logo
12 MAYIS 2026

İftar sonrasında korku ve ümit dengesi

06.09.2008 00:00:00


Kalbi ile göğsü arasında bir yemek torbası meydana getiren kimse, orucun kazandırdığı şereften mahrumdur. Sadece midesini yemekten boşaltmak da bu mahcubiyet perdesinin aralanmasına kâfi değildir. Himmetini de Allah'tan başka her şeyden boşaltmalıdır. İşte o zaman, hakikatin tamamını elde etmiş olur. Bu durumun ilk basamağı az yemektir. Bu husustaki tafsilât -Allah'ın izniyle- Yemekler bölümünde gelecektir.

İftar Sonrasında Korku ile Ümit Arasında OlmakOruçlunun iftardan sonra kalbi korku ve ümit arasında muzdarip olmalıdır. Çünkü orucunun kabul edilip kendisinin Allah'a yakın olanlardan veya orucunun kabul edilmeyip Allah'ın gazabına maruz kalanlardan olup olmadığını kestirememektedir. Her ibadetin sonunda da böyle olmalıdır.

                                                     ***

Hasan b. Ebî Hasan b. Hasan el-Basrî, kahkaha ile gülen bir grubun yanından geçerken onlara şöyle der: 'Ey insanlar! Allah Teâlâ, Ramazan ayını, kulları için bir yarış sahası olarak yaratmıştır. Kullar o ayda ibadet hedefine doğru koşuşurlar. Şüphesiz o grup, zaferi elde eder, diğer bir grup ise geri kalıp, mükâfat kazanmaktan mahrum kalır. Hayret edilecek durum, o gülen ve oynaşan kimselerin durumudur ki halkın koştuğu hedefe kavuştukları bir günde, onlar gaflet içerisinde gülüşüp oynaşırlar. Böyle bir nimetten mahrum kalırlar. Ey gülenler! Şunu iyi bilin. Allah'a yemin ederim ki eğer Allah Teâlâ perdeyi aralasaydı, iyilik yapan iyiliğiyle, kötülük yapan da üzüntüsüyle meşgul olur, böylece gülmek kapısı kapanırdı'.

                                                     ***

Ahnef b. Kays'a 'Sen pir-i fâni bir kimsesin. Oruç seni zayıf düşürmektedir. (Oysa şer'an pir-i fâni olan kimseler, fidye vermek suretiyle oruç tutmayabilirler) neden oruç tutuyorsun?' denildiğinde şöyle demiştir: "Ben, uzun bir sefere hazırlık yapmaktayım. Allah'ın azabına sabretmek, ibadetine sabretmekten daha zordur" İşte orucun bâtını mânâları bunlardır.Gördüğünüz gibi değerli dostlar, orucun bilinen hikmetlerinin dışında çoğunluğumuzun bilemediği, çok ince sırları ve hikmetleri de vardır. İmam-ı Gazali Hazretleri gerçekten de çok mühim sırları keşfetmiş ve bizlere sunmuştur. Allah, bizleri bu ve benzeri zatların şefaatinden mahrum eylemesin ve onları daha yakın tanımayı nasip eylesin.

                                                     ***

İmam-ı Gazali Hazretleri, orucun görünen faydalarının yanında sırlarını açıkladıktan sonra, oruçla Allah yakınlığını yani takvayı yakalamak isteyenlere mesaj vermek babında şu soru ve cevapla maksadını açıklamak istemiştir. Dikkatle ve tefekkürle okumaya çalışalım; Soru: Bir kimse, midesinin ve tenasül uzvunun şehvetlerini menedip bu mânâlara riayet etmese dahi -fakihlerin fetvasına göre- orucu sahihtir. Bu hükme ne dersiniz?

(devam edecek)
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.