logo
28 EYLÜL 2026

İBB'den rekor bütçe

 
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "2021 yılı İstanbul Büyükşehir Belediye Bütçesi"ni, Meclis oturumunda sundu. Yaşanan pandemi süreci nedeniyle küresel anlamda zor günler yaşandığını belirten İmamoğlu, "Tüm bunlara rağmen 2020'de neredeyse bir denk bütçe başarısı elde ettik diyebiliyorum" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, belediyenin yatırım bütçesinin 18 milyar liraya ulaşacağını vurguladı. Toplam bütçe 75.5 milyar TL.

19.11.2020 18:53:00
 
İBB'den rekor bütçe
İBB'den rekor bütçe
RECEP BAHAR / İSTANBUL
 
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, kurumun 2021 yılı bütçesinin sunumunu öncesinde, Meclis'te grubu bulunan partilere nezaket ziyaretlerinde bulundu. Sırasıyla CHP, İYİ Parti, AK Parti ve MHP gruplarını ziyaret eden İmamoğlu, herkese sağlıklı ve gerçek gündemler üzerine yoğunlaşılmış bir yıl temennisinde bulundu. Pandemi süreci nedeniyle Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını, Başkanlık koltuğunda yapan İmamoğlu, sonrasında 2021 yılı İstanbul Büyükşehir Belediye Bütçesi'ni sunmak üzere Meclis kürsüsüne geldi.
 
Sırt sırta verelim
 
Pandemi sürecinde kurumsal anlamda yaşanan süreci özetleyen İmamoğlu, "Salgın başladığından beri en yüksek hasta sayılarını, en hızlı yayılma oranlarını ve en fazla vefat vakalarını gördüğümüz çok riskli ve çok zorlu bir süreçteyiz. Bu süreci sadece maske ve mesafe tedbiri ile atlatamayız. Türkiye ekonomisinin motor gücü İstanbul, ülkedeki hasta sayısının yarısını barındırır hale gelmişse, vakit kaybetmeden ciddi tedbirler alınmalıdır. Tüm gücümüzle çalışmaya, hükümetimizin ve yetkili tüm kurulların alacağı hızlı kararları uygulamak için İBB olarak sırt sırta vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim" dedi.
 
 
21 İBB çalışanı virüs kurbanı
 
Alınan tüm tedbirlere rağmen, 17 Kasım 2020 tarihi itibariyle, İBB ve iştirak şirketlerinde çalışanı yaklaşık 2000 personelin Covid-19 testlerinin pozitif, bin 322 personelin de karantina altında olduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, "7/24 hizmet veren kurumumuzun çalışanlarından ne yazık ki bugüne kadar pandemi sebebiyle 21 arkadaşımızı kaybettik. Bu vesileyle onlarla birlikte, 2020 yılında aramızdan ayrılan 53 çalışma arkadaşımı rahmetle anıyorum. Bu vesileyle salgının kontrolünü yönetmekten sorumlu olan tüm makamları artık doğru ve güvenilir veriler açıklamaya, doğru politikalar ve cesur kararlar almaya bir kez daha davet ediyorum. Daha önce de açıkladığım gibi, sadece İstanbul Mezarlıklar Müdürlüğü'ne defin için gelen ve sağlık kuruluşlarından ölüm nedeni 'bulaşıcı hastalık' olarak bildirilen vatandaşlarımızın sayısı, Türkiye geneli için açıklanan sayıdan her gün ortalama 50-60 kişi daha fazladır" diye konuştu.
 
 
Hükümetten destek alamadık
 
 
İBB'nin salgının başlangıcından itibaren aldığı önlemler ve yaptığı çalışmaları detaylarıyla anlatan İmamoğlu, "Covid'e karşı mücadele için aldığımız bu ek tedbirlerin İBB ailesine 2020 yılı içindeki ilave maliyeti, 2.1 milyar TL'ye ulaşacaktır" dedi. Dünya devletlerinin, pandemiyle mücadele sürecinde, ellerinden gelen her türlü yolla yerel yönetimleri desteklediğini aktaran İmamoğlu, "Bizde ise, en az 1 yıl daha süreceği anlaşılan salgınla mücadelede, hükümetimizin, yerel yönetimlere herhangi bir desteği yoktur. Bırakın desteği, pek çok konuda engelleme ve yok sayma uygulamaları malumunuzdur" şeklinde konuştu. Bu süreçte belediye hizmetlerinin kesintisiz şekilde sürmesini sağlamanın 2020'deki temel öncelikleri olduğunu vurgulayan İmamoğlu, Covid-19 etkisiyle yaşadıkları maddi daralmaları detaylarıyla örneklendirdi. "Tüm bunlara rağmen 2020 yılı bizim için, yeni İBB yönetimi için, önemli bir başarı yılı olmuştur" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:
"Çünkü tüm yatırım ve harcamalarımızı öncelik sırasına göre ve stratejik hedeflerimizle uyumlu şekilde gerçekleştirdik. Covid-19 fırtınasının ekonomideki sarsıcı etkilerini hisseder hissetmez, aldığımız finansal sıkıyönetim tedbirleri ve geniş ölçekli tasarruf önlemleri, gemimizin bugüne kadar sağ salim yoluna devam etmesini sağladı. Etkin finansal yönetim kararlarımızın sonucu olarak, bugünün verileri ışığında 2020'de neredeyse bir denk bütçe başarısı elde ettik diyebiliyorum. Aldığımız tüm bu kritik tedbirler sadece bilançolarımızı düzeltmeye yaramadı; aynı zamanda, bizden önceki yönetimin neden olduğu devasa gelir – gider makasını kapatmamıza da yardım etti. 2020 yıl sonu itibariyle gerçekleşecek olan özet rakamları verecek olursak, toplam gelirlerimiz 19.3 milyar liraya gerileyecek. Giderlerimiz ise 19,5 milyar liraya bağlanacak. Gururla söylüyorum ki, bu kaotik yılın tüm zorluklarına rağmen, 4,6 milyar liralık kredi geri ödemesiyle yılı kapatacağız. Bir başka anlatımla tüm gelirlerimizin dörtte birini, bizden önceki yönetimin hesapsız kitapsız borçlarını ödemek için kullanmış olacağız."
 
Meclis'e eleştiri
 
"Geçtiğimiz yıl için öngörülen 4.3 milyar TL'lik iç borçlanma ihtiyacına karşılık, Meclis'imiz bize şu ana kadar sadece 1.6 milyarlık onay vermiştir" diyen İmamoğlu, taleplerine zamanında yanıt verilmemesi sonucunda yüzde 18'ler seviyesinde borçlanmak zorunda bırakıldıklarına dikkat çekti. Meclis'in borçlanma onayını geç vermiş olmasının İBB'ye ve İstanbul'a ek maliyetinin 192 milyon TL olduğunu açıklayan İmamoğlu, "Bu rakam, yaklaşık olarak ilave 48 kreşin yapım bedeli kadardır. Bu maliyetin yanı sıra, bütçemizde öngörülen borçlanmayı alamadığımız için, 'Sermaye Giderleri' kalemindeki, yani yatırımlar kalemindeki gecikmelerin getireceği potansiyel fiyat artışı ise, 400 milyon TL'nin üzerindedir" bilgilerini paylaştı.
 
İşler durmadı
 
Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, eldeki kaynakları doğru kullanarak işlerin durmasına izin vermediklerini belirten İmamoğlu, "İBB ve iştirak şirketleri olarak İstanbul'un her yanında ciddi ve büyük yatırımlar yapmaya devam ettik" dedi. "Meclisimizin her kararına saygı duyuyoruz" diyen İmamoğlu, "Özellikle siyasi gerekçelerle verilen kararların ve rasyoneli olmayan geciktirmelerin asıl faturasının bize değil, 16 milyona çıktığının anlaşılması için bu rakamlara özellikle değiniyorum. Benzeri şekilde, bizden önceki yönetimlere cömertçe kullandırılan gayrimenkul satışları ile ilgili olarak Meclis'imizin sergilediği engelleyici tavırların, şehrimize maliyetinin de son derece yüksek olduğunun altını çizmek isterim" uyarılarında bulundu.
2020 yılında kıtlaşan kaynakları her açıdan çok iyi kullandıklarının altını çizen İmamoğlu, örnek olarak, geçmiş dönemde durdurulan, yeni dönemde finans sorunlarını çözerek başlattıkları metro, ulaşım, alt yapı ve çevre yatırımlarını gösterdi. İmamoğlu, sunumunda tüm bu örnekleri detaylarıyla Meclis üyeleriyle paylaştı. Pandemi sürecinde gerçekleştirdikleri sosyal yardım politikaları ve uygulamaya koydukları projelere de değinen İmamoğlu, bu şekilde 1 milyondan fazla haneye yardım ettiklerinin altını çizdi. İmamoğlu, "Bizden önceki yönetimlerin kullandığı sosyal yardımlar bütçesini, tam 4 kat artırarak, hane halkına yaptığımız transferler sayesinde 'adil bir İstanbul' yaratma sözümüzde tarihi bir yol aldık. Yoksul semtlerde kurduğumuz kreşlerimiz, ücretsiz süt dağıttığımız yüzbinlerce çocuğumuz ve tarımsal destek verdiğimiz İstanbullular da 2020 yılında dokunduğumuz önemli vatandaş kesimleri oldular" diye konuştu. İBB'de liyakate dayalı bir sistemi oturttuklarını vurgulayan İmamoğlu, "Daha düne kadar İBB ve iştirakleri, nasıl işe başvurulacağı bile belli olmayan bir yapıdayken, bugün liyakatin esas olduğu ve en çok çalışılmak istenen kurumlara dönüştü" dedi.
 
Eski borçlar büyük sıkıntı
 
İmamoğlu, 2020 tablosunda kendilerini en fazla zorlayan faktörü de "Bizden önceki yönetimin, İBB'ye yüklemiş olduğu 5.8 milyar TL ticari borcun yanı sıra, 2 milyar Euro'nun üzerindeki finansman borçlarıdır. Ticari borç geç ödendiğinde TL bazında olduğu için müteahhidimizi zor durumda bırakırken Finansal borç İBB'ye her koşulda artan kur ile her gün önemli maliyetler yazmaktadır. Profesyonel bir kadroyla, hesap veren ve sorumlu siyasetçi anlayışıyla, ciddi bir bütçe disiplini başarısı sağladığımız halde, son birkaç ayda dövizde görülen büyük kur artışı, ne yazık ki borç stokumuzda önemli bir yükselmeye neden oldu. 2020 Ocak ayında 6.6 TL olan Euro'nun Kasım başı itibariyle 9.1 liraya yükselmesinin 16 milyon İstanbulluya yüklediği ek borç yükü, 5.4 milyar Türk Lirası'dır. Bu rakam ne demek biliyor musunuz sevgili Meclis üyeleri? Bu rakam tüm İBB kadrolarının maaşlarının yaklaşık 3.5 yıllık toplamı demek" sözleriyle dile getirdi.
"Kur farkından dolayı hem Türkiye'nin hem de İBB'nin başına gelenler, 'döviz lobisinin' veya 'faiz lobisinin' ülkemize saldırmasının sonucu değildir. Ekonomiyi yönetenlerin aldıkları yanlış karar ve yürüttükleri politikalarının sonucudur bu olanlar" diyen İmamoğlu, sunumunu şu sözlerle sürdürdü: "Son yıllarda muteber yüzlerce uzmanın defalarca yaptığı uyarılara kulak verilmediği için, hep beraber ekonomide bir kuyuya doğru yuvarlanıp durduk. O kuyuyu, faiz lobisi veya döviz lobisi kazmadı. O kuyuyu, ekonomiyi beceriksizce yönetenler kazdılar. Ekonominin rasyonaliteden uzak yönetimi, tarihimizde nadiren görülen boyutta Türk Lirası'nın değer kaybetmesine neden oldu. Dış ticaret açığımız büyüdükçe büyüdü. O açık nedeniyle ekonomimiz, döviz kuruna karşı son derece hassas hale geldi. Kur farkı yüzünden hem ekonomik aktörlerimiz hem vatandaşlarımız hem devletimizin ve hem de belediyemizin borçları arttı. Biz, işimizi ne kadar doğru yaparsak yapalım ne kadar tasarruf edip, bizden önceki dönemden devir aldığımız borçları tasfiye etmek için ne denli uğraşırsak uğraşalım; ekonomiyi yönetenlerin yanlışları, İstanbul halkının boynuna 5,4 milyar TL'lik ilave borç yüklemiştir."
 
Ekonomideki asıl sıkıntı
 
Yıl başından bu yana Türkiye'den 14.4 milyar dolarlık yabancı sermaye çıkışı olduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, kendi vatandaşlarımızın da TL'ye güveninin kalmadığını kaydetti. "Bu denli yüksek bir güvensizlik oranı, 2001 krizinde bile görülmemiştir" diyen İmamoğlu, "Koskoca ülkenin ekonomisini, liyakatsiz kişilerin yönetimine verirseniz, bunlar olur. Ne yazık ki, son yılların özeti budur. Bu konuda, acilen ama acilen telafi edici politikaların geliştirilmesi şarttır. Bunun için öncelikle; Merkez Bankası'nın para politikasını bağımsız bir şekilde belirlemesi ve serbest piyasa ilkelerine uygun, öngörülebilir politikaların uygulaması esas olmalıdır" şeklinde konuştu.
 
Toplam bütçe 75.5 milyar TL
 
2021 yılı bütçesini, İstanbulluların, çeşitli araştırmalarla tespit ettikleri, beklenti ve taleplerini dikkate alarak hazırladıklarını vurgulayan İmamoğlu, bütçe kalemlerini şu sözlerle açıkladı: "Toplam bütçe gelirlerimizi 25.5 milyar lira, bütçe giderlerimizi 28.9 milyar lira olarak planladık. 3.4 milyar lira açığımız olacak. 2020 yılı bütçesinde bu açığı 4.6 milyar liraya indirmiştik. 2021 bütçesinde bu rakamı, 3.4 milyar lira olarak öngörüyoruz. 2020 yılının ilk 10 ayında 3.9 milyar lira kredi borç ödemesi yaptık. İştiraklerimiz tarafında 2021 yılındaki toplam bütçemiz 31 milyar lira, öngördüğümüz toplam iştirak karları ise 2 milyar lira olacak. Böylelikle toplam bütçemiz 75.5 milyar liraya ulaşacaktır."
 
Harcamalara özen
 
"Bütçe harcamalarının kamu vebali taşıdığı bilinci ile kamu vicdanını rencide edecek hiçbir harcama yapmadık" diyen İmamoğlu, geçmiş yönetimle kendileri arasındaki farkları, şu sözlerle örneklendirdi: "Halka yararı olmayacak, katma değer yaratmayacak, toplumsal fayda sağlamayacak hiçbir projeyi yapmadık. Hizmetlerimizi ve yatırımlarımızı da bizden önceki dönem rakamlarının çok altında fiyatlarla gerçekleştirmeyi başardık. Örneğin; sizin 83 milyon liraya yaptığınız selatin camilerinin temizliğini, biz, iş kapsamını büyüttüğümüz halde, 26 milyon liraya yaptırıyoruz. Örneğin; sizin 26,6 milyon liraya yaptırdığınız web sitesinin çok daha iyisini biz, 3,4 milyon liraya yaptırıyoruz. Örneğin; sizin İston A.Ş.'ye 11 milyon liraya satın aldığınız aynı kumu, biz, bir buçuk yıl sonra 7 milyon liraya alıyoruz. Örneğin; aynı kağıt havluyu bile yüzde 50 daha düşük fiyata alabiliyoruz.
"2021 yılında 28.9 milyar lira olmasını öngördüğümüz gider bütçesinin tam üçte biri yatırım bütçesidir" diyen İmamoğlu, önümüzdeki sene, 11.1 milyar lira civarında net yatırım yapacaklarının altını çizdi. İmamoğlu, "Bu tutarın 6.5 milyar lirası ulaşıma, 2,3 milyar lirası çevre yatırımlarına, 1.2 milyar lirası afet yönetimi ve kentsel dönüşüme, 1 milyar lirası ise sağlık ve sosyal hizmetler ile kültürel faaliyetlere ayrılmıştır. İBB için planlanan 11,1 milyar liralık yatırıma ilave olarak; 3.9 milyar lira İSKİ, 1,6 milyar lira İETT ve 1,3 milyar lira iştirak şirketleri olmak üzere, konsolide yatırımlarımızın toplamı 18 milyar liraya ulaşacaktır" bilgilerini paylaştı.
"Önceki yönetimlerin bütçe hataları yüzünden, belediyemizin ödemekle yükümlü olduğu faiz gideri, aritmetik oranda artmıştır" diyen İmamoğlu, "Bu yükün 2021 yılında 1,3 milyar liraya erişeceği tahmin edilmektedir. Ne yazık ki, bu faiz rakamı, tüm personelimize ödediğimiz maaşların toplamı kadardır. Oysa ki, yılın başında satmayı teklif ettiğimiz gayrimenkullerin satışına onay verseydiniz, bu denli büyük bir faiz yüküyle karşılaşmayacaktık. Hükümet bile, gelirler ile giderler arasındaki farkı borçlanarak finanse ederken, Meclis'imizin yönetimimize borçlanma yetkisini hem ihtiyaç kadar hem de zamanında vermiyor olması, açıkça hizmet üretmemizin önüne konulan büyük bir engeldir. Bu nedenle, bundan sonraki süreçte tüm Meclis üyelerimizden İstanbul halkı adına daha sıkı bir iş birliği istiyoruz" dedi.
 
İşte İBB'nin yapacaklarından bazıları
 
2021 bütçesini, İstanbulluların talep ve beklentileri üzerinden şekillendirdiklerini belirten İmamoğlu, şu bilgileri paylaştı:
- Ödenek yetersizliğinden dolayı duran 10 hattan 6 tanesi için, 2020'de fon bularak nasıl yaklaşık 4.000 kişiye doğrudan iş sağladıysak, bu konudaki önceliğimiz devam edecek.
- Açtığımız 8 ayrı İstihdam ofisi ile ilave 10 bin 400 İstanbulluya istihdam sağladık.
- Rumeli Hisarüstü-Aşiyan Füniküleri ile İkitelli-Bahariye kısmi metro hattını ve Cibali-Alibeyköy kısmi tramvay olmak üzere toplamda 11.9 km kilometrelik 3 raylı sistem hattımızı bitirecek ve hizmete açacağız.
- 2022 yılında ise toplam 32.8 km uzunluğundaki 4 raylı sistemi hizmete açacağız.
- Tasarım çalışmaları başlatılıp devam eden Hızray ve İncirli – Sefaköy - Beylikdüzü metro hattı ön proje ve fizibilite çalışmalarını tamamlayıp, ihale sürecini başlatacağız.
- Göreve geldikten sonra bitirdiğimiz 2 tünel kazısının yanı sıra, 6 yeni tünelin kazısına başardık ve bunları da önümüzdeki süreçte bitireceğiz.
- Raylı sistemlerde kullanılmak üzere, 2 farklı sözleşmeyle, 144 araç imalatı için kredi sağladık. 120 aracın imalatı tamamladı, 24 aracın imalatı devam ediyor. İki ayrı sözleşmeyle, toplamda 572 aracın alımı için ise kredi görüşmelerimiz devam ediyor.
- İstanbulluların Covid sürecinde daha sağlıklı seyahat edebilmeleri için 300 yeni otobüs satın alıp, en kısa sürede hizmete alacağız.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu. Hatimoğulları, ekim ayının silahların sustuğu yeni bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini söyledi

27.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
Erzurum'daki bir otelde düzenlenen DEM Parti 2. Olağan İl Kongresi'ne katılan Hatimoğulları, Türkiye'deki sürecin toplumun tüm kesimleri tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

Süreç kapsamında bir çerçeve yasanın ortaya çıktığını ifade eden Hatimoğulları, yasanın ne zaman uygulanacağı ve sonuçlarının nasıl hayata geçirileceği konusunda toplumda beklenti bulunduğunu söyledi.

Hatimoğulları, yasanın Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, demokratik, adil ve eşit bir yaşamın önünün açılabileceğini dile getirdi.

Sürecin başarıya ulaşması için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz" dedi.

Sürecin yalnızca Türkiye açısından değil, bölge açısından da önemli olduğunu ifade eden Hatimoğulları, DEM Parti tabanının süreci izlemekle yetinmemesi gerektiğini söyledi.

Barış sürecinin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini belirten Hatimoğulları, geçmişte yürütülen mücadelelere ve ödenen bedellere dikkat çekerek daha güçlü bir örgütlenme ve çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Vücudunuz kışa hazır mı?

Mevsim geçişlerinde ani sıcaklık dalgalanmaları bağışıklık sistemini zorluyor. Yapay takviyelere sarılmadan önce, bilimin ışığında vücudunuzu bir kalkana dönüştürecek en etkili doğal yöntemleri ve uzman tavsiyelerini bir araya getirdik

27.09.2026 11:40:00
Eyüp Kabil
 
Vücudunuz kışa hazır mı?
Vücudunuz kışa hazır mı?
Mevsim geçişleri, hava sıcaklıklarındaki dalgalanmalar ve azalan güneş ışığı nedeniyle bağışıklık sistemimizin en çok zorlandığı dönemlerin başında geliyor.

Uzmanlar, enfeksiyon riskine karşı hazır olmak için bağışıklık sistemini destekleyecek doğal yöntemlerin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Yapay takviyeler yerine doğru beslenme, kaliteli uyku ve stres yönetimi gibi temel yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, vücudun savunma mekanizmasını kalıcı olarak güçlendiriyor.

İşte son bilimsel araştırmalar ve uzman tavsiyeleri ışığında, mevsim değişikliklerinde hastalıklardan korunmanızı sağlayacak en etkili ve doğal formüller:

Renkli beslenin: Tabaklarınızı antioksidanlarla doldurun

Bağışıklık sisteminin hücresel düzeyde savaşabilmesi için antioksidanlara ve vitaminlere ihtiyacı vardır. Tek bir mucizevi besine odaklanmak yerine, beslenmenizde çeşitlilik yaratmak en doğru yaklaşımdır.

• C Vitamini Depoları: Portakal ve mandalina gibi klasik narenciyelerin yanı sıra kivi, kuşburnu, kırmızı kapya biber ve brokoli gibi yüksek oranda C vitamini içeren besinleri günlük diyetinize ekleyin.

• Mor ve Kırmızı Meyveler: Yaban mersini, böğürtlen ve mürdüm eriği gibi koyu renkli meyveler, hücre hasarını önleyen güçlü bileşenler (antosiyaninler) içerir.

• Doğal Antibiyotikler: Sarımsak, soğan ve zencefil içerdikleri kükürtlü bileşikler ve aktif maddeler sayesinde antimikrobiyal özellik gösterir.

Bağırsak sağlığı: Savunma hattı burada başlıyor

İnsan bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 70'i bağırsaklarda yer alır. Güçlü bir mikrobiyota, virüs ve bakterilere karşı en büyük kalkanınızdır.

• Fermente Gıdalar: Ev yapımı yoğurt, kefir, lahana turşusu (sauerkraut) ve tarhana gibi probiyotik zengini besinler bağırsaktaki dost bakterileri artırır.

• Prebiyotik Desteği: Dost bakterileri beslemek için pırasa, enginar, kereviz, muz ve yulaf gibi lifli gıdalara sofranızda daha fazla yer açın.

Uyku ve stres yönetimi: Görünmez kahramanlar

Yetersiz uyku ve kronik stres, bağışıklık sistemini doğrudan baskılayarak vücudu enfeksiyonlara açık hale getirir.

• Kaliteli Melatonin Salgısı: Vücudun kendini yenilediği ve bağışıklık hücrelerinin üretildiği 23.00 ile 03.00 saatleri arasında derin uykuda olmaya özen gösterin.

• Kortizol Seviyesini Düşürün: Kronik stres, kortizol hormonunu artırarak bağışıklık yanıtını zayıflatır. Gün içinde yapacağınız 15-20 dakikalık yürüyüşler veya nefes egzersizleri bu yükü hafifletir.

Bitki çaylarının gücünden faydalanın

Doğru demlenen bitki çayları, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir duvar örebilir.

• Ekinezya ve Adaçayı: Ekinezya bitkisinin bağışıklık hücrelerini aktive ettiği bilinmektedir. Adaçayı ise ağız ve boğaz mukozasını koruyan antiviral bileşenler içerir.

• Ihlamur ve Karanfil: Göğsü yumuşatan ıhlamuru, karanfil ve bir çay kaşığı ham bal ile tatlandırarak tüketebilirsiniz.

Mevsim dönümlerinde vücudunuzun sesine kulak vermek ve bu basit ama etkili alışkanlıkları hayatınıza dahil etmek, sizi kış aylarındaki salgınlardan korumanın en güvenli yoludur.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı

27.09.2026 01:15:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

 

Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı

Karaman'da jandarma ekiplerinin son bir haftada gerçekleştirdiği asayiş, narkotik ve trafik denetimlerinde çeşitli suçlardan aranan 31 şahıs yakalanırken,11'i tutuklandı

26.09.2026 11:32:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:36:03
İHA
 
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 18-26 Eylül 2026 tarihleri arasında suçların önlenmesi, aranan şahısların yakalanması ve kentte huzur ve güven ortamının sağlanmasına yönelik denetim ve uygulamalar gerçekleştirdi.



Çalışmalar kapsamında 14 bin 372 şahıs ile 6 bin 695 araç sorgulandı. Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve asayiş ekiplerinin koordineli çalışmaları sonucunda çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 31 şahıs yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 11'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Denetimlerde yapılan aramalarda ise 49 litre etil alkol, 31 litre bandrolsüz kaçak içki, 24 adet alkol aroması kiti, 11 adet sikke ve kenevir bitkisi ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, Karaman'da huzur ve güven ortamının devamının sağlanması amacıyla denetim ve uygulamaların aralıksız sürdürüleceği bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.