logo
02 HAZİRAN 2026

İbadet kulvarında yürümek

06.09.2008 00:00:00
Kalp dediğimiz duygu merkezini, nefsini tezkiye ederek Allah'a yüceltmek, ibadet kulvarı ile Cenab-ı Hakk'ın miracına onu hazırlamak lazım. O ne ile oluyor? Allah'ı zikirle oluyor.

 

"Dikkat ediniz, kalpler ancak Allah'ı zikirle tatmin olur." (Ra'd, 13/28). Onun benzini de zikrullahtır. Zikirsiz bu iş olmaz mı? Olmaz. Bu benim, senin kanaatin değil. Allah, Kur'an'da beyan ediyor: "Dikkat edin kalpleriniz doğruyu, gerçeği ancak zikirle bulur." Ancak onunla doyar. Bunun dışında hiç bir şeyle onu doyuramazsınız. Farklı bir yol çizerseniz kendi kendinizi aldatmış olursunuz.Bakınız Allah Kur'an'da ne buyuruyor: "Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden gafil olanlar yok mu, işte onların kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden varacakları yer, ateştir." (Yûnus; 10/7,8). "O kişiler Allah'a kavuşmayı ummadılar." Allah'a döneceklerine, Allah'ın onları hesaba çekeceklerine ihtimal vermediler. Oysa Cenab-ı Hak, hem iyilik, hem de kötülük yönünden zerrenin hesabını soracak. Böyle bir şeyi hesaba koymayanlar ne yapıyorlar? Ayete göre, "Bununla dünya hayatına razı oldular." Ne var, ne yok, hep dünya. "Gelin biraz ahiretten bahsedelim" dendiğinde, sana; "güzel ama, ne zaman olacak? Gidip gelen var mı?" gibi çok yanıltıcı ve de hileli tarzda sorular sorarlar. Nefis insanı böyle konuşturuyor. Onun avukatı da İblis. Bunu derken mal mülk kazanmayacak mıyız? Tabii en fazla biz kazanacağız. Kazanacağız ki, "demek ki inançlı insanlar bunu kazanmasını iyi biliyor" diyecekler. "Bunlar ayetlerimizden gafildirler: Dünya ile doyarlar. Daha başka bir şey istemezler." "Onların yaptıklarına karşılık Allah onlara ateşi verecek." Allah, hepimizi böyle bir akıbetten muhafaza eylesin!İnsanoğlu, aklını başına alarak, hayatını feda ettiği bu değerler uğrunda ahiretini heba etmemeli. Bilakis bu değerleri ahiret hayatını kazanmak için kullanmalıdır. "Ben bu maddeyi nasıl kullansam da Allah benden razı olsun ve yarın rûz-u mahşerde bunun mükafatını görsem. Çocukları nasıl yetiştirsem de yarin rûz-u mahşerde Rabbim benden razı olsa." Nitekim bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Aleyhisselam, "Herkes maiyetindekilerden (evlad-ü iyalinden) mesuldür" (Buharî, Ahkam 1, Cuma 11; Müslim, imaret 20 (1829); Tirmizî, Cihad 27, 1705...) buyuruyor. O halde bunlara çok dikkat etmemiz lazım. İşte burada ayet diyor ki; "Sakın ha! Onlara güvenme. Onların hiç biri sana fayda vermez." Peki ne fayda verir? "Ancak Allah'a kalb-i selim (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur)." (Şuarâ; 26/89).

Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı

Balıkesir Valiliği Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu kararı doğrultusunda, Kazdağı Milli Parkı içerisindeki belirlenen günübirlik alanlar ve seyir terası dışındaki tüm güzergahlar 15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla girişlere kapatıldı. Orman Yangın tedbirleri kapsamında yaklaşık 19 bin hektarlık dev ormanlık alana girişler yasaklandı

02.06.2026 13:37:00
İHA
Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı
Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı
Yaz mevsiminin gelmesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte orman yangınları riskine karşı körfez bölgesinde çok radikal önlemler devreye sokuldu. Balıkesir Valiliği Balıkesir İli Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonunun 2026/1 sayılı kararı gereğince, akciğerimiz olan ormanların korunması amacıyla Kazdağı Milli Parkı sınırları içerisinde geniş kapsamlı kısıtlama kararları alındı.






15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olan resmi tedbir kapsamında, milli park sahasının çok büyük bir bölümünü oluşturan yaklaşık 19 bin hektarlık ormanlık alana sivillerin girişi tamamen engellendi.








Koruma alanları ve kritik mevkiler tamamen kapatıldı

Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü görev ve sorumluluk alanında bulunan Kazdağı Milli Parkı içerisindeki en kritik ekosistemler koruma altına alındı. Yasak kararıyla birlikte Kazdağı Göknarı Tabiat Koruma Alanı başta olmak üzere; Beypınarı, Düden, Kirsealan, Tavşanoynağı, Çamlıbel, Tahtakuşlar, Akyer, Güre Kavurmacılar ve Zığındere gibi yangına karşı birinci derecede hassas olan tüm güzergah ve mevkiler tamamen giriş kısıtlaması kapsamına dahil edildi. Yetkililer, bu alanlarda yangın riskini minimuma indirmek amacıyla denetimlerin ve kolluk kuvvetleri devriyelerinin de artırılacağını bildirdi.








Sadece belirlenen günübirlik alanlar ve seyir terası açık kalacak

Alınan komisyon kararına göre tatilcilerin ve doğaseverlerin mağdur olmaması adına milli park içerisindeki bazı turistik noktalar ise yasağın dışında tutuldu. Yapılan resmi açıklamada, Kazdağı Milli Parkı içerisindeki Yayla Çadırlı Karavanlı Kamp Alanı, meşhur Hasanboğuldu Günübirlik Kullanım Alanı, Pınarbaşı Günübirlik Kullanım Alanı ve bölgenin gözdesi olan Cam Seyir Terası'nın vatandaşların ziyaretine açık kalmaya devam edeceği vurgulandı. Bu istisnai noktalar haricinde kalan hiçbir ormanlık bölgeye kesinlikle girilemeyeceği belirtilerek kurallara uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağı kamuoyuna önemle duyuruldu.

Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti

İstanbul’un simge yapılarından Yerebatan Sarnıcı, mülkiyet tartışmalarına son noktayı koyan mahkeme kararının ardından bugün saat 10.00'da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Tahliye işlemi kapıda turistler beklerken yapılırken, sarnıç yeni gişe sistemi kurulana kadar geçici olarak ziyarete kapatıldı
 

02.06.2026 13:10:00
Haber Merkezi
Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti
Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında aylardır süren mülkiyet krizi bugün resmi tahliye ile sonuçlandı. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında tarihi sarnıcın vakıf mülkiyetine geçirilmesine karşı İBB'nin açtığı yürütmeyi durdurma talepli dava mahkeme tarafından reddedildi.

Mahkeme kararının ardından gönderilen resmi tebligat doğrultusunda, bugün saat 10.00 itibarıyla tarihi yapıda tahliye süreci tamamlandı ve yönetim tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçti.

Turistler kapıdayken tahliye edildi

Sabah saatlerinde sarnıcı ziyaret etmek için kapıda uzun kuyruklar oluşturan yerli ve yabancı turistler, tahliye işlemi nedeniyle içeri alınmadı. İBB'ye bağlı Kültür A.Ş. ekipleri tarihi sarnıçtaki gişe sistemlerini söktü. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kendi bilet ve gişe altyapısını kuracağı süre boyunca Yerebatan Sarnıcı'nın geçici olarak ziyarete kapalı kalacağı bildirildi.

"Kiracı sıfatıyla buradayız, devrediyoruz"

Devir teslim sürecine ilişkin açıklama yapan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Osman Cenk Akın, sabah saatlerinde kendilerine resmi tebligatın ulaştığını belirterek şunları söyledi:

"2022 yılında burayı restore etmiştik. Bu renovasyon sonrasında yaklaşık 11 milyon kişiyi ağırladık. 18 Nisan itibarıyla başlattığımız kampanya ile Türk vatandaşlarına giriş ücretini 1 TL yapmıştık ve bugüne kadar 500 bin vatandaşımız bu imkandan yararlandı. Biz burayı hakikaten iyi yönettik. Tabii ki hukuki süreçler devam ediyor ancak Kültür A.Ş. olarak burada kiracı sıfatıyla bulunuyorduk ve bugün itibarıyla devrimizi gerçekleştiriyoruz. Burası tamamen Vakıflar'ın sorumluluğuna geçiyor."

Mahkeme İBB'nin itirazını reddetti

Süreç, Nisan 2026'da Yerebatan Sarnıcı'nın tapuda İBB'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesiyle başlamıştı. İBB'nin açtığı dava üzerine Mayıs ayında İstanbul 8. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermiş olsa da, savunmaların ardından yapılan değerlendirmede İBB'nin itirazı haksız bulundu ve yürütmeyi durdurma kararı kaldırılarak devrin önü açıldı.

Devredilen tarihi yapıların son örneği

İBB Miras tarafından 13 milyon Euro maliyetle kapsamlı bir restorasyon ve deprem güçlendirmesinden geçirilen Yerebatan Sarnıcı; son dönemde mülkiyeti İBB'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen Taksim Gezi Parkı, Galata Kulesi, Pera Palas Oteli ve Selimiye Kışlası gibi tarihi yapıların son örneği oldu.

Yerebatan Sarnıcı'nın yeni gişelerin kurulmasının ardından, Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde yeni bilet fiyat politikasıyla yeniden ziyarete açılması bekleniyor.

Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu

Türkiye'de ortalama eğitim süresi 2025'te 9,6 yıl olurken yükseköğretim mezunlarının oranı 25-34 yaş grubunda yüzde 45,6'ya yükseldi

02.06.2026 11:10:00 / Güncelleme: 02.06.2026 14:13:45
Anadolu Ajansı
Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu
Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı ulusal eğitim istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, 25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008'de yüzde 13,5 iken 2025'te yüzde 45,6'ya ulaştı. Bu dönemde söz konusu yaş grubundaki nüfusta yer alan kadınlarda yükseköğretim mezunu oranı yüzde 12,5'ten yüzde 50,3'e, erkeklerde yüzde 14,6'dan yüzde 41'e çıktı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine ilişkin en güncel veri yılı olan 2024'e göre 25-34 yaş nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı incelendiğinde, OECD ortalaması yüzde 48,7 iken Türkiye ortalamasının yüzde 44,9 olduğu tespit edildi.

OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranı en yüksek ülke yüzde 70,6 ile Güney Kore, en düşük ülke ise yüzde 29,1 ile Meksika oldu.

25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş grubu içindeki oranı 2008'de yüzde 9,8 iken geçen yıl yüzde 26,1 olarak belirlendi. Söz konusu yaş grubu içindeki ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008'de yüzde 26,5 iken 2025'te yüzde 50,5 olarak hesaplandı.

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025'te 9,6 yıl oldu. Geçen yıl kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl olarak kayıtlara geçti.

Ortalama eğitim süresi en yüksek il Ankara

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025'te en yüksek olduğu ilin 10,9 yılla Ankara olduğu belirlendi. Başkenti sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yılla Ağrı olarak tespit edildi. Söz konusu ili Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.

25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2016-2025 yıllarında en yüksek artış gösterdiği 5 il yüzde 48,5 ile Şırnak, yüzde 40,4 ile Hakkari, yüzde 35,7 ile Muş, yüzde 35,5 ile Şanlıurfa ve yüzde 33,1 ile Van olarak sıralandı.

En düşük artış gösteren 5 il ise yüzde 13,2 ile Ankara, yüzde 14,5 ile Eskişehir, yüzde 14,6 ile Tekirdağ, yüzde 14,8 ile İzmir ve yüzde 15,1 ile İstanbul oldu.

2008'de 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken 2025'te yüzde 97,9 olarak hesaplandı. 2008-2025 yıllarında kadınlarda okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 86,9'dan yüzde 96,4'e, erkeklerde yüzde 96,7'den yüzde 99,3'e çıktı.

Annesi yükseköğretim mezunu fertlerin yüzde 84,2'si yükseköğretimi tamamladı

25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 84,2'sinin yükseköğretim, yüzde 13,1'inin ortaöğretim ve yüzde 2,7'sinin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı belirlendi.

Söz konusu nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 80,4'ünün yükseköğretim, yüzde 16,2'sinin ortaöğretim ve yüzde 3,5'inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı görüldü.

25 yaş ve üzeri nüfusta annesi ortaöğretim mezunu fertlerin yüzde 64,3'ünün, babası ortaöğretim mezunu fertlerin yüzde 56'sının yükseköğretim mezunu olduğu kaydedildi.

Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 29,4'ünün, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 28,2'sinin yükseköğretim mezunu olduğu tespit edildi. 

Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede

CHP’nin olaylı 38. Olağan Kurultayı’na yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddiaları derinleşiyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından sarsılan partide, tutuklu isimlerden Özkan Yalım ve iş insanı Turgut Koç ek ifade vermek üzere bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getiriliyor. Soruşturma kapsamında delegelerin tüm banka hesap hareketleri inceleme altına alındı

02.06.2026 10:56:00
Haber Merkezi
Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede
Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 38. Olağan Kurultay Soruşturması kapsamında, tutuklu bulunan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile Özgür Özel ve Veli Ağbaba'ya yakınlığıyla tanınan tutuklu delegelerden iş insanı Turgut Koç'un ek ifadeleri soruşturmanın seyrini değiştirebilir.

İncelenen dosyalara yansıyan ilk bilgilere göre, siyasi partiler kanununa muhalefet ve rüşvet suçlamasıyla tutuklu olan Turgut Koç'un, kurultay günü Ankara Etimesgut delegesi bir isme Özgür Özel'i desteklemesi amacıyla banka kanalıyla 10 bin TL gönderdiğini beyan ettiği iddia edildi.

Başsavcılık talimatıyla, kurultayda oy kullanan tüm delegelerin ve birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları resmi olarak talep edildi.

Mahkemeden "mutlak butlan" kararı çıkmıştı

Sürecin fitilini ateşleyen gelişme, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) kararı vermesi oldu. Bu kararla birlikte Özgür Özel ve mevcut Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile eski PM üyeleri, karar kesinleşene kadar tedbiren yeniden göreve iade edildi. Kurultay tarihinden sonra alınan tüm parti içi kararlar hukuken geçersiz sayıldı.

Dev isimler sanık kürsüsünde

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı ve kabul edilen iddianamede, Türk siyasetinin önemli aktörleri "oylamaya hile karıştırma" iddiasıyla sanık sıfatıyla yer alıyor.

Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu "mağdur", Lütfü Savaş ise "müşteki" sıfatıyla dosyada yer alıyor. Kılıçdaroğlu, "Partimi adliyede tartıştırmam" diyerek ifade vermeye gitmeyi reddetmişti.

Operasyonun geçmişi: 9 kişi tutuklanmıştı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlarda rüşvet, siyasi partiler kanununa muhalefet ve mal varlığı değerlerini aklama şüphesiyle 13 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 4'ü adli kontrolle serbest bırakılırken, aralarında Özkan Deniz ve İbrahim Şahin'in de bulunduğu 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bugün Çağlayan Adliyesi'nde yapılacak yeni sorgulamaların, rüşvet ağının diğer ayaklarını ortaya çıkarmak olduğu belirtiliyor.

Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata


 
 
Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, hızlı kilo verme amacıyla uygulanan şok diyetlerin, vücutta kas kaybına yol açarak metabolizmayı yavaşlattığını ve sürdürülebilir olmadığını belirterek, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı.

02.06.2026 06:24:00
MURAT ÇORBACI
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata

Yaz aylarının gelişiyle birlikte birçok kişi, kışın aldıkları fazla kilolardan kurtulmak ve 'yaza fit girmek' için harekete geçiyor. Kimi spora başlayıp beslenmesini düzenlerken, kimileri ise hızlı sonuç alma isteğiyle internet ve sosyal medyada karşılaştığı şok diyetler ve zayıflama çaylarına yönelerek sağlığını ciddi riske atabiliyor! Beslenme uzmanları, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı







1. Öğün atlamak ve uzun süre aç kalmak

Öğün atlamak çoğu kişinin düşündüğünün aksine kilo vermeyi hızlandırmaz, tam tersine metabolizmayı yavaşlatabilir. Uzun süre aç kalan vücut kendini korumaya alarak enerji harcamasını azaltır. Bunun sonucunda bir sonraki öğünde daha fazla yemek yeme eğilimi ortaya çıkar. Ayrıca uzun süreli açlık, kan şekeri dengesini bozarak özellikle tatlı ve yüksek kalorili besinlere yönelimi artırır. Gün sonunda farkında olmadan alınan toplam kalori yükselir ve kilo verme süreci sekteye uğrar. 

2. Yetersiz protein alımı

Yetersiz protein alımında kas kaybı yaşanabilir ve bu da metabolizma hızının düşmesine yol açar. Oysa protein, aynı zamanda tokluk hissini artırarak gereksiz atıştırmaların önüne geçer. Günlük beslenmede yumurta, yoğur, et, tavuk ve baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarına yeterince yer vermek, hem kilo kontrolünü destekler hem de daha dengeli bir beslenme sağlar.







3. Yetersiz su tüketimi

Su, metabolizmanın sağlıklı çalışması için vazgeçilmezdir. Bu nedenle günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimi, kilo kontrolünün en basit ama en etkili adımlarından biridir.

4. Çok düşük kalorili diyetler

Hızlı kilo vermek için yapılan aşırı düşük kalorili diyetler, kısa vadede sonuç verebilse de uzun vadede sürdürülebilir olmadığı gibi ciddi riskler taşır.







5. Hareketsizlik

Sadece diyet yapmak kilo verme sürecinde çoğu zaman yeterli olmaz. Fiziksel aktivitenin yetersiz olması, harcanan enerinin düşük kalmasına ve kilo kaybının yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş ve egzersiz, hem yağ yakımını hızlandırır hem de kas kütlesini korur.







6. Yetersiz uyku

Uyku düzeninin bozuk olması, vücuttaki açlık hormonlarını doğrudan etkileyerek daha fazla yeme isteğine neden olabilir. Düzenli ve kaliteli uyku, kilo kontrolü açısından en az beslenme kadar önemlidir.







7. Stres ve duygusal yeme

Stres altında birçok kişi farkında olmadan daha fazla ve genellikle sağlıksız besinler tüketir. Bu durum özellikle yüksek kalorili gıdalara yönelimi artırır. Nefes egzersizleri, yürüyüş ve sosyal destek gibi yöntemler bu süreçte yardımcı olabilir.

8. Şok diyetler uygulama

Hızlı kilo verme isteğiyle uygulanan şok diyetler, vücuda yeterli enerji ve besin öğesi sağlamadığı için kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu tür diyetler kısa vadede kilo kaybı sağlasa da sürdürülebilir değildir ve diyet bırakıldığında verilen kilolar hızla geri alınabilir. Sağlıklı kilo kaybı için dengeli ve düzenli beslenme temel olmalıdır.









9. Zayıflama çaylarını bilinçsiz tüketmek

Zayıflama çayları genellikle bağırsakları hızlandırarak geçici kilo kaybı hissi oluşturur. Ancak bu durum yağ kaybı değil, sıvı kaybıdır. Kontrolsüz tüketildiğinde sıvı ve elektrolit dengesini bozabilir, ayrıca bazı bitkisel içerikler karaciğer üzerinde toksik etki oluşturarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle bu tür ürünler mutlaka uzman onayında ve kontrolünde kullanılmalıdır.

Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor


 
Uzmanlara göre, demans riskini azaltmak için Akdeniz diyeti gibi beyin sağlığına faydalı bir diyeti uygulamak gerekiyor. İltihabı azaltmak ve bilişsel işlevi korumak için antioksidanlar, omega-3'ler ve vitaminlerle dolu olan sekiz temel besin grubuna öncelik vermekte yarar büyük. 
 

02.06.2026 05:58:00
MURAT ÇORBACI
Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor
Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor

1. Yeşil Yapraklı Sebzeler: Ispanak, lahana veya pazı gibi sebzeleri her gün tüketin. Folat, E vitamini ve karotenoidler açısından zengindirler ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olurlar.







2. Meyveler: Haftada en az iki kez yaban mersini, çilek veya böğürtlen tüketin. Beyin dejenerasyonunu durdurmaya yardımcı olan antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindirler.







3. Yağlı Balıklar: Haftada 1-2 kez somon, sardalya, levrek, çipura veya uskumru tüketin. Bunlar, beyin için yapısal yapı taşları görevi gören DHA (Omega-3 yağ asitleri) açısından mükemmel kaynaklardır.







4. Kuruyemişler: Çoğu gün bir avuç ceviz, fındık, badem tüketmeyi hedefleyin. Ceviz, özellikle omega-3 ve E vitamini açısından zengin olduğu için oldukça faydalıdır. Keza fındık da E vitamini deposu...







5. Tam Tahıllar: Rafine karbonhidratlar yerine yulaf, kinoa veya esmer pirinç tercih edin. Sağladıkları sürekli enerji, beyninizin en iyi şekilde çalışmasını sağlar.







6. Baklagiller: Diyetinize sık sık mercimek, nohut veya beyaz fasulye ekleyin. Sinir sistemi fonksiyonunu ve hafızayı destekleyen lif ve kolin sağlarlar.







7. Zeytinyağı: Ana pişirme yağınız olarak sızma zeytinyağı kullanın. Tekli doymamış yağlar ve antioksidan özellikleri nedeniyle beyin sağlığına faydalı diyetlerin önemli bir bileşenidir.







8. Kümes Hayvanları ve Yumurtalar: Tavuk veya hindi ve yumurtayı ölçülü bir şekilde tüketin. Nörotransmitterleri doğrudan destekleyen kolin gibi hayati B vitaminleri ve besin maddeleri sağlarlar.
Son olarak kakao ve yulaf da işe yarayan besinler arasında yer alıyor.

Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda

Nisan ayında gerçekleştirdikleri kilometrelerce yürüyüş ve 9 günlük açlık grevinin ardından üç bakanlığın garantörlüğünde uzlaşmaya varan Doruk Madencilik işçileri, ödeme taahhütlerinin yerine getirilmemesi üzerine 1 Haziran 2026 itibarıyla yeniden Ankara yolunu tuttu. Beypazarı'nda otobüsleri iptal edilen ve engellemelerle karşılaşan madenciler, "Haklarımız eksiksiz yatana kadar bakanlıkların ve holding binalarının önü direniş alanıdır" diyerek kararlılıklarını vurguladı

01.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda
Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçileri, aylardır ödenmeyen maaşları ve tazminatları için nisan ayında tarihi bir direniş başlatmıştı. Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen ve başkentte 9 gün boyunca açlık grevi yapan işçiler, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinin devreye girmesiyle eylemlerini askıya almıştı.

28 Nisan 2026'da yapılan üst düzey görüşmede, işçi alacaklarının en geç 15 Mayıs 2026 tarihine kadar tamamen ödeneceği taahhüt edilmiş, Çalışma Bakanlığı tarafından ek 60 milyon TL'lik ödeme yapıldığı duyurulmuştu. Ancak verilen bu resmi sözlere ve devlet kurumlarının garantörlüğüne rağmen holding yönetimi taahhütlerine uymadı. Sadece ödemeler eksik kalmakla yetinmedi, iddialara göre eyleme katılan 125 maden işçisi işten çıkarıldı ve bu işçilerin kıdem tazminatları ile 45 günlük içeride kalan ücretleri de gasp edildi.

Ankara yolunda ilk engel

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde 1 Haziran'da yeniden Ankara'da toplanma kararı alan işçiler, daha yolun başında sert engellemelerle karşılaştı. Beypazarı'ndan Ankara merkeze hareket etmek isteyen madenciler için Beypazarı Belediyesi tarafından tahsis edilen otobüslerin, hükümet ve emniyet birimlerinin baskısı sonucu geri çekildiği öne sürüldü.

Konuya ilişkin açıklama yapan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, sürecin engellenmeye çalışıldığını şu sözlerle duyurdu:

"Üç kez otobüs kiraladık, üçü de iptal ettirildi. Şoförler emniyet ve mülki amirler tarafından ruhsat iptali ve cezalarla tehdit edildi. Karşımıza çıkan güçlere sesleniyoruz; eğer IBAN'larımıza parayı yatırma kudretiniz yoksa bize 'yasak' diye, 'buradan yürüyemezsiniz' diye çıkmayın. Biz her şeyi açık ve hukuki yollarla yapıyoruz."

Madencilerin talepleri neler?

Yeniden Ankara'da İçişleri Bakanlığı önünde ve holding merkezlerinde eylem alanları kuracaklarını açıklayan madencilerin talepleri net:

Tüm Alacakların Ödenmesi: Ödenmemiş kıdem ve ihbar tazminatları, içeride kalan aylık ücretler, ücretsiz izin günlerine ait primlerin eksiksiz yatırılması.

İşe İade ve Güvence: Direnişe katıldığı gerekçesiyle hukuksuzca işten atılan 125 işçinin derhal işe geri başlatılması.

Ücretsiz İzin Dayatmasının Kaldırılması: İşçilerin rızası dışında uygulanan süresiz ücretsiz izin politikasının son bulması.

İş Güvenliği (İSİG): Maden ocaklarında İş Sağlığı ve Güvenliği kurallarına uygun, insani bir çalışma ortamının sağlanması.

Kamulaştırma: Hak ihlalleriyle gündemden düşmeyen madenin devlet eliyle kamulaştırılarak iş güvencesinin teminat altına alınması.

"Kimsenin sözüne inanıp eylemi bırakmayacağız"

Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, nisan ayındaki eylemlerde kendilerine "Suhuletle bu işi çözelim" diyen yetkililerin sözlerini tutmadığını belirterek, "1 Haziran itibarıyla ailelerimizle birlikte eylemdeyiz. Bu sefer paralar hesaplarımıza kuruşu kuruşuna yatmadan kimsenin sözüne inanıp eylem alanını terk etmeyeceğiz" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın daha önce şirket hakkında sarf ettiği "Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat falan vermem" açıklamalarını da hatırlatan işçiler, maden patronlarının devlet gözetiminde işçi haklarını gasp etmesine seyirci kalınmamasını istiyor.

Madenciler, tüm baskı ve ulaşım engellemelerine rağmen kararlılıkla yürümeye ve haklarını alana kadar başkentten ayrılmamaya yeminli.

CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası

CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu” ifade ediliyor

01.06.2026 12:02:00
Haber Merkezi
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu" ifade ediliyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, yani istinafın "mutlak butlan" kararıyla birlikte Genel Başkanlığa dönmesi sonrası gözler CHP'de  atılacak adımlara çevrildi.

Söz konusu gelişme sonrası Grup Başkanlığı'na seçilen Özgür Özel ve ona yakın siyasetçiler, bugün itibariyle "en kısa zamanda kurultay yapılması" için imza toplamaya başlıyor.

Özel ayrıca, Kılıçdaroğlu'nun aksi yöndeki talimatına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor.

GRUP TOPLANTISI YAPILACAK MI?

Özel'e yakın isimler grup toplantısının gerçekleştirileceğini ve TBMM'de yapılacağını ifade etmişler, "Grup Başkanı" olması nedeniyle bunun önünde hiçbir engel olmadığını dile getirmişlerdi.

Kılıçdaroğlu tarafıysa TBMM Başkanlığı'na başvurarak Özel'in "Grup Başkanı" olarak seçilmesinin geçersiz sayılmasını istemişti.

KILIÇDAROĞLU GENEL MERKEZ'E GİDECEK

Kılıçdaroğlu bugün Genel Merkez'e giderek çalışmalarını orada yürütecek.

Özel ise Cumhurbaşkanı Aday Ofisi kapsamında TBMM'de çalışacak.

Özel, dün TBMM'de MYK üyeleriyle bir araya gelmiş, partideki son gelişmeleri ve Türkiye gündemi masaya yatırmıştı.

Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında motoru arızalanan lastik botla sürüklenen ve yardım talebinde bulunan 14'ü çocuk 30 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı

01.06.2026 10:59:00
İhlas Haber Ajansı
Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında motoru arızalanan lastik botla sürüklenen ve yardım talebinde bulunan 14'ü çocuk 30 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında kaçak göçmenlerin olduğu lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botları 'KB-103', 'KB-76' tarafından 14'ü çocuk toplamda 30 kaçak göçmen kurtarıldı.

Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı

İzmir merkezli 6 ilde Buca Belediyesi ve bağlı birimlerine yönelik düzenlenen geniş çaplı yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda, aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç'ın da bulunduğu 50 şüpheli gözaltına alındı

01.06.2026 09:08:00
İHA
İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı
İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Buca Belediyesi ve iştiraklerine yönelik yürütülen uzun süreli teknik ve fiziki takip çalışmalarının ardından emniyet güçleri bu sabah saatlerinde düğmeye bastı. Elde edilen deliller doğrultusunda, aralarında belediye üst düzey yöneticileri, çalışanlar ve firma sahiplerinin de bulunduğu 62 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.








Rüşvet, usulsüzlük, bankamatik çalışan, muhalif gazetecilere darp...

Emniyetin tespitlerine göre; belediye imkan ve kabiliyetleri kullanılarak suç örgütü kurulduğu, ilçedeki inşaat faaliyetlerinde müteahhitler ile belediye yöneticileri arasında rüşvet alınıp verildiği ve imar süreçlerinde ciddi usulsüzlükler yapılarak yönetimin bu süreçlerde aktif rol aldığı belirlendi. Öte yandan, belediye iştiraklerine ait kredi kartları, banka hesapları ve resmi araçların şahsi harcamalar ile konaklamalarda kullanıldığı tespit edildi. Ayrıca kamuoyunda 'bankamatik personeli' olarak bilinen, fiilen çalışmadığı halde maaş ve ödeme alan kişilerin olduğu; belediye yönetimi hakkında olumsuz haber yapan veya sosyal medyada eleştirel paylaşımda bulunan kişilerin ise darp edildiği kayıtlara geçti.








62 gözaltı kararı

Gözaltına alınanlar arasında mevcut ve eski olmak üzere 2 belediye başkanı, 3 belediye başkan yardımcısı ile 1 önceki dönem ilçe siyasi parti başkanının yer alması dikkat çekti. Soruşturma kapsamında ayrıca imar, planlama ve sosyal hizmetler gibi birimlerde görevli 6 müdür ve müdür vekili, 4 birim şefi, imar ve ruhsat işlerinde görevli 6 teknik personel ile iştiraklerde görevli üst düzey yönetici ve muhasebe sorumlusu 3 kişi hakkında da işlem yapıldı. Listede, belediyenin ticari bağlantılarına uzanan 16 firma sahibi ve müteahhit ile 4 mimar da bulunuyor. Operasyonun diğer şüphelilerinin ise büro personelleri, kadın ve aile hizmetleri çalışanları, özel kalem görevlileri, 1 sosyolog, 1 sıfır atık müdürü ve dışarıdan bağlantılı kişilerden oluştuğu öğrenildi.
 
 







Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, adreslerdeki arama ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik çalışmaların aralıksız devam ettiği bildirildi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.