logo
08 AĞUSTOS 2026

Güllaç Ramazan sofralarını süslüyor: Ustasından lezzetli bir tarif

Osmanlı mutfağında sultanlara hazırlanan güllaç tatlısı, günümüzde ise Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez tatlıları arasında yer alıyor. Çanakkale Dardanos Mutfak Akademisi Asistanı Emre Usta güllaç tarifi vererek "Hafif bir doyuruculuk sağlayıp günün tatlı ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor" dedi

19.02.2026 12:23:00
İHA
 
Güllaç Ramazan sofralarını süslüyor: Ustasından lezzetli bir tarif
Güllaç Ramazan sofralarını süslüyor: Ustasından lezzetli bir tarif
Osmanlı mutfağında sultanlara hazırlanan günümüzde ise Ramazan ayında iftar menülerinin vazgeçilmez tatlıları arasında yer alan güllaç, sofraları süslüyor. Hafif bir tatlı olması sebebiyle iftarda vazgeçilmez lezzetler arasında yer alan en renkli tatlılardan güllaç, Ramazan ayında yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Dardanos Mutfak Akademisi Asistanı Emre Usta güllacın yapım aşamasındaki püf noktalarını anlattı.






Güllaç tatlısının 1400'lü yıllarda Osmanlı mutfağında ortaya çıktığını ardından halka da ulaştığını söyleyen Mutfak Akademisi Asistanı Emre Usta, hafif bir tatlı olduğu için Ramazan ayında sofralarda tercih edildiğini belirtti. Emre Usta, 1489 yılında Kastamonulu Ali isimli aşçı tarafından saraya sunulan o zamanlardaki isimiyle güllü aş tatlısının ilk başta nişasta ve sudan oluşan karışımın sac üzerinde pişirilerek ardından oluşan yufkaların süt şerbetiyle ıslatılmasından ortaya çıktığını aktardı. Yapımı ve sindirimi kolay olan tatlının püf noktalarına değinen Usta, süt şerbetinin yufka üzerine çok sıcak şekilde dökülmemesi ve kuruyemişle yapıldığı taktirde ise 1 gün içerisinde tüketilmesi gerektiğini vurguladı.






Güllaç tatlısının Osmanlı mutfağından çıktığını söyleyen Dardanos Mutfak Akademisi Asistanı Emre Usta, "Güllaç adından anlaşılacağı üzere aslında güllü aştan gelmekte. Zamanla güllaç adını alıyor son halinde. Başlangıcı Osmanlı zamanına kadar gidiyor, 1400'lere kadar. Elimizde ulaşan ilk kayıtlı belgeye göre 1489 yılında Kastamonulu Ali isimli bir aşçı tarafından saraya sunuluyor bu yemek. Nişasta ve sudan üretilen bu ürün ilk başta elde kalıyor sonrasında hafif bir sütle ıslanarak padişaha sunuluyor. Hafif bir tatlı olduğu için de beğeni kazanıyor. Yavaş yavaş da halkta yayılmaya başlıyor. Yapımı aslında çok basit, nişasta ve suyu aslında sac üzerinde pişirmekle elde edilen bir ürün. Daha sonrasında şeker ve süt karıştırılıp bu elimizde oluşan yufkaya ekleniyor. Biraz da gül suyu ile birlikte harmanlanarak son halini alıyor diyebiliriz" dedi.






Güllaç tatlısı yapımının püf noktalarını anlatan Emre Usta, "Püf noktası aslında kaynattığımız sütün aşırı kaynar olmaması. Yufkayı eklediğimiz zamanda çünkü aşırı kaynar olursa yufkayı eritecektir. O yüzden hamur gibi bir kıvam elde edeceğiz. Bu da istemediğimiz bir şey. Aynı zamanda çok da soğuk olursa süt bu sefer de yufkalar süt içine çekmeyeceği için sert bir yapıda kalacaktır. Bizim tabirimizde eli yakmayacak derecede bir sıcaklıkta olması gerekiyor sütün. O da takriben 40-50 derece civarlarında. Orjinali en basitinde dediğim gibi yufkanın sadece süt ile ıslatılmış bir versiyonu. Kişi kendi zevkine göre benim kanaatimce şekillendirebilir ürününü. Elinde fındık vardır, fındık koyabilir. Ceviz vardır, ceviz koyabilir. Nar vardır, nar koyabilir. Tamamen kendi zevkinize kalmış bir şey. Bugün de mesela ben ekstra olarak vanilya ekleyeceğim. Çünkü güzel gideceğini düşünüyorum. Biraz da gastronomide açılmakta özgürsünüz diyebilirim. Bu arada yine kuruyemişleri ekleyecekseniz bir gün içerisinde tüketmeniz gerekmekte. Çünkü kuru yemiş ne kadar çok kalırsa içerisinde sıvı bir ürün olduğu için bir nebze çekecektir kuru yemişler onu ve kararma olacaktır. Bu da istemediğimiz bir şey" ifadelerini kullandı.






Güllaç tatlısının hafif bir tatlı olması sebebiyle iftar sofralarını süslediğini aktaran Usta, sözlerine şöyle devam etti: "Ramazan ayında tüketilmesinin en büyük sebebi aslında hafif bir tatlı olması. Tüm gün oruç tutup aç kaldıktan sonra oluşan o açlıkla birlikte oluşan düşen şeker ihtiyacını ani bir yükleme yapmıyor. Bu nedenle hafif bir doyuruculuk sağlayıp günün tatlı ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor."






Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.