logo
16 EYLÜL 2026

Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı

İstanbul'da 2022 yılında tedavi için getirildiği hastaneden izinsiz ayrıldıktan sonra kaybolan Z.Y.'nin telefon sinyallerini inceleyen polis ekipleri, son sinyalin Esenyurt'ta yaşayan F.D.'nin evini gösterdiğini belirledi. Çalışmalarda Z.Y.'nin hayatını kaybettiği tespit edilirken, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli İstanbul ve Sinop'ta düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

01.09.2026 12:48:00
İHA
 
Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı
Hastaneden çıktıktan sonra kaybolan kadının ölümü: 6 gözaltı
Edinilen bilgilere göre 12 Eylül 2022 tarihinde tedavi amaçlı hastaneye getirilen, Z.Y. isimli kadın izinsiz şekilde hastaneden ayrıldı. Hastaneden ayrılan kadından bir daha haber alınamazken konuyla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.

Yürütülen çalışmalar kapsamında kayıp Z.Y. telefon kayıtlarını ve sinyallerini inceleyen ekipler, Z.Y.'nin en son F.D. isimli bir şahısla irtibatta olduğunu ve Z.Y.'nin telefonuna ait son sinyalin F.D.'nin Esenyurt'ta bulunan evini gösterdiği tespit edildi. Şüpheli F.D.'nin ise 2024 yılında "Kasten Öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevinde olduğu öğrenildi.

Çalışmalarını derinleştiren ekipler, Z.Y.'nin 4 Ekim 2022 ile 10 Ekim 2022 tarihleri arasında hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan araştırmalar sonucunda olayla bağlantısı bulunduğu ve olay hakkında bilgi sahibi olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tespit edildi.

Bunun üzerine ekipler tarafından 01 Eylül 2026 tarihinde İstanbul ve Sinop'ta 6 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda gözaltına alınan 6 şüpheli, sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği'ne getirildi.

Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı

Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, hakim karşısına çıktığı ilk duruşmada 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasını geri bırakarak Mahruki'nin tahliyesine karar verdi

16.09.2026 18:20:00
Haber Merkezi
 
Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı
Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı
Sosyal medya hesabı üzerinden 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek 17 Temmuz'da tutuklanan Arama Kurtarma Derneği (AKUT) kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki'nin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün yapıldı.

Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan Mahruki hakkında tahliye kararı verildi.

Savcı cezalandırılmasını istedi, Mahruki sert tepki gösterdi

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Mahruki'nin paylaşımlarında "tiyatro" ve "oyun" ibareleri yer almasa da Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddeleri uyarınca "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçunun oluştuğunu savunarak cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaaya karşı söz alan Nasuh Mahruki, suçlamaları reddederek sert tepki gösterdi. Mahruki savunmasında şunları söyledi:

"Tiyatro ve oyun kelimelerini kullanmadığımın kabul edildiği yerde ben neyle suçlanıyorum? Üzerime atılı bu suçlamayı paylaşımdan nasıl çıkardıklarını hâlâ anlamış değilim. Eğer amaç benden intikam almaksa söyleyin, gidip yatayım. Bu ülkede hesap sorulması gereken asıl kişiler, o kanlı darbe girişiminde payı olanlardır."

1 yıl 3 ay hapis cezası ve tahliye

Mahruki'nin avukatlarının beyanlarının ardından karar için duruşmaya kısa bir ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Nasuh Mahruki'yi "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vererek Mahruki'nin tahliyesine hükmetti. yaklaşık 2 aydır cezaevinde bulunan Mahruki, işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakılacak.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki'nin sosyal medya platformu X üzerinden gerçekleştirdiği 15 Temmuz paylaşımları doğrultusunda resen soruşturma başlatmıştı.

16 Temmuz'da gözaltına alınan Mahruki, ertesi gün çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Hazırlanan iddianamede, eylemin basın ve yayın yoluyla zincirleme şekilde işlendiği iddia edilerek Mahruki hakkında 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (2026-YKS) ek yerleştirme tercihlerinin yarın başlayacağını bildirdi

16.09.2026 17:11:00
Anadolu Ajansı
 
2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor
2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-YKS sonuçlarına göre 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yükseköğretim programlarına ek yerleştirme işlemleri, ÖSYM tarafından yapılacak.

Yarın saat 16.00'da başlayacak 2026-YKS ek yerleştirme tercih işlemleri, 21 Eylül saat 23.59'da sona erecek.

Adaylar, tercihlerini, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması'ndan bireysel olarak yapacak.

Ek yerleştirmeye başvuracak adayların, ön bilgi vermek amacıyla yayımlanan 2026-YKS Yükseköğretim Programları Ek Yerleştirme Kılavuzu'nu dikkatle incelemeleri, tercihlerini kılavuz bilgileri doğrultusunda yapmaları gerekiyor.

Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili son soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 6 zanlıdan 2'si tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla, 2'si de savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı

16.09.2026 16:35:00
Anadolu Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyetin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden kalan 6'sının işlemleri tamamlandı.

2 başkomiserin de aralarında bulunduğu, biri emekli polis memuru olan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından polis memurları O.K. ve H.Y. serbest bırakıldı. Zanlılardan polis memuru Ahmet B. ve emekli polis memuru Ertuğrul Tahir A. tutuklanma, başkomiserler H.H. ve E.B. de adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Hakimlik, savcılığın talebine uyarak 2 zanlının tutuklanmasına, 2 şüphelinin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 38'e yükseldi.

Soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı 6. dalga operasyonu düzenlenmiş, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheliye yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatılmıştı.

Önceden adliyeye sevk edilen zanlılardan polis memurları Gökcan M, Ahmet B, Osman Nuri G. ve Hüseyin Ü. tutuklanmış, B.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde faaliyet gösteren fabrikada çalışan 20 işçi, dışarıdan yedikleri yemekten zehirlenerek hastaneye kaldırıldı

16.09.2026 14:00:00 / Güncelleme: 16.09.2026 14:02:24
İHA
 
İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi
İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi
Edinilen bilgilere göre, Gölbaşı ilçesine bağlı Çelik köyündeki Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir fabrikada çalışan 20 işçi, dışarıdan sipariş verdikleri tantunileri yedikten bir süre sonra fenalaştı.

Mide bulantısı, kusma ve halsizlik şikayetleri üzerine fabrikaya çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi.



Olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan işçiler, Gölbaşı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Hastanede tedavi altına alınan işçilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.

Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

16.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, "Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var" dedi.

Bahçeli, Erdoğan'ın 2018 ve 2023 seçimlerini kazanmasına atıf yaparak açıklamasını "üç hilal" üzerinden sürdürdü:

"Sayın Cumhurbaşkanı üç hilalin ikisini tamamladı. 2018 ve 2023 seçimlerini kazandı, şimdi geriye üç hilalin üçüncü hilali kaldı. İnşallah üçüncüyü de tamamlayacak."

İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik art arda operasyonlar; Son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu madde ele geçirildi: 46 gözaltı

16.09.2026 13:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında yapılan operasyonlarda toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirilirken, toplam 46 şüpheli yakalandı.

Son 9 ayda yapılan operasyonlarda ise toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu-uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yeni bir çalışma yaptı. 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şahısların yakalanmasına yönelik Avcılar, Bayrampaşa, Beykoz, Esenyurt, Kağıthane, Küçükçekmece, Silivri, Sultangazi ve Üsküdar ilçelerinde operasyonlar gerçekleştirildi.



Düzenlenen operasyonlarda; 151 kilo 700 gram metamfetamin, 716 kilo 100 gram skunk, 552 kilo 772 gram pregabalin, 16 kilo 552 gram kokain, 850 bin adet sentetik ecza, 72 bin adet extacy hap, 134 kilo 50 gram katkı maddesi ele geçirildi. Toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi.

Ayrıca Beyoğlu ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde faaliyet gösteren sokak satıcılarına yönelik eş zamanlı gerçekleştirilen operasyon kapsamında 14 şüpheli, tüm operasyonlarda toplam 46 şüpheli yakalandı. 41 şüpheli çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 5 şüphelinin ise işlemlerine devam edildiğini öğrenildi.

01 Ocak 2026 tarihi itibariyle "Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" ile mücadele kapsamında, İstanbul genelinde toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu - uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Öte yandan son iki ayda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucular emniyette sergilendi.

İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, yaptığı açıklamada uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını dün gece Esenyurt'ta yapılan operasyonlara değinerek çalışmaların devam edeceğini söyledi.

Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı

Moldova yetkili makamları tarafından uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahıs Esenyurt'ta yakalandı

16.09.2026 10:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı
Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı
Moldova yetkili makamları tarafından uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahıs Esenyurt'ta yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığı ile müşterek, uluslararası seviyede aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda; Moldova yetkili makamlarınca, ''Uyuşturucu Madde Ticareti'' suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahısın Esenyurt'ta olduğu tespit edildi. 15.09.2026'da Esenyurt'ta bir adrese operasyon düzenlenerek Ion Rusu isimli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın işlemleri bittikten sonra ülkesine gönderilmek üzere Geri Gönderme Merkezine teslim edileceği öğrenildi.

Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular


 
Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde yağ birikmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 yılı verilerine göre, dünyada 1 milyardan fazla kişi obeziteyle yaşıyor. Yetişkinlerde obezite sıklığı ise 1990 yılından bu yana 2 kattan fazla artmış durumda. 
 

15.09.2026 15:09:00
Murat Çorbacı
 
Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular
Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular

Türkiye'de de obezite tablosu dikkat çekici boyutlarda. TURDEP-II çalışmasında yetişkinlerde obezite sıklığı yaklaşık yüzde 35; kadınlarda yüzde 44, erkeklerde ise yüzde 27 olarak belirlendi. Yani, ülkemizde her 3 kişiden 1'i obeziteyle mücadele ediyor. Obezite yalnızca kişinin kilosunu ve dış görünüşünü etkilemiyor; tip 2 diyabetten yüksek tansiyona, uyku apnesinden kalp-damar hastalıklarına, eklem sorunlarından karaciğer yağlanmasına kadar pek çok sağlık problemine neden olabiliyor. Obezite aynı zamanda 13 farklı kanser türüne de zemin hazırlayabiliyor. Son yıllarda obezitenin hızla yaygınlaşmasına paralel olarak obezite cerrahisine gösterilen ilgi de artıyor. Ancak cerrahinin estetik amaçlı bir zayıflama ameliyatı olmadığını vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, "Tedavinin amacı yalnızca tartıdaki rakamı düşürmek değil; obeziteye eşlik eden hastalıkları kontrol altına almak, kişinin sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Ameliyat tedavinin sonu değil, sağlıklı beslenme, hareket ve düzenli takiple sürdürülmesi gereken yeni bir dönemin başlangıcıdır" dedi. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, obezite cerrahisi hakkında en çok merak edilen 9 soruyu cevapladı.

Obezite cerrahisi kimlere uygulanabilir?

Günümüzde "metabolik ve bariatrik cerrahi" olarak da adlandırılan obezite cerrahisi, yalnızca mide hacmini küçültmeyi amaçlayan bir işlem değil. Cerrahi sonrasında iştah, tokluk, bağırsak hormonları ve metabolizma üzerinde de değişiklikler oluşuyor. Yaşam tarzı değişiklikleri ve tıbbi tedaviye rağmen yeterli sonuç alınamayan, vücut kitle indeksi 40 kg/m² ve üzerinde olan kişilerde cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor. Vücut kitle indeksi 35-39.9 kg/m² arasında olanlarda ise obeziteye bağlı önemli sağlık sorunlarının bulunması cerrahi seçeneğinin değerlendirilmesini gerektirebiliyor. Vücut kitle indeksi 30-34.9 kg/m² arasında olup uygun tedaviye rağmen tip 2 diyabeti kontrol altına alınamayan seçilmiş hastalarda da metabolik cerrahiden yararlanılabiliyor. Ameliyat kararının sadece kişinin kilosuna bakılarak verilemeyeceğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, "Hastanın genel sağlık durumu, obeziteye eşlik eden hastalıkları ve daha önce uygulanan tedaviler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi fazla kilosu olan herkese uygulanabilecek standart bir yöntem değildir" diye konuştu.

Obezite cerrahisi yalnızca kilo vermeyi mi sağlıyor?

Obezite cerrahisinin etkisi tartıdaki değişimle sınırlı kalmıyor. Cerrahide temel hedef; kişinin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde kilo vermesinin yanı sıra obeziteye bağlı hastalıkların etkisini ve erken ölüm riskini azaltmak oluyor. Ameliyatın ardından tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, kan yağlarındaki bozukluklar ve karaciğer yağlanması gibi obeziteyle ilişkili birçok sağlık sorununda belirgin düzelme görülebiliyor. Bazı tip 2 diyabet hastalarında kan şekeri daha kolay kontrol altına alınabiliyor ve kullanılan ilaçlar doktor gözetiminde azaltılabiliyor. Özellikle tip 2 diyabet süresi kısa ve pankreas rezervi daha iyi olan hastalarda daha başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. "Ancak ameliyatın diyabeti kesin olarak ortadan kaldırdığı düşünülmemelidir" uyarısında bulunan Prof. Dr. Aziz Sümer,  hastalık yıllar içinde yeniden ortaya çıkabildiği için cerrahi sonrasında da metabolik takibin düzenli olarak sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.

Obezite cerrahisi kanser riskini azaltıyor mu?

Obezite; menopoz sonrası meme, rahim içi ve yumurtalık kanserlerinin yanı sıra kalın bağırsak, yemek borusu, midenin giriş bölgesi, karaciğer, safra kesesi, pankreas, böbrek ve tiroit kanserleri dâhil olmak üzere 13 farklı kansere zemin hazırlayabiliyor. Yağ dokusundaki artışın östrojen düzeyleri, insülin direnci ve kronik inflamasyon üzerinde oluşturduğu etkilerle kanser gelişimine  uygun bir ortam hazırlayabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Sümer, cerrahinin sağladığı kalıcı kilo kaybı ve metabolik iyileşmenin, obeziteyle ilişkili bazı kanserlerin gelişme riskini azalttığını belirtiyor. Prof. Dr. Aziz Sümer, obeziteyle ilgili yaklaşık 30 bin kişinin değerlendirildiği SPLENDID çalışmasına ilişkin de şu verileri paylaşıyor: "10 yıl içinde obeziteyle ilişkili kanser gelişme oranı bariatrik cerrahi uygulanan hastalarda yüzde 2.9, ameliyat olmayanlarda ise yüzde 4.9 olarak belirlendi. Cerrahi yönteme başvurulan grupta obeziteyle ilişkili kanser riskinin yaklaşık yüzde 32, kanserden ölüm riskinin de yaklaşık yüzde 48 daha düşük olduğu bildirildi. Kadınlarda yapılan bir başka çalışmada ise cerrahi sonrasında meme kanserinde yüzde 49, yumurtalık kanserinde yüzde 53 ve rahim içi kanserinde yüzde 67 oranında daha düşük risk saptandı."

En sık başvurulan obezite cerrahisi yöntemi hangisi?

Dünyada en sık uygulanan yöntem, halk arasında "tüp mide" olarak bilinen sleeve gastrektomi ameliyatıdır. Bu yöntemde midenin büyük bir bölümü çıkarılarak daha küçük ve tüp biçiminde bir mide oluşturuluyor. Böylece yenilebilecek gıda miktarı azalırken açlık ve tokluk mekanizmalarında da değişiklik meydana geliyor. Bir diğer önemli yöntem olan gastrik bypass ameliyatında ise mide küçültülüyor ve gıdaların bağırsaktan geçiş yolu değiştiriliyor. Her yöntemin avantajları ve dezavantajları farklı olduğu için her hasta açısından en doğru seçeneğin belirlenmesi büyük önem taşıyor.

Hangi yöntemin uygulanacağına nasıl karar veriliyor?

Obezite cerrahisinde herkese aynı ameliyatın uygulanmasının doğru bir yaklaşım olmayacağını aktaran Prof. Dr. Aziz Sümer, "Yöntem belirlenirken hastanın kilosu ve vücut kitle indeksinin yanı sıra yaşı, tip 2 diyabetinin bulunup bulunmadığı, diyabetin süresi, reflü hastalığı, yeme alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar ve daha önce geçirdiği ameliyatlar değerlendirilir. Örneğin ciddi reflü sorunu bulunan bazı hastalarda tüp mide yerine gastrik bypass daha uygun olabilir. Diyabetin ön planda olduğu hastalarda ise metabolik etkisi daha güçlü bypass yöntemleri tercih edilir. Ameliyattan önce hastanın genel cerrahın yanı sıra endokrinoloji uzmanı, diyetisyen ve gerektiğinde psikiyatri ya da psikoloji uzmanından oluşan multidisipliner bir ekip tarafından değerlendirilmesi önem taşır. Uzun dönemli başarının temelini, doğru hastaya uygun ameliyatın seçilmesi oluşturur" dedi.

Obezite cerrahisinden sonra ne kadar kilo veriliyor?

En hızlı kilo kaybı genellikle ameliyatı takip eden ilk 6-12 ay içinde gerçekleşiyor. Kilo verme süreci 12-18 aya kadar devam edebiliyor. Başlangıç kilosu, uygulanan ameliyat yöntemi, yaş, metabolik durum, beslenme düzeni ve fiziksel aktivite seviyesi, sonucu doğrudan etkiliyor. İlk 12-18 ayda kişinin fazla kilosunun yüzde 50-80'ini vermesi hedeflenebiliyor. Bununla birlikte cerrahinin başarısı yalnızca kaybedilen kilo üzerinden değerlendirilmiyor. Obeziteye eşlik eden hastalıklardaki düzelme, hareket kapasitesinin artması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve elde edilen sonucun uzun dönemde korunabilmesi de başarının önemli ölçütleri arasında yer alıyor.

Obezite cerrahisi riskli bir yöntem mi?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi obezite cerrahisinde de bazı riskler bulunuyor. Erken dönemde kanama, kaçak, enfeksiyon ve damar içinde pıhtı oluşumu; uzun dönemde ise reflü, safra taşı, fıtık ve vitamin-mineral eksiklikleri gelişebiliyor. Ancak cerrahi teknikler ile anestezi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde, uygun donanıma sahip merkezlerde ve deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilen ameliyatlarda bu riskler önemli ölçüde azalıyor. Karar aşamasında yalnızca ameliyatın olası riskleri değil, tedavi edilmeyen ileri obezitenin yıllar içerisinde yol açabileceği diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanser ve erken ölüm riski de dikkate alınıyor. Bu nedenle hastaya özel yarar-risk değerlendirmesinin yapılması gerekiyor.

Ameliyattan sonra yeniden kilo alınabilir mi?

Obezite kronik bir hastalık olduğu için ameliyattan yıllar sonra bir miktar kilo geri alınabiliyor. Özellikle yüksek kalorili ve şekerli içecekler tüketmek, sık atıştırmak, kontrolsüz alkol kullanmak, hareketsiz kalmak ve eski beslenme alışkanlıklarına dönmek kilo alımını kolaylaştırıyor. Bu nedenle dengeli bir beslenme düzeni, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı uyku alışkanlığı, obezite ameliyatından sonra yaşamın bir parçası olmalı. Ameliyat sonrası hasta takibinin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Sümer, "Ameliyatın ardından demir, B12 vitamini, folat, D vitamini ve kalsiyum başta olmak üzere çeşitli vitamin ve mineral eksiklikleri gelişebilir. Kontrollerde sadece kilo değil; kan değerleri, kas ve kemik sağlığı, beslenme durumu, diyabet ile tansiyon gibi hastalıkların seyri de dikkate alınır. Kilo yeniden yükselmeye başladığında erken müdahale edilmesi önemlidir. Obezite cerrahisi tek başına bir mucize değil, hastayla sağlık ekibinin uzun yıllar birlikte yürüttüğü kapsamlı bir tedavidir" dedi.

Zayıflama iğneleri obezite cerrahisinin yerini alabilir mi?

Obezite ilaçları, obezite tedavisinde önemli seçenekler arasında yer alıyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bu ilaçların obezite cerrahisini tamamen ortadan kaldıracağını göstermiyor. Özellikle ileri derecede obezitesi ve buna eşlik eden ciddi metabolik hastalıkları bulunan uygun hastalarda cerrahi, uzun dönemli kilo kaybı açısından güçlü tedavi seçeneklerinden biri olmayı sürdürüyor. İlaç ve cerrahi yöntemin birbirinin rakibi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aziz Sümer, "Yeni nesil ilaçlardan ameliyat öncesinde kilo kaybını desteklemek, ameliyat riskinin azaltılmasına yardımcı olmak veya ameliyat sonrasında yetersiz kilo kaybı ve yeniden kilo alma durumlarında yararlanılabilir. Tedavinin; yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar ve gerektiğinde cerrahinin birlikte ya da birbirini takip edecek şekilde kullanıldığı, kişiye özel ve multidisipliner bir yaklaşımla planlanması gerekir" dedi.

Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Sivas'ın Divriği ilçesinde 11 aylık bebeğin kaybolmasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 10'a yükseldi

15.09.2026 13:20:00
Anadolu Ajansı
 
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Divriği Cumhuriyet Başsavcılığınca Büşra bebeğin kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 2 zanlı daha gözaltına alındı.

Gözaltında bulunan baba Yusuf Balıkçı ve anne Elif Balıkçı ile akrabaları M.R.B. (60), R.B. (45), İ.B, M.D, M.B, çadırlar bölgesinde kalan K.D. (50), Ö.B. (19) ve A.Ç'nin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Öte yandan anne Balıkçı'nın, bebeğini eşinin öldürüp araziye bıraktığını iddia etmesinin ardından Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda AFAD, komando ve jandarma ekipleri, yapay zeka destekli insansız hava aracı ve iz takip köpeğinin desteğiyle yeniden arama çalışması başlattı.

Sivas Valiliğinden yapılan açıklamada, yürütülen adli süreçlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına yeniden bir basın açıklaması yapılması ihtiyacı doğduğu belirtildi.

Bebeği arama çalışmalarının ilk andan itibaren titizlikle sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Olayla ilgili yürütülen adli tahkikat kapsamında, aile fertlerinin çelişkili ifadeleri üzerine soruşturma kapsamı genişletilmiş, bebeğin öldürülmüş, kaçırılmış veya maddi menfaat karşılığında başka bir kişiye verilmiş olabileceği yönündeki ihtimaller de dahil olmak üzere tüm olasılıklar çok yönlü olarak değerlendirilmektedir. Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda olayla ilgili 10 kişi gözaltına alınmış olup adli süreçleri devam etmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ailede bulunan 2017, 2018, 2021 ve 2023 doğumlu olmak üzere iki kız ve iki erkek çocuk devlet koruması altına alınmıştır. Bu nedenle soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve adli sürecin selameti açısından, yetkili makamlarca yapılacak açıklamalar dışında kamuoyunda yer alan bilgi ve değerlendirmelere itibar edilmemesi önem arz etmekte olup soruşturma, tüm ihtimaller değerlendirilerek çok yönlü ve titiz bir şekilde devam etmektedir."

Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda hayvancılıkla uğraşan 5 çocuk annesi Elif Balıkçı, 10 Eylül'de bebeği Büşra Balıkçı'yı yaşadıkları çadırda bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmiş, ihbar üzerine köye AFAD ve jandarma ekipleri sevk edilmiş, bölgede arama çalışması başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında bebeğin babası Yusuf Balıkçı ve annesi Elif Balıkçı'nın da aralarında bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alınmış, zanlılardan veteriner hekim serbest bırakılmıştı.

Bebeğin kaybolmasıyla ilgili Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince yayın yasağı kararı alınmıştı.

ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı

ABD hükümeti denetleme kurumu, ordunun stoklarında gelişmiş silahlar konusunda ciddi azalma olduğunu doğruladı. Ayrıca 8 ülkedeki ABD üslerinde yüzlerce yapının ve onlarca ABD uçağı ile insansız hava aracının imha edildiğini veya hasar gördüğü vurgulandı

15.09.2026 12:52:00
İHA
 
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetine bağlı denetleme kurumu, İran savaşının etkisine ilişkin ilk raporunu yayımladı. Raporda, ordunun gelişmiş silahlar konusundaki eksiklikleri kabul edilirken, Orta Doğu'daki ABD uçaklarına, üslerine ve diplomatik temsilciliklerine verilen hasara dair kamuoyuna ilk bilgiler sunuldu.

Raporda, ABD'nin İran'la savaşının "stratejik envanter açıklarına yol açtığı ve ordunun gelişmiş silahlar konusunda mühimmat ikmali için ciddi tedarik darboğazıyla" karşı karşıya olduğu ifade edildi. Raporda yer alan uzmanlar tahminlerinde, savunma sanayi şirketlerinin gelişmiş füze ve önleme sistemi stoklarını savaş öncesi seviyelere geri getirmesinin 3 yılı bulabileceği vurgulandı.

İran, ABD üslerindeki yüzlerce yapıyı yerle bir etti

1 Nisan ile 30 Haziran arasını kapsayan gözlem raporunda, İran'ın Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde yüzlerce bina ve diğer yapıyı hasara uğrattığı ve yok ettiği de kabul edildi. Raporda, bölgedeki bir donanma lojistik merkezi olan Bahreyn'deki ABD deniz üssünün İran insansız hava araçları ve balistik füzeleriyle hedef alındığı belirtildi. Orta Doğu'daki operasyonları desteklemek için "14 ila 18 günlük lojistik döngülerine" ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Rapora göre Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki temsilcilikler İran saldırıları sonucu hasar gördü ve tahmini maliyet 184 milyon dolar olarak hesaplandı.

ABD Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Cao geçtiğimiz hafta The Epoch Times'a verdiği röportajda, "Bahreyn'i yerle bir ettiler" diyerek Donanmanın bölgedeki güçlerini destekleyebilmesi için Bahreyn'deki üssü onarması gerekip gerekmediğini araştıran bir görev gücü oluşturduğunu söylemişti.

"Onlarca ABD uçağı ve İHA imha edildi veya hasar gördü"

Raporda ayrıca İran tarafından onlarca ABD uçağı ve insansız hava aracının da imha edildi veya hasara uğradığı ifade edildi. Bunların arasında tanesi yaklaşık 30 milyon dolar değerindeki 30 civarında MQ-9 Reaper insansız hava aracı da bulunduğu aktarıldı. 7 adet KC-135 yakıt ikmal uçağının da hasar gördü veya imha edildi, 5'inin Suudi Arabistan'da yerde iken İran mühimmatıyla vurulduğu kaydedildi. Kuveyt, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan'da 11 askerin "çatışmada öldüğü" belirtildi. Irak'ta ise KC-135 uçağı, başka bir KC-135 ile çarpışmanın ardından düşerek 6 askerin ölümüne yol açtı. Bu ölümler ve Arap Denizi'ne düşen bir helikopterde pilotun ölümü, "düşmanca olmayan olaylar sırasında meydana gelen ölümler" olarak listelendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.