logo
02 HAZİRAN 2026

“Haaland’ı anlaşmamıza rağmen alamadık”

Galatasaray'ın eski futbolcusu ve yardımcı antrenörü Necati Ateş, yıldız golcü Erling Haaland'ı ellerinden nasıl kaçırdıklarını yıllar sonra anlattı

27.07.2024 18:02:00 / Güncelleme: 27.07.2024 18:07:58
Ruhi Sarı
“Haaland’ı anlaşmamıza rağmen alamadık”
“Haaland’ı anlaşmamıza rağmen alamadık”
Tam bir gol makinesi olan Erling Haaland, İngiliz ekibi Manchester City'nin hem İngiltere hem de Şampiyonlar Ligi şampiyonluklarında büyük rol oynadı.

Premier Lig'de oynadığı 66 maçta 63 gol atma başarısı gösteren Norveçli golcünün adı şimdilerde Real Madrid ile anılıyor.

Galatasaray'ın bu futbolcuyu elinden nasıl kaçırdığını ise Necati Ateş, itiraf etti. Ateş, Fatih Terim'in yardımcılığını yaptığı dönemde scout ekibinden kendilerine Haaland'ın isminin geldiğini ve futbolcuyu izlemeye gittiklerinde bayıldıklarını söyledi.

8 milyon euroluk anlaşma bozulmuş
O dönemde yıldız golcünün 17 yaşında olduğunu anlatan ve Fatih Terim'in isteği doğrultusunda Norveç'teki Molde Stadı'na gittiklerini dile getiren Ateş, "Molde Stadı'na gittik önümüzde 70-80 tane scout ekibi var. Real Madrid, Barcelona, Juventus, Manchester City, Manchester United aklınıza gelebilecek kim varsa herkes Haaland'ı izlemeye gelmiş. 10 dakika izledik, 10 dakikada 2 gol attı. Telefonda tacizde bulunmaya başladık hocaya 'bunu almamız lazım, bu oyuncuyu bitirmemiz lazım' diye. O dönem 8 milyon euroluk bir anlaşma yaptık. Maalesef Finansal Fair Play'den bize ceza geldi ve alamadık çok üzüldüm." ifadelerini kullandı.

Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi

A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı

02.06.2026 00:53:00
AA
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı.

Daha önce 32 takımla düzenlenen organizasyon, ilk kez 48 takımla gerçekleştirilecek. ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa organize edeceği 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avrupa'dan 16 takım yer alacak.

Katar'daki 2022 Dünya Kupası organizasyonuna gidemeyen 7 Avrupa ülkesi, 2026'da mücadele edecek.

Milenyum öncesindeki son Dünya Kupası olan 1998'deki turnuvaya katılan Avrupa ülkelerinden Norveç, İskoçya ve Avusturya, 28 yıl sonra 2026 Dünya Kupası'nda yer almaya hak kazandı. Bu üç ülke, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılarak 28 yıllık özleme son verdi.

Türkiye, 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda

A Milli Futbol Takımı, 2002'den sonra 24 yıllık aranın ardından ilk kez 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak.

Ay-yıldızlılar, 2002 sonrasında düzenlenen 5 turnuvaya katılma başarısı gösteremedi.

Türkiye, Japonya ve Güney Kore ortaklığında düzenlenen 2002'deki organizasyonu ise 3. sırada tamamlamıştı.

Çekya, Bosna Hersek ve İsveç

Dünya Kupası özlemini sona erdirecek diğer ülkelerden Çekya, son olarak 2006 yılındaki Dünya Kupası'nda mücadele etmişti.

Bosna Hersek ise yer aldığı 2014 Dünya Kupası'nın ardından iki turnuva kaçırdıktan sonra 2026'da sahne alacak.

İsveç ise Rusya'daki 2018 Dünya Kupası'na katıldıktan sonra 2022 Dünya Kupası'nı kaçırmıştı.

Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile yaptığı maçı 4-0 kazandı

01.06.2026 22:50:00
AA
Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!
Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!
A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile yaptığı maçı 4-0 kazandı.

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile oynadığı maçın 1. dakikasında gole yaklaştı. Rakip ceza sahasına yakın bölgede Orkun Kökçü'nün pasında Can Uzun ceza sahası sol çaprazında topla buluştuktan sonra şutunu çekti, meşin yuvarlak üst direkten oyun alanına döndü.

2. dakikada ay-yıldızlılar 1-0 öne geçti. Sağ taraftan gelişen atakta çizgiye inen Oğuz Aydın'ın yerden içeri çevirdiği topa Orkun Kökçü, altıpas önünde gelişine sert vurdu ve meşin yuvarlak ağlara gitti.

16. dakikada Türkiye, skoru 2-0 yaptı. Orta alandan hızlı atakla başlayan hücumda Can Uzun soldan bindiren Eren Elmalı'ya topu bıraktı. Eren sola indikten sonra topu arkasında kalan Can'a bıraktı. Can Uzun ceza sahasında sol çaprazdan çektiği şutla topu ağlara gönderdi.

44. dakikada ceza sahasının sol tarafında topla buluşan Miovski'nin arka direğe ortasında topu kapan Alioski, Ozan Kabak'tan sıyrılarak şutunu çekti. Kaleci Altay Bayındır yaptığı müdahaleyle topun ağlarla buluşmasını engelledi.

45+3. dakikada sağ tarafta topla buluşan Oğuz Aydın, ceza sahasında rakibinden sıyrılarak şutunu çekti, kaleci gole izin vermedi.

Karşılaşmanın ilk yarısı Türkiye'nin 2-0 üstünlüğüyle sona erdi.

İkinci yarı



53. dakikada ay-yıldızlılar skoru 3-0 yaptı. Can Uzun'un ceza sahası dışından içeri gönderdiği uzun topu, Deniz Gül kafayla dokunarak ağlarla buluşturdu.

70. dakikada Türkiye şık bir organizasyonla 4. golü buldu. Arda Güler'in topuk pasıyla sağdan çizgiye inen İrfan Can Kahveci'nin içeri çevirdiği topu Barış Alper Yılmaz düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi.

Karşılaşma Türkiye'nin 4-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun

Fenerbahçe'de başkan adaylığını açıklayarak seçim sürecine damga vuran Hakan Safi’nin, "İki milli futbolcuyla anlaştık" müjdesinin ardındaki dev isimler sızdı. Sarı-lacivertli camiada heyecan yaratan "yüksek vizyon" projesinin merkezinde, A Milli Takım’ın dünyaca ünlü kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile Avrupa futbolunun gelecekteki en büyük yetenekleri arasında gösterilen genç yıldız Can Uzun’un yer aldığı iddia edildi

01.06.2026 12:23:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe başkan adaylığını açıklayan Hakan Safi, camiada heyecan yaratan iddialı transfer açıklamalarıyla gündeme damga vurdu. Seçim çalışmalarına hız kesmeden devam eden Safi, taraftarları heyecanlandıracak müjdeyi vererek, "İki tane milli oyuncuyla anlaştık, onları da yakında açıklayacağız" dedi.






SALİH ÖZCAN VE ZEKİ ÇELİK

Bu açıklamaların ardından kulisler hareketlenirken, akıllara gelen ilk isimler ve transfer listesinin perde arkası netleşmeye başladı. Safi'nin "anlaştık" dediği gizemli milli oyuncular için spor kamuoyunda ibre, sözleşmeleri sona eren iki yıldıza döndü. Sağ bek arayışındaki Fenerbahçe için milli savunmacı Zeki Çelik ve orta sahaya dinamizm katması beklenen Salih Özcan, kulislerde konuşulan ilk iki isim olarak öne çıkıyor.






4 GENÇTEN 1'İ YA DA 2'Sİ

Hakan Safi'nin her fırsatta vurguladığı "yüksek vizyonlu kulüp yapısı" ve gençleşme operasyonu doğrultusunda, Avrupa'da ve ligimizde parlayan genç yetenekler de listeye dahil edildi. Safi'nin listesinde olduğu konuşulan ve geleceğe yatırım gözüyle bakılan o isimler:

- Deniz Gül
- Can Uzun
- Aral Şimşir
- Yusuf Akçiçek






ÇALHANOĞLU VE BERKE ÖZER

Fenerbahçe'nin mevcut kadro yapısı ve acil ihtiyaçları düşünüldüğünde ise taraftarların ve otoritelerin beklentisi çok daha büyük isimler üzerinde yoğunlaşıyor.

Takımın lider oyuncu ve yaratıcı orta saha eksikliğini gidermek adına A Milli Takım'ın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ismi yüksek sesle konuşulmaya başlandı.






Öte yandan Ederson'u istemeyen Hakan Safi'nin Fransa Ligi'nde sezonun en iyisi seçilen Berke Özer'i de acil ihtiyaçlar listesine eklediği düşünülüyor.

Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak

Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü 

01.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi'nin seçilirse futbol şubesinde devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü. Paolo Maldini, yeni dönemdeki transfer "prensini" İtalya'da belirledi! Milan efsanesinin bir oğulunun menajerliğini yürüten diğer oğlunun ise beraber çalıştığı menajer Beppe Riso, Hakan Safi'yle Fenerbahçe'yi ileriye götürmek için çalışacak.

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesinde başkan adaylarından Hakan Safi futbol şubesinde devrim yaratacak küresel iş birlikleri için gaza bastı. Kulübün vizyonunu uluslararası arenaya taşımayı hedefleyen Safi, yeni dönem futbol yapılanması, teknik direktör ve transferler için en iyisini yokluyor. Hafta içi çok daha hareketli geçmesi beklenen süreçte Safi'nin en büyük kozu ise dünya futbolunun efsane ismi Paolo Maldini olacak.






MALDINI'NİN BİR OĞLUNUN MENAJERİ

Hakan Safi'nin yurt dışı transfer operasyonlarını emanet ettiği Maldini, güçlü bağlantılarını Fenerbahçe için devreye soktu. Sürecin en büyük sürprizi ise Şampiyonlar Ligi için gidilen Budapeşte'de gerçekleşen dev zirve oldu.

Maldini, Hakan Safi ile birlikte, AC Milan döneminde şampiyonluk kadrosunu kurarken çok yakından çalıştığı dünyaca ünlü menajerler Fali Ramadani ve Beppe Riso'yu bir araya getirdi. Safi başkan olması durumunda yurt dışı transfer operasyonlarında bu iki menajerden tam destek alacak.






DİĞER OĞLU DA ONUNLA ÇALIŞIYOR

Maldini, Ramadani ve Riso arasındaki bu güçlü iş birliği, geçmişe dayanan köklü ilişkilere ve güvene dayanıyor. İtalyan menajer Riso, Maldini'nin oğlu Daniele'nin de menajerliğini yürütüyor. Ayrıca Maldini'nin futbolu erken bırakan büyük oğlu Christian Maldini de yeşil sahalara veda ettikten sonra menajerlik kariyerine adım atarak Riso'nun sahibi olduğu GR Sports ajansına katıldı.






AC MILAN'DA BALKAN KOLONİSİ

Maldini, Milan'da sportif direktörlük yaptığı dönemde kazanılan Serie A şampiyonluğunun en kritik parçalarından biri olan Ante Rebic transferini Ramadani üzerinden yürütmüştü. Keza Real Madrid'den Luka Jovic transferi ve Nikola Milenkovic gibi isimlerin süreçlerinde de Maldini, Ramadani ile olan direkt ve güçlü ilişkisini her zaman ana kozu olarak kullanmıştı.






BALKAN ASILLI OYUNCULARLA DEVAM

Stratejinin en dikkat çekici detaylarından biri ise transfer edilecek oyuncuların profiliyle ilgili. Fenerbahçe tarihine bakıldığında Balkan asıllı oyuncuların takıma hızla adapte olması ve şampiyonluklarda büyük rol oynaması, Paolo Maldini'nin de radarına girdi.

Balkan kökenli oyuncuların karakterine ve aidiyet duygusuna inanan Maldini, bu coğrafyanın oyuncu pazarını elinde tutan en güçlü isim olan Fali Ramadani ile tam da bu noktada stratejik bir ortaklık öngörüyor. Fenerbahçe'nin yeni dönemde rotayı yeniden Balkan pazarına çevirmesi bekleniyor.






4 ÖNEMLİ TRANSFER GELECEK

Hakan Safi ve kurmayları, bu hafta içi Maldini'nin de içinde bulunacağı yoğun bir seyahat ve görüşme trafiğine giriyor. Listenin ilk sırasında camianın sabırsızlıkla beklediği teknik direktör koltuğu yer alıyor. Teknik direktörün hemen ardından takviye yapılacak ana bölgeler de belirlendi:

-Stoper (Savunmanın lideri)
-Santrfor (Gol yollarını sırtlayacak isim)
-Kanat (Hücuma dinamizm katacak profiller)






SAFİ İDDİALI MESAJLAR VERİYOR

Hakan Safi cephesinden gelen bilgiler, hafta başından itibaren basına sızacak isimlerin taraftarı heyecanlandıracağı yönünde. Sarı-lacivertli camiaya "beklemede kalın" mesajı verilirken, bu hafta atılacak adımların seçimin kaderini de doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor

Oynattığı kontrollü ve sabırlı oyun tarzı nedeniyle yıllarca acımasızca eleştirilen Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Hakan Safi'nin takımın başına getirmek istediği Antonio Conte'nin yanında hücum dehası gibi kalıyor. Juventus, Chelsea ve Inter gibi devlerde kupalar kazanmasına rağmen sergilediği defansif oyun yüzünden futbol dünyasını adeta isyana teşvik eden Antonio Conte, modern futbolun gördüğü en 'sıkıcı' oyunun ordinaryüsü kabul ediliyor

01.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Futbol dünyası uzun yıllar "sıkıcı futbol", "yana pas", "hücum coşkusunun katledilmesi" gibi kavramları Türkiye'de Aykut Kocaman, dünyada da Jose Mourinho ile özdeşleştirdi. Ancak Fenerbahçe'nin gündemine gelen hatta Hakan Safi'nin anlaştığı iddia edilen Antonio Conte, Juventus, Chelsea, Inter ve Tottenham maceralarında "sıkıcı futbolun imparatoru" unvanını kazandı.






5'Lİ SAVUNMA İLE İZLEYENLERE İŞKENCE

İtalyan hocanın sahaya sürdüğü 5'li savunma blokları, topu bilerek rakibe bırakması ve tamamen "rakibin hata yapması" üzerine kurulu kelepçeli futbolu, futbol kamuoyunun sabrını taşırdı. Öyle ki, Avrupa medyası ve eski futbolcular Conte'nin bu tarzını "Futbol Katilliği"  olarak nitelendirdi.






HER DAİM YERDEN YERE VURULDU

- Jamie Carragher (Sky Sports / Eski Liverpool Kaptanı):

Conte gibi milyonlarca sterlin kazanan elit bir menajerin takımını sahaya bu kadar korkak, bu kadar geride ve tamamen rakibin hata yapmasını bekleyen bir acizlikle çıkarmasını kabul edemiyorum. Bu futbol sıkıcı, paranızı çöpe atmaktır.

- Maurizio Sarri (Teknik Direktör):

Eğer takımımın 30 dakika boyunca kendi ceza sahası önünde sadece defans yapıp kontratak beklediğini görseydim, kulübeden kalkar eski mesleğim olan bankacılığa geri dönerdim. Ben bu oyundan keyif almak istiyorum.

- Peter Crouch (Eski İngiliz Santrfor):

Onun takımlarını iç sahada izlemek taraftar için işkence. Kendi evinizde oynuyorsunuz ve takım topu tamamen rakibe bırakıp kalesinin önüne hat kuruyor. Bu izlemesi son derece sıkıcı, coşkusuz bir oyun.






KENDİSİNİ "SERİ KAZANANIM" OLARAK GÖRÜYOR

Dünya onun futbolunu "sıkıcı ve defansif" diye yerden yere vururken, Antonio Conte bu eleştirilere karşı kendini nasıl savunuyor? İşte açıklaması:

- İstediğinizi söyleyebilirsiniz, futbolumu sıkıcı bulabilirsiniz ama benim geçmişim çok net konuşuyor. Ben bir 'seri kazananım'. Benim işim insanları eğlendirmek değil, kupayı kulübe getirmektir.






CONTE, KOCAMAN'A RAHMET OKUTUR

Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Türkiye'de topa sahip olarak tempoyu kontrol etmeyi ve oyunu bir satranç gibi yavaşlatmayı seçiyordu. Safi'nin adayı Conte ise topu tamamen rakibe teslim edip, kendi ceza sahası yayında adeta etten bir duvar örüyor.

Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?

Rafael Leao için transfer piyasası alev aldı! Matteo Moretto’nun "Galatasaray’ın ciddi ilgisi var" açıklamasıyla transfer savaşı başlarken, ezeli rakip Fenerbahçe de pusuda bekliyor 

01.06.2026 11:22:00
Haber Merkezi
Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?
Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?
AC Milan defterini kapatarak yeni bir meydan okumaya yelken açtığını resmen ilan eden Rafael Leao için transfer piyasası alev aldı! Matteo Moretto'nun "Galatasaray'ın ciddi ilgisi var" açıklamasıyla transfer savaşı başlarken, ezeli rakip Fenerbahçe de pusuda bekliyor. Peki, sol çizgide bir dünya markası olan 26 yaşındaki yıldız futbolcu hangi takımın oyun sistemine daha çok uyuyor?






Adı uzun süredir Fenerbahçe ve Galatasaray'la anılan Rafael Leao, AC Milan'a veda etmeye hazırlandığını resmen duyurdu. Şöyle açıkladı dünyaca ünlü yıldız ayrılık kararını:

- Bence kişisel olarak Milan'a verebileceğim her şeyi çoktan verdim. Ben de yeni bir ligde yeni bir meydan okuma hedefliyorum.






MORETTO SON DURUMU AÇIKLADI

Bu flaş vedanın ardından transfer bombacısı Matteo Moretto, Süper Lig'i ayağa kaldıracak kulis bilgilerini paylaştı:

- Türkiye'den Galatasaray, Rafael Leao ile ilgileniyor. Çünkü ortada Galatasaray'ın ciddi bir ilgisi var. Premier Lig tarafında da bazı kulüpler devrede... herhangi birinin diğerlerinden daha ileri bir aşamada olup olmadığını bilmiyorum ancak şu an için daha çok durum yoklaması yapıyorlar. Barcelona ise artık yarışta değil, şu anda devrede bulunmuyor.

Fenerbahçe'nin de Leao için pusuda beklediği bilinirken, akıllardaki o kritik soru önem kazanıyor:
Rafael Leao'ya kimin daha çok ihtiyacı var?






KİMİN DAHA ÇOK İHTİYACI VAR?

Galatasaray, sol kanatta yaratıcılık ve adam eksiltme problemi yaşadığı anlarda kapalı savunmaları açmak için Leao'yu bir "çilingir" olarak kullanabilir.

Fenerbahçe'nin oyun yapısının Leao'ya daha çok ihtiyacı var. savunmaları yıpratma konusunda dünyanın en iyilerinden biri olan Leao, Fenerbahçe'nin dikine oyununa daha rahat uyum sağlayabilir.






FENERBAHÇE'NİN KISIRLIĞINI ÇÖZECEK

- Fenerbahçe'nin maç başına 7.9 başarılı top sürme oranı var. Leao gibi bir dripling canavarı, sarı-lacivertlilerin bu geçiş oyununu elite seviyeye çıkarabilir.

- Fenerbahçe ceza sahası dışından 242 şut denerken, bunların sadece 11'i gol oldu. Portekizli yıldızın sol çizgiden içeri kat edip uzak köşeye vurduğu şutlar, bu kısırlığı çözecek cinsten.






GALATASARAY İÇİN KAOS YARATIR

- Galatasaray, maç başına 3.5 büyük şans üretmesine rağmen 1.9'unu kaçırdı. Leao, sadece bir bitirici değil; ceza sahası çevresinde yarattığı kaosla savunma eşleşmelerini darmadağın eden bir aktör.

- Sarı-kırmızılıların hücum hattında sol ayak golü (16) ile sağ ayak golü (45) arasında büyük fark var. Hücumun sol yönünü domine edebilir. Leão, Galatasaray setine bambaşka bir boyut katabilir.

UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü

Fenerbahçe’de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti

01.06.2026 10:39:00
Haber Merkezi
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
Fenerbahçe'de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti.

Yıldırım cephesinden ise "Mourinho ve transferlerin ağır maliyetini B planı yapmadan ucu açık yetkilere bağlayan yönetim suçludur" yanıtı gecikmedi. Asıl büyük kavga ise UEFA yaptırımları masaya yatırıldığında çıkacak gibi duruyor!

Fenerbahçe gelecek hafta sonu yeni başkanını seçecek. Aynı zamanda bu hafta içinde çok konuşulan UEFA cezasının resmiyet kazanması da bekleniyor. 10-15 milyon Euro'luk finansal limit aşımı cezası gündemde. Camiada kulübü bu cezayla karşı karşıya bırakan süreçle ilgili karşılıklı suçlamalar peş peşe gelmeye devam ediyor. Başkan adaylarından Hakan Safi faturayı rakibi Aziz Yıldırım'a kesti.







HAKAN SAFİ'NİN SERT SÖZLERİ

- Fenerbahçe geçtiğimiz sezon içerisinde kaynak girişini doğru zamana yetiştiremediği için UEFA harcama limitini aştı ve bir cezayla karşı karşıya kaldı. Peki Fenerbahçe kulübü kaynak girişini neden zamanında yetiştirmedi? Bunu da sanırım hatırlatmak gerekiyor.







- Geçtiğimiz Eylül ayında kongrede 11,12 ve 13. maddeler oy çokluğuyla reddedildi. Fenerbahçe Spor Kulübü halihazırdaki projelerini hayata geçirmek için bir mali kongre daha düzenlemek zorunda kaldı ve kulübe yapılacak kaynak girişi gecikti.

- O gün, seçim stratejisi nedeniyle, bu maddeleri onaylatmam diyenler bugün bu cezanın sorumluluğunu da taşımalı diye düşünüyorum. Kongre üyelerinin de bu konuda doğru bilgilendirilmesi çok önemli.







20 EYLÜL'DEKİ GENEL KURUL

Safi'nin gündeme getirdiği ve mali kayıtların doğruladığı süreç 20 Eylül 2025 tarihindeki Olağanüstü Genel Kurul'a dayanıyor. O dönem mevcut yönetim; Ataşehir Kayışdağı ve Küçükbakkalköy'deki mülkler başta olmak üzere kulüp taşınmazları üzerinde kiralama, satış ve proje ortaklığı geliştirebilmek adına genel kuruldan geniş yetkiler talep etti (11, 12 ve 13. maddeler).







AZİZ YILDIRIM REDDİ SAĞLADI

Ancak Aziz Yıldırım'ın başını çektiği muhalif kanat "ucu açık ve denetimsiz yetki verilmemesi" yüzünden bu maddeleri oy çokluğuyla reddetti. Yönetim, tıkanıklığı aşmak için Ekim 2025'te yeniden bir mali kongre düzenledi. Bu iki kongre arasında yaşanan 1 aylık idari rötar, kulübün kasasına girmesi planlanan sıcak paranın UEFA'nın bütçe denetleme takvimine yetişmemesine yol açtı.







DİREKT ETKİSİ DE YOK

UEFA bütçe dengesinin bozulmasındaki tek etken "gelirlerin gecikmesi" değil. Jose Mourinho ile imzalanan yüksek bütçeli sözleşme ve ardından kadroya dahil edilen Kerem Aktürkoğlu'nun bonservis ve maaş yükleri... futbol takımı harcamalarını tavan yapması. UEFA, gelir-gider dengesindeki bu radikal sapmayı ve limit aşımını affetmeyerek para cezası kesmesi bekleniyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.