logo
24 HAZİRAN 2026

Her satırı vahşet: Satırla parçalayıp asitle erittiler

Darp edildikten sonra halıya sarılarak otomobilin bagajında Kocaeli'ye getirilen ve cesedi parçalara ayrılıp, asitle eritilen Herekeli ünlü halıcı Nurhan Ör'ün cinayetine ilişkin 6 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanıkların çoğu cinayeti itiraf edip, maktulün çocukluk arkadaşı Işık E.'yi işaret ederken, baş sanık Işık E. ise suçlamaların hiçbirini kabul etmedi.

09.12.2024 20:30:00
İhlas Haber Ajansı
Her satırı vahşet: Satırla parçalayıp asitle erittiler
Her satırı vahşet: Satırla parçalayıp asitle erittiler
Herekeli ünlü halıcı Nurhan Ör'den (56) 7 Kasım 2023'den itibaren haber alamayan yakınları durumu polise bildirmişti. Polis ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde Nurhan Ör'ün otomobilini Gebze'de terk edilmiş halde bulmuştu. Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince bin saatlik kamera kaydı incelenerek olay aydınlatılmıştı. İstanbul Sultanbeyli'de bulunan oto galeriye getirilen Nurhan Ör'ün darp edilerek bayıltıldığı, daha sonra halıya sarılıp otomobilinin bagajına konularak Kartepe ilçesindeki çiftliğe getirildiği belirlenmişti. Ör'ün vücudunun parçalara ayrılarak, asitle eritildiği tespit edilmişti. Polis ekiplerinde gözaltına alınan Işık E. (56), Ahmet T. (57), Bahadır T. (30), Ceyhun A. (57), Emrah D. (34), Ferdi G. (37) tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Kan dolduran cinayette zanlılardan Işık E., Ahmet T. ve Ceyhun A'nın lise yıllarından Nurhan Ör ile arkadaş olduğu öğrenilmişti.

"Nurhan ile aynı sofrayı paylaştık"
Olayla ilgili duruşma Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar, maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı. Duruşma 9 saat sürdü. Ahmet, Nurhan ve Işık ile okul arkadaşı olduğunu söyleyen Ceyhun A., "Çok üzgünüm, Nurhan'ın ailesinden özür diliyorum. Asitle erittiğimiz kişinin Nurhan olduğunu bilmiyordum. Nurhan'ı 35 senedir görmüyordum ama liseden arkadaşımdı. Ahmet, Nurhan ve Işık ile çok yakın arkadaştık ama Nurhan ile ayrı bir arkadaşlığımız vardı. O dönem zarfında Nurhan ile aynı sofrayı paylaştık. İyi bir arkadaşlığımız vardı. Olayın olduğu dönem paraya ihtiyacım olduğu zamanlardı. Işık'a da borcum vardı. Işık bana, başkası ile alacak verecek meselesi olduğunu, 'Tansiyon yükselebilir, yüksek sesten kimse rahatsız olmasın, senin çiftliği kullanalım. Bunun karşılığında sana para vereceğim' dedi. Ben de bunu kabul ettim" diye konuştu.

"Olaydan bir gün önce elektrikli testereyi odun kesmek için aldım"
Ahmet ve Ferdi'nin çiftliğe asit getirdiğini söyleyen Ceyhun A., "Gübre yığınında çok fazla böcek vardı, Işık ile Ahmet 'Asit onları yok eder' demişti, ben onun için getirdiler sandım. Adaklık hayvan kestiğim için çiftlikte satır, bıçak gibi şeyler vardı. Çiftlikte tadilat yapacağım için de Işık bana para verdi. Balta, satır, testere, naylon, eldiveni çiftliğime lazım olması sebebiyle aldım. Olaydan bir gün önce elektrikli testereyi odun kesmek için aldım. Olay günü Ahmet ve Işık bana geldiler, beraber yemek yedik. Üstüme başıma kıyafet alacaktım. Önce Işık'ı Körfez'e bıraktık. Beni de İstanbul'a götürdüler. Ahmet bana cep telefonu verdi, 'Arayınca arabayı alır, çiftliğe geçersin' dedi. Eski tip telefonlardandı. Aramışlar ama duymamışım. Ahmet yanıma geldi, 'Çabuk her şey hazır, galeriye git arabayı al. Paketledik, sana bir şey olmayacak' dedi. Galeriye gittiğimde Işık kapıda, Ferdi ise dışardaydı. 'Araba hazır kaç saattir seni bekliyoruz. Ahmet seni yolda karşılayacak' dediler" şeklinde konuştu.

"Işık, cesedi asitte eritmemizi söyledi"
Sanık Ferdi'yi de yoldan aldığını söyleyen Ceyhun A., "Ahmet bizi arayarak İzmit'te karşılayacağını söyledi. Bizi yönlendirdi. Ferdi ile birlikte çiftliğe geldik. Ferdi halıya sarılmış paketi aldı, aynı zamanda halı bantlanmıştı. 'Ferdi, 'Bu zaten ölü' dedi. Üzerine su falan attık, 'Galerideyken ölmüş' dedi. Işık'ı aradım, öldüğünü söyledim, 'Biliyorum gerekeni yapın' dedi. 'Gereken ne' deyince, asite atmamızı söyledi. Üstümüzü değiştirdik, Ferdi el arabasını getirdi. Arabadaki halıya sarılmış cesedi alıp içeri getirdik. Ben cesedin Nurhan'a ait olduğunu bilmiyordum. Gidip üstümüzü değiştirdik. Ferdi kıyafet getirmiş, o da değiştirdi. Kafasında kar maskesi vardı, maskeyi hiç açmadım. Cesedin kafasında kırıklar doluydu, sırtı mosmordu. Kafasının arkası kan içindeydi. Ağzında pamuk vardı. Cesedin kime ait olduğunu hiç merak etmedim, aklımda sadece ondan kurtulmak vardı" ifadelerini kullandı.

"Işık bana naylon ve eldiven gibi malzemeler almam için 400 dolar nakit para verdi"
Emniyette cesedin Nurhan'a ait olduğunu öğrendiğini söyleyen Ceyhun A., "Cesedi parçalamaya ve asite atmaya Ferdi yardımcı oldu. 100 litre asit vardı. Cesedi yok ettikten sonra Işık telefonla aradı, polisin kendisini aradığını söyledi. Malzemeleri yok etmemi istedi. Tüm eşyaları yaktım. Daha sonra polisler geldi ve olanları anlattım. Işık bana naylon ve eldiven gibi malzemeler almam için 400 dolar nakit para verdi. Çiftliği hazırlamam gerektiğini söyledi. Parayı bunun için mi verdi bilmiyorum. Nurhan'ı ben öldürmedim, arabada ceset olduğunu bilmiyordum, çiftlikte öğrendim. Basiretim bağlandı. Işık bana 20 bin lira para da vermişti ama o para tadilat içindi" dedi.
Savunması alınan Ferdi G., "Işık bana; 1980'lerde bazı olaylara karıştığını, örgüt adına çalıştığını, cinayetler işlediğini söyledi. Beni korkuttu ve tehdit etti. Işık Eren 100 kişilik bir ölüm listesi hazırlamış. İntikam alacakmış. Işık bana, Nurhan'ı paketleyeceklerini söyledi. Olaydan bir gün önce Işık çağırdı, Ahmet ile çiftliğe gideceğimi söyledi. Malzemeleri ben, Ceyhun, Ahmet aldık. Sonra onları çiftliğe götürdük. Ceyhun daha sonra testere, naylon poşetler aldı. Sonrasında ben Ahmet ile İstanbul'a döndüm. Olay günü Işık silahını çıkarıp temizledi, Nurhan'ı kaçırırsak beni vuracağını söyledi" diye konuştu.

"Elini, ayaklarını ağzını bantladı, kıyafetlerini giydi"
Emrah'ın olaydan 1-2 gün önce sakalını boyattığını, peruk aldığını söyleyen Ferdi G., "Emrah bana fotoğrafını atınca Işık'a gönderdim. Işık, whatsapp fotoğrafını ona attığım için bana kızdı. Olay günü galeride Emrah güvenlik kameralarına yakalanmamak için arabanın bagajına geçti. Güvenlik kameralarında içeri girişi gözükmesin diye, arabanın bagajında içeri girdi. Arabayla geri geri yanaştık. Sonra yukarıya çıktı. Emrah yüzüne kar maskesi taktı. Emrah 4 hat, 4 telefon temin etmişti, nasıl haberleşeceğimiz konusunda konuştuk. Daha sonra Nurhan ve Işık galeriye geldi. Nurhan içeri girince Emrah spreyle gaz sıkmaya başladı. Nurhan'ı etkisiz hale getirdi. Göğsüne, boynuna bastı. Elini, ayaklarını ağzını bantladı, benden de yardım istedi. Emrah'ın sopayla Nurhan'a vurduğunu gördüm. Ya infaz edecek, ya salacak, ya da senet imzalatacaklardı. Emrah kafasındaki kar maskesini Nurhan'ın kafasına geçirdi. Maktul baygınken, Emrah pantolon ve ayakkabısını çıkardı, onu halıya sardı. O kıyafetleri giydi" şeklinde konuştu.

"Satır ve baltayla kafasını ve belden aşağısını kesti"
Daha sonra çiftliğe gittiklerini söyleyen Ferdi G., "Çiftliğe gittik, öldüğüne ihtimal bile vermiyordum. Ceyhun el arabası getirdi, açtı, birkaç tokat attı, 'Ölmüş' dedi. 'Haber vermem gerekiyor' deyip, Işık'ı aradı, 'Kuzu ölmüş' dedi. Kıyafetler giydik, yere muşamba serdik. Ceyhun, 'Biri sorarsa ilaçlama yaptığımızı söylersin' dedi. Satır ve baltayla kafasını ve belden aşağısını kesti. Ben balta ile vurduğu yeri bıçak darbesi ile kesmeye çalıştım, sonra yapamadım, bıraktım. Asite koyarak erittik. Işık'ın bana verdiği silahı masaya bırakarak oradan ayrıldım. Işık, Nurhan ile kaç defa görüştü. 'Senin halılarını yurt dışında satacağım' diyerek halı aldı ama hiç ödeme yapmadı. Işık, halıları piyasaya sürmek için sahte belge hazırladı. 16 halının imzasını Emrah attı. Işık, Nurhan'dan aldığı 145 bin dolarlık halı borcundan kurtulmak amacındaydı. Işık Ceyhun'a, birine senet imzalatacağını, öldüreceklerini söyledi. Ayrıca olaydan bir gün önce Ceyhun, az bir sıvıyla, bir adet kemik eritip, asidin işe yarayıp yaramadığını test ettiğini anlattı. Tehditlerle bu işe başladım ama artık konuşmaya karar verdim, gerekenler cezalarını alsın" ifadelerini kullandı.

"Halıyı Ferdi ile beraber alınca, 'Yavaş' diye ses duydum"
Ferdi'nin kendisinden sprey, hat, telefon istediğini söyleyen Emrah D., "Biber gazı ve hatları verdim. Ferdi ile otururken bana 'Sakallarını boyatırsan nasıl olur' dedi. Olaydan bir gün önce sakallarımı boyattım. Zaten boyatmak gibi düşüncem vardı. Daha önce dizi işi ile uğraştığım, figüranlık yaptığım için sakallarımı boyatmak istedim. Araçtan bagajda değil, arabanın sol arka koltuk kapısından çıktım. Bir süre sonra Ferdi beni ofise çağırdı, halı vardı, arabaya almamı istedi. Halıyı Ferdi ile beraber alınca, 'Yavaş' diye ses duydum. Normal halı zannettim. Ne olduğunu sordum, 'İnsan var' dedi. Korktum, silah çekti, 'Sakın kimseye söyleme' dedi. Halıyı bagaja koyduk. Bagajda Nurhan'ın yüzünü gördüm. Uyuşturucunun etkisinde olduğum için ne yapacağımı bilemedim. Pantolon ve ayakkabımı değiştirmedim. Ferdi bana turuncu renkli mont verdi, sonra aracı Gebze'ye bırakmamı istedi. denileni yaptım. Ferdinin anlatımlarını kabul etmiyorum. Bahadır kamera sisteminin değişeceğini söyledi, ben de değiştirdim. Sadece sakal boyattım, saç boyatmadım" dedi.

"Işık, Nurhan'a senet imzalatacağını söyledi"
Işık ile ortak olduğunu söyleyen Ahmet T., "Bahadır oğlumdur. Okul arkadaşları olarak Nurhan'la biz whatsapp grubundan görüşmeye başladık. Işık, yurt dışında alım satım yaptığını söyledi, Nurhan ile bu konuyu konuştu. İlişkiler bu şekilde başladı. Işıkla bir yerde otururken senet olayı olduğunu, Nurhan'a imzalatacağını söyledi. Beni bu işe bulaştırma dedim, sonra konu kapandı. Bir gün Işık bana kimyasal madde ile ilgili ilgilendiğim için temin edip edemeyeceğimi sordu. Temin edebileceğimi söyledim. Temin edip asiti Ceyhun'un çiftliğine bıraktım ve İstanbul'a döndüm. Sabah ofiste gittiğimde Işık bana, 'Senet imzalatma işini halledeceğim' dedi. 'Sen de yardım et' dedi. 'Ben sadece araba ile gider gelirim başka bir şeye karışmam' dedim, basiretim bağlandı. Akşam annem rahatsızlandığı için eve gittim, öldüreceklerinden haberim yoktu. Senedin amacını bilmiyorum, 1 milyon dolar gibi konuşmalar geçiyordu, olayda menfaatimiz yoktu" diye konuştu.

"Emrah'ın sakalını boyatmasında olayla ilgisi olduğunu düşünmedim"
Bahadır T. ise, "Eylemlerde herhangi bir suçum yoktur. Nurhan aracını bizim galerimize getirip satışa koydurmamızı istedi. Bu şekilde git-geller oldu. Polislere yardımcı oldum, suçsuzum. Emrah, kepengi tamir ettiği için ona 300 TL gönderdim, zaten ona 3-4 bin lira borcum vardı, sakalını boyatması için o parayı vermedim. Emrah'ın sakalını boyatmasında olayla ilgisi olduğunu düşünmedim. Yardımcı oyunculuk yapıyor, ajansa kayıtlı, bunun için yaptığını düşündüm. Suçsuz olduğunu düşünüyorum. Kalp rahatsızlığım var. Operasyon geçirmem gerekiyor ancak cezaevi şartları buna uygun değil" şeklinde konuştu.

"Nurhan'la üniversitede zamanında arkadaşlığımız kesintiye uğrasa bile yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi"
Nurhan'ın çocukluk arkadaşı olduğunu söyleyen Işık E., "27 sene yurt içi ve yurt dışında çalıştım. Bu olay başıma geldiğim için doktora çalışmalarım yarım kaldı. Beni kamuoyunda öcü olarak gösteriyorlar. Kötü imaj oluşturmaya çalışıyorlar. Olaydan bir gün önce Nurhan ve ortak arkadaşımız Fehmi G. ile iş ortaklığımız gereği bir araya geldik. Araçlarının satışı ile ilgili gelişmeler olduğunu, İstanbul'a birlikte gidip gidemeyeceğimizi sordu. Beraber İstanbul'a gittik. Nurhan'la üniversitede zamanında arkadaşlığımız kesintiye uğrasa bile yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Biz İstanbul'a galeriye geldiğimizde sadece Ferdi vardı. Nurhan bir süre yukarıda takıldı ve galeriden ayrıldı. İddianamede bir tane maddi delil görmedim. Diğer sanıkların iddiaları var" ifadelerini kullandı.

"Bunlar normal açıklamalar değil, akli melekelerin yerinde olup olmadığını araştırılmasını istiyorum"
Nurhan'dan senet tahsil etmek gibi şuursuz biri olmadığını söyleyen Işık, "Buna da ihtiyacım yok. Nurhan ticaretinde titiz biriydi. Nurhan'ı kandırmak, senet imzalatmak deliliktir. Nurhan'ın bana ev ve ofis tahsis ettiği doğrudur. Cinayet işleyecek biri olsam kaçardım. Kaçmadığım gibi emniyete her arandığımda yardım ettim. Sanki ben onlara çip taktırdım, robot gibi kullandım gibi konuşmalar var. Madem ben tehdit ettim, neden polise gitmiyorsun' Gerçek hayatta hiçbir karşılığı olmayan şeyler söylüyorlar. Bunlar normal açıklamalar değil, akli melekelerin yerinde olup olmadığını araştırılmasını istiyorum. Öyle mükemmel planlama yeteneğim var ki; bu adamlar şuursuzca benim dediklerimi yapıyor, bir tane DNA kalmıyor. Senet imzalatacaktı deniliyor, Nurhan ile aramızdaki iş işleyişi bellidir" dedi.

"Nurhan'ın mal varlığının ve ölümünden sonra zenginleşen kişileri araştırılmasını talep ediyorum"
Ölüm listesinin olduğu iddiasının yalan olduğunu söyleyen Işık, "Madem bu kadar ince cinayet planım var, senet imzalatacağım bu ülkede polis yok mu' Bu senedin iş sözleşmesi ne olacak. Neye dayandıracaklar, nasıl tahsil edecekler. İddia edilen cinayet var, nerede, ne zaman ve nasıl öldürüldü, bunun maddi delilleri nerede' Bu cinayette fayda görecek insanlar lazım. Nurhan ortadan kalksa ölümünden kim çıkar sağlayacak. Benim iş sözleşmem var, ölmesinden benim çıkarım mı var' Nurhan'ın mirası, mal varlığı kime kalacak. Nurhan'ın mal varlığının ve ölümünden sonra zenginleşen kişilerin araştırılmasını talep ediyorum. Bunların hepsi uyuşturucu etkisinde hayal mi anlatıyor' Aleyhe olan suçlamaları ret ediyorum. Ahmet'in asit alıp Ceyhun'un çiftliğine götürdüğüne ilişkin bilgim var. Ceset yoksa cinayette yoktur gibi bir şey kullanmadım. 145 bin dolarlık halı iddiası var. Nurhan bu halıları satışını yaptı, ben karışmadım" diye konuştu.

"Nurhan'ın Işık'a 145 bin dolar halı verdi ancak paranın ödenmediğini biliyorum"
Maktulün eşi Başak Ör, sanıklardan şikayetçi oldu. Maktulün kardeşi Erhan Ör ise, "Nurhan'ın uyuşturucu ile en ufak ilişkisini görmedim. Nurhan, abim, dostumdu. Hiç kimseyi kırmayan, kimse ile küs duramayan biriydi. Herkese faydası vardı. Çok müstesna bir aileydik. Nurhan, Işık'a 145 bin dolarlık halı verdi ancak paranın ödenmediğini biliyorum. Işık, parayı nakit olarak vereceğini, Arabistan'a satacağını söylemiş. Nurhan'a sorduğumda para gelmeyecek, halıların geleceğini söyledi ama gelmedi. Bunların insan olduğuna inanmıyorum, şeytanın aklına gelmez bu plan, şikayetçiyim" şeklinde konuştu.
Ağabey Serhan Ör de, "Kardeşimin cesedini bile bize bırakmadılar. Kardeşimin ne uyuşturucu kullandığını gördüm ne de duydum. Sanıklardan şikayetçiyim. Nurhan, Işık'ın halıları satamadığını, annesinin evinde olduğunu, geri getireceğini söylemiş ancak getirmedi" ifadelerini kullandı.

"Nurhan'ın çocukluğundan beri yedirdiği, içirdiği, her yerde toparladığı insanlar bunlar"
Duruşmanın ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Nurhan Ör'ün kardeşi Erhan Ör, "Birçok şeyi itiraf ediyorlar. Bazıları hala kendilerini kurtarmak için inkar etmeye çalışıyor ama olay ayan beyan ortada. 6 cani kardeşime kıymışlar. Bundan daha öteye bir şey yok. Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. Mücadelemiz hukuk mücadelesi, Türk adaletine güveniyoruz. Sanıkların çoğu çocukluk arkadaşı, lise arkadaşları. Çoğunu ben bile tanıyorum. Nurhan'ın çocukluğundan beri yedirdiği, içirdiği, her yerde toparladığı insanlar bunlar. Hep de ondan nemalanmış, bir şeyler almış insanlar. Sanıkların söyledikleri şeylere, yazdıkları senaryolara inanmak mümkün değil. Uyduruk uyduruk bir takım bahanelerle suçtan yırtmaya çalışıyorlar" dedi.

Avukatların savunmalarının ardından mahmekem, sanıkların tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.