Mezhep farklılıklarını kaşıyan, içimizden satın aldığı misyonerlerle dinin yorumu olan mezheplerin mensuplarını birbirine düşman eden, finalde Müslümanların birbirilerini öldürmelerinden çok büyük KEYİF alan, Müslüman ülkelerin yeraltı, yerüstü zenginliklerine çöken, ülkelerin rejimlerini değiştirip topraklarını parçalayan, emperyalist ABD ve batı devletleri bu oyunu bugüne kadar çok iyi oynadılar.
Savaşta; kadına, çocuğa, yaşlıya, hayvana ve yaş ağaca dokunmayan medeniyetin çocukları, emperyalist devletlerin oyununa gelerek acımadan birbirilerini öldürebiliyor.
Bu ne yaman çelişkidir.
Bu oyunu bozmanın zamanı gelmedi mi?
Bu oyunu bozmak için topyekun hepimizin aydınlanmaya ihtiyacı var.
Küresel oyunu iki şekilde bozabiliriz.
1- Mezhepleri zenginlik olarak göreceğiz, mensubu olduğumuz mezhebin dışındaki mezhepleri de en az kendi mezhebimiz kadar hak bileceğiz.
Birbirimize gönüllerimizi açacağız ve birbirimizi sevmeyi öğreneceğiz.
Birbirimize hoşgörülü, şefkatli ve merhametli olacağız.
Önyargılı, yukardan bakan, kibirli, en iyisini ben bilir ve yaşarım hastalığı olan riyadan sakınacağız.
2- Bunu beceremiyor ve başaramıyorsak yapacağımız şey her bir mezhebin kaynağı olan Ehl-i Beyt İslam'ında bir araya gelmektir.
Devlet adamı, siyaset adamı, aynı zamanda Ehlisünnet âlimi olan Prof. Dr. Haydar Baş'ın yazdığı Ehli Beyt külliyatı ve "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" eserleri tüm Müslümanlara bu hususta yardımcı olacaktır.
Aydınlanmanın kapısını biraz aralarsak ilk kabul etmemiz gereken unsurları görmeye başlarız.
Mezhepler din değil, dinin yorumudur. Yorumların farklılığı bizlerin yorum zenginliğimizdir.
Dinin farklı yorumları olan mezhepleri dinin yerine koyarsanız, ortada İslam adına birlik, beraberlik, kardeşlik kalmaz.
Aydınlanmayı sağlayan en büyük kriter kimin safında, kime karşı olduğundur.
Yezit'in, ABD'nin ve emperyalist batının safında yer alıyorsan, Müslümanın yanında değilsindir ve kendini finalde Hz. Hüseyin'in karşısında bulursun.
Emperyalist batı devletlerinin ve ABD'nin, Suudi Arabistan topraklarına saldırısını, kutsal topraklara, kutsal mekanlara saldırı olarak kabul edilmesi normal olanıdır.
Suudi Arabistan, ABD'nin emperyal değerlerine saygıda kusur etmeyen bir devlettir.
ABD'nin menfaatleri doğrultusunda, emperyalist devletlerin safında bulunan ve bizim varlığımızı tehdit eden bir Suudi Arabistan devleti olsa ve biz de onunla savaşsak, yaptığımız savaş kutsal mekanlara saldırı olarak yorumlanabilir mi?
Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Arafat("Hac Arafat'tır") bu kutsal mekanlar yeryüzünde yaşayan tüm Müslümanların ortak değerleridir.
Tüm Müslümanlar için kutsal sayılan bu mekanlar, Suudi Arabistan topraklarında bulunabilir ancak bu mekanların üzerindeki hukuk tüm Müslümanlara aittir.
Husiler'in mezhebi olan Zeydilik; Hz. Hüseyin'in Ali Zeynelâbidîn'den torunu olan Zeyd'in İslam yorumudur.
Peygamber torunu Hz. Zeyd'in takipçileri olan Husilerin; kutsal topraklara, Mescid-i Nebevi'ye karşı savaş açacaklarını söylemek işin doğasına aykırıdır.
Aydınlanmaya kapalı güdümlü bir aklın hezeyanlarından başka bir şey değildir.
Savaşta; kadına, çocuğa, yaşlıya, hayvana ve yaş ağaca dokunmayan medeniyetin çocukları, emperyalist devletlerin oyununa gelerek acımadan birbirilerini öldürebiliyor.
Bu ne yaman çelişkidir.
Bu oyunu bozmanın zamanı gelmedi mi?
Bu oyunu bozmak için topyekun hepimizin aydınlanmaya ihtiyacı var.
Küresel oyunu iki şekilde bozabiliriz.
1- Mezhepleri zenginlik olarak göreceğiz, mensubu olduğumuz mezhebin dışındaki mezhepleri de en az kendi mezhebimiz kadar hak bileceğiz.
Birbirimize gönüllerimizi açacağız ve birbirimizi sevmeyi öğreneceğiz.
Birbirimize hoşgörülü, şefkatli ve merhametli olacağız.
Önyargılı, yukardan bakan, kibirli, en iyisini ben bilir ve yaşarım hastalığı olan riyadan sakınacağız.
2- Bunu beceremiyor ve başaramıyorsak yapacağımız şey her bir mezhebin kaynağı olan Ehl-i Beyt İslam'ında bir araya gelmektir.
Devlet adamı, siyaset adamı, aynı zamanda Ehlisünnet âlimi olan Prof. Dr. Haydar Baş'ın yazdığı Ehli Beyt külliyatı ve "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" eserleri tüm Müslümanlara bu hususta yardımcı olacaktır.
Aydınlanmanın kapısını biraz aralarsak ilk kabul etmemiz gereken unsurları görmeye başlarız.
Mezhepler din değil, dinin yorumudur. Yorumların farklılığı bizlerin yorum zenginliğimizdir.
Dinin farklı yorumları olan mezhepleri dinin yerine koyarsanız, ortada İslam adına birlik, beraberlik, kardeşlik kalmaz.
Aydınlanmayı sağlayan en büyük kriter kimin safında, kime karşı olduğundur.
Yezit'in, ABD'nin ve emperyalist batının safında yer alıyorsan, Müslümanın yanında değilsindir ve kendini finalde Hz. Hüseyin'in karşısında bulursun.
Emperyalist batı devletlerinin ve ABD'nin, Suudi Arabistan topraklarına saldırısını, kutsal topraklara, kutsal mekanlara saldırı olarak kabul edilmesi normal olanıdır.
Suudi Arabistan, ABD'nin emperyal değerlerine saygıda kusur etmeyen bir devlettir.
ABD'nin menfaatleri doğrultusunda, emperyalist devletlerin safında bulunan ve bizim varlığımızı tehdit eden bir Suudi Arabistan devleti olsa ve biz de onunla savaşsak, yaptığımız savaş kutsal mekanlara saldırı olarak yorumlanabilir mi?
Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Arafat("Hac Arafat'tır") bu kutsal mekanlar yeryüzünde yaşayan tüm Müslümanların ortak değerleridir.
Tüm Müslümanlar için kutsal sayılan bu mekanlar, Suudi Arabistan topraklarında bulunabilir ancak bu mekanların üzerindeki hukuk tüm Müslümanlara aittir.
Husiler'in mezhebi olan Zeydilik; Hz. Hüseyin'in Ali Zeynelâbidîn'den torunu olan Zeyd'in İslam yorumudur.
Peygamber torunu Hz. Zeyd'in takipçileri olan Husilerin; kutsal topraklara, Mescid-i Nebevi'ye karşı savaş açacaklarını söylemek işin doğasına aykırıdır.
Aydınlanmaya kapalı güdümlü bir aklın hezeyanlarından başka bir şey değildir.
Harun Kayacı / diğer yazıları
- ABD’nin oyununa gelmemeliyiz / 15.10.2026
- Keşke nefislerine uyarak şahsi günah işleselerdi / 05.10.2026
- Terörsüz Ortadoğu için… / 06.09.2026
- 86 milyon Türk milletinin en anlamlı bayramı / 31.08.2026
- Yeter ki ağam istesin / 30.08.2026
- Bunun hesabını veremezsiniz / 29.08.2026
- ABD’ye vurulan en büyük darbe / 25.08.2026
- Sermayeleri iftira ve yalan / 18.08.2026
- Aydınımız kayıtsız kalmamalı / 15.08.2026
- Siyasette yepyeni sayfa açmak kendi elimizde / 14.08.2026
- Keşke nefislerine uyarak şahsi günah işleselerdi / 05.10.2026
- Terörsüz Ortadoğu için… / 06.09.2026
- 86 milyon Türk milletinin en anlamlı bayramı / 31.08.2026
- Yeter ki ağam istesin / 30.08.2026
- Bunun hesabını veremezsiniz / 29.08.2026
- ABD’ye vurulan en büyük darbe / 25.08.2026
- Sermayeleri iftira ve yalan / 18.08.2026
- Aydınımız kayıtsız kalmamalı / 15.08.2026
- Siyasette yepyeni sayfa açmak kendi elimizde / 14.08.2026

























































