logo
15 EKİM 2026

ABD’nin oyununa gelmemeliyiz

15.10.2026 00:00:00
 
Mezhep farklılıklarını kaşıyan, içimizden satın aldığı misyonerlerle dinin yorumu olan mezheplerin mensuplarını birbirine düşman eden, finalde Müslümanların birbirilerini öldürmelerinden çok büyük KEYİF alan, Müslüman ülkelerin yeraltı, yerüstü zenginliklerine çöken, ülkelerin rejimlerini değiştirip topraklarını parçalayan, emperyalist ABD ve batı devletleri bu oyunu bugüne kadar çok iyi oynadılar.

Savaşta; kadına, çocuğa, yaşlıya, hayvana ve yaş ağaca dokunmayan medeniyetin çocukları, emperyalist devletlerin oyununa gelerek acımadan birbirilerini öldürebiliyor.

Bu ne yaman çelişkidir.

Bu oyunu bozmanın zamanı gelmedi mi?

Bu oyunu bozmak için topyekun hepimizin aydınlanmaya ihtiyacı var.

Küresel oyunu iki şekilde bozabiliriz.

1- Mezhepleri zenginlik olarak göreceğiz, mensubu olduğumuz mezhebin dışındaki mezhepleri de en az kendi mezhebimiz kadar hak bileceğiz.

Birbirimize gönüllerimizi açacağız ve birbirimizi sevmeyi öğreneceğiz.

Birbirimize hoşgörülü, şefkatli ve merhametli olacağız.

Önyargılı, yukardan bakan, kibirli, en iyisini ben bilir ve yaşarım hastalığı olan riyadan sakınacağız.

2- Bunu beceremiyor ve başaramıyorsak yapacağımız şey her bir mezhebin kaynağı olan Ehl-i Beyt İslam'ında bir araya gelmektir.

Devlet adamı, siyaset adamı, aynı zamanda Ehlisünnet âlimi olan Prof. Dr. Haydar Baş'ın yazdığı Ehli Beyt külliyatı ve "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" eserleri tüm Müslümanlara bu hususta yardımcı olacaktır.

Aydınlanmanın kapısını biraz aralarsak ilk kabul etmemiz gereken unsurları görmeye başlarız.

Mezhepler din değil, dinin yorumudur. Yorumların farklılığı bizlerin yorum zenginliğimizdir.

Dinin farklı yorumları olan mezhepleri dinin yerine koyarsanız, ortada İslam adına birlik, beraberlik, kardeşlik kalmaz.

Aydınlanmayı sağlayan en büyük kriter kimin safında, kime karşı olduğundur.

Yezit'in, ABD'nin ve emperyalist batının safında yer alıyorsan, Müslümanın yanında değilsindir ve kendini finalde Hz. Hüseyin'in karşısında bulursun.

Emperyalist batı devletlerinin ve ABD'nin, Suudi Arabistan topraklarına saldırısını, kutsal topraklara, kutsal mekanlara saldırı olarak kabul edilmesi normal olanıdır.

Suudi Arabistan, ABD'nin emperyal değerlerine saygıda kusur etmeyen bir devlettir.

ABD'nin menfaatleri doğrultusunda, emperyalist devletlerin safında bulunan ve bizim varlığımızı tehdit eden bir Suudi Arabistan devleti olsa ve biz de onunla savaşsak, yaptığımız savaş kutsal mekanlara saldırı olarak yorumlanabilir mi?

Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Arafat("Hac Arafat'tır") bu kutsal mekanlar yeryüzünde yaşayan tüm Müslümanların ortak değerleridir.

Tüm Müslümanlar için kutsal sayılan bu mekanlar, Suudi Arabistan topraklarında bulunabilir ancak bu mekanların üzerindeki hukuk tüm Müslümanlara aittir.

Husiler'in mezhebi olan Zeydilik; Hz. Hüseyin'in Ali Zeynelâbidîn'den torunu olan Zeyd'in İslam yorumudur.

Peygamber torunu Hz. Zeyd'in takipçileri olan Husilerin; kutsal topraklara, Mescid-i Nebevi'ye karşı savaş açacaklarını söylemek işin doğasına aykırıdır.

Aydınlanmaya kapalı güdümlü bir aklın hezeyanlarından başka bir şey değildir.
 
Harun Kayacı / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.