı olumsuz etkiler" bilgisini verdi.




Çinko, vücudumuzda çok sayıda enzimin yardımcısı olduğu için influenza virüsünün sınırlanmasını sağlıyor, hatta dokuya tutunmasını engelliyor. Bu nedenle, çinko içeren gıdaların tüketilmesi de faydalı oluyor. Hindi, tavuk, kıyma, yoğurt, badem, ceviz, fıstık, kaju, kabak çekirdeği ve nohut çinkodan zengin gıdaları oluşturuyor.







Omega-3 yağ asitleri vücuttaki enflamasyonu, yani aşırı yangıyı azaltırken,  bağışıklık hücrelerini de destekliyor. Dolayısıyla, yüksek omega-3 (EPA/DHA) içeren balıkların hastalık döneminde haftada 1-2 kez tüketilmesinde fayda var. Somon, sardalye, uskumru ve hamsi özellikle kış mevsiminde omega-3 oranı yüksek deniz balıkları arasında yer alıyor.  "Balıkların kızartma olarak değil fırında pişirilmesi en ideal seçimdir. Bu sayede kızartmayla ortaya çıkan kötü trans yağlardan da uzak durulmuş olur" bilgisini veren Prof. Dr. Coşkun Çeltik, çok yağlı gıdaların hastalık dönemlerinde bulantıyı tetikleyebileceği için dikkatli olunması gerektiğini anlatıyor. Bitkisel omega-3 kaynaklarından olan ceviz de tercih edilebiliyor.







Kefir gibi fermente süt ürünleri bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek bağışıklık yanıtına dolaylı katkı sağlayabiliyor; ancak inek sütü alerjisi, laktoz intoleransı, irritabl bağırsak hastalığı olan çocuklarda sorun oluşturabiliyor. Ayrıca, fazla probiyotik tüketimi de bazen gaz sorununu artırarak olumsuz etkilere neden olabiliyor. Günde 1-2 öğün, en fazla 200 ml (bir su bardağı) kadar probiyotik kaynağı tüketmek genellikle yeterli geliyor. Laktozu tolere edemeyen çocuklarda doğal yoğurt alternatif olabiliyor. Hastalık döneminde probiyotik etkisi nedeniyle en güzel olanı ise doğal kefir tüketmek.





Protein; bağışıklık hücrelerinin çalışmalarında, antikor üretiminde ve dokuların onarımında son derece önemli bir rol üstleniyor. Tüm enfeksiyon durumlarında fazla enerji tüketimine bağlı olarak bir tür metabolik yıkım süreci gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Coşkun Çeltik, "Bu süreci geri döndürmek için karbonhidratla birlikte protein almak şarttır. Hastalık döneminde yağlı et ve kızartma yemekleri yerine daha hafif ve sulu yiyecekler tercih edilmelidir. Örneğin, yoğurtlu pirinç pilavı, yumurta, lor peyniri, tavuk ve hindi beyaz eti, tavuk çorbası, kıymalı çorbalar veya deniz balıkları verilebilir. Alınan protein, pirinç, yulaf, patates, muz ve elma gibi besinlerle desteklenmelidir" dedi.  Prof. Dr. Coşkun Çeltik, gaz ve karın ağrısını tetikleyebilecekleri için baklagilleri çok tercih etmediklerine, bu dönemde bal ile pekmezin de iyi enerji verdikleri için avantaj sağladıklarına vurgu yapıyor.

İşlenmiş gıdalar, içeriğinde yağ oranı çok yüksek olduğu için hekimler tarafından hurda gıdalar olarak tanımlanıyor. Paketli atıştırmalıklar, şekerlemeler, gazlı içecekler, meyve oranı düşük olan şekerli içecekler, salam, sosis ve sucuk gibi ürünler yağ oranı çok yüksek olmalarının yanı sıra birçok katkı ve koruyucu kimyasal maddeleri de içerebiliyor, gereksiz şeker ile tuz yükü getiriyorlar. "Tüm bunlar çocuğun midesini rahatsız edebilir ve iştahını daha da bozabilir" uyarısında bulunan Prof. Dr. Coşkun Çeltik, "Özellikle yüksek şekerli içecekler ve yiyecekler kısa süreli enerji verseler de ani insülin yükselmesine sebep olup,  kan şekeri dengesizliğine ve beslenmenin bozulmasına yol açabilir. Ayrıca reflü ve kusmaya da neden olabilir. Dolayısıyla, anne yemekleri dediğimiz sulu, temiz ve sevgi yüklü yemekler çocuklar için son derece önemlidir" dedi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.