Hz. Zeyneb, Hz. Hüseyin’in naaşının yanında
Râvi diyor ki: “Emir’ül-Mü’minîn Ali (a.s.) kızı Zeyneb’in, kardeşi Hüseyin’in (a.s.) başı ucunda ağlamasını, hazin bir ses ve acı dolu yürekle...
24.08.2024 08:51:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Râvi diyor ki: "Emir'ül-Mü'minîn Ali (a.s.) kızı Zeyneb'in, kardeşi Hüseyin'in (a.s.) başı ucunda ağlamasını, hazin bir ses ve acı dolu yürekle, 'Ya Muhammed, ey meleklerin selam gönderdiği yüce ceddim, bu Hüseyin'dir, kana belenmiş ve azaları kesilmiş. Bunlar da Senin kızlarındır, esir edilmiş. Bu zulümleri Allah'a, Muhammed Mustafa'ya (s.a.v.), Aliyy-i Murtaza'ya (a.s.), Fâtımatü'z-Zehra'ya (a.s.) ve Seyyid'üş-Şüheda Hamza'ya şikayet ediyorum.
Ya Muhammed! Bu Senin, Hüseyin'indir, Kerbela'da üryan bırakılmış ve seher yeli toprak serpiyor üzerine. Bu senin, Hüseyin'indir, zinazâdelerin zulmüyle öldürülmüş. Aman bu hüzünden, aman bu beladan!
Bu gün ceddim Resûlullah'ın (s.a.v.) dünyadan göçtüğü gündür. Ey Muhammed'in (s.a.v.) yârenleri, bu esirler gibi götürdüğünüz insanlar sizin Peygamber'inizin evlatlarıdır" dediğini hiç unutamıyorum."
Başka bir rivâyet de Hz. Zeyneb'in şöyle dediğini belirtir:
"Ey Muhammed! Kızların esir edildi ve oğulların öldürüldü. Seher yeli o bedenlerin üzerine toprak savurmaktadır şimdi. Bu Senin Hüseyin'indir; başını boynundan kestiler, imâme ve abasını yağmaladılar.
Babam feda olsun O'na ki, ordusu pazartesi katledildi ve yağmalandı.
Babam feda olsun O'na ki, çadırları yıkıldı.
Babam feda olsun O'na ki, gittiği yolculuktan dönmeyecek ve yaralarına merhem sürülmeyecek.
Canım feda olsun O'na ki, seve seve uğruna feda olmak isterdim.
Babam feda olsun, acı dolu bir kalple ve susuz olarak dünyadan göçene.
Babam feda olsun O'na ki, Allah'ın Peygamberinin oğluna, Muhammed Mustafa (s.a.v.) O'nun ceddidir.
Babam feda olsun Hidayet Peygamberinin oğluna, Muhammed Mustafa'ya, Hatice-i Kübra'ya, Aliyy-i Murtaza'ya, Seyyidet'ünNisa Fâtımatü'z-Zehra'ya ve O'na ki namaz kılması için güneş geri döndürüldü."
Râvi diyor ki: "And olsun Allah'a, Zeyneb ağlayarak konuşmasıyla hem dostlarını hem de düşmanlarını ağlattı.
Daha sonra Sakine babasının bedenini kucakladı. Birkaç kişi gelip Sakine'yi babasından ayırdı.
Sonra da Ömer b. Sa'd ordusundan aşağıda isimleri belirtilmiş on kişi atlarına binerek Hüseyin'in (a.s.) naaşı üzerinde at koşturdular, göğüs ve sırt kemiklerini kırdılar:
1- İshak b. Harbe, (Hüseyin'in (a.s.) gömleğini alan)
2- Ahnes b. Mursid
3- Hekim b. Tufeyl-i Sanbesî
4- Amr b. Sabih-i Seydavî
5- Recâ b. Münkiz-i Abdî
6- Salim b. Hasime-i Cufî
7- Vahiz b. Naim
8- Salih b. Vahab-i Cufî
9- Hani b. Şebs-i Hazremî
10- Üseyd b. Malik."
Daha sonra bu on kişi Kûfe'de İbn-i Ziyad'ın yanına geldiler. İbn-i Ziyad, "Siz kimsiniz?" dedi.
Bunlardan biri olan Üseyd b. Malik şu cevabı verdi: "Biz sıkıca denetlenen atlarla göğüs ve sırt (kemiklerini) ufalayanlarız." İbn-i Ziyad hiç itina göstermeden çok az bir ödül verdi onlara.
Ebu Amr-i Zahid şöyle diyor: "Bu on kişinin kimler olduğunu bilince hepsinin zinazâde olduğunu gördük."
Muhtar, kıyamını gerçekleştirdikten sonra bu on kişiyi yakaladı, el ve ayaklarını yere çiviledi ve ölünceye kadar üzerlerinde at koşturuldu." (Prof. Dr. Haydar Baş Hz. Zeynep ve Hz. Masume eserinden)
Ya Muhammed! Bu Senin, Hüseyin'indir, Kerbela'da üryan bırakılmış ve seher yeli toprak serpiyor üzerine. Bu senin, Hüseyin'indir, zinazâdelerin zulmüyle öldürülmüş. Aman bu hüzünden, aman bu beladan!
Bu gün ceddim Resûlullah'ın (s.a.v.) dünyadan göçtüğü gündür. Ey Muhammed'in (s.a.v.) yârenleri, bu esirler gibi götürdüğünüz insanlar sizin Peygamber'inizin evlatlarıdır" dediğini hiç unutamıyorum."
Başka bir rivâyet de Hz. Zeyneb'in şöyle dediğini belirtir:
"Ey Muhammed! Kızların esir edildi ve oğulların öldürüldü. Seher yeli o bedenlerin üzerine toprak savurmaktadır şimdi. Bu Senin Hüseyin'indir; başını boynundan kestiler, imâme ve abasını yağmaladılar.
Babam feda olsun O'na ki, ordusu pazartesi katledildi ve yağmalandı.
Babam feda olsun O'na ki, çadırları yıkıldı.
Babam feda olsun O'na ki, gittiği yolculuktan dönmeyecek ve yaralarına merhem sürülmeyecek.
Canım feda olsun O'na ki, seve seve uğruna feda olmak isterdim.
Babam feda olsun, acı dolu bir kalple ve susuz olarak dünyadan göçene.
Babam feda olsun O'na ki, Allah'ın Peygamberinin oğluna, Muhammed Mustafa (s.a.v.) O'nun ceddidir.
Babam feda olsun Hidayet Peygamberinin oğluna, Muhammed Mustafa'ya, Hatice-i Kübra'ya, Aliyy-i Murtaza'ya, Seyyidet'ünNisa Fâtımatü'z-Zehra'ya ve O'na ki namaz kılması için güneş geri döndürüldü."
Râvi diyor ki: "And olsun Allah'a, Zeyneb ağlayarak konuşmasıyla hem dostlarını hem de düşmanlarını ağlattı.
Daha sonra Sakine babasının bedenini kucakladı. Birkaç kişi gelip Sakine'yi babasından ayırdı.
Sonra da Ömer b. Sa'd ordusundan aşağıda isimleri belirtilmiş on kişi atlarına binerek Hüseyin'in (a.s.) naaşı üzerinde at koşturdular, göğüs ve sırt kemiklerini kırdılar:
1- İshak b. Harbe, (Hüseyin'in (a.s.) gömleğini alan)
2- Ahnes b. Mursid
3- Hekim b. Tufeyl-i Sanbesî
4- Amr b. Sabih-i Seydavî
5- Recâ b. Münkiz-i Abdî
6- Salim b. Hasime-i Cufî
7- Vahiz b. Naim
8- Salih b. Vahab-i Cufî
9- Hani b. Şebs-i Hazremî
10- Üseyd b. Malik."
Daha sonra bu on kişi Kûfe'de İbn-i Ziyad'ın yanına geldiler. İbn-i Ziyad, "Siz kimsiniz?" dedi.
Bunlardan biri olan Üseyd b. Malik şu cevabı verdi: "Biz sıkıca denetlenen atlarla göğüs ve sırt (kemiklerini) ufalayanlarız." İbn-i Ziyad hiç itina göstermeden çok az bir ödül verdi onlara.
Ebu Amr-i Zahid şöyle diyor: "Bu on kişinin kimler olduğunu bilince hepsinin zinazâde olduğunu gördük."
Muhtar, kıyamını gerçekleştirdikten sonra bu on kişiyi yakaladı, el ve ayaklarını yere çiviledi ve ölünceye kadar üzerlerinde at koşturuldu." (Prof. Dr. Haydar Baş Hz. Zeynep ve Hz. Masume eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































