Dünya siyasetinde bazen bir ülkenin attığı küçük bir adım, küresel dengeleri değiştirebilir. Bugün o adımı atan ülke Hindistan. Ukrayna savaşıyla birlikte Batı dünyası Rusya'ya ağır yaptırımlar uyguladı, ABD başta olmak üzere Avrupa ülkeleri Rus petrolünü almak yerine alternatif enerji kaynaklarına yöneldi.
Ancak Hindistan farklı bir yol seçti: ABD'nin tüm baskısına rağmen Rusya'dan petrol almaya devam etti.
Neden Hindistan Rus petrolünden vazgeçmedi?
Cevap basit: ekonomi.
Hindistan, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri. 1,4 milyarı aşkın nüfusu var ve bu devasa ekonomiyi ayakta tutmak için ucuz enerjiye ihtiyacı büyük.
Rusya, savaş sonrası Batı pazarlarını kaybedince petrolünü indirimli satmaya başladı. Bu da Hindistan için büyük fırsat demekti.
Bir varil petrolü 10-15 dolar daha ucuza almak, Hindistan'ın cari açığını azaltıyor, enflasyonu kontrol altında tutuyor ve büyümeyi destekliyor.
Yani Hindistan, Batı'nın siyasi baskısına rağmen kendi ulusal çıkarını öne koydu.
ABD bu duruma neden kızgın?
ABD, Ukrayna savaşı sonrası dünyada Rusya'yı ekonomik olarak izole etmek istiyor.
Ama Hindistan gibi büyük bir ülke Rusya'dan petrol almaya devam edince bu strateji sekteye uğruyor.
Washington, Yeni Delhi'ye defalarca "Rusya'yla mesafeni koru" mesajı verdi. Ancak Hindistan yönetimi, açık açık şunu söyledi:
"Biz kendi çıkarımıza bakarız, kiminle ticaret yapacağımıza biz karar veririz."
Bu duruş, ABD'nin bölgedeki etkisini sınırlıyor ama Hindistan'ın bağımsız dış politika çizgisini güçlendiriyor.
Rusya ne kazanıyor?
Rusya için Hindistan adeta can simidi.
Avrupa kapılarını kapatınca, Rus petrolü Asya'ya yöneldi. Hindistan ve Çin, Rusya'nın en büyük iki müşterisi haline geldi.
Bu sayede Moskova, savaşın ekonomik yükünü biraz hafifletti.
Üstelik petrol satışları sadece ekonomiyle sınırlı değil Rusya bu ilişkiler üzerinden Asya'da siyasi etkisini de artırıyor.
Çin ve Pakistan'ın dengesi
Çin zaten Rusya'nın stratejik ortağı. Hem enerji hem savunma alanında ilişkileri güçlü.
Pakistan ise daha temkinli hem ABD ile ilişkilerini bozmamak hem de Çin-Rusya hattında yer almak istiyor.
Bu karmaşık tablo, Asya'da yeni bir enerji ve güç dengesi oluşturuyor.
Kısaca:
Çin ve Rusya ortak hareket ediyor,
Hindistan bu ikiliden ekonomik kazanç sağlıyor,
ABD ise bu bölgesel dayanışmadan rahatsız.
Hindistan'ın ince oyunu: Denge siyaseti
Hindistan aslında iki tarafı da tamamen karşısına almıyor.
Bir yandan Rusya'dan ucuz petrol alıyor, diğer yandan ABD'den savunma teknolojisi, yatırım ve diplomatik destek görüyor.
Yani bir tür denge politikası izliyor:
"Ne tamamen Rusya kampındayım ne de ABD'nin emrindeyim."
Bu, Hindistan'ın bölgesel liderlik iddiasını güçlendiriyor.
Ancak bu dengeyi sürdürmek kolay değil. ABD'nin baskısı artarsa, Hindistan'ın diplomatik manevra alanı daralabilir.
Öte yandan enerji fiyatları yükselirse, Rusya'dan alınan ucuz petrol ekonomiye nefes olmaya devam edecektir.
ABD nasıl yanıt verebilir?
ABD, Hindistan'ı doğrudan karşısına almak istemez. Çünkü Asya'da Çin'in etkisini dengeleyebilmek için Hindistan'a ihtiyacı var.
Bu yüzden Washington'un tepkisi sert yaptırımlar yerine yumuşak baskı şeklinde olabilir.
Örneğin:
Savunma anlaşmalarını gözden geçirme,
Teknoloji transferlerinde yavaşlama,
Diplomatik temaslarda "hatırlatmalar" yapma,
Ve en önemlisi, Hindistan'a enerji alternatifleri sunma (örneğin ABD kaya gazı veya Orta Doğu petrolü).
Yani ABD büyük ihtimalle Hindistan'ı cezalandırmak yerine, onu kendi tarafında tutmanın yollarını arayacaktır.
Çünkü Washington da biliyor ki: Hindistan'ı kaybetmek demek, Asya'da dengeyi Çin ve Rusya lehine tamamen kaybetmek anlamına gelir.
Asya'nın geleceği ne olur?
Bugün Asya, yeni bir güç merkezine dönüşüyor.
Rusya-Çin hattı Batı'ya meydan okurken, Hindistan kendi yolunu çiziyor.
ABD ise Pasifik'te etkinliğini korumaya çalışıyor.
Bu tablo içinde Hindistan'ın her adımı sadece kendi ekonomisini değil, Asya'daki jeopolitik dengeleri de etkiliyor.
Sonuç: Petrol sadece enerji değil, güç meselesi
Hindistan'ın Rusya'dan petrol alması sadece bir ticari karar değil; bu, küresel güç mücadelesinin bir parçası.
Hindistan, ucuz petrol sayesinde ekonomisini beslerken aynı zamanda dünyaya şu mesajı veriyor:
"Biz kimsenin gölgesinde kalmayız. Kendi çıkarımıza göre hareket ederiz."
ABD'nin buna cevabı ise açık: baskı değil, ikna ve çıkar ortaklığı yoluyla Hindistan'ı yanında tutmak.
Çünkü artık dünya tek kutuplu değil; petrolün kokusu bile artık Asya merkezli bir güç dengesini anlatıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Ukrayna'da barış arayışı tıkandı mı? Gözler Balkan deneyimine çevriliyor / 28.01.2026
- Dağlara yönelen penguen, Davos ve gökyüzüne dokunma iddiası / 27.01.2026
- Altın yer değiştirirse sadece kasalar değil, dengeler de değişir / 26.01.2026
- Putin'in gözünden dünya: Kuzey neden ısınıyor? / 24.01.2026
- Grönland dosyası: Buzların altındaki pazarlık, ABD üsleri ve Türkiye'nin sessiz takibi / 23.01.2026
- Büyük güçlerin gölgesinde Suriye: Çıkar, güç ve insan / 22.01.2026
- Avrupa'nın stratejik uyanışı mı, kendini tekrarı mı? / 21.01.2026
- Trump İran'da kimi arıyor, kimi bulmaya çabalıyor / 20.01.2026
- AB–MERCOSUR Anlaşması: Avrupa açılırken Türkiye nerede kalıyor? / 19.01.2026
- Herkes İran'ı konuşurken, Libya'dan Mavi Vatan'a giden yola dikkat / 17.01.2026
- Dağlara yönelen penguen, Davos ve gökyüzüne dokunma iddiası / 27.01.2026
- Altın yer değiştirirse sadece kasalar değil, dengeler de değişir / 26.01.2026
- Putin'in gözünden dünya: Kuzey neden ısınıyor? / 24.01.2026
- Grönland dosyası: Buzların altındaki pazarlık, ABD üsleri ve Türkiye'nin sessiz takibi / 23.01.2026
- Büyük güçlerin gölgesinde Suriye: Çıkar, güç ve insan / 22.01.2026
- Avrupa'nın stratejik uyanışı mı, kendini tekrarı mı? / 21.01.2026
- Trump İran'da kimi arıyor, kimi bulmaya çabalıyor / 20.01.2026
- AB–MERCOSUR Anlaşması: Avrupa açılırken Türkiye nerede kalıyor? / 19.01.2026
- Herkes İran'ı konuşurken, Libya'dan Mavi Vatan'a giden yola dikkat / 17.01.2026


























































































