Tüm insanlık âleminin özlemini çektiği, hasretle yolunu beklediği bir nesil…
Hele hele, hassaten ve özellikle İslam âleminin, bugün giriftar olduğu sayısız, ferdi ve toplumsal dertlerin dermanı için, yığın yığın problemlerin çözümü için adeta çırayla, mumla aradığı bir kuşak…
Diğer milletlerin çoğu; 'hak yemeyen ve hakkını yedirmeyen bir nesil' projesini, yasalarla, anayasalarla, kolluk kuvvetlerinin sıkı denetimleriyle bir ölçüde hayata geçirmişler ama ne yazık ki halkı Müslüman olan ülkeler, iki taraflı boşluk yaşadıkları için, bu sahada da hayli gerideler.
İslam ülkelerinde kanunlar var ama sadece zayıflara, sadece alt kesimlere uygulanıyor, hemen hepsinde ortaya çıkmış olan imtiyazlı sınıflar, kanundan, nizamdan, düzenden ve ahlaki hassasiyetlerden muaf bir hayat yaşıyorlar.
Hal böyle olunca, hem ahlaki kurallar hem de yazılı yasalar ve konulan kanunlar imtiyazlı kesimler arasında, yöneticiler katında uygulanmayınca, yetişmekte olan kuşaklar adeta her türlü boşluğa salıverilmiş oluyorlar.
Hak yemeyen ve hakkını yedirmeyen nesillerden ve yöneticilerden mahrum milletlerin de çokça örneklerinde görüldüğü üzere hayatın hiç bir alanında ileriye doğru müspet bir adım atmaları mümkün olmuyor.
Bir toplumda hakkı yenilenler, alın terleri ve emekleri sömürülenler varsa bu demektir ki, bu kötülükleri işleyen, yani birilerinin emekleri ve hakları üzerine çöken ve çöreklenen kesimler de var.
Bir yanda, haklı olarak hak mücadelesi veren, alın terinin ve emeğinin peşine düşüp tam karşılığını almaya çalışan, yani hakkını yedirmemeye uğraşan kitleler, diğer tarafta da, bir avuç mutlu azınlık ama, daima başkalarının haklarını gasp ederek sürekli semiren kesimler…
Kimi zaman açıktan, göstere göstere, kimi zaman da el altından, saman altından su yürüterek, dolaylı yollardan alt kesimlerin, yoksul kitlelerin emeklerine çökme faaliyetleri, çevrilen fırıldaklar, çevrilen dolaplar ve sergilenen düzenbazlıklar, hakları gasp edilen kesimlerde ne ahlak bırakıyor ne de kurallara uyma hassasiyeti.
Yöneticileri ile yönetilenleri ile, hak yemeyen ve hakkını da kimselere yedirmeyen fertleri ve nesilleri yetiştiren milletler, dünya milletleri arasında her bakımdan yıldızlar gibi parlarken, bu çok önemli işi başaramayan milletler ise her geçen gün zifiri karanlıklara batmaya devam ediyorlar.
Hak yemeyen ve hakkını da yedirmeyen örnek insanların bu toplumda yaşamakta olduklarına inanmak istiyoruz.
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026

























































