HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 MAYIS 2022, CUMA

Gülistanda yetişen gençlik, ‘İcmal’ -2-

25.01.2022 00:00:00

Eğitim sistemimizdeki eksikliği, sorunları ortaya koyabilmek için evvela teşhis önemlidir. Derdin sebebi araştırıldıktan sonra tedavi mümkün olabilir. Kapitalizmin dayattığı ekonomik sistemde "Hür dünyada insanı dışa karşı hür, iç tabiatının önünde ise nefsani arzularının tamamen esiri haline getirmiştir." Durum bu olunca insana göre sistem değil, sisteme göre insan prensibinden hareket edilerek çalışılmıştır. Sistem insanlığın tamamen veya kısmen imhası ve esareti olmuştur.

Hakikat ölçüsüne göre insanın fıtratına uygun bir ölçüye kavuşması zaruridir. Zira insan istediğini değil, istenileni yapmakla mükelleftir. Ne dış âlemden uzak iç oluş, ne de iç âlemden uzak dış oluş istenilen değildir. Her ikisinin de olması zaruridir. Onu kendi iç dünyasında kontrol ve murakabe eden kudretin hesaba çekeceğine inandırdıktan sonra dış âlemin mimarı durumuna getirmek lazımdır. (Prof. Dr. Haydar Baş, Makalat, sayfa 232).

Mevcut eğitim sistemimizde baştankara giden hürriyet anlayışı mevcuttur. Bu anlayış gençliğimizi mihrakından çıkarmış, aradığını bulamamanın yorgunluğu içinde kendine, çevresine ve milletine ters düşürmüştür. Gerçi hürriyet insanın hava, su, güneş gibi muhtaç olduğu hayat kaynağıdır. Ancak "Hakka kulluk" şeklindeki hürriyet anlayışı ile gençliği ele alarak onu layık olduğu gerçek hürriyete, hayat kaynağına kavuşturmak gerekir. Hürriyetin aşırısı insanı sürekli talep içerisine sürükler. Devamlı talep içerisine giren insan ise varlık içerisinde bile mustarip olur. Varlık içerisindeki gençlerin içine düştüğü durum bu. O halde gençliğe kontrollü, şuurlu ve dengeli hürriyet anlayışı vermek gerekir.

Diğer bir hastalık ise maalesef inanç, akide zaafına düşmüş olması gençliğimizin. Sahip olduğumuz manevi hazinelerden gençliğimizi haberdar etmeyişimizden kaynaklı problemin çözümü onların sağlam bir akide üzerine önce ailede sonra eğitim hayatında yetiştiremediğimizden kaynaklanmaktadır. Ehl-i Beyt'in hayatından güzel örnekler sunarak gençliğin önüne model koyduğumuzda inanın inançta, iyilikte, ibadette, güzel ahlakta çığır açıp müreffeh bir topluluk ortaya çıkacaktır.

Resûlullah Efendimizin Cennet gençlerinin efendileri dediği Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin efendimizin ahlakı, yaşantı şekli gençliğimize sunacağımız en güzel örneklerdir. Ahiret inancı konusunda gençlere Hz. Hasan aleyhisselamın ölümü hatırladığında ağladığını, hesap gününü andığında yere yığıldığını, namaza durduğunda benzinin sararıp, vücudunun titrediğini anlattığımızda genç, bu dünyaya boş yere gelmediğinin, imtihan dünyasında yaptıklarının veya yapmadıklarının ahirette hesabı olduğu bilincine varır. Attığı her adımı kontrollü atar, kendini kontrol eden yüce yaratıcıyı; zihninden, dilinden ve kalbinden çıkarmaz. Yine namaza durduğunda kimin huzurunda namaza durduğunun farkında bir şekilde şuurlu namaz kılması, hayatının bütününe yansıyarak Allah'ın her an onunla beraber olduğu ihsan şuuruna kavuşturur. İnsan için, insanlık için, toplum huzuru ve saadeti için en güzel kontrol biçimidir, insanın kendini kontrol etmesi.

Haydar Baş hocamızın Hz. Hasan eserinden İbn-i Kesir kendi tarih kitabından şöyle rivayet etmiştir:

"Vallahi kadınlar Hasan bin Ali gibi birisinden çekinmezlerdi (yani gözlerini kaldırıp şehevi maksatla bakmayacağından emin olurlardı) Hz. Hasan cömert ve Kerimdi. Fizik ve ahlak olarak en çok Peygamber Efendimize benzeyendi. Hayır yapmayı çok severdi, öyle ki, mallarının tamamını iki defa fakirlere dağıttı, 3 defa da Allah (c.c) "kaseme" yaptı yani iki ayakkabısı varsa birini tasadduk edip birini kendisine bırakarak, herhangi bir yiyeceğinin bir avucunu dağıtıp bir avucunu kendine ayıracak kadar adil davranarak mallarını fakirlere dağıtmıştır.

Kapitalizmin esiri olan fertlerde bırak yabancı ihtiyacı olan fakire yardım etmeyi, bazen kendi öz kardeşi, kan bağı ile yakınlığı olan insanların arasındaki husumet, paylaşmasının önüne geçmesine neden olmaktadır. Hâlbuki insanoğlunun ihtiyaçları sınırlıdır, sınırsız olan ihtiraslarıdır. Sonlu bir hayattan sonsuz bir hayata gideceğine inanan insan için dünya ve içindekiler sadece birer vasıta olur, gerektiği kadar değer verir, anlam verir ve ihtiraslarının kurbanı olmaz.

 
Hatice Akdağ / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

25.01.2021, 25.01.2020, 25.01.2019, 25.01.2018, 25.01.2017, 25.01.2016, 25.01.2015, 25.01.2014, 25.01.2013, 25.01.2012, 25.01.2011, 25.01.2010, 25.01.2009, 25.01.2008, 25.01.2007, 25.01.2006, 25.01.2005, 25.01.2004, 25.01.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.