logo
24 HAZİRAN 2026

Hakan Fidan: YPG'nin silah bırakmasını bekliyoruz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'de Dürziler ile Bedeviler arasındaki çatışmalar ve ülkenin "bölünme tehlikesine" dair uyarıda bulunarak, "Bunu fırsat bilen bazı diğer gruplar, bunlar ülkenin kuzeyinde, güneyinde, doğusunda, batısında hareketlenme emareleri gördük. Birtakım beyanatlar, demeçler. Ve biz orada Türkiye olarak ihtarımızı, uyarımızı vermek zorundaydık. Çünkü biz ülkenin birliğini, bütünlüğünü istiyoruz." dedi.

26.07.2025 00:29:00
Anadolu Ajansı
Hakan Fidan: YPG'nin silah bırakmasını bekliyoruz
Hakan Fidan: YPG'nin silah bırakmasını bekliyoruz

Bakan Fidan, NTV'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Suriye'deki gelişmelere ve Türkiye'nin tutumuna ilişkin Fidan, Suriye'nin Türkiye'nin milli güvenliği için öneminin tartışılmaz olduğunu vurgulayarak, komşu ülkelerde birlik, düzen ve dirlik olmasının Türkiye açısından önemine işaret etti.

Fidan, Türkiye'nin bir numaralı hedefinin bölgede sükuneti, istikrarı ve güvenliği sağlamak olduğunun altını çizerek, Suriye'de Türkiye'nin, bölge ülkelerinin, Avrupa Birliği'nin ve ABD'nin destek verdiği bir sürece girildiğini kaydetti.

Suriye'deki yeni yönetimin bu süreçte pozitif cevaplar verdiğini aktaran Fidan, "Suriye'nin bölünmesinden ve istikrarsızlığından, güçlenmemesinden faydalanabilecek aktörlerin, Suriye'nin içinde bulunduğu çaresizlik, ümitsizlik ve olumsuzluk çukurunda debelenmesini istediklerini hep görüyorduk. Ortaya koyduğumuz diplomatik müzakerelerle, ortada bütün uluslararası toplumun yaptığı çalışmalarla, böyle bir beklenen tablo çıkmayınca, bu sefer kendileri başka bir senaryo uygulamaya koydular." diye konuştu.

Fidan, İsrail'in böyle bir amacı olduğuna işaret ederek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Suriye'nin istikrarıyla ilgili çok da olumlu düşünmediğini söylediğini anımsattı.

"Türkiye olarak uyarımızı vermek zorundaydık"

Süveyda'da Dürziler ile Bedeviler arasında ortaya çıkan çatışmaları lanetlediklerini, doğru bulmadıklarını ve sorumluların bir an önce cezalandırılması gerektiğini belirten Fidan, şunları kaydetti:

"Ama bunu fırsat bilen bazı diğer gruplar, bunlar ülkenin kuzeyinde, güneyinde, doğusunda, batısında hareketlenme emareleri gördük. Birtakım beyanatlar, demeçler. Ve biz orada Türkiye olarak ihtarımızı, uyarımızı vermek zorundaydık. Çünkü biz ülkenin birliğini, bütünlüğünü istiyoruz. Şuna da karşıyız: Ülkede birlik, bütünlük sağlanacak diye ülkedeki etnik kimlikleri, dini kimlikleri ezmek ne kadar yanlışsa, etnik ve dini kimlikler kendilerini iyi hissetsinler diye ülkenin geri kalanını ateşe atmak o kadar yanlış. Bunun altın dengesini bulup o formülle gitmek gerekiyor."

Fidan, Türkiye ve birçok ülkenin, merkezi hükümetin herkesin kimliğine, hukukuna, yerel yönetimlerdeki etkisine saygı duyacağının altını çizdiğini aktararak, "Ama kimsenin elinde, devlet gücü dışında silah olmayacak. Devlet de sadece benim elimde devlet var diye bu grupları tabii ki ezmeyecek." dedi.

İsrail'e istihbarat kanalları ve diğer muhataplarla yapılan konuşmalar üzerinden aynı mesajları gönderdiklerini anlatan Fidan, "Biz diyoruz ki Suriye'yle ilgili, Suriye'nin toprak bütünlüğüne kimse dokunmasın. Suriye, bölgesindeki hiçbir ülkeye tehdit oluşturmasın, hiçbir ülke de Suriye'ye tehdit oluşturmasın. Buna mümkün kılacak bir anlayış birliği ve eylem birliği içerisinde olalım. Bizim derdimiz bu." ifadelerini kullandı.

"(PKK/YPG) 10 Mart'taki anlaşmayı hayata geçirmesini bekliyoruz"

Fidan, daha önceki "(Suriye'de) Şiddet kullanarak bölmeye ve istikrarsızlaştırmaya doğru giderseniz, biz bunu kendi milli güvenliğimize yönelik doğrudan tehdit olarak algılar ve müdahale ederiz" sözlerinin kapsamına ilişkin, şunları kaydetti:

"Tehdidin niteliğine bağlı. Bakın şöyle bir şey var. Diyelim, YPG'nin elindeki silahlı unsurlar, şu anda kendi kendini lağvetmiş değil. Bu insanların 10 Mart'ta imzalanan anlaşmayı hayata geçirmesini bekliyoruz biz. Böyle bir olumlama içerisinde, bir olumlu atmosfer içerisinde konunun gitmesini istiyoruz. Hiçbir kan dökülmeden, sıkıntı olmadan, Kürtlerin kimlikleri, hakları, hukukları da korunarak, başta mal, mülk, vatandaşlık olmak üzere, kültürleri, herkesin kendini eşit hissedeceği yeni bir Suriye'ye beraber adım atmalarını istiyoruz."

Türkiye ile Suriye arasında savunma alanında olası bir işbirliği konusuna ilişkin, iki ülke arasında terörle mücadele başta olmak üzere savunma işbirliği yapmak kadar normal bir şey olmadığını belirten Fidan, Suriye'nin teknik desteğe, silahlı kuvvetler başta olmak üzere temel devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması konusunda çok ciddi bir yardıma ihtiyacı olduğuna dikkati çekti.

Savuna alanında meşru işbirliğini destekliyoruz

Fidan, Suriye'de devlet kurumları yapılandırılmazsa güvenlik, düzen ve hizmet sağlamanın mümkün olmadığına değinerek, "Sağlık, eğitim, ulaştırma, enerji bu konuda sıkıntılar var. Bunları ağır ağır götürmeye çalışıyoruz hep beraber bölge ülkeleriyle. Silahlı kuvvetlerin bir noktada belli bir kapasiteye ulaşması gerekiyor, ki sınırlarını korusun, DEAŞ'la mücadele etsin, terörle mücadele etsin, bölgede farklı türden tehditler olmasın. Bu konudaki meşru işbirlikleri her zaman için bizim desteklediğimiz bir hareket tarzı." diye konuştu.

Suriye'nin güneyindeki Süveyda ilinde 13 Temmuz'da başlayan çatışmalara ilişkin Fidan, bölgede emperyalizm döneminden itibaren üstü kapatılmış sorun alanları olduğunu belirterek, "Bedeviler ile Dürziler arasında cereyan eden çatışmaya açıkçası merkezi yönetimin tarafsız bir şekilde müdahale etmesi çabasına İsrail'in biz engel olduğunu görüyoruz. Zaten stratejik olarak itirazımız bu yönde oldu." diye konuştu.

Fidan, geçen hafta tarafların Amman'da bir araya gelerek belli bir anlayış birliğine vardıklarını belirterek, yalnızca Dürzilerin bir kolunun tamamen anlaşmaya ve yumuşamaya karşı ve "silahla mücadele edip belli bir bağımsızlığa gidecekleri" yönünde bir dil kullanmaya başladığını aktardı.

Mutabakat gereği hafif silahlara sahip hükümet unsurları ve polis güçlerinin Süveyda ve çevresine konuşlandığını kaydeden Fidan, belli bölgelerde ufak çaplı çatışmaların devam ettiğini ancak tarafsız şekilde kontrolün sağlanması için görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.

Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın beklentilerin üzerinde ve kapsayıcı bir siyaset uyguladığına değinerek, merkezi hükümetin gruplar arasındaki olası çatışmalara taraf olmaması, müdahale etmesi ve müdahale ettikten sonra da sorumluları bulduğunda cezalandırması gerektiğini; Şara'nın da bu konularda elindeki imkanlarla müdahale ettiğini dile getirdi.

ABD'nin Suriye'ye yönelik politikası

ABD'nin Suriye'ye yönelik tutumuna dair Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın bölgede dengeleri anlayan ve belli bir tarafsızlığı yansıtma gayretinde olan bir temsilci olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin bunu takdir ettiğini ve yıllardır beklenen özgün bir vizyon olduğunu dile getirdi.

ABD ile İsrail arasındaki ilişkilere dair Fidan, "Amerikan iç politikasının şekillenmesinde İsrail'in, İsrail lobilerinin ve siyonist düşüncenin çok yapısal bir etkisi var." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'de bu mekanizmanın dışında hareket eden ve özgün yaklaşımlı liderlerin ve siyasetçilerin ortaya çıktığına işaret eden Fidan, ilk önce İsrail'i değil, ABD'yi düşünen insanlar da olduğunu ifade etti.

Fidan, Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin merkezi sisteme entegrasyon konusunda görüşmelere ve terör örgütü DEAŞ'le mücadeleye ilişkin, ABD ve bölge ülkeleriyle yürüttükleri bir süreç olduğunu hatırlatarak, Süveyda'daki olaylarla gündem kaymasının ister istemez olduğunu ancak Türkiye'nin gündeminin değişmediğini vurguladı.

"SDG vakit kaybetmeden merkezi hükümetle anlaşmaya varmalı"

Fidan, terör örgütü PKK/YPG'ye çağrıda bulunarak, "SDG'nin vakit kaybetmeden gönüllülük içerisinde merkezi hükümetle bir anlaşmaya varması, vardığı anlaşmanın hayata geçmesi için sahici, kalıcı, aması olmayan adımlar atması önemli. Burada güvence arıyorsa, temel hak, özgürlük ve can mal güvenliğiyle ilgili burada Türkiye gibi ülkelerin şahit tutulması önemli. Onun dışında belli şeyleri bahane ederek ülkede farklı farklı silahlı yapıların varlığının devam ettirilmesi meselesi kabul edilebilir bir konu değil." diye konuştu.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack'ın "PKK/YPG'ye devlet sözü vermedikleri ve entegrasyona yönelttikleri" sözlerini "yerinde bir açıklama" olarak nitelendiren Fidan, olayları yakından değerlendirdiklerinin, Suriye'deki yönetimin meşruiyetini tanıdıklarının ve desteklediklerinin altını çizdi.

Fidan, Suriye'de bir sorun çıktığında ilk önce bu yönetimin müdahil olmasının beklentileri olduğunu ve gerekirse bir miktar Türkiye'nin de destek vereceğini kaydederek, "Nihayetinde her türlü senaryoya da hazır olmamız lazım. Çünkü biz Irak'taki PKK senaryosunu, Suriye'deki PKK senaryosunu tekrar tekrar yaşayıp, ülkemizdeki halkımızın gelecek 40 yılını da bir önceki 40 yılı gibi bir daha bunu yaşatma niyetimiz yok." ifadelerini kullandı.

"Terörsüz Türkiye" süreci

"Terörsüz Türkiye" sürecinde devlet olarak belli hassasiyetlerin gerçeklikle takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Fidan, "Süreç devam ederken vatandaşımızın endişelenmemesi lazım. Burada devlet bir oyuna gelmiyor veya karşı tarafı oyuna getirmiyor. Biz niyetimizde de açığız. Kendimize de dürüstüz, karşı tarafa da dürüstüz. Ne konuşuyorsak onu yapmaya çalışıyoruz." dedi.

Beklentilerinin Türkiye'yle ilgili "hiçbir tehdidin kalmaması" olduğunu belirten Fidan, 11 Temmuz'da X hesabından paylaştığı "Terörsüz Türkiye" mesajına ilişkin "Yani KCK'nın belli bir grubu kendini tehdit olmaktan çıkartıyor olması diğer unsurların bize tehdit olmayacağı manasına gelmiyor. Onun da belli bir şekilde Türkiye'nin onay vereceği şekilde bir tehdit unsuru olmadığını bizim görmemiz lazım. O, ona ilişkin bir ifadeydi." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, yeni dönemde, silah ve çatışma dilini kullanmadan daha modern bir anlayışla, daha medeni bir anlayışla dönüşümün mümkün olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin, bunun olabilmesi için de her türlü alternatife hem idrak olarak, hem kafa olarak, hem de güç olarak hazır olması gerektiğini vurguladı.

Batı başkentlerinde terör örgütü PKK'nın siyasal varlığına izin veren bir anlayış olduğunu ifade eden Hakan Fidan, "Kendi iç hukuklarındaki açık maddeleri ihlal etmedikleri sürece orada onların faaliyet gösteriyor olmasını şey yapmıyorlar. Ben Milli İstihbarat Teşkilatını bıraktığımda Alman İç İstihbarat Teşkilatının her yıl kamuya açık verdiği raporda ülkesinde deklare ettiği PKK'lı sayısı 14 bindi." şeklinde konuştu.
 

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.