HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 HAZİRAN 2022, PAZAR

Baş hocamın anısına

11.04.2022 00:00:00

Üstadım,

Ayrılışınızın üzerinden iki yıl geçti, değil iki yıl onlarca yıl geçse unutulmayacak hatıralar, fikirler bırakarak gittiniz. Gerçi, ayrılık sayılır mı bilmiyorum bedenin aramızda olmasa da ruhunu ruhumda, fikirlerini aklımda, hatıralarını hayalimde, sevgini gönlümde nisan yağmuru gibi yaşattım. Hakikat yolculuğunda siz önden bize rehberlik ederdiniz. Kimsenin göremediğini görüp; bizlere çukurları, taşları, uçurumları, yoldaki güzellikleri gösterirdiniz. 

Ayrılığınızın başlangıcında hakikat yolculuğunda bundan sonra "ne yapacağım, nasıl yapacağım?" dedim kendi kendime. Aradan geçen zaman bana şunu öğretti; Mirac'a çıkarken Cebrail Aleyhisselam ile Hz Peygamber sidre-i müntehaya vardıklarında, Hz Cebrail'in bundan sonra "ben gelemem yanarım" demesi gibi Hz. Peygamber'e yalnız gideceksin yolun devamını, Allah'a giden yolda, aşk lazım yolculuğun geri kalanında onu anladım... Bize son dersiniz de ayrılığınızla bu oldu sanırım üstadım.

Aşk yok olmaksa yokluğunda yok oldum, vuslat denizinde kayboldum, gündüz ölü, gece diri oldum. Ayrılık âşıkları daha da sevdirdi bana. Hz Ali, Hz Fatıma, Hz. Mevlana, Şems-i Tebrizi, Hz. Yusuf, Yunus Emre gibi âşıklarda buldum gönlümden geçenleri.

"Ey aşık! Hani özlem çekiyorsun ya sevgiliye, bil ki; sevgilidendir özlemin özü, O'dur asıl sana özlem duyan çünkü O tutuşturmayınca alevi, kimsede olmaz ateş ve aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer." mısraları huzur veriyor yüreğime. Yüreğimde aşk varsa, ben unutmadıysam, gecemde gündüzümde sen varsan, o da beni seviyor diyorum. Hz Peygamber'in dediği gibi kişi sevdiği ile beraberdir. Ruhlar yaratıldığında benzer ruhlar nasıl "kâlû belâ"da birbirini gördü bir araya geldiyse, bu dünyada birbirini bulduysa, ahirette de bulacak biliyorum.

İçimize düşen sadece beden ateşi olsaydı odun ateşi gibi yanar ve sönerdi. Sönmeyen bir ateş düştü yanıyor, yakıyor. Yakan aslında Allah'ın size üflediği ruhun, dünyanın aldatmacası içinde o ruhu üflendiği gibi tertemiz koruyabilmiş olmanızdı... Sevilen beden değil, ruh olunca ölümsüz oluyor onu anladım.

Size olan her yolculuğunda "Acaba bu yolculuktan neler öğreneceğim?" heyecanı sarardı. Her yolculuğumda yaşantınızdan, gönlünüzden, dilinizden akıtırdınız gönlünüzden gönlümüze muhabbetle ab-ı ateşi efruz. Su ve ateş nasıl olur demeyin bir kıvılcım atardınız o kıvılcım yanar her seferinde bir hakikate ulaştırır, su olurdu yüreğimde.

Sizinle yolculuğum çocukluktan başladı. Gerçek manada ise lise ikinci sınıfta bir gece kitapları karıştırırken okuduğum hadiste ne kadar çok yol var ama hakikat bir tane olacak "ben neredeyim?" sorusuyla başladı. O günden sonra yaptığım duamın cevabıydınız. Herkesten farklı ama haklı konuşuyordunuz her zaman. Duymadığım, bilmediğim şeyleri ilk defa sizden öğreniyor, arkasından söylediklerinizin doğruluğunu araştırıyordum kalbim mutmain olana kadar. İnsanız bilemeyebiliriz, duymayabiliriz, farklı yetiştirilmiş olabiliriz. Yargılamadan önce araştırabilirsin. Millet olarak size karşı yapılan en büyük haksızlık da buydu sanırım. Hodri meydan dediniz, delillerinizi getirin, tartışalım, konuşalım. Ne karşınıza çıkacak cesareti buldular ne de iftira ve dedikodularından vazgeçtiler. Sizi tanıyanlar ilminizin büyüklüğü karşısında küçülüp kayboldu, denizde damla misali. Denize düşen pislik misali temizledi adeta kendini.

Bir ziyaretimde "Hocam siz, size yapılan muameleleri hak etmiyorsunuz. Sizin için endişe ediyorum, üzülüyorum" dediğimde o kadar emin bir şekilde "Ben haklıyım, korkmuyorum, bana hiçbir şey yapamazlar, benim arkamda Allah var" demiştiniz. Bana da "korkma" demiştiniz. Deniz Gezmiş'in Hüseyin İnan'a "Korkuyor musun dede?" diye sorduğunda "Biz korkuyu Kerbela'da bıraktık Deniz yoldaş" demesi gibi ben de korkularımı sizin yanınızda bıraktım o gün. Ne yaşarsam yaşayayım Allah varsa yanımda her şey, çile de olsa kolay geçiyor. 

Hani diyordunuz ya;

Vuslat ummanına yelken açmış kaygımız var,

Öyleyse tipiden, borandan size ne?

Yusuf gibi melekleri imrendirecek muhabbetle Allah diyorsanız kuyunun derinliğinden size ne.

Tufan, fırtına, karanlık Allah yanınızda ise geçiyor. Yaşama dair olaylar, insanlar, bir gün var bir gün yok. Var olmayan yalan değil mi. Dünya'nın yalandan ibaret olduğunu gördüğümden beri hakikate, geceye, gecenin Rabbine bağlanıyorum. Bir de gecenin sessizliğinde ruhumu dinlerken karanlığımı aydınlatan içimdeki SEN'e…

Mektubumu bitirirken "Allah'a emanet olun" gibi tuhaf bir cümle yazarken tatlı bir tebessüm kapladı yüreğimi. Size ait olanı başkasına emanet edersiniz, sahibine sahip olduğu kişiyi emanet edemezsiniz. Sizin sahibiniz Allah (c.c). Bir konuşmanızda iyi bir kul olursanız sahibiniz Allah (c.c) olur demiştiniz. Şimdi siz sahibinizle, dostlarınızla berabersiniz, en güzel yerdesiniz. Ben sizi uğurlamadım, her zaman yanımdasınız; zihnimde, kalbimde, aklımda kısa bir mola verdik sadece elbet bir gün buluşacağız.

Seni özlemle ve minnetle seven kızın.

 
Hatice Akdağ / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

11.04.2021, 11.04.2020, 11.04.2019, 11.04.2018, 11.04.2017, 11.04.2016, 11.04.2015, 11.04.2014, 11.04.2013, 11.04.2012, 11.04.2011, 11.04.2010, 11.04.2009, 11.04.2008, 11.04.2007, 11.04.2006, 11.04.2005, 11.04.2004, 11.04.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.