Türkiye’de bilinen madenlerin isimleri
Kaya gazı: Tortul kayaların içerisinde biriken gaza verilen isimdir. Yatay sondaj ve hidrolik kırma yöntemi ile birlikte yer yüzeyine çıkartılır
12.05.2026 00:37:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Kaya gazı: Tortul kayaların içerisinde biriken gaza verilen isimdir. Yatay sondaj ve hidrolik kırma yöntemi ile birlikte yer yüzeyine çıkartılır.
ABD' de son 20 yılda kaya gazı sayesinde gaz fiyatı dünya fiyatlarının çok altına düştü.
Ülkemizde Trakya ve Güneydoğu'da 7 ayrı noktada çok önemli kaya gazı yatağının olduğu bilinmektedir.
Transatlantik petrolleri, Valleria firması, Shell firması ülkemizde kaya gazı ile ilgili ruhsat alıp aramaya başlayan yabancı firmalardan bazılarıdır.
Şu anda ilk belirlemelere göre ülkemizde 1.8 trilyon metreküp kaya gazı olduğu tahmin edilmekte olup, bu da ülkenin enerji ihtiyacını 40 sene karşılayacak düzeydedir.
Ülkemizde 2.5 trilyon dolarlık kaya gazı olduğu tahmin edilirken, gerçek rakamların bunun çok daha üzerinde olduğu ifade edilmektedir.

TORYUM
Asrın enerji kaynağı toryum'dur. Ülkemizde 880.000 ton toryum rezervi bulunmaktadır. Bu miktar ile Hindistan'dan sonra dünya ikincisiyiz. Yeni rezervler ile bu rakamın 3-4 kat artacağı tahmin edilmektedir.
1 gigavatlık enerji için 3,5 milyon ton kömüre veya 200 ton uranyuma veyahut 1 ton toryuma ihtiyaç vardır.
Bu manada tahmini olarak 120 trilyon dolarlık toryum madenimiz vardır.
Ülkemizin elektrik ihtiyacı açısından Isparta'da bulunan 20 bin tonluk rezerv ülkemizin elektrik ihtiyacını 100 yıl karşılamaya yeterlidir.
Ülkemizde en çok toryum rezervi Sivrihisar'da bulunmaktadır.
Toryum en güvenli nükleer yakıttır. Esasında kendi tek başına nükleer yakıt değildir. Proton hızlandırıcısı teknolojisi ile radyoaktif hale getirilir.
Nortonla bombardıman edilir ve uranyum 233'e dönüşür. Bu proton hızlandırma teknolojisinde dünyada sayılı isimlerden olan Prof. Dr. Engin Arık hocamız maalesef bir uçak kazasında ölmüştür.

Bilinen madenlerimizin isimleri
* ENERJİ HAMMADDELERİ
* Taşkömürü
* Linyit
* Bitümlü şişt
* DEMİRÇELİK HAMMADDELERİ
* Demir cevheri
* Manganez
* GÜBRE HAMMADELERİ
* Fosfat
* Pirit S
* Bor
* Krom
* Manyezit
* DEMİR DIŞI METAL HAMMADDELER
* Bakır
* Kurşun
* Boksit
* Çinko

* SOY METALLER VE NADİR TOPRAK HAMMADDELERİ
* Altın
* Gümüş
* Nadir Toprak
* ENDÜSTRİYEL HAMMADDELER
* Kaolen
* Kil
* Bentonit
* Feldspat
* Talk ve Pirofillit* Kuvars,Kuvarsit
* Silis kumu
* Selestit
* Pomza
* Perlit
* Barit
* Zeolit
* Trona
* Tuz
* Sodyum Sülfat
* Kireç Taşı
* Dolomit
* Alçı Taşı

Mermer ve yapı taşları
Milli devlet anlayışında her konuda olduğu gibi madenlerimiz noktasında da millet menfaatleri dikkate alınacaktır. Öncelikle yabancıların madenlerimiz üzerindeki hakimiyetine son verilecektir. Çünkü milli devlet tezinde madenler ve diğer yeraltı zenginlikleri millete aittir.
Bu kaynaklar devlet millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılmalı ve işlenmelidir.
Yabancıların elindeki ruhsatlar, ederinin 3-4 misli paralar karşılığında geri alınacaktır. Gerekli paranın bulunması ise milli ekonomi modeli anlayışındaki devletin gelir kaynakları dikkate alındığında hiç de zor olmayacaktır. Böylece vatan topraklarının tamamı yine millete ait hale gelecektir.
Madenler yerli sanayinin gelişmesinde kullanılacak, ham madde olarak ihracına müsaade edilmeyecek, işlendikten sonra çok daha fazla bir tarla satılması sağlanacaktır.
Kendi topraklarında dilenci olmak yerine mutluluk içerisinde refah bir yaşam sürmek elimizde. Yeter ki ayağımızın altındaki 3 katrilyon dolar değerindeki servete sahip çıkalım. Bu zenginlik, sadece bize değil bütün insanlığa ikram etsek dahi bitmeyecek büyüklüktedir. Yeter ki talan edilmesine müsaade etmeyelim.

Ülkemiz maden potansiyelinin kullanımına dayalı sektörlerin geliştirilmesi, Türkiye'de gelişen sanayi kollarının ihtiyaç duyduğu hammaddelerin dünya piyasaları ile rekabet edebilecek fiyatlarla bu sektörlere verilmesi ve bu kuruluşlar arasında organik bağların geliştirilmesi uluslararası rekabet koşulları dikkate alındığında ülkemizin dış ticareti açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu konuda ülkemizde var olan ve üretimi yapılan hammaddelerin uzantısında yer alan sanayi kollarının belirlenmesi ve işbirliği olanaklarının oluşturulmasıyla şüphesiz büyük yararlar sağlanacaktır.
Ülkemizde farklı sektörlerin ihtiyaç duyduğu hammaddelerin aramalarının yapılarak rezervlerinin belirlenmesi, kalite iyileştirilmesi gereken ürünler için gerekli teknolojik araştırmalar yapılarak bu tesislerin kurulmasına öncelik verilmesi ve ihtiyaçları doğrultusunda üretim hedeflerinin belirlenmesi gerekmektedir.
Ve her şeyden önemlisi bu kaynaklar devlet-millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılmalı ve işlenmelidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
ABD' de son 20 yılda kaya gazı sayesinde gaz fiyatı dünya fiyatlarının çok altına düştü.
Ülkemizde Trakya ve Güneydoğu'da 7 ayrı noktada çok önemli kaya gazı yatağının olduğu bilinmektedir.
Transatlantik petrolleri, Valleria firması, Shell firması ülkemizde kaya gazı ile ilgili ruhsat alıp aramaya başlayan yabancı firmalardan bazılarıdır.
Şu anda ilk belirlemelere göre ülkemizde 1.8 trilyon metreküp kaya gazı olduğu tahmin edilmekte olup, bu da ülkenin enerji ihtiyacını 40 sene karşılayacak düzeydedir.
Ülkemizde 2.5 trilyon dolarlık kaya gazı olduğu tahmin edilirken, gerçek rakamların bunun çok daha üzerinde olduğu ifade edilmektedir.

TORYUM
Asrın enerji kaynağı toryum'dur. Ülkemizde 880.000 ton toryum rezervi bulunmaktadır. Bu miktar ile Hindistan'dan sonra dünya ikincisiyiz. Yeni rezervler ile bu rakamın 3-4 kat artacağı tahmin edilmektedir.
1 gigavatlık enerji için 3,5 milyon ton kömüre veya 200 ton uranyuma veyahut 1 ton toryuma ihtiyaç vardır.
Bu manada tahmini olarak 120 trilyon dolarlık toryum madenimiz vardır.
Ülkemizin elektrik ihtiyacı açısından Isparta'da bulunan 20 bin tonluk rezerv ülkemizin elektrik ihtiyacını 100 yıl karşılamaya yeterlidir.
Ülkemizde en çok toryum rezervi Sivrihisar'da bulunmaktadır.
Toryum en güvenli nükleer yakıttır. Esasında kendi tek başına nükleer yakıt değildir. Proton hızlandırıcısı teknolojisi ile radyoaktif hale getirilir.
Nortonla bombardıman edilir ve uranyum 233'e dönüşür. Bu proton hızlandırma teknolojisinde dünyada sayılı isimlerden olan Prof. Dr. Engin Arık hocamız maalesef bir uçak kazasında ölmüştür.

Bilinen madenlerimizin isimleri
* ENERJİ HAMMADDELERİ
* Taşkömürü
* Linyit
* Bitümlü şişt
* DEMİRÇELİK HAMMADDELERİ
* Demir cevheri
* Manganez
* GÜBRE HAMMADELERİ
* Fosfat
* Pirit S
* Bor
* Krom
* Manyezit
* DEMİR DIŞI METAL HAMMADDELER
* Bakır
* Kurşun
* Boksit
* Çinko

* SOY METALLER VE NADİR TOPRAK HAMMADDELERİ
* Altın
* Gümüş
* Nadir Toprak
* ENDÜSTRİYEL HAMMADDELER
* Kaolen
* Kil
* Bentonit
* Feldspat
* Talk ve Pirofillit* Kuvars,Kuvarsit
* Silis kumu
* Selestit
* Pomza
* Perlit
* Barit
* Zeolit
* Trona
* Tuz
* Sodyum Sülfat
* Kireç Taşı
* Dolomit
* Alçı Taşı

Mermer ve yapı taşları
Milli devlet anlayışında her konuda olduğu gibi madenlerimiz noktasında da millet menfaatleri dikkate alınacaktır. Öncelikle yabancıların madenlerimiz üzerindeki hakimiyetine son verilecektir. Çünkü milli devlet tezinde madenler ve diğer yeraltı zenginlikleri millete aittir.
Bu kaynaklar devlet millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılmalı ve işlenmelidir.
Yabancıların elindeki ruhsatlar, ederinin 3-4 misli paralar karşılığında geri alınacaktır. Gerekli paranın bulunması ise milli ekonomi modeli anlayışındaki devletin gelir kaynakları dikkate alındığında hiç de zor olmayacaktır. Böylece vatan topraklarının tamamı yine millete ait hale gelecektir.
Madenler yerli sanayinin gelişmesinde kullanılacak, ham madde olarak ihracına müsaade edilmeyecek, işlendikten sonra çok daha fazla bir tarla satılması sağlanacaktır.
Kendi topraklarında dilenci olmak yerine mutluluk içerisinde refah bir yaşam sürmek elimizde. Yeter ki ayağımızın altındaki 3 katrilyon dolar değerindeki servete sahip çıkalım. Bu zenginlik, sadece bize değil bütün insanlığa ikram etsek dahi bitmeyecek büyüklüktedir. Yeter ki talan edilmesine müsaade etmeyelim.

Ülkemiz maden potansiyelinin kullanımına dayalı sektörlerin geliştirilmesi, Türkiye'de gelişen sanayi kollarının ihtiyaç duyduğu hammaddelerin dünya piyasaları ile rekabet edebilecek fiyatlarla bu sektörlere verilmesi ve bu kuruluşlar arasında organik bağların geliştirilmesi uluslararası rekabet koşulları dikkate alındığında ülkemizin dış ticareti açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu konuda ülkemizde var olan ve üretimi yapılan hammaddelerin uzantısında yer alan sanayi kollarının belirlenmesi ve işbirliği olanaklarının oluşturulmasıyla şüphesiz büyük yararlar sağlanacaktır.
Ülkemizde farklı sektörlerin ihtiyaç duyduğu hammaddelerin aramalarının yapılarak rezervlerinin belirlenmesi, kalite iyileştirilmesi gereken ürünler için gerekli teknolojik araştırmalar yapılarak bu tesislerin kurulmasına öncelik verilmesi ve ihtiyaçları doğrultusunda üretim hedeflerinin belirlenmesi gerekmektedir.
Ve her şeyden önemlisi bu kaynaklar devlet-millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılmalı ve işlenmelidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)




































































