logo
24 HAZİRAN 2026

Hangisi İslami: Saltanat mı, Cumhuriyet mi!

İcmal Gençliği Derneği tarafından organize edilen gençlik buluşmaları kapsamında İzmir'de konuşan Av. Ahmet Erimhan "Atatürk ismi bu coğrafyada yaşamamızın teminatıdır! Atatürk ismi emperyalizme karşı mücadele demektir. Milli Ekonomi demektir. Bağımsız Türkiye demektir ve çok gür bir şekilde söylüyorum Prof. Dr Haydar Baş demektir" dedi

15.05.2017 00:00:00
Av. Ahmet Erimhan İcmal Gençliği Derneği tarafından organize edilen gençlik buluşmaları kapsamında İzmir'de konuştu. Erimhan, konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk hakkında ortaya atılan iftiralara tepki göstererek çok önemli tespitlerde bulundu. Sayın Erimhan İcmal Gençlik Derneği'nin organize ettiği seminerde şunları söyledi:
"Konuşmamın en başında şunu söylemek istiyorum. Herkesin Atatürk'ten rant devşirdiği dönemde Prof. Dr Haydar Baş susmayı seçti.  Herkesin Atatürk'ten kaçtığı dönemde o Atatürk'e yol oldu, yolcu oldu ve O'na sahip çıktı.
Bunun bir tek sebebi var: Samimiyet ve Atatürk'e olan inanç.
Bizi bu samimiyetle Asker Atatürk ile buluşturan Hoca Atatürk'e en kalbi teşekkürlerimi arz ediyor, hepinizi saygı ile selamlıyorum.
Kıymetli misafirler,
Yakın tarihimizde oluşmuş çok kötü bir alışkanlık ve yöntem var. Bu ülkede hesabı kitabı olanlar neyi gizlemek, neyi kendi lehlerine halletmek istiyorlarsa onun tersi ile amel ediyorlar. Mesela bu anlamda dini bir meseleyi çözmek mi istiyorlar, bunu en İslamcı gözüken bir adres üzerinden hallediyorlar. Konu milli bir mevzu ise bu kez en millici gözüken adres üzerinden arzu ettikleri sonucu alıyorlar.
Yakın tarih bunun yüzlerce örneği ile dolu? Mesela İmam hatipleri, Kur'an kursları kapatan iradenin altındaki imzanın "bu kurumlarla yatıp kalkan, bu kurumlardan iktidar üreten" Milli Görüş olduğunu, İsrail düşmanlığı ile yeri göğü inletenlerin, kendi iktidarlarında İsrail ile tam 16 tane gizli anlaşma yapıldığını söylersek sanırım derdimizi anlatmış oluruz.
Başka bir örnek? Milli Anayasamızı en üst hukuki norm halinde tutan 90. madde MHP iktidarı döneminde kaldırıldı. Yani 90. maddenin kaldırılması ile birlikte Anayasamız Avrupa'nın bir alt hukuki ölçüsü haline getirilerek, Avrupa değerleri ve hukuku Anayasa'nın üzerine taşındı. Kimin iktidarında? En millici MHP zamanında!
Ülkemizin böyle çok ama çok kötü bir alışkanlığı var ve maalesef Türkiye'de bu maskeleme siyaseti yeni bir olgu değil. Kaynağını, ilk uygulamasını Cumhuriyet'in kuruluşundan alıyor. Cumhuriyet'in en başında anlatmaya çalıştığımız yöntemden hareketle büyük bir yalan kurgulandı.
Saltanat hak Cumhuriyet batıl öyle mi?
Mustafa Kemal'in kurduğu Cumhuriyet'e mani olamayan düşmanlar, içerdeki işbirlikçileri eli ile dediler ki;
"Atatürk İslam düşmanıdır, Padişahlık sistemi demek olan saltanat ise İslam'dır.  Atatürk İslam düşmanı, Saltanat da en koyu İslam olduğu için yapılan her mücadele İslam ile saltanat arasında bir hak batıl mücadelesi olarak yaşanmaktadır"!
Ve buradan bir çatışma ürettiler. İslam ile Batıl savaşıyor, Hak Saltanattır ve Cumhuriyet batıldır diyerek yaşanan her çatışmaya geniş halk kitlelerinde ciddi karşılık bulacak bir masumiyet zırhı ürettiler!
Bu, tarihin kaydettiği en büyük yalanlardan biridir. Çünkü bu yalan üzerinden Türkiye'nin bağımsızlığına, dinine, vatanına, toprağına göz dikenler kendilerine bir kılıf, bir maske ürettiler. İngiliz'e uşak oldular ama bunun adına İslam dediler!  Bölücülük yaptılar ama bunun adına İslam dediler! İsyancı oldular ama bunun adına İslam dediler. Kısaca Anadolu'yu 1071 öncesine çevirmek isteyenler İslam adını kullanarak ve İslam gözüken adresler üzerinden Atatürk ve Cumhuriyeti tu kaka, saltanatı ise bir maneviyat membaı, bir İslam kalesi haline getirdiler. 
İslam'ın arkasına sığınarak ve Atatürk'ü bunun karşısına oturtarak düşman hanesine çarpıyı çektiler ve diledikleri gibi at oynattılar. Halkın saf duyguları ile oynadılar. Elde ettikleri arka bahçeler üzerinden bu savaşı çok kirli bir şekilde yürüttüler.
Elbette bir rejim değişiyordu ve çeşitli dozda mücadeleler olacaktı. Ama yeni rejime karşı olanlar bunu açıkça yürütmek yerine gizli emellerini İslam elbisesine paketleyerek sundular.
Mesela Güneydoğu'daki isyanlar açıkça bir İngiliz provokasyonu olduğu halde, bunu İslami bir başkaldırı gibi idealleştirdiler. Tarihçi Sinan Meydan'ın yüzde 100 yerinde tespiti ile;
- Kürt Sorunu Cumhuriyet'le başlamıştır! dediler (Yalan)
- Atatürk ve Cumhuriyet, Kürtlere düşmandır! dediler (Yalan)
- Atatürk Kürtlere özerklik sözü vermiştir! dediler (Yalan)
- Şeyh Sait İsyanı'nda İngiliz parmağı yoktur! dediler (Yalan)
- Dersim isyan etmemiştir! dediler (Yalan)
- Cumhuriyet Doğu'ya yatırım yapmamıştır! dediler (Yalan)
- Atatürk Dersim'de Alevi-Kürt katliamı yapmıştır! dediler (Yalan)
- Said-i Nursi Kurtuluş Savaşı kahramanıdır! dediler (Yalan)
- Said-i Nursi'nin Ayrılıkçı Kürt Hareketiyle ilgisi yoktur! dediler (Yalan)
- Said-i Nursi Hür Adam'dır; Almancı ve Amerikancı değildir! dediler (Yalan)
- Zübeyde Hanım kötü kadındır dediler! zinhar yalan?
Bunca yalan içinde bir tek doğru var:
Milletin aklını ve gönlünü karıştırarak çok ama çok kirli bir savaş yürütmek! Yüzde 100 Osmanlı paşası, bir Osmanlı imalatı ve değeri olan Atatürk'ü millet nezdinde kefere, beton vesaire haline getirmek ve ciğeri beş para etmeyecek hainler ise kahramanlaştırmak!
Anasır-ı İslamiye ve Atatürk
Onların put dediği, Anıtkabire puthane dediği Atatürk'ün şu sözlerine bir bakın lütfen:
"Muazzam Osmanlı kitlesinin en metin ve sarsılmaz kalesi olan Kürtler her şeyden evvel İslam'dır. Ve ikinci olarak Osmanlıdır ve en sonra Kürt'tür. Muhteşem Osmanlı ailesinin ve şu İslam dünyasının en fedakar ve en bağlı ve en uyumlu bir uzvu olan Kürtlerin bu beraberlikten zerre kadar ayrılmamaları onların gayesi ve emelidir. Kürtler Osmanlı idaresinin adil ve ulvi egemenliğine katılma onuruna sahip oldukları günden beri hiç ihanet eseri göstermemiştir ve ebediyen de göstermeyecektir. Dünyada hiçbir kuvvet tasavvur edilemez ki Kürtlük ile Osmanlılık arasında bu kadim ve tarihi uyumu kaldırmaya ve yok etmeye muvaffak olsun. Çünkü Osmanlılık Kürtlüğü, Kürtlük de Osmanlılığı nefsinde toplamış ve yekdiğerine mutlak bir bağ ile bağlanmıştır. Bu itibarla bütün Kürtler iman etmişlerdir ki, Osmanlının temiz hayatı ve istikbali parçalanıp yok olursa Kürtlük de yok olur?"
Evet bir bugünün ucuz, fırdöndücülerine bakın bir de Atatürk'e! Hangisi devlet adamı, hangisi taşeron! Hangisinde 1. sınıf liyakat, akıl ve iman görüyorsunuz, hangisinde haydi moda deyimle söyleyelim düşük profil görüyorsunuz!
Atatürk, 3. sınıf İslamcı geçinen müsveddelerin hezeyanlarını bir yana bırakın Anadolu yaylasının yetiştirdiği en yüksek kalibreli lideridir. Ve bu coğrafyanın istikametine aykırı hiç bir yol çizmemiştir. Bilakis yüzyıllık sorunları çözmüş ve ekonomide, siyasette kültürde orijinal ve tam bağımsız bir Türkiye kodekslemiştir.
Lozan hezimet mi, Lozan zafer mi?
Lozan'da görüşmelerin asla taviz verilmeyecek ilk maddesi kapitülasyonlardır.  Lozan'ın hangi şartlarında yapıldığını hatırlayalım isterseniz:
Sakarya meydan savaşı kazanılıyor. Yunan önümüzde duruyor ama Yunanı Ege'ye dökecek askerde çorap yok, çarık yok, kağnı yok, at yok silah yok! Mustafa Kemal arkadaşlarını topluyor ve diyor ki "Emir verelim her ev, asker için bir çift çorap ve şalvar versin." Komutanlar diyorlar ki; "Aman paşam bunu kim verebilir ki bu talebi her ev değil en fazla bir köyün tamamından isteyebiliriz."
İşte Büyük Zafer bir yıl boyunca her köyden toplanan çoraplarla, Erzurum cephesini Rusların boşlatması ile açığa çıkan cephane ve iaşenin Ankara'ya taşınması ile başlayabiliyor. Lozan bu tablonun sonucudur.
Şimdi Allah'tan korkmazlar Lozan'a hezimet diyorlar ama süper devlet dedikleri onların hükümet ettikleri Türkiye, kendisini öldüren teröristi silahlandıran ABD'ye dur deyip sifonu çekemiyor!
Bu şartlarda direnen bir Mustafa Kemal var! Anlaşılıyor ki büyük liderlik de buralardan geçiyor.
Düşününüz ki programımızın banisi Hoca Atatürk 16 yıldır, her türlü zorluğu yararak, yılmadan, usanmadan hatta milletin kendisine rağmen dimdik ayakta ve bu vatan bu millet bizimdir diyor ve buna devam ediyor.
Bu insanları herkesin anlaması, hele kafaları liberal, cepleri İngiliz parası ile dolu olanların anlaması mümkün değil! Çünkü bu yolun yolcularının kumaşları da yolları da yolculukları da başka, gerçekten başka!
Ne diyor Hz Ali: "Sel benden akardı, hiçbir kuş da uçtuğum yere uçamazdı."
Atatürk'ün millet anlayışı bugünün İslamcılarında yok
Bakın o yüksek tepelerde Atatürk Türk milletini nasıl tarif ediyor:
"Bu millet yalnız Türk değildir, yalnız Çerkez değildir, yalnız Kürt değildir, yalnız Laz değildir, fakat hepsinden mürekkep bir anasır-ı İslamiyedir. Vatandaştırlar, birbirlerine karşılıklı hürmetle bağlıdırlar ve diğerinin her türlü hukukuna, ırki ve sosyal, coğrafi hukukuna daima riayetkardırlar."
Şimdi bunu söyleyen bir kurucu iktidara hangi helal süt emmiş, İSLAM gerekçesi ile isyan edebilir?
Anadolu'yu Türkleştiren ve Müslümanlaştıran Gazi, bakın bu anasırı İslamiyeyi nasıl oluşturdu?
19. yüzyılda Anadolu'nun yüzde 50'den daha fazlası gayrimüslimlerden oluşuyordu. Osmanlı'yı ve saltanatı İslam olarak görenlere, konu bu olmadığı için "Bu nasıl İslam ki Anavatanını İslamlaştıramadı?" demiyorum ama o Atatürk, mübadele siyaseti ile kimsenin burnunu kanatmadan, ikna ederek Anadolu'yu Türkleştirdi ve Müslümanlaştırdı! Balkanlardan, Kafkasya'dan veya çeşitli coğrafyalardan getirdiği insanlarda bir tek şart aradı; Müslümanlık!
Hıristiyan olan Gagavuz Türklerini Anadolu'ya davet etmedi ama mesela dedesi Kafkasya, Babası Rumeli doğumlu Çerkes kökenli birisi olarak, Müslüman olduğum İçin Anadolu'ya davet edildim ve gönüllü olarak bu topraklarda yaşadım ve inşallah da burada vatanımda öleceğim!
Atatürk işte bu! Dünün saltanatçısı bugünün Amerikancısı bunu elbette anlamaz!
İslamcılar mı Müslüman, Atatürk mü?
21 Nisan 1920'de açılacak Meclis'i Atatürk Cuma günü açılsın diye 23 Nisan'a alıyor ve bakınız bizzat kaleme alarak yayımladığı genelgede ne diyor:
1) Vatanın bağımsızlığı, yüce Hilafet ve saltanat makamlarının kurtarılması gibi hayati bir vazifeyi yapacak olan TBMM, mübarek Cuma günü açılacak, bütün mebuslarla Hacı Bayram Camii'nde Cuma namazı kılınacak, Kur'an ve namazın nurlarından feyz alınacaktır. Namazdan sonra lihye-i saadet ve sancak-ı şerif taşınarak Meclis binasına gidilecektir. İçeri girmeden önce dua okunarak kurbanlar kesilecek, bu tören için kolordu özel tertibat alacaktır.
2) Anılan günün kudsiyetini teyid etmek için, bugünden itibaren Kur'an hatimleri ve Buhari-i şerif okunmaya çalışacak ve daha bereketli olması için, Hatmi Şerifin son kısımları Meclis binasının önündeki törende tamamlanacaktır.
Birilerinin kiliselerde mum yaktığı, Vatikan'a Müslümanları suçlayıcı mektuplar yazdığı, nikahlarına papazları davet ettiği, en sembolik haramlardan birisi olan domuz etinin serbest bırakıldığı bir vasatta Atatürk Meclis açılışı Cumaya denk gelsin diye 2 gün öteliyor ve daha bereketli olsun diye Hatmi şeriflerin son kısmını Meclis açılışındaki törene bırakıyor!
Şu tespiti ellerimizi vicdanlarımıza koyarak yapalım:
Atatürk Vahidettin'den daha az Müslüman değildi.
Atatürk Vahidettin'den 1000 kere daha vatanperverdi.
Atatürk Vahidettin'den bu millet ve vatan ve İslam için 1000 kere daha fazla mücadele etti.
Ve çok önemli başka bir tespit:
Cumhuriyet, saltanatla kıyas kabul edilemeyecek derecede İslami'dir.
Öyle ise biz neyi konuşuyoruz? Atatürk'ü nasıl oluyor da çöp sepetine atıyoruz. En çirkin iftiralarla onu yok etmeye çalışıyoruz?
Çünkü Atatürk ismi bugün bu coğrafyada yaşamamızın teminatıdır! Atatürk ismi bugün iktidar olanların ve bu zihniyetteki siyasetin ve din telakkisinin her yaptığına hayır demektir. Tam bağısızlığa aykırı olduğu ve bizimle dalga geçtikleri için Avrupa Birliğine hayır demektir! Emperyalizme karşı mücadele demektir. Milli Ekonomi demektir. Bağımsız Türkiye demektir ve çok gür bir şekilde söylüyorum Prof. Dr Haydar Baş demektir.
Ama asla Irak'ta işgalciye ortak olmak demek değildir. İsrail'e mahkumuz demek değildir. Suriye sınırında NATO'yu işgale davet etmek demek değildir!
Halifeliğe  soyunanlar, Haçlı seferleri kültürler arası bir diyalogdur diyenler, BOP'a eş başkan oldular, Batı'nın Ortadoğu'da taşeronu oldular!..  Odur budur dedikleri Atatürk ise Batı Haçlıdır ve bizim tabii sığınağımız İslam dünyasıdır dedi.
Beton Kemal diyenler CIA'nın kucağına mahkum
Tuhaf ve kadere bakınız ki Atatürk'e beton Kemal; kefere Kemal diyenler şimdi Amerika'da tutsak hayatı yaşayıp Batı'ya ve İsrail'e temenna çekiyorlar. Atatürk'e düşman olanlar iktidarlar ama Batı'ya hizmet dışında başka hiçbir şeye yaramıyorlar.
Bu büyük ve muhasebe edilmesi gereken olgudur diye düşünüyorum. Mustafa Kemal'e karşı olanların bugün savruldukları limana bir bakın ve onların Atatürk'ten kaçarken hangi fırtınaya tutulduklarını, kimlerin ağlarında balık olduklarını lütfen ibretle izleyin.
Bugün ülke Atatürk'ten uzaklaştığı oranda küçüldü ve kimliğini kimyasını ve rotasını yitirdi. Onun için diyoruz ki Atatürk düşerse Türkiye düşer, Atatürk yaşarsa Türkiye yaşar."
SELİM AYANOĞLU / İZMİR 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.