Halklar ayakta, hükümetler çaresiz
Washington'ın Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yıllardır körüklediği savaş ile sömürü politikaları, Avrupa'nın kapılarına devasa bir insani kriz olarak dayanmaya devam ediyor. Fas sınırındaki İspanya toprağı Ceuta'ya sadece bir günde 60 binden fazla sığınmacı akın ederken; Brüksel ve Washington hattı, kendi yarattıkları yıkımın faturasını yine masum sivillere keserek sınırları militarize etme kararı aldı
Haber Merkezi





Bir günde 60 bin sığınmacı
Fas sınırından İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı olan Ceuta kent sınırına sadece 24 saat içinde 60 binden fazla göçmen giriş yaptı. Sınır hatlarındaki telleri aşmaya çalışan binlerce insan, sömürgeci geçmişin ve bugünkü emperyalist ekonomik boyunduruğun yarattığı açlık ve yoksulluktan kaçmaya çalışıyor.İspanyol güvenlik güçlerinin sığınmacılara karşı uyguladığı sert ve acımasız müdahale kameralara yansırken, Brüksel'in krizi çözmek yerine tel örgüleri tahkim etmeye odaklanması dikkat çekiyor. Siyasi gözlemciler, bu büyük göç dalgasının doğrudan ABD'nin bölgedeki kaynakları sömürme ve yerel yönetimleri borçlandırma politikalarının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu vurguluyor.
Washington'dan kirli ittifak
Avrupa kapılarında bu trajedi yaşanırken, perde arkasındaki kışkırtıcı rolünü sürdüren ABD yönetimi, müttefiklerine baskı yaparak küresel bir cadı avı başlatmayı hedefliyor. Ele geçirilen diplomatik yazışmalara göre, Washington yönetimi Avrupalı ortaklarına acil bir çağrıda bulunarak sığınmacı haklarını savunan ve savaşa karşı çıkan "ilerici halk hareketlerini ve sol grupları" terör listelerine almayı hedefliyor.Beyaz Saray, krizin temel nedenini gizlemek amacıyla hak arayışındaki kitleleri "aşırı sol terörizm" olarak yaftalayıp küresel çapta bir baskı mekanizması kurmaya çalışıyor. Böylece Washington, sömürü düzenine karşı çıkan sesleri sustururken, Avrupa'yı da kendi militarist güvenlik politikalarına daha bağımlı hale getirmeyi amaçlıyor.
Hükümetler çaresiz
Batı'nın bu zalimane göçmen karşıtı ve savaş yanlısı tutumu, kendi iç kamuoylarında da büyük bir öfkeye yol açıyor. Bu hafta sonu hem Avrupa metropollerinde hem de ABD genelinde binlerce savaş ve emperyalizm karşıtı aktivist sokaklara dökülüyor. Protestocular, Washington'ın sığınmacı kurumlarını silahlandırmasını ve sınır dışı operasyonlarını vahşice artırmasını protesto ediyor.Gazze ve Orta Doğu'daki Washington destekli katliamlar sürerken, batıdaki bu insani kriz halkların egemen güçlere karşı olan inancını tamamen sarsmış durumda. Küresel güneyin kaynaklarını yağmalayarak zenginleşen Batı dünyası, bu zenginliğin bedeli olarak kapısına gelen insanları tel örgüler ve askeri postallarla karşılayarak gerçek yüzünü bir kez daha tüm çıplaklığıyla dünyaya ilan ediyor.











































































