logo
31 MART 2026

Hakan Fidan: YPG'nin silah bırakmasını bekliyoruz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'de Dürziler ile Bedeviler arasındaki çatışmalar ve ülkenin "bölünme tehlikesine" dair uyarıda bulunarak, "Bunu fırsat bilen bazı diğer gruplar, bunlar ülkenin kuzeyinde, güneyinde, doğusunda, batısında hareketlenme emareleri gördük. Birtakım beyanatlar, demeçler. Ve biz orada Türkiye olarak ihtarımızı, uyarımızı vermek zorundaydık. Çünkü biz ülkenin birliğini, bütünlüğünü istiyoruz." dedi.

26.07.2025 00:29:00
Anadolu Ajansı
Hakan Fidan: YPG'nin silah bırakmasını bekliyoruz
Hakan Fidan: YPG'nin silah bırakmasını bekliyoruz

Bakan Fidan, NTV'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Suriye'deki gelişmelere ve Türkiye'nin tutumuna ilişkin Fidan, Suriye'nin Türkiye'nin milli güvenliği için öneminin tartışılmaz olduğunu vurgulayarak, komşu ülkelerde birlik, düzen ve dirlik olmasının Türkiye açısından önemine işaret etti.

Fidan, Türkiye'nin bir numaralı hedefinin bölgede sükuneti, istikrarı ve güvenliği sağlamak olduğunun altını çizerek, Suriye'de Türkiye'nin, bölge ülkelerinin, Avrupa Birliği'nin ve ABD'nin destek verdiği bir sürece girildiğini kaydetti.

Suriye'deki yeni yönetimin bu süreçte pozitif cevaplar verdiğini aktaran Fidan, "Suriye'nin bölünmesinden ve istikrarsızlığından, güçlenmemesinden faydalanabilecek aktörlerin, Suriye'nin içinde bulunduğu çaresizlik, ümitsizlik ve olumsuzluk çukurunda debelenmesini istediklerini hep görüyorduk. Ortaya koyduğumuz diplomatik müzakerelerle, ortada bütün uluslararası toplumun yaptığı çalışmalarla, böyle bir beklenen tablo çıkmayınca, bu sefer kendileri başka bir senaryo uygulamaya koydular." diye konuştu.

Fidan, İsrail'in böyle bir amacı olduğuna işaret ederek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Suriye'nin istikrarıyla ilgili çok da olumlu düşünmediğini söylediğini anımsattı.

"Türkiye olarak uyarımızı vermek zorundaydık"

Süveyda'da Dürziler ile Bedeviler arasında ortaya çıkan çatışmaları lanetlediklerini, doğru bulmadıklarını ve sorumluların bir an önce cezalandırılması gerektiğini belirten Fidan, şunları kaydetti:

"Ama bunu fırsat bilen bazı diğer gruplar, bunlar ülkenin kuzeyinde, güneyinde, doğusunda, batısında hareketlenme emareleri gördük. Birtakım beyanatlar, demeçler. Ve biz orada Türkiye olarak ihtarımızı, uyarımızı vermek zorundaydık. Çünkü biz ülkenin birliğini, bütünlüğünü istiyoruz. Şuna da karşıyız: Ülkede birlik, bütünlük sağlanacak diye ülkedeki etnik kimlikleri, dini kimlikleri ezmek ne kadar yanlışsa, etnik ve dini kimlikler kendilerini iyi hissetsinler diye ülkenin geri kalanını ateşe atmak o kadar yanlış. Bunun altın dengesini bulup o formülle gitmek gerekiyor."

Fidan, Türkiye ve birçok ülkenin, merkezi hükümetin herkesin kimliğine, hukukuna, yerel yönetimlerdeki etkisine saygı duyacağının altını çizdiğini aktararak, "Ama kimsenin elinde, devlet gücü dışında silah olmayacak. Devlet de sadece benim elimde devlet var diye bu grupları tabii ki ezmeyecek." dedi.

İsrail'e istihbarat kanalları ve diğer muhataplarla yapılan konuşmalar üzerinden aynı mesajları gönderdiklerini anlatan Fidan, "Biz diyoruz ki Suriye'yle ilgili, Suriye'nin toprak bütünlüğüne kimse dokunmasın. Suriye, bölgesindeki hiçbir ülkeye tehdit oluşturmasın, hiçbir ülke de Suriye'ye tehdit oluşturmasın. Buna mümkün kılacak bir anlayış birliği ve eylem birliği içerisinde olalım. Bizim derdimiz bu." ifadelerini kullandı.

"(PKK/YPG) 10 Mart'taki anlaşmayı hayata geçirmesini bekliyoruz"

Fidan, daha önceki "(Suriye'de) Şiddet kullanarak bölmeye ve istikrarsızlaştırmaya doğru giderseniz, biz bunu kendi milli güvenliğimize yönelik doğrudan tehdit olarak algılar ve müdahale ederiz" sözlerinin kapsamına ilişkin, şunları kaydetti:

"Tehdidin niteliğine bağlı. Bakın şöyle bir şey var. Diyelim, YPG'nin elindeki silahlı unsurlar, şu anda kendi kendini lağvetmiş değil. Bu insanların 10 Mart'ta imzalanan anlaşmayı hayata geçirmesini bekliyoruz biz. Böyle bir olumlama içerisinde, bir olumlu atmosfer içerisinde konunun gitmesini istiyoruz. Hiçbir kan dökülmeden, sıkıntı olmadan, Kürtlerin kimlikleri, hakları, hukukları da korunarak, başta mal, mülk, vatandaşlık olmak üzere, kültürleri, herkesin kendini eşit hissedeceği yeni bir Suriye'ye beraber adım atmalarını istiyoruz."

Türkiye ile Suriye arasında savunma alanında olası bir işbirliği konusuna ilişkin, iki ülke arasında terörle mücadele başta olmak üzere savunma işbirliği yapmak kadar normal bir şey olmadığını belirten Fidan, Suriye'nin teknik desteğe, silahlı kuvvetler başta olmak üzere temel devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması konusunda çok ciddi bir yardıma ihtiyacı olduğuna dikkati çekti.

Savuna alanında meşru işbirliğini destekliyoruz

Fidan, Suriye'de devlet kurumları yapılandırılmazsa güvenlik, düzen ve hizmet sağlamanın mümkün olmadığına değinerek, "Sağlık, eğitim, ulaştırma, enerji bu konuda sıkıntılar var. Bunları ağır ağır götürmeye çalışıyoruz hep beraber bölge ülkeleriyle. Silahlı kuvvetlerin bir noktada belli bir kapasiteye ulaşması gerekiyor, ki sınırlarını korusun, DEAŞ'la mücadele etsin, terörle mücadele etsin, bölgede farklı türden tehditler olmasın. Bu konudaki meşru işbirlikleri her zaman için bizim desteklediğimiz bir hareket tarzı." diye konuştu.

Suriye'nin güneyindeki Süveyda ilinde 13 Temmuz'da başlayan çatışmalara ilişkin Fidan, bölgede emperyalizm döneminden itibaren üstü kapatılmış sorun alanları olduğunu belirterek, "Bedeviler ile Dürziler arasında cereyan eden çatışmaya açıkçası merkezi yönetimin tarafsız bir şekilde müdahale etmesi çabasına İsrail'in biz engel olduğunu görüyoruz. Zaten stratejik olarak itirazımız bu yönde oldu." diye konuştu.

Fidan, geçen hafta tarafların Amman'da bir araya gelerek belli bir anlayış birliğine vardıklarını belirterek, yalnızca Dürzilerin bir kolunun tamamen anlaşmaya ve yumuşamaya karşı ve "silahla mücadele edip belli bir bağımsızlığa gidecekleri" yönünde bir dil kullanmaya başladığını aktardı.

Mutabakat gereği hafif silahlara sahip hükümet unsurları ve polis güçlerinin Süveyda ve çevresine konuşlandığını kaydeden Fidan, belli bölgelerde ufak çaplı çatışmaların devam ettiğini ancak tarafsız şekilde kontrolün sağlanması için görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.

Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın beklentilerin üzerinde ve kapsayıcı bir siyaset uyguladığına değinerek, merkezi hükümetin gruplar arasındaki olası çatışmalara taraf olmaması, müdahale etmesi ve müdahale ettikten sonra da sorumluları bulduğunda cezalandırması gerektiğini; Şara'nın da bu konularda elindeki imkanlarla müdahale ettiğini dile getirdi.

ABD'nin Suriye'ye yönelik politikası

ABD'nin Suriye'ye yönelik tutumuna dair Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın bölgede dengeleri anlayan ve belli bir tarafsızlığı yansıtma gayretinde olan bir temsilci olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin bunu takdir ettiğini ve yıllardır beklenen özgün bir vizyon olduğunu dile getirdi.

ABD ile İsrail arasındaki ilişkilere dair Fidan, "Amerikan iç politikasının şekillenmesinde İsrail'in, İsrail lobilerinin ve siyonist düşüncenin çok yapısal bir etkisi var." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'de bu mekanizmanın dışında hareket eden ve özgün yaklaşımlı liderlerin ve siyasetçilerin ortaya çıktığına işaret eden Fidan, ilk önce İsrail'i değil, ABD'yi düşünen insanlar da olduğunu ifade etti.

Fidan, Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin merkezi sisteme entegrasyon konusunda görüşmelere ve terör örgütü DEAŞ'le mücadeleye ilişkin, ABD ve bölge ülkeleriyle yürüttükleri bir süreç olduğunu hatırlatarak, Süveyda'daki olaylarla gündem kaymasının ister istemez olduğunu ancak Türkiye'nin gündeminin değişmediğini vurguladı.

"SDG vakit kaybetmeden merkezi hükümetle anlaşmaya varmalı"

Fidan, terör örgütü PKK/YPG'ye çağrıda bulunarak, "SDG'nin vakit kaybetmeden gönüllülük içerisinde merkezi hükümetle bir anlaşmaya varması, vardığı anlaşmanın hayata geçmesi için sahici, kalıcı, aması olmayan adımlar atması önemli. Burada güvence arıyorsa, temel hak, özgürlük ve can mal güvenliğiyle ilgili burada Türkiye gibi ülkelerin şahit tutulması önemli. Onun dışında belli şeyleri bahane ederek ülkede farklı farklı silahlı yapıların varlığının devam ettirilmesi meselesi kabul edilebilir bir konu değil." diye konuştu.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack'ın "PKK/YPG'ye devlet sözü vermedikleri ve entegrasyona yönelttikleri" sözlerini "yerinde bir açıklama" olarak nitelendiren Fidan, olayları yakından değerlendirdiklerinin, Suriye'deki yönetimin meşruiyetini tanıdıklarının ve desteklediklerinin altını çizdi.

Fidan, Suriye'de bir sorun çıktığında ilk önce bu yönetimin müdahil olmasının beklentileri olduğunu ve gerekirse bir miktar Türkiye'nin de destek vereceğini kaydederek, "Nihayetinde her türlü senaryoya da hazır olmamız lazım. Çünkü biz Irak'taki PKK senaryosunu, Suriye'deki PKK senaryosunu tekrar tekrar yaşayıp, ülkemizdeki halkımızın gelecek 40 yılını da bir önceki 40 yılı gibi bir daha bunu yaşatma niyetimiz yok." ifadelerini kullandı.

"Terörsüz Türkiye" süreci

"Terörsüz Türkiye" sürecinde devlet olarak belli hassasiyetlerin gerçeklikle takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Fidan, "Süreç devam ederken vatandaşımızın endişelenmemesi lazım. Burada devlet bir oyuna gelmiyor veya karşı tarafı oyuna getirmiyor. Biz niyetimizde de açığız. Kendimize de dürüstüz, karşı tarafa da dürüstüz. Ne konuşuyorsak onu yapmaya çalışıyoruz." dedi.

Beklentilerinin Türkiye'yle ilgili "hiçbir tehdidin kalmaması" olduğunu belirten Fidan, 11 Temmuz'da X hesabından paylaştığı "Terörsüz Türkiye" mesajına ilişkin "Yani KCK'nın belli bir grubu kendini tehdit olmaktan çıkartıyor olması diğer unsurların bize tehdit olmayacağı manasına gelmiyor. Onun da belli bir şekilde Türkiye'nin onay vereceği şekilde bir tehdit unsuru olmadığını bizim görmemiz lazım. O, ona ilişkin bir ifadeydi." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, yeni dönemde, silah ve çatışma dilini kullanmadan daha modern bir anlayışla, daha medeni bir anlayışla dönüşümün mümkün olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin, bunun olabilmesi için de her türlü alternatife hem idrak olarak, hem kafa olarak, hem de güç olarak hazır olması gerektiğini vurguladı.

Batı başkentlerinde terör örgütü PKK'nın siyasal varlığına izin veren bir anlayış olduğunu ifade eden Hakan Fidan, "Kendi iç hukuklarındaki açık maddeleri ihlal etmedikleri sürece orada onların faaliyet gösteriyor olmasını şey yapmıyorlar. Ben Milli İstihbarat Teşkilatını bıraktığımda Alman İç İstihbarat Teşkilatının her yıl kamuya açık verdiği raporda ülkesinde deklare ettiği PKK'lı sayısı 14 bindi." şeklinde konuştu.
 

Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci ile diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

31.03.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

9 şüpheli tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Yalım ile birlikte hakimliğe sevk edilen diğer şüpheliler Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.

Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.

Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi

Mersin'in en önemli yaylaları arasında yer alan Fındıkpınarı'ndaki yoğun yağış sonrası meydana gelen heyelandaki hasarın boyutu havadan görüntülenirken, 25'i ağır hasarlı yaklaşık 100 hanenin zarar gördüğü bölgedeki hasar tespit çalışmalarının sürdüğü bildirildi

31.03.2026 12:44:00 / Güncelleme: 31.03.2026 12:48:09
İHA
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Merkez Mezitli ilçesine bağlı Fındıkpınarı Mahallesi'nde Fetilli mevkiinde yaklaşık 56 bin metrekarelik alanda meydana gelen heyelanda 100'e yakın hane zarar görürken, 25 hanenin ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Bölgeye giden Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer incelemelerde bulunurken, Mersin Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.



Bölgede vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Tuncer, geçmiş olsun dileklerini ileterek mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli tüm adımların atıldığını ifade etti. Evlerinde kalamayan vatandaşlar için geçici barınma çözümlerine yönelik çalışmaların da başlatıldığı öğrenildi. Kış mevsimi nedeniyle bölgede nüfusun az olması ise muhtemel bir can kaybının yaşanmamasında etkili oldu.



"Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız"

Heyelan bölgesinde açıklamalarda bulunan Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, süreci yakından takip ettiklerini vurgulayarak, "Yoğun yağışların ardından Fındıkpınarı Mahallemizde ciddi bir heyelan meydana geldi. İlk andan itibaren ekiplerimizle birlikte sahadayız. İlgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Önceliğimiz vatandaşlarımızın can güvenliği. Hasar gören hanelerle ilgili gerekli tespitler yapılıyor, barınma sorunu yaşayan hemşehrilerimiz için de hızlıca çözüm üretiyoruz. Çok şükür ki herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Yer hareketliliği devam ettiği için süreci dikkatle takip ediyoruz. Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız" dedi.



Yetkililer, bölgedeki risk durumuna göre yeni tedbirlerin alınabileceğini belirtirken, vatandaşların resmî uyarıları dikkate almaları istendi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 55 şüpheli, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

 

31.03.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, söz konusu soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 31 Mart 2026'da aralarında suç örgütü lideri konumunda bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesinin eski Başkanı Turgay Erdem'in de (tutuklu) bulunduğu 59 şüpheliye yönelik olarak Bursa merkezli toplam 5 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 55 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı, şüphelilere ait 51 ikamet, 23 adet şirket/iş yeri ve 1 adet vakıf adresi ile şüphelilerin kullanımında olan araçlarında arama ve el koyma işlemlerinin yanı sıra firari 4 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü, soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında bilgi verileceği hususu, kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra çok sayıda iş insanı gözaltında

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 55 kişi arasında Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanı ve rüşvet verdiği iddia edilen çok sayıda iş insanı da yer aldı.

Soruşturma kapsamında firari iş insanları A.A, N.A, Ş.G. ve T.K'nin de ikamet ve iş yerlerinde aramaların yapıldığı, şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. 

Sapanca Gölü kurtuluyor


 
 
Sakarya'da son günlerde etkili olan sağanakla Sapanca Gölü'nün su seviyesi 4 günde 18 santimetre artış gösterdi.

31.03.2026 01:00:00
AA
Sapanca Gölü kurtuluyor
Sapanca Gölü kurtuluyor

Marmara Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından olan, Sakarya ve Kocaeli'nin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan göldeki su seviyesi, kentte etkili olan yağışlar ve alternatif su kaynaklarıyla beslenmesi sonucu arttı. Su seviyesi 26 Mart'ta 29.08 metre olan göl, 4 günde etkisini gösteren sağanakla 18 santimetre artış göstererek 29.26 metre olarak ölçüldü.

Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince, sağanak öncesi hazırlık süreci gerçekleştirildiği ve yağış esnasında suların göle kayıpsız aktarılmasının sağlandığı vurgulandı. Bu çerçevede, kentte yağmur nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı çalışma yürütüldüğü bildirildi. Çalışmalar neticesinde yağmur sularının gölü besleyen kaynaklara eksiksiz şekilde iletilmesiyle Sapanca Gölü'nde 1 günde 4 milyon metreküplük artış yaşandığı kaydedildi.

Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?


 
Böbreklerdeki rahatsızlıklar çok sinsi ilerliyor. Böbrekler adeta çalışıyor çalışıyor, bir anda patlıyor. Peki böbreklerdeki rahatsızlığın öncü sinyalleri nelerdir? Hangi besinler işe yarıyor?

31.03.2026 00:54:00
MURAT ÇORBACI
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?

Böbrek hastalığının belirtileri

1. Yorgunluk ve halsizlik
2. İdrar renk ve sıklığında değişiklik
3. Uyku güçlüğü
4. İştah kaybı
5. El ve ayaklarda şişme
6. İnatçı kaşıntı
7. Nefes darlığı
8. Mide bulantısı ve kusma
9. Hipertansiyon

Böbreği koruyan besinler

Kırmızı eti fazla tüketenlerde böbrek hastalığı yüzde 19 artıyor. Tavuk ve balık etinde böyle bir sorun yok... Haftada en fazla 3 kez kırmızı et yenebilir. Vejeteryanlerde böbrek hastalığı az görünüyor. Sebze ve meyveler yenmeli.

Peki hangi sebze ve meyveleri tüketmeli?

1. Lahana... Düşük potasyum ve düşük sodyum içeriyor.
2. Kapya biber
3. Sarımsak
4. Roka... Potasyum ve sodyum içeriği düşük.
5. Kızılcık
6. Kırmızı üzüm, özellikle çekirdeği
7. Kuruyemiş
8. Baklagiller, kronik böbrek hastalığını azaltıyor. Ancak nohudu ıspanak ile yememek lazım!
9. Günde 2-3 fincan kahve böbreği koruyor.
10. Çayın zararı yok. Çay su yerine geçer.
11. Susadıkça su için. Yanınızda su şişesi taşımanıza gerek yok.

İstanbul'da at eti operasyonu


 
İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

31.03.2026 00:40:00
AA
İstanbul'da at eti operasyonu
İstanbul'da at eti operasyonu

İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.
Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı, Büyükkılıçlı Jandarma Karakol Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, ihbar üzerine Beyciler Köyü mevkisinde şüpheli bir aracı durdurdu.
Araçta yapılan aramada satışa hazır halde 306 kilogram at eti bulundu. Araçtaki N.B, İ.A. ve D.S. gözaltına alındı.

Çiftliğe baskın

Operasyonun devamında Hallaçlı Mahallesi'ndeki bir çiftliğe baskın düzenleyen ekipler, kesilen atlara ait çok sayıda kemik parçası tespit etti.
Çiftlikte yapılan aramada 1'i kurusıkı olmak üzere 5 tabanca, 3 pompalı tüfek, bir miktar uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirildi. Çiftlikte bulunan Özbekistan uyruklu 4 ve Türkmenistan uyruklu 1 kişinin ifadelerine başvuruldu.

Ele geçirilen etler, incelenmek ve imha edilmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Çiftlikte bulunan yaklaşık 120 atla ilgili de inceleme başlatıldı.
Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca "halk sağlığını tehdit" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesinde aşırı yağışlar sebebiyle taşan dere yüzünden yol trafiğe kapatıldı

30.03.2026 13:44:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:47:16
İHA
Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü
Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü
Gemlik'te bulunan Muratoba mahallesini Katırlı mahallesine bağlayan köprü aşırı yağışlar nedeniyle ulaşıma kapandı.



Gemlik bölgesinde 2 gündür aralıksız olarak devam eden yağışlar sonrası derelerdeki su debisi yükselirken, yetkililer vatandaşları uyararak dere kenarlarından uzak durmalarını istediler.



Kaymakamlık ve jandarma yetkilileri bölgede tedbir alınmasını sağladılar.

Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Ürünlü mahallesindeki Ürünlü deresi taştı, araçlar fabrika bahçelerinde mahsur kaldı. Yüzlerce dönüm ekili alan da sağanak sebebiyle sular altında kaldı. Daha önce kuruyan Ürünlü deresinin taşması bölge sakinlerini de endişelendirdi. Taşan dere dron ile de görüntülendi

30.03.2026 12:11:00 / Güncelleme: 30.03.2026 12:15:37
İHA
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da Ürünlü Deresi taştı: Araçlar mahsur kaldı
Bursa'da dün akşamdan beri aralıksız yağan yağmur ile birlikte, toprak kaymaları ve taşmalar meydana geldi. Bursa'da Nilüfer ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde bulunan dere, yoğun yağışın etkisiyle taştı.



Yollar sular altında kalırken, fabrika bahçelerinde ise araçlar mahsur kaldı. AFAD, Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet Daire Başkanlığı ekipleri ve itfaiye olay yerine gelirken, trafik ekipleri de yolu araç trafiğine kapattı.



Meteorolojik tahminlere göre Bursa genelinde yağışların hafta boyunca devam etmesi bekleniyor. Yetkililer, dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması başladı

 

30.03.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı
İBB Davası'nda 12'nci duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılandığı dava nedeniyle aynı binadaki başka salonda yapılan duruşmaya katıldığı için bu celseye gelmedi.

Duruşma, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.