Bölge devletleri Ortadoğu'da terörün bitmesini istiyorlarsa, teröre destek veren kirli-kara paranın bölgeden temizlenmesi şarttır.
Karşılığı KÂĞIT olan PARANIN (Doların) saltanatının korunması; teröre-kaosa ve karmaşaya, toplumsal barışın bozulmasına, toplumun zenginliği olan unsurlarının ayrılık unsuru olarak tartışılmasına ihtiyaç duyar.
Bunlar bir emperyal sömürü düzeninin ayak seslerinin öncü unsurlarıdır.
Küresel emperyalist devletler girdikleri her ülkede, ilk önce karşılığı kâğıt olan parasını, o ülkenin milli parasının yerine ikame edilmesine uğraşırlar.
Ülkelerin siyasetini yönlendirerek istedikleri kanunların çıkartılmasını, kendi güvenlikleri için ordunun dizaynını ve siyasilerin kendilerine hizmet etmesini sağlarlar.
Onlar için final;
topraklarının parçalanması, rejimlerinin değiştirilmesi ve yeraltı-yerüstü kaynaklarına çökülmesiyle son bulur.
Emperyalist devletler, karşılığı kâğıt olan paralarıyla, işgal ettikleri ülkelerin kaynaklarını ele geçirirler.
Bu bir küresel sömürü matematiğidir.
Bölgemizde bu küresel sömürüye baş kaldırabiliriz. Bunu başarabiliriz.
Bu hususta Türkiye, bölge devletlerine liderlik yapabilir.
Terörü bölgemizden söküp atabiliriz. Emperyalist küresel güçlerin oyunlarını boşa çıkartabiliriz.
Ortadoğu'da kaynaklarımızı sömürmek, toplumsal barışımızı bozmak, bizi birbirimize düşürmek, siyasetimizi yönlendirmek isteyen düşman bellidir.
Emperyalist devletler bizim ortak düşmanımızdır.
Ortak düşmanımız karşısında bölge devletleri olarak ekonomik, siyasi ve kültürel birliktelik inşa etmek, bizim için bir zorunluluktur.
Kapitalizm gücünü, paraya getirdiği yanlış tanımdan alır ama en zayıf olduğu yönü de yine kendi parasıdır.
Parayı emek ve üretimin karşılığı olarak tanımlayan ve paranın bu alanın dışında kârlılığının sıfır limitine yaklaşması gerektiğini savunan Prof. Dr. Haydar Baş, kapitalizmin sömürü aracı olan parasını kâğıt yapmıştır.
Emperyalizmin işgal aracı olan parasını, MİLLİ PARA teziyle ülkelerimizden temizlediğimiz gün, Ortadoğu'da barışın, esenliğin, kardeşliğin ve kalkınmanın yaşanacağı gün olacaktır.
Aynı zamanda Tam BAĞIMSIZLIĞIMIZIN ilanı olacaktır.
Bunun işaret taşları şunlardır:
1. Bölge devletleri, ülkelerinde kendi paralarının geçerliliğini en üst düzeye çekmeli, yerli emek, üretim ve kaynaklarının karşılığında kendi paralarını talep etmelidir.
2. Yeraltı kaynaklarını mamul haline getirmeden, ham olarak satılmasına asla müsaade etmemelidir.
3. Yerli üretim teşvik edilmeli ve önünün açılması için gerekli olan önlemler ivedilikle alınmalıdır.
4. Bölge devletleri ticari ihtiyaçlarını ilk önce kendi aralarında, kendi milli paralarıyla karşılamalıdır. Öncelikleri bölge devletleri olmalıdır.
5. Türkiye başta Irak, Suriye, Libya, İran, Gürcistan, Azerbaycan, Pakistan, Türki Cumhuriyetler, Suudi Arabistan vs. olmak üzere bu ülkelerde TÜRK LİRASINI cazibe merkezi noktasına taşımalıdır.
6. Türkiye, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin bölgede uygulanmasına öncülük yapmalıdır.
7. Türkiye, bu ülkelerde TCMB'nın şubelerini açmalı, parasının karşılığı olarak emek ve üretimini hakim kılmalıdır.
8. Ekonomide devletin fonksiyonları yukarı çekilmelidir. Ekonomide devlet; bireyin alım gücünü koruyan ve arttıran ana unsur olarak, ekonomide aktif olarak yer almalıdır.
9. İthalata dayalı ekonomiyi değil, yerli emek ve üretimi önceleyecek bir yaklaşımla, ilk önce vatandaşına ekonomik özgürlük sağlayacak üretimi ayağa kaldırmalıdır. İhracat, ham madde olarak değil katma değeri yüksek ürün olarak yapılmalıdır.
10. İhracat-ithalat dengesinin balans ölçüsü, yabancı paraya borçlanmadan ithalatı gerçekleştirmek olmalıdır.
Son olarak Milli Ekonomi Modeli, Hüseyin Baş'ın Genel Başkanı olduğu BTP iktidarında uygulayacağı ekonomidir.
Yani TERÖRSÜZ ORTADOĞU İÇİN Milli Ekonomi Modeli'ni (MEM) uygulamak en etkili yoldur.
Karşılığı KÂĞIT olan PARANIN (Doların) saltanatının korunması; teröre-kaosa ve karmaşaya, toplumsal barışın bozulmasına, toplumun zenginliği olan unsurlarının ayrılık unsuru olarak tartışılmasına ihtiyaç duyar.
Bunlar bir emperyal sömürü düzeninin ayak seslerinin öncü unsurlarıdır.
Küresel emperyalist devletler girdikleri her ülkede, ilk önce karşılığı kâğıt olan parasını, o ülkenin milli parasının yerine ikame edilmesine uğraşırlar.
Ülkelerin siyasetini yönlendirerek istedikleri kanunların çıkartılmasını, kendi güvenlikleri için ordunun dizaynını ve siyasilerin kendilerine hizmet etmesini sağlarlar.
Onlar için final;
topraklarının parçalanması, rejimlerinin değiştirilmesi ve yeraltı-yerüstü kaynaklarına çökülmesiyle son bulur.
Emperyalist devletler, karşılığı kâğıt olan paralarıyla, işgal ettikleri ülkelerin kaynaklarını ele geçirirler.
Bu bir küresel sömürü matematiğidir.
Bölgemizde bu küresel sömürüye baş kaldırabiliriz. Bunu başarabiliriz.
Bu hususta Türkiye, bölge devletlerine liderlik yapabilir.
Terörü bölgemizden söküp atabiliriz. Emperyalist küresel güçlerin oyunlarını boşa çıkartabiliriz.
Ortadoğu'da kaynaklarımızı sömürmek, toplumsal barışımızı bozmak, bizi birbirimize düşürmek, siyasetimizi yönlendirmek isteyen düşman bellidir.
Emperyalist devletler bizim ortak düşmanımızdır.
Ortak düşmanımız karşısında bölge devletleri olarak ekonomik, siyasi ve kültürel birliktelik inşa etmek, bizim için bir zorunluluktur.
Kapitalizm gücünü, paraya getirdiği yanlış tanımdan alır ama en zayıf olduğu yönü de yine kendi parasıdır.
Parayı emek ve üretimin karşılığı olarak tanımlayan ve paranın bu alanın dışında kârlılığının sıfır limitine yaklaşması gerektiğini savunan Prof. Dr. Haydar Baş, kapitalizmin sömürü aracı olan parasını kâğıt yapmıştır.
Emperyalizmin işgal aracı olan parasını, MİLLİ PARA teziyle ülkelerimizden temizlediğimiz gün, Ortadoğu'da barışın, esenliğin, kardeşliğin ve kalkınmanın yaşanacağı gün olacaktır.
Aynı zamanda Tam BAĞIMSIZLIĞIMIZIN ilanı olacaktır.
Bunun işaret taşları şunlardır:
1. Bölge devletleri, ülkelerinde kendi paralarının geçerliliğini en üst düzeye çekmeli, yerli emek, üretim ve kaynaklarının karşılığında kendi paralarını talep etmelidir.
2. Yeraltı kaynaklarını mamul haline getirmeden, ham olarak satılmasına asla müsaade etmemelidir.
3. Yerli üretim teşvik edilmeli ve önünün açılması için gerekli olan önlemler ivedilikle alınmalıdır.
4. Bölge devletleri ticari ihtiyaçlarını ilk önce kendi aralarında, kendi milli paralarıyla karşılamalıdır. Öncelikleri bölge devletleri olmalıdır.
5. Türkiye başta Irak, Suriye, Libya, İran, Gürcistan, Azerbaycan, Pakistan, Türki Cumhuriyetler, Suudi Arabistan vs. olmak üzere bu ülkelerde TÜRK LİRASINI cazibe merkezi noktasına taşımalıdır.
6. Türkiye, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin bölgede uygulanmasına öncülük yapmalıdır.
7. Türkiye, bu ülkelerde TCMB'nın şubelerini açmalı, parasının karşılığı olarak emek ve üretimini hakim kılmalıdır.
8. Ekonomide devletin fonksiyonları yukarı çekilmelidir. Ekonomide devlet; bireyin alım gücünü koruyan ve arttıran ana unsur olarak, ekonomide aktif olarak yer almalıdır.
9. İthalata dayalı ekonomiyi değil, yerli emek ve üretimi önceleyecek bir yaklaşımla, ilk önce vatandaşına ekonomik özgürlük sağlayacak üretimi ayağa kaldırmalıdır. İhracat, ham madde olarak değil katma değeri yüksek ürün olarak yapılmalıdır.
10. İhracat-ithalat dengesinin balans ölçüsü, yabancı paraya borçlanmadan ithalatı gerçekleştirmek olmalıdır.
Son olarak Milli Ekonomi Modeli, Hüseyin Baş'ın Genel Başkanı olduğu BTP iktidarında uygulayacağı ekonomidir.
Yani TERÖRSÜZ ORTADOĞU İÇİN Milli Ekonomi Modeli'ni (MEM) uygulamak en etkili yoldur.
Harun Kayacı / diğer yazıları
- Terörsüz Ortadoğu için… / 06.09.2026
- 86 milyon Türk milletinin en anlamlı bayramı / 31.08.2026
- Yeter ki ağam istesin / 30.08.2026
- Bunun hesabını veremezsiniz / 29.08.2026
- ABD’ye vurulan en büyük darbe / 25.08.2026
- Sermayeleri iftira ve yalan / 18.08.2026
- Aydınımız kayıtsız kalmamalı / 15.08.2026
- Siyasette yepyeni sayfa açmak kendi elimizde / 14.08.2026
- Çözüm, ışığı açmaktır / 12.08.2026
- Yeni dünya düzeni ve Türkiye'nin rolü / 21.07.2026
- 86 milyon Türk milletinin en anlamlı bayramı / 31.08.2026
- Yeter ki ağam istesin / 30.08.2026
- Bunun hesabını veremezsiniz / 29.08.2026
- ABD’ye vurulan en büyük darbe / 25.08.2026
- Sermayeleri iftira ve yalan / 18.08.2026
- Aydınımız kayıtsız kalmamalı / 15.08.2026
- Siyasette yepyeni sayfa açmak kendi elimizde / 14.08.2026
- Çözüm, ışığı açmaktır / 12.08.2026
- Yeni dünya düzeni ve Türkiye'nin rolü / 21.07.2026



























































